Kurana Göre Namaz

--------------------------------------------------------------------------------

Hz.Muhammed’in vefatından hemen sonra, sayısız hurafeler-bidatler dine eklenmeye başlandı. Hz.Muhammed’e ve O’nun tebliğ ettiği dine, sayısız uydurma hadisler yakıştırıldı ve buna sünnet ismi verildi. Ne yazık ki Cuma hutbelerinde dahi bu uydurma hadisler, birçok insana dindenmiş gibi gösterildi - gösteriliyor.

Ta ki ilk insanlardan günümüze dek gelen ve kılınışı Kuran’ da apaçık anlatılan NAMAZ dahi, münafıkların uydurmalarından nasibini aldı. Pratik olarak ilerleyen sayfalarda, değiştirilen namazın şimdiye dek kılınış biçimi ile, Kuran’da anlatılan namazın kılınışını inceleme olanağı bulacaksınız.

Yalnız iki önemli hususu belirtmekte fayda var. İlki; tarafımızdan anlatılan bilgiler tamamen Kuran ayetlerine dayalı bilgilerdir. Yazılanları yadırgamak yerine, elinize güvenilir-tarafsız çevrilmiş, Türkçe bir meal alarak, ayetin karşılığını Kuran’dan bakabilirsiniz. Bu takdirde hem Allah’ın ilk emrini yerine getirmiş olur (Alak-1/19), hem de kalbinizle tasdik etmiş olursunuz. İkincisi; Ben müslümanım diyen kişinin uyması gereken kitaptaki hükümleri bırakıp da halen kulaktan dolma bilgilerle yada atalarından kalma bilgi ile yetinirim diyenler, Allah huzurunda, şu ayetin tecellisi ile karşılaşacaklar.

Onlara, "ALLAH’IN indirdiğine uyun," dense, "Hayır, biz atalarımızın izlediği yolu izleriz," derler. Peki, ataları bir şey düşünemeyen ve doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı? (Bakara-170)

KURAN’DA TARİF EDİLEN NAMAZ

Başlangıçta kendiniz, namaz kılmada kararlı davranın, sonra ailenizi ve yakın çevrenizi namaz kılmaya teşvik edin

Ailene namazı emret ve bu konunun üstünde önemle dur. Biz senden herhangi bir rızık beklemiyoruz. Aksine biz seni besliyoruz. Sonuç, erdemlilerindir. (Taha/132)

Namaz’da, Allah’a ne söylediğinizi ve O’ndan ne istediğinizi mutlaka bilmelisiniz. Çünkü haşa, anlamını bilmediğiniz halde tekrar ettiğiniz ifadelerin içinde, Allah’ın hoşuna gitmeyen ifadeler geçiyor olabilir.

Yazıklar olsun o namaz kılanlara, Onlar ki namazlarından tümüyle habersizdirler. Onlar ki gösteriş yaparlar.(Maun/4-6)

Namaza tüm dünyevi düşüncelerinizden ve stresten uzak bir şekilde başlayın ve Allah’ın güya karşınızda olduğunu varsayın

Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler (müminün/2),

Bazı inkarcıların yaptığı gibi, namazı üşenerek kılmayın!

Yardımlarının kabul edilmesine engel sadece şudur: ALLAH´ı ve elçisini inkar ettiler, namaza ancak üşenerek yaklaşırlar ve yardımları da isteksiz yaparlar. (tevbe/54)

Namazda kesinleşmiş bir örtünme şekli yoktur. Dileyen, yer ve zamanın şartlarına bağlı olarak dilediği kıyafetle namaz kılabilir. Tabiki göze hoş görünmeyen kıyafetleri giymekten de kaçınılmalıdır. Nitekim, namazın şekli ile değil, içeriği ile ilgilenmelidir.

Ey İnsanoğulları! Ayıp yerlerinizi örtecek giyimlikle sizi süsleyecek elbiseler gönderdik. Takva örtüsü ise bunlardan daha hayırlıdır. Allah´ın bu ayetleri öğüt almanız içindir. (Araf/26)

Abdestin alınışı sanıldığı kadar uzun ve teferruatlı değildir. Toplam dört aşamadan oluşur. Allah, herkesin anlayabileceği ve uygulayabileceği kolaylıkta abdesti tarif eder bize. Ayrıca aynı ayette gusül abdestinden de bahsediliyor. Abdestin sadece tuvalet ihtiyacını gidermiş olmak ve eşi ile ilişkiye girmiş olmakla bozulacağını da göreceksiniz. Yani, kanamayla-uyumakla-gaz kaçırmakla-kadınlarla tokalaşmakla-köpeğe dokunmakla yada üzerine farkında olmadan neces bulaşmakla abdest bozulmaz.

İnananlar! Namaza kalktığınız zaman: (1) Yüzünüzü yıkayın, (2) kollarınızı dirseklere kadar yıkayın, (3) başınızı sıvazlayın, (4) ve ayaklarınızı da topuklara kadar (sıvazlayın/yıkayın).

Cinsel ilişkide bulunmuşsanız yıkanınız. Hasta veya yolcu iseniz, yahut tuvaletten gelmiş, yahut kadınlarla cinsel ilişkide bulunmuş ve su bulamamışsanız, temiz bir toprağa yönelip yüzünüzü ve kollarınızı onunla sıvazlayın. ALLAH size güçlük çıkarmak istemez. Ancak sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor. Olur ki şükredersiniz. (Maide/6)

Sarhoş iseniz veya cünüp iseniz namaza yaklaşmayınız!

İnananlar! Sarhoşken, ne dediğinizi bilinceye kadar, yolcu olanlar hariç cinsel ilişkiden sonra yıkanıncaya kadar namaza durmayın. Hasta veya yolcu iseniz, yahut biriniz tuvaletten gelmişse, yahut kadınlarla cinsel ilişkiye girmiş olup da su bulamamışsanız, temiz ve kuru bir toprağa dokunup yüzünüze ve ellerinize sürerek teyemmüm edin. ALLAH Affeder, Bağışlar. (nisa/43)

YORUM: Burada (sarhoş iken ayılıncaya kadar namaza yaklaşmayın ifadesi), içki içmenin serbest olduğu anlamına gelmez. Nitekim alkolik olanlar da namaz kılmaktadır. Fakat unutmayın Allah’ı aldatamazsınız, ben içkimi içerim-namazımı da kılarım derseniz, size şu ayeti dikkatle okumanızı tavsiye ederim.

Yazıklar olsun o namaz kılanlara, Onlar ki namazlarından tümüyle habersizdirler. Onlar ki gösteriş yaparlar.(maun/4-6)

ALLAH elbette inananlarla ikiyüzlüleri açığa çıkaracaktır. (Ankebut/11)

Size kitapta bildirmiştir ki: ALLAH´ın ayetlerinin inkar edilip alaya alındığını işittiğiniz zaman, onlar başka bir söze dalıncaya kadar onlarla birlikte oturmayın; yoksa siz de onlar gibi olursunuz. ALLAH bütün ikiyüzlüleri ve inkarcıları cehennemde toplayacak.(Nisa(140)

Namaz ancak Kıble’ye yönelinmediği zaman bozulur, bu yönelme şeklen de namaza hazırlanıldığının bir ifadesidir. Önünden biri geçse yada namazda burnu filan kanasa yada istemeden gaz kaçırsa namazı bozulmaz. Bunlar, sonradan uydurulmuş hikayelerdir. Namazda (zaten) mantık gereği konuşulmaz, bu doğru ve güzel düşünmeyi engeller.

Yüzünü göğe çevirip durduğunu görüyoruz. Seni, hoşlanacağın bir kıbleye çevireceğiz. Artık yüzünü Kutsal Mescid´e çevir. Nerede olursanız olun yüzlerinizi o yöne çevirin. Kuşkusuz, kendilerine kitap verilenler, bunun Rab´lerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler. ALLAH onların yaptığından gafil değildir. (Bakara/144)

Namaz; Allah’ı (gereği gibi) anmak için kılınır.

Ben, evet Ben ALLAH´ım; Benden başka tanrı yoktur. Bana kulluk et ve Beni anmak için namazı gözet. (Taha/14)

Namaz; Şükrün en güzel ifadesidir. Namaz kılanların gönlü-kılmayanlara göre daha yumuşaktır.

Rabbimiz, ben çocuklarımdan bazısını, Kutsal Evinin yanındaki ekinsiz bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz, onlar namazı gözetsinler diye... İnsanların gönüllerini onlara karşı sempatiyle doldur ve onları ürünlerle rızıklandır ki şükretsinler.(ibrahim/37)

Namaz; insanı edepsizlikten ve hoşgörüsüzlükten alıkor.

Sana vahyetmiş olduğumuz kitaptan oku ve namazı gözet. Çünkü namaz, iğrenç ve kötü şeylerden vazgeçirir. ALLAH´ı (namaz yoluyla) anmak en önemlidir. ALLAH ne yaptığınızı bilir.(Ankebut/45)

Kendinden emin olan ve yeni abdest almış biri için, kadınlara dokunmakla yada köpeğe dokunmakla veya üzerinde bir miktar pislik kalmış olmasını hatırlaması ile namazı bozulmaz. Bunlar ayrıntıya önem vermek olup, namazın mesajını bozmaktadır.

(Ey Muhammed!) İman eden kullarıma söyle: Namazı dosdoğru kılsınlar, alış-veriş ve dostluğun olmadığı bir günün gelmesinden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan açık ve gizli (Allah için) harcasınlar.(İbrahim/31)

Namaz’a (mantıken) ayakta iken başlanmalı-rüku etmeli(eğilmeli) ve secdeye gitmelidir.

İnananlar, eğiliniz, secde ediniz, Rabbinize kulluk ediniz ve iyilik işleyiniz ki başarasınız. (Hac/77)

Meryem, Rabbine teslim ol, secdeye kapan, eğilenlerle birlikte eğil.(ali imran/43)

Onlar ki, gecenin derinliklerinde secdeye vararak ve kıyama durarak, Rablerini anarlar. (furkan/64)

Yorum: Namazın özünü unutup şekilciliğe önem veren ve "sadece Kuran'a bakarak namaz kılamayız" diyen zorlayıcılara inat Kuran, namazın nasıl/ne şekilde kılınacağını dahi tarif etmektedir. Namazda secdenin uzun tutulmasında ise fayda vardır. Bu esnada Kuran'daki dua ayetlerinden okunabilir.

Yoksa siz, gece boyunca (namazda) secde ederek yahut ayakta durarak kendini (Allah'a) ibadete adayan, öteki dünyayı gözeten ve Rabbinin rahmetini dileyen kimse (ile kendinizi bir mi tutuyor)sunuz?" De ki: "Hiç bilenler ile bilmeyenler bir olur mu?" (Ancak) yalnızca akıl-iz'ân sahipleri bunun farkındadır! (zümer/9)

Namaz 3+1 (nafile) vakittir, gün doğmadan önce SABAH namazını (Salat’ul fecr), gün batıya yöneldiğinde ÖĞLE namazını ve gün battıktan sonra da AKŞAM namazını (Salat’ul aşa) kılmalıdır. Nafile olarak da gece yönelmesi.

Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için elbisenizi çıkardığınız zaman ve Akşam namazından sonra... Bunlar, sizin özel üç vaktinizdir. Bunların dışında, birbirinizin yanına girip çıkmakta bir sakınca yoktur. ALLAH ayetleri size böyle açıklar. ALLAH Bilendir, Bilgedir. (Nur-58)

Gündüzün iki ucunda, gecenin yakın kısmında namazı gözet. İyilikler kötülükleri silip götürür. Bu, öğüt alacak olanlara bir öğüttür. (Hud/114)

Güneşin kaymasından gecenin kararmasına kadar namazı gözet. Sabah Kuran´ını da gözet. Sabahleyin Kuran (okuması) tanık olunur. (İsra-78)

Namazlara, özellikle orta namaza dikkat edin. Kendinizi tümüyle ALLAH'a vererek namaza durun. (bakara/238)

Yorum: Yukarıdaki ilk iki ayette "Sabah ve Akşam Namazları"ndan söz edilmektedir. İsra/78'de ise "Öğle Namazı"nın süresi/vakti belirtilmektedir. Durum böyle olunca 3 vakit namazın arasında kalan öğle namazına da Bakara/238'de vurgu yapılmıştır diyebiliriz.

Bir nafile ibadet olan "Gece yönelmesi"ni tarif eden ayetler de şunlardır:

Geceleyin O'na secde et ve O'nu uzun gecelerde yücelt. (insan/26)

Geceleyin O'nu yücelt ve secdelerin ardından da... (Kaf/40)

Yorum: Üç vakit namazın, Tevrat’ta ve (Zebur’da; Hz. Davut ile ilgili) bir bölümde de geçmesi oldukça ilginçtir.

Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.(Zebur/ Mez.55: 17)

Daniel yasanın imzalandığını öğrenince evine gitti. Yukarı odasının Yeruşalim yönüne bakan pencereleri açıktı. Daha önce yaptığı gibi her gün üç kez diz çöküp dua etti, Tanrısı’na övgüler sundu. (Tevrat/Dan.6: 10)

Kaza namazı diye bir şey yoktur.

Namazı bitirdiğiniz zaman ayakta, oturarak ve uzanarak ALLAH’ı anın. Güvene kavuştuğunuzda namazı gözetiniz. Namaz, inananlar üzerine belirli vakitlerde farz kılınmıştır(Nisa/103).

Namaz, bazı elverişsiz durumlarda şu şekilde kılınabilir

Bir kaygı ve endişeniz varsa, yaya veya binmiş olarak (namazı kılın.) Güvene kavuştuğunuz zaman, bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi ALLAH’ı anın. (Bakara/239)

Namazın rekat sayısı (Kuran’da belirtilmez), yer ve zamana ve de koşullara göre değişir. Dileyen duasını-anmasını bir rekatta tamamlar dileyen ise on. Olağandışı durumlarda, savaşlarda, kuru soğukta veya aşırı sıcakta namaz kısaltılabilir.

Yeryüzünde savaş için yolculuğa çıktığınız zaman inkarcıların size saldırmasından korkuyorsanız namazı kısaltmanızda bir sakınca yok. Kuşkusuz inkarcılar sizin açık düşmanınızdır. (Nisa/101)

Namaz içinde veya dışında kesinlikle Allah ile birlikte başka bir canlıya dua edilmemeli yada Allah’a yapılan duada, O’nun isminin yanına başka isimler de eklenmemelidir.

Mescitler sadece ALLAH’A aittir; öyleyse ALLAH ile birlikte hiç kimseyi çağırmayın. (Cin/18)

Bir başkasının size şefaat edeceğini unutun! Hele namazda bunu hiç dile getirmeyin!

ALLAH´ı bırakıp, kendilerine ne zarar ne de yarar veremiyenlere tapıyorlar ve "Bunlar, ALLAH yanında bize şefaat edecekler," diyorlar. De ki: "ALLAH´ın göklerde ve yerde bilmediği şeyleri mi O´na bildiriyorsunuz? O çok yücedir, ortak koştuklarınızdan uzaktır." (Yunus/18)

Şahadet, sadece Allah adını kullanarak _Eşhedu en la ilahe illallah_ şeklinde söylenmelidir.

Allah şehadet eyledi şu gerçeğe ki, başka ilah yok, ancak O vardır. Bütün melekler ve ilim uluları da dosdoğru olarak buna şahittir ki, başka ilah yok, ancak O aziz, O hakîm vardır.(Ali imran/18)

KURAN’A GÖRE GÜNLÜK NAMAZIN KILINMA ŞEKLİ

Kuran’da namazın rekat sayısı belirtilmediğine göre, anlamını iyice belleyene kadar (tam bir huşu içinde olana kadar) rekat sayısını artırabilirsiniz yada ikişer rekata da bölebilirsiniz namazı.

O halde; Sabah namazı – Öğle namazı – Akşam namazı (2’şer rekat):

1_Ayakta iken; SÜBHANEKE’yi okumasanızda fark etmez. FATİHA’yı (anlamını bilmiyorsanız – Türkçesini) okuyun. Ardından FELAK suresini (“euzu bi rabbil felak”) şeklinde başlayıp, başındaki “kul – de ki” ifadesini okumadan bir dua niyetine okuyabilirsiniz.

2_Rükuya vardığınızda; “ESTAĞFİRULLAH EL AZİM VE ETUBU İLEYH” diyerek, Allah’tan bağışlanma dileyebilirsiniz.

3_Secdeye vardığınızda;

İlkinde; Hz.Yunus’un yaptığı duayı “LA İLAHE İLLE ENTE SUBHANEKE İNNİ KUNTU MİNEZ-ZALİMİN” yani “Tek ilah sensin yüce rab, ben nefsime zulmettim/hatalıyım (21-87)” diyerek, varsa günahlarınıza bir bağışlanma dileyebilirsiniz.

İkincisinde; “İNNE LİLLAHİ VE İNNE İLEYHİ RACİUN” yani “Allah’tan geldik, Allah’a döneceğiz (2-156)” diyerek namazınızı sadece Allah’a özgüleyebilirsiniz, hem de kuvvetli bir biçimde.

4_İkinci rekatta; FATİHA’dan sonra NAS suresini “euzu bi rabbin-nas” şeklinde başlayıp, başındaki “kul – de ki” ifadesini okumadan bir dua niyetine okuyabilirsiniz(bu surelerin anlamlarını Kuran’dan bakabilirsiniz)

5_Devamında, Rekat ve secdeyi yukarıda tarif edildiği şekilde uygulayabilirsiniz.

6_Otururken; “ETTAHİYYATU ve SALLİ – BARİK” okuyup, Allah yanında Peygambere de dualar okumak/yalvarmak yerine, Allah’a, Kuran’daki peygamberlerin dualarını yada Allah’ın, yine Kuran’da, bizlerin yapmamızı istediği duaları okuyabiliriz.

Mesela; “RABBİ İNNİ ZALEMTU NEFSİ FEĞFİRLİ – Rabbim ben nefsime uydum beni bağışla ! (28-16)”, “RABENA ATİNA FİDDÜNYA HASENETEN VE FİLAHİRETİ HASENEH,VE KINA AZABENNAR – Rabbim bana hem dünyada hem ahirette iyilik yaz ve beni ateşin azabından koru! (2-201)”, “RABBİCALNİ MUKIMES-SALATİ VE MİN ZURRİYYETİ – Rabbim, beni namazımda sürekli kıldır ve soyumdan gelenleri de (14-40)” …

7_Son olarak; “RABBENA VE TEKABBEL DUA” yani “Rabbim duamı kabul buyur (14-40)” ayeti kerimesini de okuyup namazı tamamlamış olursunuz. Eğer biliyorsanız, daha bir çok ayet/duayı namaz sonunda “otururken yada hasta iseniz yan yatarken” okumaya/anmaya devam edebilirsiniz.

Namazı bitirdiğinizde, Allah’ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin. Artık ‘güvenliğe kavuşursanız’ namazı dosdoğru kılın. Çünkü namaz, müminler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır. (nisa/113)

YORUM: Görüldüğü gibi herkesin anlayabileceği bir dilde ve sadelikte namaz kılmak hiç de zor değil. Fakat her nedendir bilinmez, insanlar, anlamını bilmedikleri ve sırf başkaları bunları okumalısınız diye bellettikleri için kim bilir, belkide, Allah’ı bilmeden kaç kez inkar ettiler. Örneğin, hafız bir imamın arkasında namaza duran halk (-ki okunanların anlamını bilmiyor), imamın arapçasını okuduğu;

"Ben, evet Ben ALLAH'ım; Benden başka tanrı yoktur. Bana kulluk et ve Beni anmak için namazı gözet." (Taha/14) ayetinden sonra secdeye gidenler Allah'a değil, imama (Allah yerine) secde etmiş sayılmaktadırlar.

Bizim burada tarifini yaptığımız namaz, (hemen hepsi) Kuran’dan birebir alıntı yapılarak hazırlanmıştır. Tam ve anlamlı namaz da herhalde bu tarif olsa gerek. Eleştirilecek – yadırganacak bir yanı yok. Belki alışageldiğiniz ve size öğretilen namazdan farklı ama, işin hakikati bu!

Onlar, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler. (enfal/3)

KURAN’A GÖRE CUMA NAMAZININ KILINIŞI

Cuma namazının amacı, inananların aralarındaki bağları korumak, o yöredeki halkın Allah’a iman ettiğinin bilinmesini sağlamak ve yeni tanışımlar – yeni arkadaşlıklara ortam hazırlamak şeklinde açıklanabilir. Zaten “Cuma” nın kelime manası “toplanmak” ile ilgilidir. Camiler ve mescitler bu amaçla ve Allah’a daha emniyetli bir biçimde ibadet etmemiz için hizmete sunulmuştur. Öyleyse buraları korumalı – gözetmeliyiz (kendi evimizden de fazla).

ALLAH´ın mescitlerini, ancak ALLAH´a ve ahiret gününe inananlar, namazı gözetenler, zekatı verenler ve ALLAH´tan başkasından korkmayanlar sıkça ziyaret ederler(ilgilenirler). Onlar, doğru yolu bulanlardandır. (tevbe/18)

YORUM: Şunu unutmamalıdır ki, Allah’ı tanımayan bir halkın inşa ettiği mescitlerde namaz kılmanız güvenli olmayabilir. Münafıklar sizden gibi görünerek mescitler inşa ettirebilirler fakat siz namazda iken sabotaj (suikast) da yapabilirler.

O mescit içinde sen kesinlikle namaza durma. Ta ilk gününde temeli takva üzerine kurulan mescit elbette içinde namaz kılmana daha layıktır. Onun içinde günahlarından arınmayı seven kişiler vardır. Allah da arınmış, ak pak olmuş olanları sever.(tevbe/108)

1_”Kadın - erkek, Allah’a inanan herkes”, Cuma namazını kılmaya davet edilir. Bu davet herhangi bir çağrılma şekliyle olabilir.

Ey inananlar, cuma (toplantı) günü namaza çağrıldığınızda ALLAH´ı anmak için acele edin ve alışverişi bırakın. Bilseniz, bu sizin için daha iyidir. (Cuma/9)

2_Dileyen çağrıdan sonra öğle namazını (2 rekat) kılabilir. Namazı ille de belirli imam – müezzin ikilisinin yönetmesi diye kesin bir kural yoktur. Cemaatten bilgisine ve hitap gücüne bakılarak herhangi birini namaz kıldırması için seçebilirsiniz. Bu şekilde Hıristiyan’larda yada Yahudi’lerde olduğu gibi maaşlı din adamları aramak zorunda kalmazsınız.

3_Ayrıca Cuma namazı içinde ikinci bir çağrıya - ezana yahut “kamet” denilen üçüncü bir çağrıya da hiç gerek yoktur. Bunlar, Kuran’da yer almayan uygulamalardır. Zaten halk namazda neyi sırasına göre yapacağını veya neyi nerede okuyacağını bilmiyorsa, demek ki hala namaza tam anlamıyla hazırlanılamamış demektir ki, birkaç kez onu ezan ile uyarma gereği duyulmuştur. Ayrıca cemaatin başına geçen kişinin görevi sadece aldığı para karşılığı halka namaz kıldırıp gitmek midir? Cemaati idare edecek bir yetkiye sahip değil midir? Bu durum, münafıkların namazdaki durumlarına benzetilebilir.

İkiyüzlüler (münafıklar) ALLAH´ı aldattıklarını zanneder. Halbuki O, onları (böylece) aldanmış bırakır. Onlar namaza kalktıklarında üşene üşene kalkar. Çünkü insanlara gösteriş yaparlar ve ALLAH´ı pek az anarlar. (nisa/142)

4_Hutbede sadece Allah’ın ismi anılmalı – sadece O’na yalvarmalı – sadece O’nun gönderdiği rehberi (Kuran’ı) okumalıdır.

Bu, sana ve halkına bir mesajdır; ondan sorulacaksınız. (Nahl/44)

YORUM: Hutbede sadece dünyevi konulardan bahsedilmesi insanı ahiretle ilgili bir şeyler düşünmekten alıkor, aynı zamanda sadece ahiretten bahsetmekle de, onlarca hipnoz edilmiş ruhbanlar yetiştirilir -farkında olunmadan. Doğrusu ortasını bulmaktır.

Halkı ilgilendiren çok önemli konular aktarılır hutbede. Sigaradan, ağaç dikmeden, okuldan, sinemadan vb. söz edildiği kadar, ahirevi bilgilerden söz edilmiyor maalesef!

Biz onu okuduğumuz zaman, onun okunuşunu izle. Sonra, onu açıklamak da bizim görevimizdir. Ne var ki, siz geçici (dünyayı) seviyorsunuz. Ahiret’i ise önemsemiyorsunuz.(kıyamet /15-21)

5_Cuma namazını şartlara göre uzatabilir yada kısaltabilirsiniz. Fakat genelde, Cuma namazına gelenler yaşlı kesimler olduğundan, onlara fazla eziyet vermemek için, Cuma namazını da iki rekat olarak kılabilirsiniz. Bunu, yukarıda tarif ettiğimiz, sabah namazının kılınışı gibi kılabilirsiniz. İsteğe göre içindeki duaları değiştirebilirsiniz.

"İnanıp erdemli davranana gelince, ona güzel bir ödül vardır. Ona kolaylık göstereceğiz." (kehf/88)

6_Namazı kıldıran, ne süslü bir okuyuş sergilemeli ne de sesi kısmalıdır. Ortasını bulmalıdır.

(Sen onlara) de ki: İster "Allah" deyin, ister "Rahmân" deyin, nasıl çağırırsanız çağırın. En güzel isimler O´nundur. Namazında sesini pek yükseltme, çok da gizli okuma, orta yolu seç.(isra/110)

7_Namazdan sonra herkes yeryüzüne dağılmalı – işinin başına dönmelidir. Gereksiz eklemeler ile namazı iyice uzatmanın ve ayete bile bile ters düşmenin gereği yoktur.

Namaz bitince, yeryüzüne yayılarak ALLAH´ın lütfunu arayın ve ALLAH´ı sürekli anmaya devam edin.(Cuma/10)

YORUM: Cuma namazında, topluca Allah’a yalvarılır. Mescitleri aynı Hıristiyanlar gibi süslemek gereksizdir. Duvarlara Allah isminin yanına, başka isimler eklemek de, üstü kapalı şirke girer. Namaz kıldıracak kişi, aynı rahipler gibi, “sarık ve cüppe giyecek” gibi bir koşul da yok. Namazın hemen ardından para toplamak doğru değildir. Mescide yada camiye bir kumbara konularak yada mescid için bir hesap açtırılarak, yapılan yardımın Allah ile kul arasında kalması sağlanabilir. Ortaçağ öğretileri ve Hz.Muhammed’e yakıştırılan uydurma hadisler, kesinlikle mescitlerde ve camilerde halka aktarılmamalıdır. Çünkü, şayet Hz.Muhammed böyle bir söz söylememiş iken, söylemiştir diye bir hükme bağlanırsa, İslam peygamberine iftira etmiş sayılırsınız. Bunun da vebalini değil kırk sene, kırk bin sene ibadet etseniz ödeyemezsiniz.

_ İbnu'z-Zübeyr (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Babama dedim ki: "Ben niye senin Resulullah'tan hadis rivayetini işitmiyorum. Halbuki falan ve falandan çokça işitiyorum?" Bana şu cevabı verdi:

"Evet ben, Müslüman olduğum günden beri Aleyhissalâtu vesselâm'ı hiç terketmedim. Hep beraber olduk. Ancak O'nun şöyle söylediğini de işittim:

"Kim bile bile bana yalan nisbet ederse ateşteki yerini hazırlasın." [Buhârî, İlm 38, Ebu Davud, İlm 4, (3651).]

_ Muğîre İbnu Şu'be (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Benim üzerime söylenen yalan, bir başkası üzerine söylenen yalan gibi değildir. Öyleyse kim bile bile bana yalan nisbet ederse cehennemdeki yerini hazırlasın!" [Buhârî, Cenaiz 34; Müslim, Mukaddime 4, (4); Tirmizî, İlm 9, (2664).] (Mukallitler bu uyarıları ilke edinmelerine rağmen, peygambere iftira etmekten geri durmazlar!)

Bak, nasıl da yalan yere ALLAH'a iftira ediyorlar. Büyük bir hakaret olarak bu yeter. Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmüyor musun? Putperestliğe ve yanlış doktrinlere inanıyorlar ve inkar edenler için, "Bunlar, inananlardan daha doğru yoldadır," diyorlar. (nisa/50-51)

Yalan uydurup iftira edenler ALLAH'ın ayetlerine inanmıyanlardır. Onlar gerçek yalancılardır. (Nahl/105)

Oysa Kuran ayetleri açıktır, herkesin anlayabileceği bir dilde ve sadedir. Dolayısıyla, Cuma namazı ve diğer namazlarda (öncesi ve sonrası da dahil) halkın sadece Kuran’ı işlemesinden, Kuran’ın öğrenilmesinden daha güzel ne olabilir?

KURAN’DAKİ CENAZE NAMAZI

Cenaze namazının kılınması yada kıldırılması zorunlu değildir. Fakat, zevk ve şehvete kendini kaptırmış insanların karşısında, şimdi bunlardan yararlanamayan “ölü” birinin bulunması, kısa süreliğine de olsa, ölümün gerçekliğini hatırlatması (ibret) bakımından faydalıdır. Bilinmesi gereken, "müşrik" yani Allah’ı inkar edenlerin cenazesi başında namaza durulmaması gerektiğidir.

Onlardan ölen birisi için namaz kılma, mezarı başında da durma. Çünkü onlar ALLAH’a ve elçisine karşı geldiler ve yoldan çıkmışlar olarak öldüler.(tevbe/84)

KURAN’DAKİ NAFİLE NAMAZLAR

Falan mezhepte şu kadar rekat namaz kılmalı, falan kutsal günde şu kadar rekat namaz kılmalıyız diye bir durum söz konusu olamaz. Falan namazı, filan namazı diyerek, Kuran’da olmayan bir namazı halka zorla benimsettirmek, boşuna günaha girmekten başka bir değildir. Bu durum Kuran’a bakıldığında, nafile bir ibadet olarak sadece “geceleyin kalkılması” şeklinde karşımıza çıkar.

Geceleyin O´na secde et ve O´nu uzun gecelerde yücelt.(insan/26)

Geceleyin secde ederek ve ayakta durarak boyun büken, ahiretten çekinen, Rabbinin rahmetini dileyen kimse inkar eden kimse gibi olur mu? De ki: "Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri öğüt alırlar. (zümer/9)

KURAN’DA ADI GEÇMEYEN (SONRADAN UYDURULMUŞ) NAMAZLAR

Sünnet namazları”dır ki, en çok suistimal edilen namaz da budur. Kuran’da, sözü edilen sünnet Allah’ın sünnetidir – Peygamberin değil.

Öteden beri uygulanan ALLAH´ın sünneti (sistemi) budur. ALLAH´ın sünnetinde bir değişme bulamazsın. (fetih/23)

O halde merak edilen nokta, acaba Hz.Muhammed’de, (güya) kendi sünnet namazlarını mı kılıyordu, yoksa Kuran ile beraber öğrendiği (Hz.İbrahim’den devraldığı) namazı mı? Biraz aklınızı kullanın!

De ki: "Rabbim beni dosdoğru olan yola iletmiş bulunuyor: monoteist olan İbrahim´in mükemmel dinine... O, ortak koşanlardan olmadı." (enam/161)

Bundan ayrı, yatsı namazı – ikindi namazı - kuşluk namazı – vitir namazı – bayram namazı – tövbe namazı (normal namazda zaten tevbe ediyoruz) – üç aylar namazı – kadir gecesi tesbihi/namazı – kandil namazları - on gün namazı – adak namazı – güneş ve ay tutulması namazı … daha ismini sayamadığım bir çok namaz türü Kuran’da geçmemektedir.

YORUM: İnsanı değiştiren insandır. Dini değiştiren şeytandır. İslam’a ve apaçık bir kitap olan Kuran’a kurulan tuzaklara düşmemenizin tek yolu, O’ndaki hükümleri iyice kavrayabilmek ve bolca Kuran okumakla mümkündür. Önemli olan işin özünü kavrayabilmek ve sonradan dine sokulmuş hurafeleri bir kenara atarak, sadece Kuran’ı esas alarak, ibadetlerimize yön vermektir esas olan. Allah kıldığı namazdan haberi olan ve namazında sürekli olan kullarından eylesin!

Onların ardından, namazı bırakan, şehvetlerine uyan bir nesil geldi. işte bunlar azgınlıklarının karşılığını göreceklerdir. (meryem/59)

İnananlar! Güçlüklere karşı sabır ve namaz ile yardım dileyin. ALLAH sabredenlerle beraberdir. (Bakara/153)

NAMAZ HAKKINDA YANLIŞ BİLİNENLER

Sünnet namazı diye sonradan icat edilen namazların gerekliliğini ve Allah’a kılınan farz namazları ile birlikte kılınmasına ısrar etmek,
Namaz kılınmaması gereken mekruh vakitlerin olduğunu iddia etmek,
Ezanın Arapça okunmasının zorunlu olduğunu iddia etmek,
Müezzinde yada imamda zorunlu bulunması gereken özelliklerin olması gerektiğini iddia etmek (arapçayı iyi bilmesi-hafız olması-yetkisi olması vb.)
Kadınların cemaatle (bilhassa Cuma) namazını kılamayacağını iddia etmek,
Namaz için fazladan uydurulan şartların uyulmadığında namazın bozulacağını iddia etmek,
Cemaatle namaz kılmayanların diğerlerine göre az sevap işlemiş olacağını iddia etmek,
Namaz esnasında, bacakların-kolların-alnın veya diğer uzuvların nasıl ve hangi şekilde bulundurulması zorunluluğu olduğunu iddia etmek,
Bir vakit namazının abdestiyle, diğer vakit namazının kılınabileceğini iddia etmek,
Mescit dışında konuşulmasının yasak olduğunu iddia etmek (ki böylece Müslümanlar arasında oluşacak dostluğu-samimiyeti önlemeye çalışmak),
Fessiz, sarıksız veya cübbesiz namaz kılınamayacağını iddia etmek,
Namazda yanılanın, sehiv secdesi etmesi gerek olduğunu iddia etmek,
Namaz kılmayanın kafir olduğunu iddia etmek …
Gibi meseleler Kuran’da belirtilmez. Bunlar İslam’dan sonra, dini zorlaştırmaya çalışan kişiler tarafından uydurulmuş sözlerdir. Bununla amaç, namazı kılınamayacak şekle sokmaya çalışmaktır. Oysa Kuran’daki namaz, her yaşta - herkesin uygulayabileceği basit bir uygulamadır.

Sizlere kolaylık olması açısından, Kuran’da yer alan ve yapmamız istenilen duaları ve Peygamberlerin yaptığı duaları buraya ekliyorum, bunları namazlarınızda okuduğunuzda, namaz gerçek anlamını kazanacaktır.

"Rabbim, bana katından tertemiz bir soy armağan et. Doğrusu Sen, duaları işitensin"(A.imran/38)
"Ben gerçekten, yalnızca Rabbime dua ediyorum ve O´na hiç kimseyi (ve hiçbir şeyi) ortak koşmuyorum." (Cin/20)
"Rabbimiz, biz nefislerimize zulmettik, eğer bizi bağışlamazsan ve esirgemezsen, gerçekten hüsrana uğrayanlardan olacağız." (Araf/23)
"Rabbim, bilgim olmayan şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Ve eğer beni bağışlamaz ve beni esirgemezsen, hüsrana uğrayanlardan olurum." (Hud/47)
"Şüphesiz bu dert (ve hastalık) beni sarıverdi. Sen merhametlilerin en merhametli olanısın." (Enbiya/83)
"Göklerin ve yerin yaratıcısı, dünyada ve ahirette benim velim Sensin. Müslüman olarak benim hayatıma son ver ve beni salihlerin arasına kat". (Yusuf /101)
"Rabbim, zalimler topluluğundan beni kurtar" dedi. (Kasas/21)
"Rabbim, benim göğsümü aç. Bana işimi kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz; Ki söyleyeceklerimi kavrasınlar.(Furkan/35)
"Rabbim, fesat çıkaran (bu) kavme karşı bana yardım et." (Ankebut, 30)



KADIN – ERKEK HERKESİN AYNI ŞEKİLDE KILABİLECEĞİ, UYGULAMASI KOLAY OLAN NAMAZIN KILINIŞ ŞEKİLLERİ

Kadın-erkek, yaşlı-genç herkes bu basit kurallara uygun namazı kılabilir. Fakat burada bilinmesi gereken, şekilciliğin önemli olmadığıdır.

1_ TEKBİR:
“Allahu Kebir – Allah büyüktür” diyerek, tekbir getirilir. Böylece Allah’a teslimiyet, söz ile de belirtilir. (Ellerin şekli önemli değildir, nasıl alırsanız alın tekbiri)

2_DUALAR:
“Fatiha suresinin arapçasını bilenler okur, bilmeyenler anadiline çevirisini okur. Ardından “euzu bi rabbil felak” suresine devam eder (başındaki “kul” ifadesi okunmasa da olur).

3_RUKU:
“Estağfirullah el azim ve etubu ileyh” diyerek bağışlanmada bulunulur ve “Rabbena lekel hamd” denilerek tekrar doğrulur.

4_AYAKTA
“Eğildikten sonra doğrudan secdeye de gidilebilir. Yani bu bölümü atlasanız da olur. Cemaata uymak maksadıyla doğrulursunuz. Bu sırada bir şey okunmaz.

5_SECDE(İLK)
“La ilahe ille ente subhaneke inni kuntu minez-zalimin” okunması yeterli ve anlamlı olacaktır. Uzun tutmanız ise yararınızadır.

6_OTURMA
“İlk secdenin bittiğini ve ikinci secdenin başlayacağını belirtmek için bir-iki saniye oturulur”. Ardından ikinci secdeye gidilir.

7_SECDE (İKİNCİ):
“İnne lillahi ve inne ileyhi raciun” diyerek Allah’a bağlılığınızı pekiştirmiş olursunuz”.

8_DİĞER REKATLAR:
“Sonra kalkar ve yukarıdaki sırayı takip eder, ruku ve secdeleri tamamlarsınız. Fatiha- dan sonra “euzu nas…”ı okursunuz.

“Bir müddet oturur ve bu esnada, Kuran’dan verdiğimiz örnek duaların birkaçını okursunuz. Arapçasını bilmiyorsanız Türkçesini okuyun!

NOT: Bu şekillere bağlı kalmak zorunda olmadığınız gibi öğretilen diğer şekillere de bağlı kalmak zorunda değilsiniz. Daha fazla ayrıntıyı Kuran´dan bulabilirsiniz!