USLANMAM
USLANMAM öğesini iGoogle sayfanıza ekleyin.
UslanmaM En Kaliteli Bilgi Adresiniz
Geri git   USLANMAM > DİNİMİZİ TANIYALIM > Dini Bilgiler
Google
 
UslanmaM Resim AlbümleriSosyal Gruplar
Kayıt ol Sosyal Gruplar Ajanda Konuları Okundu Kabul Et

Dini Bilgiler Dinimizle ilgili paylaşmak istediğimiz herşey

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 10-24-2006, 02:45 PM   #1 (permalink)
Administrator
 
ABYSS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart Peki Yıkılmasın !

PEKI YIKILMASIN

Yıl bin beş yüz on ikiydi. Yavuz Sultan Selim vezirini vüzerasını emirini ümerasını âlimini umerasını yanına alıp Bursa'ya cedlarının kabirlerini ziyarete gitti. O sırada Koca Mustafa Paşa küçük vezir sıfatıyle hünkârın yanında bulunuyordu. Ziyaret sırası talihsiz Cem'in türbesine gelmişti. Yavuz Sultan Selim sandukanın başında uzun düşüncelere vardıç Dedesi Fatih Sultan Mehmet açıkça onu veliaht olarak göstermişti. Buna rağmen ortalıkta neler neler dönmüş babası Sultan Bayezit ile amcası birbirine silah çekmiş sonunda o güzel adam"küffar arasında" ıstırap içinde can vermiş belki yanında ağzına bir yudum su verecek kimse yokken ölmüştü. Sultan Selim bu hikâyede küçük vezirin oynadığı rulü biliyordu. O aynı oyunu kendisi tahta çıkarken de oynamak istemiş Şehzade Ahmet'i Selim'e tercih etmişti. Bu hatıraların tazelenişi Koca Mustafa Paşa'nın katli fermanı için yeter sebepti. Yavuz sanki şimdi amcası Cem kabrinde daha rahat yatıyormuş gibi geldi.
Istanbul'a dönüşte bu işin henüz tamam olmadığını düşünerek muhasiplerinden birine emir verdi ki: "Tiz adam göndertip küçük vezirin camisin de imaretin de ortadan kaldırsınlar İstanbul'a böyle bir sotsuzun yapısı gerekmez!"
Balta kürek Kocamustafapaşa camisinin avlusuna gelenler orada sanki hiç bir şeyden haberi yokmuş gibi toprak çapalayan Sümbül Efendi ile karşılaştılar. İşini bıraktı emir kullarının yüzlerine sakin sakin baktı"Ne istersiniz?" diye sordu. Böyle soracağına ellerinden baltaları kürekleri alsaydı da kafalarına vursaydı küfretseydi dövseydi kovsaydı onları. Gelenler mahçup perişan geldikleri gibi kös kös geri göndüler. Varıp efendilerine:" Biz o camiye elimizi süremeyiz. O camide bir zat var. Yüzümüze bir baktı ne istersiniz diye bir sordu Yok yok varsın başkaları yıksın biz bu işte yokuz!" dediler.
Haber büyüye yayıla Hünkâr'ın huzuruna vardı. Selim bir emir versin de yapılmasın? Demek bu da oluyor. Oluyor diyen varsa gelsin de görsün. Hünkar emir saldı o öfaaale atlandı yanına alacaklarını aldı. Yel oldu esti sel oldu aktı vardı Kocamustafa camisine...
Sümbül Sultan'ın uyanık kalbi bu haberi almış derviş hırkasını üstüne tacını başına giymiş siyah sarığını dolamış bir kaç dervişiyle cami avlusunda beklemeye başlamıştı. Uçan atın bir nal seslerini duyunca gözlerini kapadı sadece yanık bir sada ile "Hak!" dedi. Hünkar kapı çnünde atta atlamış ok gibi ileriye atılmıştı.. Fakat birdenbire hızı kesiliverdi. Ne oluyordu ki acaba? Onu durduran neydi?
Dervişler niyaz duruşunda başları yerdeydi. Ortalarında da sarı benizli kara sarıklı güzelmi güzel bir tanesi var. O başını eğmemiş hükümdara bakıyordu. Bu başka bir bakıştı. Selim'in içine ta' can evine uzanan bu bakışlar kalbinin sayfalarını bir bir okuyor dünya alemden sakladığı sırlarını tasalarını acılarını üzüntü ve şevkini katmer katmer açıyordu. Bu bakış biraz daha devam ederse Selimi Kahhar sel sel ağlayabilirdi. Onun için yavaş bir adım attı başını yere eğdi ve ancak duyulabilen bir sesle "Peki yıkılmasın" dedi.
Bir gönül yapmak için cami yapmak kadar sevaplı bir gönül yıkmak için bir cami yıkmak kadar veballi bir iştir. Hünkar ise hem cami yıkmadı hem gönül yaptı.
Ancak bir mesele vardı ki Sümbül Sinan onu ihmal edemezdi. Onun için: "Hünkarim!" dedi "Padişahların ahdinin yerine getirilmesi gerekir. Onun içinhiç değilse ocakları yıksınlar Hünkar sözü vücut bulsun".
Kazmalar imaret bacalarını indirirken Yavuz Sultan Selim ne haldeydi ne düşünüuyordu bilmiyoruz. Onu bir kendisi bir Alla bilir. Fakat şu gerçek tarihlere geçmiştir: Sırtından kendisine pek yakışan beyaz samur kürkünü çıkardı ihtiramla Sümbül Efendi'ye giydirdi. O anda elinden başka bir şey gelmezdi.
Sümbül Efendi bu kürkü dergâhında zaman zaman giyermiş.

ABYSS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
Eklenti Ekleyemezsiniz
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan UslanmaM Cevaplar Son Mesaj
Mazhar Fuat Özkan (MFÖ) - Peki Peki Anladık ByemonaR Yerli Şarkı Sözleri 0 11-30-2006 10:44 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:46 AM .
Üyelerimiz görüşlerini önceden onay olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, UslanmaM yoneticileri itina ile icerik kontrolleri yapmaktadir, yine de UslanmaM' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız İLETİŞİME veya 0555 582 46 56 numaralı telefona bildirebilirsiniz, gereği yapılacaktır.
English Explanation: Our users can give their opinions without getting any approval in our site, all the responsibilities which can rise from these articles belong to these users, the managers of UslanmaM control the contents very carrefully, but if you find any item opposite to the rules CONTACT or dial +90555 582 46 56


Powered by vBulletin Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : TEKplatform
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
[Gizlilik Bildirimi]-[UslanmaM Kuralları]-[UslanmaM İletişim/Contact]
Alexa
Sagopa Kajmer*bebek *izafet*Web Hattı*kadınlar*MaxiCep*araba