cevap:
İslam alimleri, deniz ürünlerinden balık türlerinin yenmesinin helal olduğu konusunda görüş birliği içerisindedirler. Balık türlerinin dışındaki deniz ürünleri konusunda ise bazı içtihat farklılıkları ortaya çıkmıştır. Buna göre, midye, kalamar, yengeç, karides gibi ürünlerin yenmesi Hanefi Mezhebine göre caiz değil, diğer üç mezhebe göre caizdir.
Bu konuda ortaya çıkan içtihat farklılığının sebebini anlayabilmek için, İslam dininin konuya ilişkin temel yaklaşımını bilmek gerekmektedir.
Kur'an-ı Kerim'de genel olarak denizden elde edilen yiyeceklerin helal olduğu bildirilmiştir (el-Maide,5/96; el-Fatır, 35/12); Hz. Peygamber (s.a.v.) de deniz hakkında: "Onun suyu temiz, içinde ölen(meytesi) helaldir" (Ebu Davud, Taharat 41) buyurmuştur.
Dinimizin iki temel kaynağı Kur'an ve Sünnette deniz ürünleri ile ilgili olarak en başta bu deliller yer almaktadır. Bunun yanında Kur'an-ı Kerim'de ve Hz. Peygamber'in hadislerinde yenmesi helal ve haram olan etler ile ilgili bazı açıklamalar yer almıştır.
Bu açıklamalar bir bütün olarak göz önüne alındığında, her şeyden önce etleri yenebilecek hayvanlarla ilgili bir liste verme yönüne gidilmediği, sadece belli ilke ve ölçüler getirmekle yetinildiği görülür.
Belirttiğimiz gibi Kur'an-ı Kerim'de yenmesi helal olan etler ayrı ayrı belirtilmeksizin insanlara Allah'ın nimetleri hatırlatılmış ve Müslümana yaraşan şeylerin yenmesinin gerekliliğine vurgu yapılmıştır. Bunun için "İyi ve temiz şeylerin helal kılındığı( bk. Bakara, 2/172; Maide, 5/4; A'raf, 7/32) belirtilerek en çok yenmesi mutat olan koyun, deve ve sığır gibi türlere (behimetü'l-en'âm) işaret edilmiştir.(Maide, 5/1).
Kur'an'da yiyecekler konusunda haramlıkla ilgili açıklamaların ortak noktası ise, insanın tabiatı itibariyle "tayyibât" (iyi ve temiz) görülemeyecek nitelikteki "habâis" (temiz görülmeyen ve iğrenilen) şeylerin yenmemesi gereğidir. Burada geçen "habais"ten olma vasfı insan için zararlı olabilecek şeyleri içine aldığı gibi tabiatı gereği insanın iğrendiği tüm hayvanları da kapsayabilir. İslam alimleri yılan, fare, kaplumbağa, köstebek, kirpi, solucan, sinek gibi hayvanların bu gruba girdiğini ifade etmektedirler. İşte Hanefi mezhebi, midye, kalamar, yengeç, istakoz, ahtapot vb. deniz ürünlerini bu kategoride değerlendirdiği için bu hayvanların etlerinin yenilmesini caiz görmemektedir.
Diğer taraftan sağlığa zararlı maddelerin alınmaması da İslâm'ın genel ilkelerinin (bk. Bakara 2/195) gereklerindendir.
Bu konudaki somut yasaklar, bazı ayetlerde (Maide, 5/3) on madde halinde sayılmış ise de bunların bir kısmı aynı grup içinde düşünülerek tamamının Bakara suresi 173. âyetinde yer alan dört ana maddede toplanması mümkündür. Bunlar da; kendiliğinden veya dini usulde boğazlanmaksızın ölmüş hayvan (meyte), akıtılmış kan, domuz ve Allah'tan başkası adına kesilen hayvanlardır.
Bütün İslam bilginleri, Allah'ın; dinî hüküm ve kaideleri, kullarının maslahatı için koyduğunda ittifak etmişlerdir. Bu maslahat ya faydalı olanı elde etmek (celb-ı menfaat) yahut da zararlı olanı gidermek (def-ı mazarrat) içindir.

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI