Din Hakkında - Din Ne Demektir?

Din Ne Demektir?

Bir kimsenin hangi millet ve din üzerinde olduğunu bilmesi için öncelikle din kelimesinin manasını ve neye delalet ettiğini çok iyi bilmesi gerekir. İşte ancak o zaman hangi dine; Allah (c.c)’ın dini taati ve şeriatine mi yoksa Allah (c.c)’tan başkasının dini taati ve şeriatine mi bağlı olduğunu daha iyi anlar. Lisan’ul Arap sözlüğünde “Din Kelimesinin Manası Bölümünde” şöyle geçmektedir:

Ed-Deyyan: Allah (c.c)’ın isimlerindendir. Manası; “Hakimdir” “Kadıdır” (İhtilafı çözendir) demektir.
Bazı sahabelere Ali (r.a) hakkında soruldu. Sahabeler şöyle dediler:
“Rasûlullah (s.a.v)’dan sonra bu ümmetin (deyyanıdır) hakimi ve kadısıdır. (Ümmetin sahabelerine “deyyan” ismi verilmesi; deyyan kelimesi; Allah (c.c)’ın şeriatine göre hüküm veren manasına geldiği içindir.)
Ed-Deyyan: “Kahhardır” manasındadır. Hakim ve kadı manası da verilir. Bu kelime “da ne” fiilinden türemiştir.
“Danennas”: İnsanları kendisine itaate zorladı demektir.
Rasûlullah (s.a.v) Ebu Talib’e şöyle dedi:
“Kureyş’ten öyle bir kelime istiyorum ki araplar bu kelimeyle Kureyş’e (tediynu) itaat eder ve boyun eğerler.”
Din: Ceza ve mükafat demektir.
“Dintuhu bi fi’lihi diynen” yani; yaptığı sebebiyle ona ceza verdim demektir.
Yevmu’ddiyn: Ceza günüdür. Ata sözlerinden birisinde şöyle geçer:
“Kema tediynu tudan” yani; Cezalandırdığın gibi ceza alırsın demektir. Allah (c.c);

“Maliki yevmiddin” buyuruyor. Bu ise; “ceza ve hesap gününün maliki (sahibi)dir” manasına gelir.
Din: İtaat manasına da gelir.
“Dintu lehu.” Bu söz; ona itaat ettim manasına gelir.
Din: “Adet ve durum” manasına gelir. Araplar şöyle derler:
“Diyni ve deydeni” yani; o hala benim adetimtir demektir.
Rasûlullah (s.a.v)’ın hadisinde şöyle geçmektedir:
“Akıllı kimse (da ne nefsehu) nefsini zelil eden ve ölümden sonrası için hazırlık yapandır. Ahmak ise heva ve hevesine tabi olan ve Allah (c.c)’a boş ümitler bağlayandır.”
Ebu Ubeyde şöyle dedi:
“Hadiste geçen “Da ne nefsehu”dan kasıt; nefsini zelil etti ona hükmetti veya ona hesap sordu demektir.
“Din Allah (c.c)’ındır”. Bu ise; “itaat ve ibadet O’nun hakkıdır” manasına gelir.
Da nehu deynen; yani; onu zelil etti ve kendisine köle yaptı demektir.
Allah (c.c) Kur’an’da şöyle buyuruyor:
“Kralın dinine göre kardeşini alıkoyamazdı.” (Yusuf: 76)
Katade şöyle dedi:
“Kralın dininden kasıt; kralın hüküm ve kanunları demektir.”

“Dintuhu ediynuhu diynen.” Onu idare ettim demektir.
“Dintuhu” yani; ona sahip oldum demektir.
“Deyyentuhu’l Kavm.” Onu kavme reis tayin ettim demektir.
“Dintu’rracul.” Sevmediğini yapmaya zorladım demektir.
Din: İnsanın kendisine bağlandığıdır.
Din: Sultan manasındadır.
Din: Allah (c.c)’tan korkmak manasındadır.
Din: Zorlamak manasındadır.
Din: Masiyet manasındadır.
Din: İtaat manasındadır.
Havariç hakkında Rasulullah (s.a.s) şöyle dedi:
“Onlar dinden okun avı delip geçtiği gibi çıkarlar.”
Hattabi şöyle dedi:
“Bu hadisteki “dinden çıkarlar” sözündeki “din” kelimesi “itaat” manasına gelir. Buna göre hadiste; kendisine itaat etmeleri farz olan imama itaatten ayrılırlar demek istenmiştir. Allah (c.c) daha iyi bilir.
Hac hadisinde şöyle geçer:
“Kureyş ve onların dinine tabi olanlar.” (Lisanu’l Arap c: 13 s: 166)
İbni Teymiye şöyle dedi:
“Din kelimesi mastardır. Mastar ise özne ve nesneyi tamamlar. Şöyle denir:
“Da ne fulanu fulane.” yani; ona ibadet ve itaat etti manasındadır.
“Da nehu” onu zelil etti demektir.
“El Abdu yedinu lillah.” Kul Allah (c.c)’a ibadet ve itaat eder manasındadır.
Din kelimesi; kul için kullanıldığında; ibadet ve itaat eden manasına gelir. Allah için kullanıldığında ise; ibadet ve itaat edilen manasına gelir.” (Fetvalar c: 15 s: 158)
Bu anlatılanlardan anlaşılıyor ki din kelimesinin en önemli manası; hüküm vermek ihtilafı çözmek kanun koymak büyük bir sultaya boyun eğmekitaat etmek ve bağlanmaktır.
Buna göre her kim sadece Allah (c.c)’a itaat eder O’nun hükmüne ve şeriatine boyun eğer ve nebisine bağlanırsa işte o Allah (c.c)’ın dini olan İslam’a girmiş ve böylece yalnızca Allah (c.c)’a ibadet etmiş olur. Her kim de Allah (c.c)’a itaatten yüz çevirir O’nun hükmüne ve şeriatine boyun eğmeyi reddeder ve hayatın en ufak meselesinde bile olsa Allah (c.c)’tan başkasının hüküm ve şeriatine bağlanırsa işte o diliyle binlerce defa Allah (c.c)’ın dini İslam’a bağlı olduğunu iddia etse de itaat ettiği kimsenin dinine girmiş ve Allah (c.c)’tan başkasına ibadet etmiş olur.
Bu gerçeği ispat eden delillerden bazıları şunlardır:
Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
“Fitne (şirk) kalmayıncaya ve dinin hepsi sadece Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın!” (Enfal: 39)
İbni Teymiye bu ayet hakkında şöyle dedi:
“Ayetteki din itaat manasındadır. Eğer dinin bir kısmı Allah (c.c) için diğer kısmı Allah (c.c)’tan başkası için olursa işte o zaman cihad ve savaş din tamamıyla Allah (c.c)’ın oluncaya kadar farz olur.” (Fetvalar c: 28 s: 544)
Allah (c.c) sana hidayet etsin! İbni Teymiye’nin din kelimesini itaat olarak açıklayışına iyice bak ve dikkatle düşün! Her kim hayatın en ufak meselelerinde bile olsa Allah (c.c)’tan başkasına itaat ederse Allah (c.c)’ ın dinine değil başkasının dinine girmiş olur. İbni Teymiye’nin böyle kimselerin itaati tam olarak Allah (c.c)’a oluncaya kadar onunla savaşılması gerektiğine dair sözüne de dikkat et!
İbni Cerir “dinin hepsi sadece Allah (c.c)’ın oluncaya kadar” sözü hakkında şöyle dedi:
Bu söz; “itaat ve ibadet halis bir şekilde tam olarak sadece Allah (c.c)’a yapılıncaya kadar” manasındadır. Ayetteki “fitne”yi ise “şirk” olarak tefsir etmiştir.” (İbni Cerir Taberi)
Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
“Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüzer sopa vurun! Allah’ın dinini uygulama konusunda o ikisine acımayın!” (Nur: 2)