USLANMAM
USLANMAM öğesini iGoogle sayfanıza ekleyin.
UslanmaM En Kaliteli Bilgi Adresiniz
Geri git   USLANMAM > GENEL KÜLTÜR > Edebiyat > Deneme, Hikaye
Google
 
UslanmaM Resim AlbümleriSosyal Gruplar
Kayıt ol Sosyal Gruplar Ajanda Konuları Okundu Kabul Et

Deneme, Hikaye Burada deneme ve yazıları paylaşabilir ve bulabilirsiniz.

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 12-04-2006, 10:53 AM   #1 (permalink)
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
 
BoDyGuArD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Post sen



Giden ve dönmeyen bilen ve asla bildiklerinden şaşmayan gözleri yaşlı içi boş gibi görünen ama bir o kadar kalbi dolu bir kadınsın sen. Bildiğim ama bilmediğimi iddia ettiğim sayısız sonsuzluk birimlerinden bir olsan da her ne kadar ben seni o bilinmezliğinin içindeki saf benliğinden tanıdım yolların sonuna doğru giderken. Bildiğim ama söylemediğim şeylerin hepsi seni anlatıyordu içimde. Seni bu kadar sevmemin senden gidemememin yine de karşına çıkmaya bu kadar çekinmemin ve sana bu kadar uzak kalmaya çalışmamın sonucunca neler gördüğümü bir sorsan bir anlasan içimdeki bu yangını; ölüm olurum gecenin en vakitsiz vaktinde…

Sen içimde karanlıklardan krallık kuran yüreğimin en titrek anlarında içimi dolduran ve içimde çığlar düşüren bir o kadar yaralayan ama bir o kadar da yaralarımı sarmaya çalışan ne yaptığını ne yapmaya çalıştığını asla anlayamayacağım sevgilim bırak beni. Ben yalnızlığıma alışmışım ve sana susamışlığım kadar da içine gömüldüğüm bu şehrin her karışına adını yazmışım. Bırak beni. Ben burada öylece sessiz kalmaya çalışırken sen bir yandan acımasız çığlıklar atmama çalışan bir yandan seven bir yandan da nefret eden o kadın…

Sessizliğimi sorguladığın her anımda içimde bir şeylerin hep acıdığı içime düş kırıklarımın battığı yüreğimde o koca vapurların battığı sen. Anlamaya çalıştığın her an benim anlamsızlığımda boğulmaya çalışmanın da anlamını çıkaramıyorum bir türlü. Neden kendini beni anlamak uğruna bu kadar karanlığın içine attığını neden beni anlamak uğruna bu kadar canına kastını neden bu kadar üzüldüğünü ve neden bu kadar yaraladığını anlayamadığım; sen…

Kuru çöl geceleri gibi çatlak olan dudaklarımın sana susadığını bildiğin halde bu kadar neden kaçtığını neden bu kadar ısrarla görünmezliğini ve bu kadar acemi sevişlerini hiç anlayamadığım sen bir o yana bir bu yana savrulurken ellerimi tutmaya çalışan bir yandan da tuttuğunu zannettiğim anda ellerimi bir boşluğa bırakan; neden? Köpeklerin ısırmaları acıtmıyor ve sevdiğim her şey sıcaklığıyla yakıyor. Bir yandan sen üşütüyorsun içimi; Ankara kadar güzel kadın…

Nedenini ve anlamsızlığını çözemediğim o güzel dudaklım. Şifreli konuşmalarının ve şifresiz susuşlarının gözlerimin içine bu kadar buğulu ve bir o yandan hiçbir anahtarın açmadığı o soğuk bakışların. Ki ne zaman anlamaya çalışsam beni daha da içe çeken daha da onulmaz halde yaralayan ve neden bu kadar acı ile doldurduğunu anlamadığım kalbimi bu kadar çok karartan ki; fal karanlığında sen; neden susuyorsun?

Sustuklarının ve bildiklerinin arkasına sığındığını gördüğümde gözlerime inanamadığım gözlerimi aydınlık bakışların yüzünden açamadığım sözcüklerimi hiçbir tümceye bağlayamadığım sen. Uzun tümcelerimin ardından düzeltmelere çalıştığım fakat cümlelerin içinden atamadığım o kelime; sen…

Ne anlatmaya çalıştığımı ve neyi özlediğimi bilmediğim halde özlediğim seni ne kadar özlemem gerektiğini bilmediğim hiçbir ışığın aydınlatmayacağı o karanlık kalbim hepsi şimdi birer muamma kalacak. Hiçbir anahtar bu sırrı açamayacak dudaklarım kilitli gözlerim rüzgara küs kalacak…

Sormadığım ve sormaya cesaret edemediğim o birkaç kelimeden biriydi seni yaralayan ve gidişinin sebebi olan bu tümce. Karanlık sulardan geçecek ve bir daha asla geri dönmeyecek bu hisler. Günün birinde sana ithaf edilmiş olan bu yazıyı okuduğunda kime yazıldığı kimi anlattığı kimden hesap sorduğu anlaşılmayacak olan bu yazıyı belki bir başkasına yazıldığını zannederek ki büyük zahmet ederek okuyacaksın. O zaman gözlerin mi buğulanır yoksa senin de kalbine benim gibi düş kırıklarımı batışır yoksa gözlerin kapanıp yaşlar mı boşalır bilemiyorum ama ben hala seni çok seviyorum…


BoDyGuArD isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
Eklenti Ekleyemezsiniz
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:03 AM .
Üyelerimiz görüşlerini önceden onay olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, UslanmaM yoneticileri itina ile icerik kontrolleri yapmaktadir, yine de UslanmaM' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız İLETİŞİME veya 0555 582 46 56 numaralı telefona bildirebilirsiniz, gereği yapılacaktır.
English Explanation: Our users can give their opinions without getting any approval in our site, all the responsibilities which can rise from these articles belong to these users, the managers of UslanmaM control the contents very carrefully, but if you find any item opposite to the rules CONTACT or dial +90555 582 46 56


Powered by vBulletin Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : TEKplatform
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
[Faaliyet Belgesi]-[Gizlilik Bildirimi]-[UslanmaM Kuralları]-[UslanmaM İletişim/Contact]
Alexa
Sagopa Kajmer*bebek *izafet*Web Hattı*Meleklermekanı*MaxiCep*araba