Rafizi: Aleviler için kullanılan bu isme, on beş ve on altıncı asırlardan itibaren Osmanlı kaynaklarında sıkça rastlanmaktadır. İslam Mezhepleri Tarihinde Rafizi kavramının ilk olarak Ali b. Hüseyin Zeynelabidin’in (94/712) oğlu Zeyd’in (122/740) Emeviler’e karşı ayaklanması esnasında kullanıldığı görülmektedir. Şöyle ki; Zeyd, Emeviler’in Irakeyn (Kufe-Basra) valisi Yusuf b. Ömer es-Sakafi’ye karşı ayaklanır. Ancak, Emevi Halifesi Hişam’ın casusları Zeyd’e biat eden on beş bin Kûfeli’yi bazı hususlarda tereddüde ve şüpheye düşürürler. Bunun üzerine onlar Zeyd’e ‘Gerçek şu ki, biz düşmanlarına karşı sana, atan Ali b. Ebu Talib’e haksızlık eden Ebu Bekir ve Ömer hakkındaki görüşünü söyledikten sonra yardım edeceğiz.” derler. Zeyd, “Bu ikisi hakkında iyilikten başka bir şey söylemem ve babamdan da onlar için iyilikten başka bir şey söylediğini işitmedim. Ben atam Hüseyin’i öldüren ve el-Harra gününde Medine’ye saldıran; sonra da Allah’ın Evi’ni (Kabe) mancınıkla taşa tutup ateşe veren Ümeyye oğullarına karşı ayaklandım.” cevabını verir. Bu cevap üzerine adamlarından pek çoğu, İmam Zeyd’i terk ederler. O da, onlara “Beni bırakıp kaçtınız, terk ettiniz” anlamında “rafeztumûni” der. O günden beri de onlara, yani Zeyd’i terk edenlere rafizi denmiştir. (1)

Rafizi ismi, İslam Mezhepleri tarihini inceleyen bir kısım kaynaklarda Şii-İmamiyye’nin karşılığı olarak kullanılmaktadır.(2) Bununla birlikte bir kısım Anadolu Alevileri için de bu ifade yanlış olarak kullanılmaktadır. Kanaatimizce Gulat-Şia’nın Hz. Ali ve diğer bazı hususlarda aşırı görüşlerini kendi bünyesinde barındırdığı düşüncesi ile, bir kısım Alevilere bu ad verilmiş olabilir.

Kaynaklar:
1- Bağdadi, Mezhepler Arasındaki Farklar, çev. Ethem Ruhi Fığlalı, ss. 29-30; Ethem Ruhi Fığlalı, Türkiye’de Alevilik Bektaşilik, s. 14. Ayrıca bkz.: Şehristani, el-Milel ve’n-Nihal, Beyrut 1992, I, 154-155. Rafizi kavramıyla ilgili geniş bilgi için bkz.: Ahmet Yaşar Ocak, “Türk Heterodoksi Tarihinde “Zındık”-Harici”-“Rafızi” “Mülhid” ve “Ehl-i Bid’at” Terimlerine Dair Bazı Düşünceler”, İÜEF Tarih Enstitüsü Dergisi, Prof. Tayyib Gökbilgin Hatıra Sayısı 12 (İstanbul 1982), ss. 507-520.
2- Örnek için bkz. Ebû Mansur Abdulkaahir el-Bağdadi, Mezhepler Arasındaki Farklar (el-Fark beyne’l-Fırak), trc. Ethem Ruhi Fığlalı, s. 26 vd.; Bekir Topaloğlu, Kelam İlmi, İstanbul 2000