1 den 3´e kadar. Toplam 3 Sayfa bulundu

Konu: Temel Dİni Bilgiler

  1. #1
    Mareşal
    HeLiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart Temel Dİni Bilgiler



    Abdestle ilgili çeşitli sual cevaplar
    Sual: Abdest alırken dört mezhebe uymaya da, niyet etmek uygun olur mu?
    CEVAP
    İyi olur. Zaten Hanefi mezhebine uygun, yani farz, sünnet ve müstehablarına uyarak abdest alan kimse, diğer üç mezhebe de uymuş olur. Mesela abdest alırken:
    1- Niyet Hanefi’de sünnet, diğer üç mezhepte farzdır.
    2- Besmele çekmek, Hanefi’de sünnet, Hanbeli’de farzdır.
    3- Ağza, burna su vermek, Hanefi’de sünnet, Hanbeli’de farzdır.
    4- Başın tamamını meshetmek, Hanefi’de sünnet, Maliki ve Hanbeli’de farzdır.
    5- Tertip yani sıra ile yıkamak, Hanefi’de sünnet, Şafii ve Hanbeli’de farzdır.
    6- Muvalat, yani ara vermeden yıkamak Hanefi’de sünnet, diğer üç mezhepte farzdır.
    7- Delk, yani uzuvları ovmak, Hanefi’de sünnet, Maliki’de farzdır.

    Görüldüğü gibi, Hanefi’ye uygun abdest alan, yani farz, sünnet ve müstehablarına da riayet eden diğer mezheplere göre de abdest almış olur.

    Sual: Yatalak bir hasta, nasıl abdest alır, nasıl namaz kılar?
    CEVAP
    Abdest alması veya aldırtılması mümkün değilse, teyemmüm eder, namazlarını ima ile kılar. (Merakıl-felah)

    Sual: Tam İlmihal’de, (Bir şeyin hepsi girip çıkarsa, abdesti de, orucu da bozar) deniyor. Erkeğin arkadan, kadının ön veya arkadan kullandığı fitil, abdesti ve orucu bozar mı? Bir de çubuklu bir aletle hap konuyor, bu farklı mı?
    CEVAP
    Gündüz oruç iken, içeri tamamen giren şey, orucu bozar. Fitil de bozar. Yarısı dışarıda kalırsa orucu bozmaz. Fitil içeri girdikten sonra, dışarı çıkarsa abdesti bozar. Fitil içeri girip çıkmazsa, abdesti bozmaz. Çubukla konan farklıdır. Çünkü içeri girince, çubuğa az da olsa içeriden bir yaşlık bulaşır. Yaşlık, çubukla dışarı çıkınca abdest bozulur.

    Sual: Abdest almama bir başkası yardım edebilir mi?
    CEVAP
    Edebilir. Hastanın çocuğu ve ücret ile tuttuğu kimse, abdest için yardıma mecburdur. Hasta başkalarından da yardım ister. Fakat, başkaları yardıma mecbur değildir. Karı koca da, birbirlerine abdest aldırmaya mecbur değildir.

    Sual: Abdest alıp namaz kıldıktan bir müddet sonra, herhangi bir uzvunu [mesela bir kolunu veya başını meshetmeyi] yıkamadığını hatırlayan kimse sadece yıkamadığı uzvunu mu yıkar?
    CEVAP
    Sadece orasını yıkar.

    Sual: Kıbleye karşı abdest alırken lavaboya ayağımızı kaldırınca diz kıbleye geliyor. Mahzuru var mı?
    CEVAP
    Kıbleye ayakları uzatmak mekruh olur. Ya yan durmalı veya varsa başka muslukta yıkamalı.

    Sual: Namaz kılarken yel sıkıştırmasının ölçüsü nedir? Hangi durumda abdest tazelemelidir?
    CEVAP
    Devamlı ise yeniden abdest almak gerekir, gelip giden yel ise bozmak gerekmez.

    Sual: Abdest üstüne abdest almak iyi midir?
    CEVAP
    Abdest alıp o abdesti kullanmadan mesela namaz kılmadan ve Mushafa dokunmadan yeni bir abdest almak mekruhtur. Namaz kıldıktan sonra tekrar abdest almak müstehaptır, nur üstüne nurdur.

    Sual: Soğuk günlerde abdest alırken sıcak su gelmesi için musluğu fazla açmak israfa girer mi?
    CEVAP
    İsraf olmaz, kasten yapılmıyor.

    Sual: Abdestten artan suyu, kıbleye karşı ayak üzere içmek müstehaptır. Çeşmeden içmek de olur mu?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Abdest sıkışıklığında ölçü nedir?
    CEVAP
    Huzura mani olursa, namaz mekruh olur. Huzura mani olmuyorsa, namaz mekruh olmaz.

    Sual: Göze lens takmak abdeste ve gusle mani midir?
    CEVAP
    Gözün içi abdestte ve gusülde yıkanmaz. Bunun için lens gusle ve abdeste mani değildir. Yani abdest alırken ve guslederken lensleri çıkarmak gerekmez.

    Sual: Abdest alırken, musluğu hep açık tutmak israf olur mu?
    CEVAP
    Az açmak israf olmaz. Abdest uzuvlarını üç kere yıkamak sünnettir. İki veya dört defa yıkamak mekruhtur. Unutularak olursa, mekruh olmaz.

    Sual: Namaz âyeti Mekke’de, abdest âyeti ise Medine’de indiğine göre, Mekke’de namaz abdestsiz mi kılınıyordu?
    CEVAP
    Abdest, Mekke’de [Miracda] namaz ile birlikte farz oldu. Hatta, evvelki ümmetlere de farz idi. Miracdan önce, Eshab-ı kiram da abdest ile namaz kılardı. Kıyamete kadar, ümmetin ihtilafa düşmemesi için, Maide suresinde emredilerek önemi bildirildi. (R. Muhtar)

    Sual: Bazı banyolarda hem alafranga tuvalet, hem de lavabo bulunuyor. Buradaki tuvaleti kullanıp, oradaki lavabodan abdest almak fakirliğe sebep olur mu?
    CEVAP
    Hayır. Çünkü pislik görünmüyor. Görünse bile ağzı kapatılabilir. O zaman ayrı yer hükmüne girer.

    Sual: Banyomuzda alafranga tuvalet de var. Böyle banyoda abdest alınır mı?
    CEVAP
    Banyoda tuvalet olsa da, abdest alınır, abdest duaları okunur, gusledilir.

    Sual: Abdestin sünnetleri sayılırken boynu meshetmek tabiri geçiyor. Boyun mesh edilirken ense ve boğaz da meshedilir mi?
    CEVAP
    Ense mesh edilir, boynun yanları meshedilir, fakat boğazı meshetmek bid’attir.

    Sual: Abdestte elimizdeki ıslaklığın saçımızın dibine yani başımıza temas etmesi gerekiyor mu?
    CEVAP
    Hayır, sadece saçların üstüne değmesi gerekir.

    Sual: Abdestte başın dörtte birini mesh etmek farzdır. Saçımız bozulmasın diye saçımızın arkasını mesh etsek caiz olur mu?
    CEVAP
    Farz yerine gelir. Ancak sünnete uygun mesh etmek için başın tamamını mesh etmek gerekir.

    Sual: Bazı kimseler abdest alınca 'hayrını gör' diyorlar. Bu ne demektir? Mahzuru var mı?
    CEVAP
    Hayrını gör, ölürsen şehid ol, bu abdestle namaz kıl, Kur'an oku v.s. anlamındadır. Mahzuru yok.

    Sual: Bir özürden dolayı abdestin bir sünnetini terk etmek caiz mi?
    CEVAP
    Özür varsa caizdir.

    Sual: Abdestte ayak parmaklarını üç defa hilallemek müstehap mı?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Ayak parmaklarını, sol elin baş parmağı ile de hilallemek caiz mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Zifiri karanlıkta abdest almak caiz mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Ayağı topuk kemiğinden kesik, kesilen yeri abdestte yıkaması gerekir mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Abdest için kolları sıvamaya sağdan mı başlanır?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Abdestli yatan ihtilam olmaz mı?
    CEVAP
    İhtilam olmak tabii haldir. Abdestli yatmakla bir ilgisi yoktur. Yani abdestli yatan da ihtilam olabilir.

    Sual: Diş etleri kanayan nasıl abdest alır?
    CEVAP
    İki namaz arasında bir kere kanıyorsa özür sahibi olur, her beş vakitte abdest alması gerekir. Eğer Maliki’yi taklit ederse, diş kanamaları abdesti bozmaz. Bir abdest ile, abdesti bozan başka şey olmasa istediği kadar namaz kılar mesela sabah abdesti ile yatsıyı bile kılar.

    Sual: Sümük içindeki kan pıhtısı abdesti bozar mı?
    CEVAP
    Kan pıhtısı abdesti bozmaz. Akan kan abdesti bozar.

    Sual: Sivrisinek soktuğu zaman abdest bozulur mu?
    CEVAP
    Bozulmuş olmaz.

    Sual: Parmaktaki yaranın çabuk iyi olması için su değmemesi gerekiyor. Guslü ve abdesti nasıl almak gerekir?
    CEVAP
    Parmak bantlanıp, üzeri meshedilir.

    Sual: Yellenince yıkamak gerekir mi?
    CEVAP
    Yellenince yıkamak mekruh olur. Ama yellenirken pislik de çıkarsa yıkamak gerekir.

    Sual: Bir kimse her namazda yel kaçırdığını hissediyor. Başka zaman olmuyor, ne yapmak lazım?
    CEVAP
    Bu konuda hadis-i şerif var. Bunu şeytan yapıyormuş. Dübür kısmını üflüyor, insanı şüpheye düşürüyormuş. Onun için Peygamber efendimiz, (Bir ses ve koku duymadıkça abdestiniz bozulmuş olmaz) buyuruyor. Demek ki bu vesvesedir, önem vermemek gerekir. Eğer, elinde olmadan gerçekten yel çıkıyorsa, o zaman Maliki mezhebini taklit eder. Maliki mezhebinde elde olmadan gelen gaz abdesti bozmaz.

    Sual: İdrar kaçıran bir özürlü kimse, isteyerek idrar yapsa, abdesti bozulur mu?
    CEVAP
    Özürlü olduğu için bozulmaz.

    Sual: Gözden çapak çıkması abdesti bozar mı?
    CEVAP
    Bozmaz.

    Sual: Toplu iğnenin başı kadar çıkan kan, abdesti bozar mı?
    CEVAP
    Bozmaz.

    Sual: Tükürükteki kanın tükürükten çok olması, renk yönünden midir?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Abdestten sonra elindeki zamkı tükürükle ıslatıp kaldırmak kâfi midir?
    CEVAP
    Zamkı kaldırıp, kuru yeri su ile ıslatmak lazımdır.

    Sual: Altına su geçirmeyen yağlı boya, tutkal gibi bir şey namaz vakti daraldığından çıkartılamazsa abdest alıp namaz kılması için ne yapmalıdır?
    CEVAP
    Çıkarılabildiği kadar çıkarılır, kalırsa mahzuru olmaz.

    Sual: Boya işiyle uğraşıyorum. Elimde öyle kolay kolay çıkmayan boya izleri kalıyor. Namaz kılabilir miyim?
    CEVAP
    Elbette kılabilirsiniz. Boyaları çıkarma imkanı yoksa, o haliyle kılarsınız.

    Sual: Saça sürülen zeytinyağı abdeste mani olur mu?
    CEVAP
    Sıvı yağlar meshe mani olmaz.

    Sual: Saça sürülen jöle abdeste mani midir?
    CEVAP
    Sürülen şeyin altına su geçirmezse abdest gusül olmaz, geçirirse hiç mahzuru olmaz. Jölenin su geçirdiği söyleniyor.

    Sual: Tırnak arasındaki kir, pislik abdeste, gusle mani olur mu?
    CEVAP
    Abdeste de, gusle de mani olmaz, içine su geçer.

    Sual: Sürmeler, rimeller, saç boyaları abdeste, gusle mani midir?
    CEVAP
    Sürmeler, rimeller, saç boyaları abdeste, gusle mani değildir. Altına su geçirir.

    Sual: İçinde alkol bulunan cilt kremi abdesti bozmaz mı?
    CEVAP
    Bozmaz.

    Sual: Elimdeki zamkı ilaçla çıkaramadım. Abdeste mani mi?
    CEVAP
    Zaruret olduğu için abdeste, gusle mani olmaz.

    Sual: Deriye ovularak sürülen yağlı merhem abdeste mani mi?
    CEVAP
    Mani değildir.

    Sual: Yabancı kadına şehvetle bakmak Hanefi ve Maliki mezheplerinde abdesti bozar mı?
    CEVAP
    Şehvetle bakmak haram ise de abdesti bozmaz. İbadetlerin sevaplarını yok eder.

    Sual: Yüzden kıl çekilince, kıl dibindeki yağ bezesi de kıl ile dışarı çıkarsa abdest bozulur mu?
    CEVAP
    Bozulmaz.

    Sual: Namaz kılıp camiden çıkınca abdesti bozulan kimse, camide şemsiyesini unuttuğunu hatırlasa, şemsiyesini almak için camiye abdestsiz girmesi caiz mi?
    CEVAP
    İhtiyaç olduğu için girip hemen çıkması caizdir.

    Sual: Abdest aldıktan sonra diş fırçalamak mekruh mu?
    CEVAP
    Hayır. Fakat diş kanayabilir ve abdest bozulabilir. Abdestten önce yapmak gerekir.

    Sual: Yüze krem sürdükten sonra altına su geçip geçmeme durumu nasıl olur, abdeste mani olur mu?
    CEVAP
    Eğer krem yoğurt gibi kalın sürülürse, altına su geçirmez. Tereyağ da böyle. Fakat iyice deriye yedirilip katı kısım kalmazsa altına su geçer, abdeste mani olmaz. Yani zeytinyağı gibi olursa abdeste mani olmaz.

    Sual: Abdestli olduğumuzu hep hatırda tutmak mı gerekir? Bir işle meşgul olunca abdestli olduğumuzu da unutuyoruz. Unu----- abdestimiz bozulmuş mu olur?
    CEVAP
    Hayır, unutmakla abdest bozulmuş olmaz. Zaten hep hatırda tutmak imkansızdır.
    Bir kimse, abdest aldığını bilip, sonra bozulduğunda şüphe ederse, abdesti var kabul edilir. Abdestini bozduktan sonra abdest aldığını hatırlamasa, abdest alması gerekir.

    Sual: Elinde çatlak, yara veya egzama olan nasıl abdest alır ve gusleder?
    CEVAP
    Elindeki çatlak, yara veya egzamayı ıslatmak zarar verirse, eline eldiven takıp, eldiven ile abdest alabilirse, böyle abdest alması gerekir. Eldiven bulamazsa, ellerine su alamaz ve yüzünü, başını, ayaklarını suya sokamaz ise, teyemmüm eder. Yaralı kısımları ıslatmadan gusledemezse, yine teyemmüm eder.

    Sual: İki eli çolak veya felçli olup kullanamayan nasıl taharet edip abdest alır?
    CEVAP
    Elleri çolak olan, taharetlenmez. Kollarını toprağa, yüzünü duvara sürüp teyemmüm eder.

    Sual: Abdest uzuvlarının bir kısmı yaralı olan nasıl abdest alır?
    CEVAP
    Abdest uzuvlarından hepsinin yarıdan çoğu veya dört abdest uzvundan ikisi sağlam ise, abdest alıp, yaralı yerleri mesh eder. Mesh zarar verirse, sargı üzerine mesh eder. Abdest uzuvlarının yarıdan çoğu yaralı ise teyemmüm eder. Teyemmüm edenin, bazı yerleri yıkaması caiz değildir.

    Sual: Bir yardımcısız hasta, nasıl abdest alır ve gusleder?
    CEVAP
    Abdest alamayan bir hasta, bir yardımcı bulamazsa, teyemmüm edip namaz kılar.

    Sual: Hasta olan karı-kocanın birbirine abdest aldırması gerekir mi?
    CEVAP
    Karı-koca birbirine abdest aldırması gerekmez. Aldırırsa iyi olur.

    Sual: Şafii mezhebinde, idrar sızmaması için idrar yoluna pamuk koymakta mahzur var mıdır?
    CEVAP
    Dört mezhepte de idrar yoluna arpa kadar pamuk koymakta mahzur yoktur. İdrar yoluna böyle pamuk fitil koymak, Şafii’de orucu bozduğu için Ramazanda gündüzleri koymamak gerekir.

    Sual: Kaşıdığımız yaralardan su çıkınca abdest bozulur mu?
    CEVAP
    Mayasıl, parmak arası pişinti, kabarcık, uyuz, çiçek suları ve yakı konulan yerden çıkan sular abdesti bozmaz diyen âlimler vardır. Zaruret halinde buna göre amel olunur. (R. Muhtar)

    Sual: Taburede oturup uyumak abdesti bozar mı?
    CEVAP
    Temkinli oturup uyunursa abdest bozulmaz.

    Sual: Abdest alana selam verilir mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Ayağımda yara var. Ayakta durunca tazyikten dolayı irin çıkıyor. Abdestimin bozulmaması için oturarak namaz kılsam caiz olur mu?
    CEVAP
    Caiz olur. Maliki’yi taklit ederseniz, kan, irin çıkmakla abdest bozulmuş olmaz.

    Sual: Tırnak yememek için tırnaklarıma oje sürsem, abdeste ve gusle engel olur mu?
    CEVAP
    Evet engel olur.

    Sual: Abdestli iken koltuk altı deodorantı kullanabilir miyim, abdesti bozar mı?
    CEVAP
    Deodorant abdesti bozmaz.

    Sual: Alkollü parfüm kullanmak abdesti bozar mı?
    CEVAP
    Bozmaz.

    Sual: Abdest veya guslederken niyet, eli yıkarken mi yoksa yüzü yıkarken mi yapılır?
    CEVAP
    Her ikisi de olur, burnu yıkarken de, ağzı yıkarken de olur. Niyet edilmese bile Hanefi’de abdest ve gusül yine sahih olur.

    Sual: Abdestten yere düşen suyun üzerine basınca ıslanan çorap necis olur mu?
    CEVAP
    Necis olmaz.

    Sual: Taharetlenirken mecburiyetten sağ elini kullanan günaha girer mi?
    CEVAP
    Hayır günaha girmez.

    Sual: Ele sürülen vazelin abdeste engel olur mu?
    CEVAP
    Vazelin yağ gibi sürülmüşse mahzuru olmaz. Sürülmeden katı halde üste duruyorsa o zaman altına su geçmez.

    Sual: Yüzdeki sivilceden veya siyah kabarcığın içinden çıkan kuru iltihap gibi olan şey abdesti bozar mı?
    CEVAP
    Bahsettiğiniz şeyler, yağ bezleri falan ise abdesti bozmaz.

    Sual: Tuvalette bizim haberimiz olmadan üzerimize idrar sıçrarsa, aldığımız abdest geçerli sayılır mı?
    CEVAP
    İdrarın abdeste zararı olmaz. Çok olursa namaza zararı olur. Maliki mezhebi taklit edilince bilinmeden çok idrar da olsa namaza zararı olmaz.

    Sual: Sandalye veya koltukta sırtımızı arkaya dayamadan, kollarımızı, dizlerimizin üstüne yaslayarak otururken uyumak bozar mı?
    CEVAP
    Temkinli olursa bozmaz. Temkinli olmak demek, abdestin bozulmaması için dikkatli olmak demektir. Dayandığı şey çekilince düşmezse temkinli uyuyor demektir, bozmaz.

    Sual: Seçimlerde oy kullandıktan sonra ele sürülen boya, abdeste mani midir?
    CEVAP
    Seçim boyası abdeste mani değildir.

    Sual: Oyun kağıtlarına el sürmek ve parasız eğlence için oynamak abdesti bozar mı?
    CEVAP
    Bozmaz, fakat kağıt oynamak mekruhtur. Çayına bile oynansa haram olur.

    Sual: Abdest alırken sivilcelerin kimi patlıyor ve çok uzun süre kan akıyor. Bunlarla ilgili abdest alırken nasıl hareket etmeliyim?
    CEVAP
    Kan işinin en kolay yolu Maliki mezhebini taklit etmektir. Maliki mezhebini taklit ediyorum diye kalbinizden geçirirseniz sivilcelerden çıkan kanlar abdestinizi bozmaz.

    Sual: Gusül ve abdestte niyet, kalben etmek mi yoksa ne yaptığını bilmek midir?
    CEVAP
    Kalben niyet etmektir, bilmek değil sadece.

    Sual: Kadının çok saçını mesh etmesi nasıl olur? Saçın üst yüzüne ıslak eli değdirmek mi yoksa hem üstünü hem altını iyice elini gezdirip ıslatmak mı?
    CEVAP
    Saçı uzunsa tutup aşağıya doğru çeker, yani saçın sonuna kadar. Altını falan ıslatmak gerekmez, yaş elin değmesi yeter.

    Sual: Sağ ayağım burkulduğu için alçıya aldılar, herhangi bir kanama veya yara yok, buna rağmen her vakit namazda abdest tazelemem lazım mı, yoksa bir abdestle iki üç vakit namazı kılabilir miyim?
    CEVAP
    Evet, abdest bozulmadan beş vakit de kılabilirsiniz. Bozulunca, abdest alırken alçının üstü mesh edilir.

    Sual: Burundan katı kan gelmesi abdesti bozar mı?
    CEVAP
    Bozmaz.

    Sual: Tavla oynamak abdesti bozar mı?
    CEVAP
    Bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
    (Tavla oynadıktan sonra kalkıp namaz kılan, irin ve domuz kanı ile abdest alıp namaz kılana benzer.) [İ. Ahmed]
    Yani tavla oynamak her ne kadar abdesti bozmaz ise de, yeniden abdest almalı.

    Sual: Abdestin sadece farzlarını almak mekruh mu?
    CEVAP
    Evet, zaruretsiz öyle alınırsa mekruh olur. Mesela her organı bir iki kere yıkamak mekruhtur. Üç kere yıkamak sünnettir. Bir keresi farzdır.

    Sual: Dişler arasındaki diş taşlarının abdeste bir zararı var mı?
    CEVAP
    Zararı olmaz, çünkü kendi elimizde değil ve kolayca da çıkaran bir ilaç yoktur.

    Sual: Mürekkep abdeste ve namaza mani mi?
    CEVAP
    Mani değildir. Kına, mürekkep gibi altına su geçiren boyalar gusle ve abdeste mani değildir. Oje ve yağlı boyalar, altına su geçirmediği için gusle ve abdeste manidir.

    Sual: Bir hastalık sebebiyle zaman zaman burun kanasa abdest bozulmuş olur mu?
    CEVAP
    Burundan kan akarsa elbette abdest bozulur. Ama Maliki’yi taklit edenin abdestini bozmaz. Çünkü elinde olmadan akıyor. Semavi bir özürle aktığı için abdesti bozmaz. Burnunu bir yere vurup kanatsa semavi özür olmadığı için abdesti bozulur.

    [Maliki mezhebini taklit ile ilgili geniş bilgi, Mezhebin Önemi maddesinde, Mezhep taklidi rahmettir kısmında var.]

    Sual: Deniz kenarında bikinili bayanları görüyoruz. Bu durumda guslümüz ve abdestimiz bozulur mu?
    CEVAP
    Bikinili kadınlara bakınca namaz abdesti de bozulmaz, gusül abdesti de. Fakat bakmak günah olur.

    Sual: Müstehcen resim ve ----- filmleri izlemek guslü ve abdesti bozar mı?
    CEVAP
    Guslü de bozmaz, namaz abdestini de. Ama bunları seyretmek haramdır, günahtır.

    Sual: Abdestte çene altını yıkamak gerekir mi? Çene altı avret midir?
    CEVAP
    Hanefi’de çene altını yıkamak gerekmez. Şafii’de gerekir. Kadınlar çene altını da kapatmalıdır.

    Sual: Bir bayanın abdest aldıktan sonra, saçlarını erkeklerin görmesi abdesti bozar mı?
    CEVAP
    Bozmaz. Günah ayrı abdestin bozulmuş olması ayrıdır.

    Sual: Bazen gözümüze küçük bir cisim kaçıyor, başka bir hastalık olmadığı halde bu cisimden dolayı ağrı olabiliyor ve yaş da geliyor. Bu durum abdesti bozar mı?
    CEVAP
    Bozmaz. Soğan doğrayınca da bozmaz.

    Sual: Bir yakınım, otururken-kalkarken (çok sık) gaz kaçırıyormuş. Rükuda ve secdede gaz kaçırdığı için sürekli abdest alıyormuş. Ne yapması lazım?
    CEVAP
    Eğer Maliki mezhebini taklit ederse o zaman böyle özürle yel kaçırması abdesti bozmaz. Sabah aldığı abdestle yatsıyı kılabilir. Tabii abdesti bozan başka şey olmamışsa.

    Sual: Bir vaktin girmesiyle eli veya herhangi bir yeri kanayan bir kimse, farzı kılacak kadar bir zamanda kan durmazsa, vaktin sonuna doğru o haliyle vaktin farz namazını kılabiliyorken, yatsı vaktinin girmesiyle eli kanayan ve kanaması devam eden bir kimse yatsı namazını ve vitri kılmak için yatsının son vakti olan imsak vaktine kadar mı beklemesi lazım?
    CEVAP
    Evet. Ancak Maliki taklit edilirse hemen kılınır, sabaha kadar beklenmez.

    Sual: Parmağım kanıyor. Fakat pıhtılaştı. Sadece suyu değdirince akmaya başlıyor. Namaz vaktinin sonuna dört rekatlı bir namazı kılacak kadar bekleyecek miyiz veya kuru iken üzerine yara bandı sarıp bandın üzerini mesh mi edeceğim veya ne yapacağım?
    CEVAP
    Yara bandı sar ve üzerini mesh et. Eğer Maliki’yi taklit ederseniz, yaradan kan irin aksa da abdestiniz bozulmuş olmaz.

    Sual: Spiral taktırıldığında birkaç gün kanama olabiliyormuş. Bu durumda diş dolgusu sebebiyle Maliki mezhebini taklit eden bir kişi bu süre zarfında namazlarını kılabilir mi?
    CEVAP
    Elbette namaz kılacak. Spiral âdet düzenini de bozabilir. Her namaz vakti abdest alarak kılabilir. Maliki’yi taklit ederse, her namaz vakti abdest almaya lüzum yok. Abdesti bozan başka bir şey olmadıkça, spiralden meydana gelen kanama abdesti bozmaz.

    Sual: İdrar yollarımı üşüttüğüm için devamlı tuvalete gitme ihtiyacı duyuyorum. Namaz kılarken beni rahatsız ediyor, bu durumda kılmam mekruh olur mu? Kaza namazlarına iyileşinceye kadar ara vermem daha mı iyi olur?
    CEVAP
    Mekruh olmaz. Maliki’yi taklit ederseniz, kendiliğinden akıntı olursa abdestiniz bozulmaz. Kaza kılmayı geciktirmeyin. Maliki’yi taklit edip, o hâlinizle kılın.

    Sual: Bir kimse abdest aldığını biliyor. Aradan saatler geçiyor. Sonra diyor ki ben abdestimi unuttum. Hanefi ve Maliki'de bu kimsenin abdesti var mıdır?
    CEVAP
    Abdestli olduğunu unutmak her iki mezhepte de abdesti bozmaz. Yani o kimse abdest aldığını hatırlıyorsa ve abdestini bozmadığını biliyorsa, abdestli olduğunu unutmuş olması Hanefi’de de, Maliki’de de abdestine zarar vermez.

    Sual: Kadın, günde bir defa gelen akıntı için, Maliki’yi taklit eder mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Günde 2-3 sefer akıntısı olan bir hanım özür sahibi midir? Akıntısının ne zaman olduğunu hissetmediği zaman da oluyor. Abdestinden devamlı şüpheleniyor. Bu durumda ne yapması gerekir?
    CEVAP
    Hanefi’de özürlü olabilmek için iki namaz arasında en az bir kere gelmesi gerekir. Yani günde beş kere akıntı gelmesi lazım ki özürlü olasınız. Maliki’de ise günde bir kere gelse hatta üç beş günde bir kere gelse bile yine özürlü oluyor. Onun için Maliki’yi taklit ederseniz akıntılar abdesti bozmaz, isterse namazda gelsin mahzuru olmaz.

    Sual: Bir insanın hem yel hem idrar özrü varsa, nasıl yapmalı?
    CEVAP
    Maliki’yi taklit etmeli. İsterse beş tane özrü olsun, hiçbirisi abdesti bozmaz. Yani elde olmadan çıkan yel, idrar, akıntı, ishal, basur kanı, yaradan çıbandan çıkan kan irin, burun kanaması, gözden ağrı ile gelen yaşlar vs. abdesti bozmaz. Başka abdesti bozan bir şey olmazsa, sabahtan yatsıya kadar namaz kılar Kur'an okur. Çünkü abdesti bozulmadı. Ama Hanefi mezhebinde farklı, Hanefi’de her namaz vakti girince abdest alması gerekir.

    Sual: Abdest aldık, sonunda yüzümüzde kuru yer kalmış olduğunu fark ettik, ne yapacağız?
    CEVAP
    Görünce hemen yıkarız olur biter, isterse Maliki’yi taklit etmiş olalım fark etmez.

    Sual: Akıntısı olan ve yel kaçıran hanımlar da Maliki’yi taklit edebilir mi?
    CEVAP
    Evet. Sadece erkeklere mahsus değil. Kadın da yel kaçırır. Elinde olmadan kaçırmak Maliki’yi taklit edenin abdestini bozmaz. Namaz kılarken böyle bir durum meydana gelirse namaz bittikten sonra abdesti devam eder, namazı da bozulmaz.

    Sual: Hanefi mezhebinde gusül abdesti alırken bir uzvu yıkamayı unutan bir kişi aklına geldiğinde ne yapması gerekir ?
    CEVAP
    Orayı yıkaması yeter. Maliki’yi taklit eden de hemen orayı yıkar.

    Sual: Doktor bir bayanım. Bayanlarda mensturuel sıklusun yani aylık âdet döngüsünün dönemlerine bağlı olarak miktarı ve kıvamı değişen fizyolojik yani doğal akıntı vardır. Bu akıntı meselesi abdest ve namaz konusunda bayanların yaşadığı en büyük sıkıntı. Ancak benim birçok tesettürlü arkadaşım var ve hiçbirinin böyle bir şeyden yani Maliki mezhebini taklitten haberleri yok. O zaman kadınlar Maliki’yi neden taklit etmiyorlar?
    CEVAP
    Bilmedikleri için. Çekinip rahatça soru soramamalarından bu sıkıntıyı çekiyorlar. Maliki’yi taklit etseler rahat edecekler. Bu akıntılar ne abdestlerini ne de namazlarını bozacak.

    Ayrıca, iç çamaşırına akıntı bulaşmış ise, temizini bulmak zor olursa, bunu değiştirmeden namaz kılabilir. Maliki’de necaseti temizlemek farz değil. İhtiyaç halinde necasetle namaz kılmak caizdir.

    Sual: Doğal akıntı sarı akıntı mı, rengi nasıl? Evlide bekârda değişir mi? Menopozdan sonra da doğal akıntı olur mu? Bu doğal akıntı nedir, diğerlerinden farkını nasıl anlayacağız?
    CEVAP
    Nisaiye uzmanı bayan doktor diyor ki:
    Doğal akıntı denilen şeyin rengi aslında şeffaf-beyaz arasıdır. Ancak bu akıntı çamaşırda veya pamukta birikince ve biraz bekleyince sarımsı renk alır. Dolayısıyla çamaşırda görülen sarı renk doğaldır. Evlide bekârda aynıdır. Menopozdan sonra olmaz, ancak eğer hormon hapı kullanılıyorsa, bir rahatsızlık varsa olabilir.

    Sual: Diğer hak mezheplerimize göre abdest hükümleri nasıldır?
    CEVAP
    Abdestin farzları Hanefi’de 4’tür: Kolları ve yüzü yıkamak, başı meshetmek ve ayakları yıkamak. Şafii’de 6’dır: Ayrıca niyet ve tertip de farzdır. Maliki’de 7’dir: Niyet, muvalat (peş peşe yıkamak) ve delk (ovmak) da farzdır. Başın da tamamını meshetmek farzdır. Hanbeli’de 10’dur: Tertip, muvalat, ağzı ve burnun içini yıkamak da farzdır. Başın da tamamını meshetmek farzdır [kulaklar başa dahildir]. Besmele çekmek ve niyet abdestin sıhhatinin şartı olarak farzdır. Hanefi ve Şafii’de niyet yüzü yıkarken, Maliki ve Hanbeli’de elleri veya yüzü yıkarken yapılır. Başı tamamını meshetmek Maliki ve Hanbeli’de farz, Hanefi ve Şafii’de sünnettir.

    Deriden kan çıkınca, Hanefi’de abdest bozulur. Diğer üç mezhepte bozulmaz.
    Deve eti yemek ve ölü yıkamak Hanbeli’de abdesti bozar, diğer üç mezhepte bozmaz.

    Mahrem olmayan kadının eline veya derisine çıplak olarak dokununca Şafii ve Hanbeli’de abdest bozulur. Maliki’de şehvetli dokunursa bozar. Hanefi’de şehvetli de olsa bozmaz.

    Sual: Hz. Ali, ayağına batan bir okun acısını duymamak için “Ben namaza durunca çıkarın” buyuruyor. Halbuki ayağı yaralı olduğu için kan akıyor. Bu durumda abdest bozulacağı için namaz bozulmuş olmaz mı? Hz. Ali niye böyle namaz kıldı?
    CEVAP
    Yarasından kan akan özür sahibi olabilir. O haliyle namaz kılar. Devamlı idrar ve yel kaçıran da özürlü olarak namazını kılar. Sonra diğer üç mezhepte kanamak abdesti bozmaz. Belki Hz. Ali'nin ictihadı öyle idi.

    Sual: Erkek veya bayan kadın doktoru veya ebe, Ramazanda, abdestli iken bir kadına doğum yaptırsa, orucu, guslü veya abdesti bozulur mu?
    CEVAP
    Hanefi mezhebindeki kadın doktorunun veya ebenin, Ramazan-ı şerifte doğum yaptırmakla orucu, abdesti ve guslü bozulmuş olmaz.

    Zaruretsiz erkek doktora doğum yaptırmak caiz olmaz.

    Sual: Bazı kimseler abdestte, yüzlerini yıkadıktan sonra başa mest yapıp sonra kolları yıkıyorlar. Sünnet şekli yüzü, sonra kolları yıkamak, sonra başa mesh etmek değil midir?
    CEVAP
    Evet Hanefi’de o sıra ile yıkamak sünnettir. Şafii’de ise farzdır. Bütün din kitapları böyle yazar. Kur'an-ı kerimde abdest âyetinin meali şöyledir:
    (Ey inananlar, namaza kalktığınızda yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi, başlarınızı meshedip topuk kemiklerine kadar ayaklarınızı yıkayın.) [Maide 6]

    Abdestin âyetteki sıraya göre alınacağı hadis-i şeriflerde de bildirilmiştir. Birinin meali şöyledir:
    (Hz. Osman abdest alırken, üç defa ellerini yıkadı; sonra üç defa ağzını ve burnun içini; sonra üç defa yüzünü; üç defa dirseklerine kadar sağ ve sol kolunu yıkadı; sonra da başının tamamını meshedip üç defa sağ ayağını, üç defa sol ayağını topuklarına kadar yıkadı. Sonra, "Resulullah böyle abdest alıyor" dedi.) [Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi]

    Sual: Abdestten sonra havlu ile kurulanmak caiz midir? Şafiiler niçin kurulanmıyor?
    CEVAP
    Hanefi’de abdest aldıktan sonra kurulanmak caizdir, mahzuru yoktur. Hatta müstehap diyen âlimler vardır. Kışın soğukta kurulanmasa zararı olabilir. Ekvatora yakın sıcak memleketlerde kurulanmak o kadar önemli değildir. Şafii’de kurulanmamak evladır. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Abdest aldıktan sonra temiz bir havlu ile kurulanmakta beis yoktur. Kurulanmamak iyidir. Çünkü abdest suyu, diğer amellerle beraber tartıya girer.) [İ. Asakir]

    Sual: Şeytan tırnağı denilen, tırnak kenarında ete batan kısım koparılınca abdest bozulur mu?
    CEVAP
    Abdest bozulmuş olmaz. Saç, sakal, bıyık, tırnak kesmekle de abdest bozulmuş olmaz. Kesilen yerleri yıkamak lazım olmaz. Derideki yaraya merhem sürülmüş ise, merhemin üstü yıkanır. Yıkamak yaraya zarar verirse, mesh edilir. Yıkadıktan sonra merhem düşerse, altı iyi olmuş ise, altı yıkanır, iyi olmamış ise, yıkanmaz.

    Sual: Ağızdaki kanı yutmak abdesti ve orucu bozar mı?
    CEVAP
    Ağzın içi, abdestin bozulmasında, iç organ sayılır. Orucun bozulmasında, bedenin dışı sayılır. Bunun için, dişten ve ağızdaki yaradan çıkıp ağızdan dışarı çıkmayan kan abdesti bozmaz. Ağızdan dışarı çıkınca, tükürükten çoksa bozar. (Halebi)

    Ağız bazen bedenin içi sayılır. Bunun için, oruçlu kimse, tükürüğünü yutarsa, orucu bozulmaz. İnsanın içindeki necasetin mideden bağırsağa geçmesi gibi olur. Ağızdaki yaradan yahut mideden ağza kan çıkması, abdesti ve orucu bozmaz. Bu kanı tükürünce veya yu-----, tükürük kandan çok ise, yani sarı ise, yine bozulmaz. Mideden gelen başka şeyler ağza geldiği zaman da böyle olup, abdest ve oruç bozulmaz. Ağız dolusu, ağızdan dışarı çıkarsa, ikisi de bozulur. Ağzın içi, bazen de, bedenin dışı gibi olur. Ağza su alınca oruç bozulmaz. (Bahr-ür-râık, Cevhere)

    Demek ki, ağızdaki kanı tükürünce orucu bozulmaz, yu----- da abdest bozulmaz. Kan yutulursa oruç bozulur, tükürülünce de abdest bozulur.

    Sual: Kolları yıkadıktan sonra, eldeki yaşlıkla başı mesh caiz mi?
    CEVAP
    Hayır.

    Sual: Sargılı ayağa mesh etmek mi lazım?
    CEVAP
    Evet sargıların üstü meshedilir.

    Sual: Ayağım topuk kemiğinden kesik olduğu için protez kullanıyorum. Protezi giyip çıkarmam zordur. Bu özür olur mu?
    CEVAP
    Evet. Protezin üstünden mesh etmek caizdir.

    Sual: Takke veya sarık üzerine mesh caiz mi?
    CEVAP
    Hayır.

    Sual: Boynu mesh etmek bid’at mi?
    CEVAP
    Boynu mesh etmek, bid’at değil sünnettir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
    Resulullah, başının tamamını, kulaklarının da iç ve dış kısımlarını mesh ederdi. (Tirmizi, Ebu Davud)

    Boynu meshetmeye müstehap diyenler var ise de, el-Bahr ve diğer kitaplarda sünnet olduğu bildirilmiştir. Gırtlağı mesh etmek ise bid’attir. (Redd-ül muhtar)

    Yine Nimet-i İslam kitabının abdestin sünnetlerinin on altıncısında diyor ki:
    (Baş ve kulaklardan sonra, iki elin arkası ile boynu mesh etmek.)

    Boynu meshetmenin sünnet olduğu bütün fıkıh kitaplarında vardır.

    Sual: 13 yaşında buluğa eren kızım akıntıdan dolayı Maliki mezhebine uyabilir mi?
    CEVAP
    Elbette, akıntısı o zaman abdestini bozmaz.

    Sual: Ayağında mantar ve yara olan, ayakta durunca tazyikten dolayı kan veya irin çıkan abdestinin bozulmaması için oturarak kılması caiz midir?
    CEVAP
    Evet caizdir. (Hindiyye)
    Böyle hallerde Maliki mezhebini taklit etmek iyi olur. Maliki taklit edilirse, çıkan kan, irin abdesti bozmaz. Bunun gibi sebeplerle veya başka bir özürden dolayı Maliki mezhebi taklit edilirken, gusülde, abdestte ve namazda Maliki’nin farzlarına ve müfsitlerine riayet etmek gerekir.

    Sual: Hastalıkla sık sık kusan, Maliki’yi taklit ederse abdesti bozulmamış mı olur?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Gazdan çok rahatsızım. Bazen abdestimi tutamadığım da oluyor. Maliki’yi taklit caiz mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Ameliyatla, karnımdan delik açılarak torba bağladılar. Torbadan bazen necaset sızıyor. Maliki’yi taklit caiz mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Bir arkadaşımın diş etleri çok zayıf. Abdest alırken ağzına su verince hatta bazen ağzına su vermese bile diş etleri kanıyor. Bu arkadaşım ne yapmalı?
    CEVAP
    İki namaz arasında bir kere kanıyorsa özür sahibi olur, her beş vakitte abdest alması gerekir. Eğer Maliki’yi taklit ederse, diş kanamaları abdesti bozmaz. Bir abdest ile, abdesti bozan başka bir şey olmasa istediği kadar namaz kılar mesela sabah abdesti ile yatsıyı bile kılar.

    Sual: Basur hastasıyım, kanama oluyor, çamaşırım kirleniyor. Abdestli durmam zor. Bir kolayı yok mu?
    CEVAP
    Kolayı var. Maliki mezhebini bu konuda taklit ederseniz, basurdan akan kan, abdesti bozmadığı gibi, necis de sayılmaz. Yani namaz içinde kan gelse, hem abdestiniz bozulmaz, hem de çamaşırı kirleten kan, necis sayılmadığı için o hâliyle kılabilirsiniz.

    Namazdan önce kan gelirse, yine abdestinizi bozmaz ancak imkan ve vakit varsa çamaşırınızı değiştirmeniz gerekir, çünkü kendi mezhebimizden çıkmış değiliz. İmkan yoksa, o hâliyle kılmak caizdir.

    Sual: Yaşlı anne babam abdestte çok sıkıntı çekiyorlar. Ne tavsiye edersiniz?
    CEVAP
    Yaşlılar genelde özür sahibi olurlar. Bunlar Maliki’yi taklit ederse akıntıları, yel kaçırmaları, idrar kaçırmaları, kanamaları abdestlerini bozmaz. Nasıl diş dolgusu için Maliki taklit ediliyorsa hastalık için de aynen taklit edilir

    Sual: Hastalık veya hamilelik sebebiyle sık sık kusan kimsenin abdesti bozulur mu?
    CEVAP
    Maliki’yi taklit ederse bozulmaz.

    Sual: Sık sık veya ara sıra burnu kanayan kimsenin, namazda iken burnu kanasa abdesti ve namazı bozulur mu?
    CEVAP
    Maliki’yi taklit ederse, abdesti de namazı da bozulmuş olmaz.

    Sual: Ara sıra elde olmadan yel ve idrar kaçırmak abdesti bozar mı?
    CEVAP
    Maliki taklit edilirse bozmaz.

    Sual: Çalışan bir bayanım. Tenha yer bulup abdest almakta zorluk çekiyorum. Hastalığım sebebiyle iğne oluyorum, kan çıkabiliyor. İçinde bulunduğum durumdan dolayı Maliki’yi taklit etmem caiz olur mu?
    CEVAP
    Evet caiz olur. Yabancı erkekler yanında kolları açmak haramdır. Haram işlememek için de mezhep taklit edilir.

    Sual: İdrar için, sonda takıldı. İdrar, bir torbada birikiyor. Üstüm başım necasetlidir. Bu durumda Maliki’yi taklit edip necasetli çamaşır ile namaz kılmam caiz midir? Yoksa kılmayıp iyi olunca mı kaza etmeliyim?
    CEVAP
    Kazaya bırakmak haramdır, başka çareniz olmadığı için, o hâliyle kılmak caizdir. Maliki’de necaset namaza mani değildir.

    Sual: Kadınların hayzı bittikten sonra, istihaza yani özür hâli oluyor. Normal akıntıları da oluyor. Bunlar için Maliki’yi taklit edebilir mi?
    CEVAP
    Evet taklit eder ve bu durumlar abdesti bozmaz.

    Sual: Bir yerimiz kanıyor. Kan az da olsa akıyor. Namaz vakti de çıkacaksa veya daha vakit var ise ne yapmalıyız?
    CEVAP
    Yaranın üstüne yara bandı sarmalı. Abdest alıp Maliki'ye uyarak namaz kılmalıdır. Bandın üstünü mesh etmek yeterlidir. Bu abdestle, abdesti bozan başka bir şey olmadığı müddetçe sayısız vakit namaz kılınabilir. Yaradan kan akıyor diye tekrar abdest almak gerekmez.

    Sual: Abdestten sonra ara sıra “Acaba başımı mesh ettim mi?” veya “Abdestim var mı?” diye şüphe eden ne yapar?
    CEVAP
    Vesvesedir, buna itibar etmez, yeniden abdest almaz.

    Sual: "Varis çorabına mesh edilebilir. Çünkü altı yara hükmündedir" diyorlar. Böyle bir şey mümkün olur mu?
    CEVAP
    Varis çorabı hiç ayaktan çıkmayacak diye bir şey yok. Gece yatarken çıkarılır. Bir abdest alacak kadar çıkarmanın da mahzuru olmadığını doktorlar söylüyor. Bu bakımdan varis çoraba mesh edilmez.
    Eğer salih ve uzman bir doktor, "Abdest alacak kadar bir zaman da yine varis çorabı çıkarılamaz" derse, orası yara gibi olur, mesh etmek caiz olur.

    Sual: Günde bir defa veya iki günde bir defa idrar kaçırıyorum. Bazen namazda kaçırdığımı sanıyorum. Namazım sahih oluyor mu?
    CEVAP
    İdrar kaçıran, fakat sizin gibi özür sahibi olmayan kimse, temiz olarak bağladığı bezde yaşlık görür, ne vakit damladığını bilmezse, hayz kanında olduğu gibi, gördüğü anda damladı sayılır. Şüphe eden kimse, namaza dururken beze bakar, yaşlık görürse, yeniden abdest alır. Namazda iken şüphelenirse, selam verince hemen bakıp, damlamış olduğunu görürse, namazını iade eder. Selamdan birkaç dakika sonra bakıp görürse, namazını abdestli kılmış sayılır.

    Bu durumda olan kimse, Hanefi’de özürlü sayılmaz ise de, Maliki’de özürlü sayılır. Onun için Maliki mezhebini taklit ederse, idrar kaçırmakla abdesti bozulmuş olmaz ve namazda iken beze veya çamaşıra akan idrar da necis sayılmaz. Bu ruhsattan faydalanıp kendimizi sıkıntıya sokmamalıyız.

    Sual: Dişini çektiren kimsenin kanaması devam ediyorsa, vaktin sonunu mu bekler, yoksa hemen kılabilir mi?
    CEVAP
    Vaktin sonunu beklemesine lüzum yoktur, hemen kılabilir. Çünkü ağızdan kan çıkmadığı müddetçe, abdest bozulmuş olmaz.

    Ağzı tuz ile gargara yaptıktan sonra, pamuk konur. Sonra abdest alıp namaz kılınır. Şayet namaz kılarken ağızdan dışarı kan çıkarsa abdest bozulur. Abdestin bu sebeple bozulmaması için, abdest alırken Maliki taklit edilir. O zaman dişten gelen kan, ağızdan dışarı çıksa da abdest bozulmuş olmaz.

    Sual: Bazı hastalıklar için ayak altına Chi -----e denilen Çin yakısı vuruluyor. Bu yakı, vücuttaki toksinleri emiyor. Yakı, çıkarıldığı zaman su ile ıslatmış gibi yamyaş oluyor. Sağlam deriden çıkan bu toksinli su, abdesti bozar mı?
    CEVAP
    Aynen ter gibidir, dört mezhepte de abdesti bozmaz.

    Sual: Kulaklar hangi parmakla mesh edilir?
    CEVAP
    Kulakların dışı baş parmakla, içi şehadet parmağı ile mesh edilip, küçük parmaklar deliğe sokulup tahrik edilir. (İslam ahlakı)

    Şehadet parmakları kulakların iç tarafına ve baş parmakların iç yüzü, kulak arkasına konup, kulaklar yukarıdan aşağı mesh edilir. Kulağı mesh ederken birer parmağı, kulak deliğine sokmak müstehaptır. (S. Ebediyye)

  2. #2
    Mareşal
    HeLiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Namazın farzları 12’dir. Bunların altısı içinde, altısı dışındadır. Dışındaki farzlara şart denir. Namazın içindeki farzlara rükün denir.

    A- Namazın dışındaki farzlar:

    1- Hadesten taharet:
    Abdestsiz olanın abdest alması, cünüp veya hayzlı ve nifaslı olanın gusletmesidir.

    2- Necasetten taharet:
    Namaz kılanın, vücudunu, elbisesini ve namaz kılacağı yeri, necasetten yani dinimizde pis sayılan şeylerden temizlemesidir.

    3- Setr-i avret:
    Avret yerini örtmek demektir. Namaz kılarken açması veya her zaman başkasına göstermesi ve başkasının da bakması haram olan yerlerine (Avret mahalli) denir. Erkeğin avret yeri, göbeğinden dizi altına kadardır. Kadınların ise, yüz ve ellerinden başka her yeri avrettir.

    4- İstikbal-i kıble:
    Namaz kılarken kıbleye dönmektir.

    5- Vakit:
    Namazı, vaktinde kılmaktır.

    6- Niyet:
    Namaza dururken kalb ile niyet etmektir. Yalnız ağız ile söylemeye niyet denmez. Namaza niyet etmek demek, ismini, vaktini, kıbleyi, cemaatle kılınıyorsa imama uymayı, kalbden geçirmek demektir. Niyet, başlama tekbiri söylenirken yapılır.


    B- Namazın içindeki farzlar:

    1- İftitah tekbiri:
    Namaza başlarken “Allahü ekber” demektir. Başka kelime söylemekle, tekbir alınmış olmaz.

    2- Kıyam:
    Namazda ayakta durmaktır. Ayakta duramayan hasta, oturur. Oturarak kılamayan yatarak ima ile kılar.

    3- Kıraat:
    Namazda, Kur'an-ı kerimden sure veya âyet okumaktır.

    4- Rüku:
    Ayakta okuma bittikten sonra, eğilip elleri dize koymaktır.

    5- Secde:
    Rükudan sonra yere kapanmaktır.

    6- Kâde-i âhıre [son oturuş]:
    Son rekatta Ettehıyyatüyü okuyacak kadar oturmaktır.

  3. #3
    Mareşal
    HeLiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Zekat nisabı nedir
    Zekat nisabı nedir, nasıl hesaplanır?

    Daha kolay anlaşılması için maddeler halinde yazalım:
    1- Zekat nisabı, 20 miskal, yani 96 gr altın veya bu değerde para, ticaret eşyasıdır.

    2- Senetli, senetsiz alacaklar nisap hesabına dahil edilir. Alacaklar tahsil edildikten sonra zekatları verilir. Daha almadan da zekatları verilebilir.

    3- Borçlar, mevcut paradan veya maldan çıkarılır. Geri kalanın zekatı verilir.

    4- On yıl sonra alınacak para, zekat nisabına dahil edilir. On yıl sonra ödenecek borç zekattan düşülür.

    5- Kayıp olmuş, gasp olunmuş, gömüldüğü yer unutulmuş mal ve inkâr olunan alacaklar, nisap hesabına katılmaz ve ele geçerlerse, önceki senelerin zekatları verilmez.

    Senetli veya iki şahitli olan veya itiraf olunan alacaklar, iflas edende ve fakirde de olsa, nisaba katılır. Ele geçince, geçmiş yılların zekatı da verilir.

    6- Bir hanım mehr-i müeccel olarak kocasından alacağı altınları zekat nisabına katar.

    7- Zekata tâbi malların veya paranın, sene içindeki azalıp çoğalmasına itibar edilmez. Nisaba malik olduktan bir sene sonra elde kalan mal, nisabı buluyorsa kırkta biri zekat olarak fakirlere verilir. Nisaptan aşağı ise verilmez.

    8- Ticaret için olmayan evler, arsalar, vasıtalar, fabrikalar, demirbaş eşyalar zekat nisabına dahil edilmez. Ticaret için alınıp ticaret için saklanan malların, altın, gümüş, yerli ve yabancı paraların ve elden ele dolaşan hisse senetlerinin zekatı verilir. Evin, apartmanın, arabanın, zekatı olmaz. Araba, ev ve arsa alıp satan kimse, bunların zekatını verir. Çünkü bunlar ticaret malı olmuştur. Ev yaptırmak için arsa alan, bunun zekatını vermez. (Dürer)

    9- Zekat verirken bilezik, yüzük gibi altınların işçilik ve sanat değerine değil, ağırlığına itibar edilir. Yani 12 ayardan fazla olan bütün altınlar, tartılır. Kırkta biri zekat olarak verilir.

    10- Bilezik, zincir, küpe, yüzük gibi çeşitli ayarlarda altını olan kimse, bunların içinden en yüksek olanının ayarından vermesi evla, ortalamasını hesap ederek vermesi caiz, en düşüğünden vermesi ise, mekruhtur.

    11- Kadınların altın ve gümüşten başka diğer süs (ziynet) eşyaları zekata tâbi değildir. Pırlanta, elmas gibi ziynet eşyalarının zekatı verilmez. Şafii'de ise, kadınların altın ve gümüş dahil süs olarak taktıkları ziynetlerin zekatı verilmez. (Hidaye)

    12- Zekata tâbi mallar, altın liraların en düşüğünün alış fiyatına göre hesap edilir.

    13- Hisse senetlerinin nâma [isme] ve hâmiline [taşıyana] yazılı olanları vardır. İsimsiz, hâmiline yazılı olanların devir kabiliyetleri vardır. Yani döviz gibi elden ele dolaşır. İstendiği zaman satılabilir. Bu senetler ticaret malı gibi, zekatın hesap edildiği tarihteki piyasa değeri üzerinden nisaba dahil edilir. Nâma yazılı hisse senedi alan, sene sonunda, fabrikanın demirbaş mallarının haricindeki parasını zekat nisabına dahil eder.

    14- Gölde yetiştirilen balıklar satılınca, bu para diğer zekata tâbi mallarla beraber nisaba ulaşırsa zekatı verilir. Birkaç ineği olup çok süt satan, ineklerin zekatını vermez, fakat sene sonunda sütten elde ettiği para zekat nisabına dahil edilir.

    15- Zekat nisabına malik olan zengindir.


    Sual: Alınacak maaşlar zekat nisabına katılır mı?
    CEVAP
    Memur ve işçilerin alacakları maaş ve ücretler, ellerine geçmeden önce nisap hesabına katılmaz.

    Sual: İşten çıkarılanlara, ödenmeyen maaş ve tazminatlarına karşılık 3-4 ay sonrasına senet veriyorlar. Bu senetlerin, o gün geldiğinde ödenip ödenmeyeceği de kesin değil. Elinde böyle 3-4 milyarlık senedi olan bunu nisaba katar mı?
    CEVAP
    Çekler maaş gibi değildir. Bunlar nisap hesabına katılır. Elinde kurban kesecek kadar parası olan kurban keser. Zekat için de, paralar eline geçince zekatını verir. Şimdi de, zekatlarını verse mahzuru olmaz.

    Sual: Paylaşılmamış miras malımız var. Nisaba dahil edilir mi?
    CEVAP
    Evet edilir.

    Sual: Altın diş nisaba katılır mı?
    CEVAP
    Evet katılır.

    Sual: Sonradan satmaya niyet edilen arsa zekat hesabına dahil edilir mi?
    CEVAP
    Edilmez.

    Sual: Hanımına mehr borcu olan erkek, bu miktarı zekat nisabından düşer mi?
    CEVAP
    Evet. Kime borcu olursa olsun, borçlar çıkarılır.

    Sual: 25-30 senelik vadeli taksitlerle alınan krediler zekat hesabında borç olarak düşülür mü?
    CEVAP
    Evet bütün taksitleri düşülür. 30 yıllık taksiti olsa da hepsi düşülür.

    Sual: Bugün zekat günümdür. On gün sonra, hac için yatıracağım para, zekat nisabından düşülür mü?
    CEVAP
    Hayır.

    Sual: Zekatı hesaplarken, kira da borç grubuna girip maldan düşülür mü?
    CEVAP
    O ay verdiğiniz kira düşer, gelecek aylarınki düşmez.

    Sual: Devre mülk zekat nisabına girer mi?
    CEVAP
    Girmez.

    Sual: Zenginlik nisabını yeniden ele almalı diyorlar. Zekat nisabı belli değil midir?
    CEVAP
    Gazeteleri okuyan, TV’leri seyredenler, sanki din yeni ortaya çıkmış gibi, hakiki İslam âlimlerince açıklanıp, onaylanıp 14 asırdır uygulanan dini hükümleri değiştirmeye kalkanlar çıkıyor. Kimi tesettürü kaldırıyor, kimi bayanlara hayz ve nifas hallerinde namaz kıldırıyor, kimi kaderi inkâr ediyor, (Fakirlik kaderimiz değil) diyerek, güya alınyazısını değiştirmeye kalkıyor. Kimi haricileri, İslam tarihinde ilk demokrat ve cumhuriyetçi fırka diye övüyor.

    Kimi yakında kıyamet kopacak diyor. Hele tuhaf biri, (İstanbul’da büyük deprem olacak, 5 milyon kişi ölecek, aklı olan İstanbul’u terk etsin) diyor. Kıyametin ne zaman kopacağını Allah’tan başka hiç kimsenin bilmediği Kur’an-ı kerimde yazılıdır. Depremin de bugün için önceden bilinmesi mümkün değildir. Gaybdan haber verircesine, milleti sıkıntıya sokmak haramdır.

    Dünyada da reform hareketi sürüyor. İslam’ın beş şartından biri olan namazı, sahih olmasın diye vakti girmeden kıldıran yerler var. Sahih olmaması için hac bir gün önce yaptırılıyor. Zekat, altın, gümüş veya ticaret ettiği maldan verilmesi gerekirken, ticaret malından değil de, başka maldan veriliyor. Böylece zekatlar da sahih olmuyor. Şimdi de kurban ibadeti kaldırılmak isteniyor. Kurban kesilmeyip parası yoksullara verilmesi isteniyor. Dinimiz, (Muhtaç insanlar olduğu zaman kurban kesmeyip parası yoksullara verilsin) diyemez miydi? Peygamber efendimiz böyle bir şeyi düşünememiş mi, 1400 yıldan beri gelen âlimler düşünememiş mi?

    Son olarak da zenginlik nisabını yeniden ele alıp bozmaya çalışanlar var. Dinimiz kâmil değil midir? Eksik olan nesi vardır? Namazın, orucun, zekatın, nisabın yeni bir şekli olur mu? Reformcu, (Dine göre, malların değeri değişmiş, kim zengin, kim fakir belli değil. Mesela ortalama 40 davarın değeri 2.5 milyar, beş devenin bedeli 5 milyar, 30 sığırın bedeli 10 milyar. Gümüşe göre 60, altına göre 500 milyondur. Bunun ortalamasını almak gerekir. Siz, 500 milyonu olanı zengin sayar, 29 sığırın bedeli olan 9 milyarlık adamı fakir sayarsanız, bu adaletli olmaz) diyor. Biri çıkıp da niye dinimizle oynuyorsunuz demiyor.

    Böyle bir teklifi, ya dini bilmeyenler veya dini kasten bozmak isteyenler yapar. Dinimizde, bir adamın 29 ineği ve 39 koyunu ve 4 devesi olsa, ayrıca 50 gram da altını olsa zekat vermez. Hatta yün için, yük taşımak için, binmek için olan hayvanları varsa onların da zekatı olmaz. Çünkü deve, sığır gibi başka cinsten sâime hayvanlar, birbirlerine ve ticaret eşyasına eklenmezler. Bu kadar mala sahip olan kimse, yaklaşık 20 milyarlık bu insan zekat vermez. Din böyle bildirmiş. Sen bunları birbirine ilave edersen dinin bildirdiği yolu bırakmış olursun. Bu kadar malı olmayıp da 100 gram altını olan kimse, dinen zengindir. Zekat vermesi gerekir. Reformcunun (malı çok olan zekat vermiyor da, malı az olan zekat veriyor) demesi yersizdir. Hatta bir kimse, fakir de olsa, toprak mahsullerinin uşrunu vermesi gerekir.

    Problem diye çıkarılan bu meseleler, kitaba uymamaktan ileri gelmektedir. Dinimiz eksik değildir. Kitaplara göre amel edilirse, hiçbir mesele kalmaz. Kitaplarda eşyanın değeri, dövize, koyuna, sığıra veya deveye göre tayin edilmez. (Keşf-i rümûz) kitabında (Eşyanın kıymetleri altın ve gümüş ile anlaşılır) deniyor. Şimdi, gümüşün altına nazaran kıymeti, yedide birden çok düşük olduğu için, zekat hesaplarının yalnız altın lira ile kıymetlendirilmesi lazım olduğu İbni Âbidin’de bildirilmektedir.

    Ticaret eşyasının kıymeti, para olarak kullanılmayan altın ve gümüş ile hesap edilmez. Hükümet tarafından damgalı altın liralardan kıymeti en az olanı ile hesap edilir. Kitaba inananlar için işin esası budur.

    Fakirin lehi dinde ölçü mü?
    Sual: Dinde yenilikçi bir yazar, fakirin lehine diyerek zenginlikteki nisap miktarını 96 gramdan 80’e indiriyor. Yaptığı dinde reform değil midir?
    CEVAP
    Ölçü birimleri, Şer’i birimler, Urfi birimler olmak üzere ikiye ayrılır. Şer’i birimler, Peygamber efendimizin zamanında kullanılan birimlerdir. Urfi birimler, şer’i birimlerden farklıdır. Urfi birimler, hükümetin kabul ettiği birimlerdir. Altının nisabı 20 miskaldir. Bir miskalin ağırlığı dört mezhepte farklıdır. Hanefi’de bir miskal, 20 kırât’tır. Bir kırât-ı şer’i ise, kabuksuz, uçları kesilmiş, kuru 5 arpadır. Hassas terazi ile bu vasıftaki 5 arpanın 0,24 gr olduğu tespit edildi. Şu halde bir şer’i miskal, yüz arpadır, yani, 4,8 gramdır. 20 miskal altın ise (20x4,8) = 96 gramdır.

    Urfi kırâtın ağırlığı olan 0,20 ile çarpılırsa, bulunan 4 gr, miskalin ağırlığı olmaz. Altının nisap miktarını bu yanlış miskale göre yapıp, 4x20 = 80 gr demek doğru olmaz. İbni Âbidin hazretleri, mal zekatı kısmında, (Kırât-ı urfi 4 arpadır) buyuruyor. Yazar, (Önceleri İslam âlimlerine uyarak altının nisabının 96 gr olduğunu açıklamıştım. Fakat fakirin lehine olduğu için şimdi 80 gramı esas alıyorum) diyor. Fakirin lehi her yerde, her zaman dinde ölçü olur mu? Madem ölçü oluyorsa, ne diye 70 gr değil de, 80 gr alınıyor? 10 gr alınsa fakirin daha lehine değil midir? Hatta bu ölçüyü temelli kaldırsalar, fakirlerin lehine olmaz mı? Âlimlerin bildirdiği ölçüye uymadan, fakirin lehine diye altının nisap miktarını değiştirmek dinde reform olur. Kendi görüşüne göre dini değiştirmeye kalkan reformculara itibar etmemelidir! Mutlaka muteber bir kitaptan kaynak istemelidir!

    Dini emirler çağa göre değişmez
    Sual: Her yıl, zekat için 20 miskal altından, fıtra için şu kadar ölçek un veya buğdaydan söz edilir. Buna ne lüzum vardır? Zekat ve fıtra miktarlarının Türkiye’de TL’ye, Almanya’da Euro’ya göre hesaplanıp ilan edilmesi gerekmez mi? Bir de Şafiiler, deterjan varken, toprakla necaset temizliyorlar. Niçin zamanımıza uymuyorlar?
    CEVAP
    Dini kuran biz değiliz ki, değiştirme yetkisi bizde olsun! Dinimize ilave ve çıkarma yetkisi kimsede yoktur. Dinde yapılacak değişikliklere bid’at denir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Her bid’at dalalettir, dalalet ehli de Cehennemdedir.) [Müslim]

    Dinimiz, zekat, fıtra ve kurban nisabının ve eşyanın kıymetlerinin altın ve gümüş ile tespit edileceğini bildirmektedir. (Keşf-i rümûz)

    Nisap miktarları, resmi damgalı, altın veya gümüş paralardan, kıymeti en az olan ile hesap edilir. Para olarak kullanılmayan altın ve gümüş ile hesap edilmez. Kıyamete kadar böyledir. Mesela bugün, Aziz, Hamit gibi altınlardan kıymeti en az olan ile hesap edilir. 20 miskal altını veya bu değerde ticaret malı olan kimse, dinen zengin sayılır. Bu malın üzerinden bir sene geçmişse, zekatını verir. (R. Muhtar)

    Koyun zekatı kırkta birdir. Kırk koyunu olan, birini zekat verir. Bunu otuzda bir veya ellide bir yapmaya hiç kimsenin yetkisi yoktur. Sadaka-i fıtr için de belli ölçekte buğday, un, arpa, hurma ve kuru üzüm verilir. Yani bunların bildirilen miktarı ölçü olarak alınır. Muza göre veya cevize göre olmaz. Dinimiz neyi bildirmişse, o ölçü alınır. Mesela dinimiz, (Fıtra olarak, 3500 gr arpa veya değeri kadar altın veya gümüş verilir) diyorsa, Kıyamete kadar bu böyle devam eder. Karadenizli fındığı, Akdenizli portakalı ölçü alamaz.

    Dini kim koydu ise, değiştirme yetkisi de ondadır. Çağa göre dini emirler değişmez. Her çağa göre yeni yorum getirilmez. Çağa göre tefsir olmaz. Şafii mezhebinde, köpek bir yere yaş olarak dokunursa, orasını bir defa topraklı olmak üzere yedi defa su ile yıkamak gerekir. (Bugün sabun ve deterjan var, toprakla yıkamaya lüzum yok) denemez. Dinimizin bildirdiği emirlere aynen uyulur. Uymak istemeyenlere sözümüz yoktur.

Benzer Konular

  1. Osiloskop Kullanımı , Temel Bilgiler
    By ABYSS in forum Elektronik
    Cevaplar: 4
    Bölüm Listesi: 07-01-2007, 07:18 PM
  2. İslam Dİni hakkında bazı temel bilgiler
    By HeLiN in forum Dini Bilgiler
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 03-25-2007, 12:15 AM
  3. hı-fı ile ilgili temel bilgiler..2..
    By ByemonaR in forum Ses, Görüntü, Sinema Sistemleri
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 01-08-2007, 01:11 AM
  4. hı-fı ile ilgili temel bilgiler..1..
    By ByemonaR in forum Ses, Görüntü, Sinema Sistemleri
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 01-08-2007, 01:07 AM
  5. Aküler Hakkında Temel Bilgiler
    By xCaLiBrEx in forum Makina & Otomotiv
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 11-01-2006, 06:37 AM

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • Eklenti Ekleyemezsiniz
  • You may not edit your posts
  •  
[Gizlilik Politikası]-[UslanmaM Kuralları]-[UslanmaM İletişim/Contact]