![]() |
![]()
|
![]()
|
||||||
| Deneme, Hikaye Burada deneme ve yazıları paylaşabilir ve bulabilirsiniz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Admin
![]() |
Misafir odasına çöp dökmek...
![]() "Türklerin demokrasiyi algılayışını anlamak için önce misafir odası geleneğini bilmek lazım" demişti bir diplomat dostum... Misafir odası geleneği şudur: Evi pislik götürür ama misafir odası her daim gıcır gıcırdır. Koltuklar örtüyle kaplıdır. Önemli olan evin temizliğinden çok misafirin nasıl göreceğidir.Yaşar Kemal o yazıyı Der Spiegel'de değil Aktüel'de yazsa bunca kıyamet kopmayacaktı. Nitekim Türk basınında benzer görüşleri dillendirdiği olmuştu da... Ama bunu "gavurun dergisinde" yapmak misafir odasına çöp dökmek gibi oldu ve "vatan haini" ilan ediliverdi.Oysa hadi moda deyişle söyleyelim "globalleşen dünyamız"da artık misafir odalarının örtüleri kalkıyor. Misafirler evin içinde fink atıyorlar. Salon takımlarını cilalarken arka bahçenizde halı dövme şansınız yok artık. Bu işin bir yanı... Diğer yanı: Herhalde bunca dile çevrilmiş onca romanla Yaşar Kemal bizim misafir odasının en nadide örtülerinden biridir. Türkiye dışarda sadece felaket haberleriyle ya da askeri manevralarla değil arasıra romanla da akla gelebiliyorsa 40 yıldır işleyen bu altın kalem sayesindedir.* * * "Hani tartışacaktık... Hani başımızdaki bu belayı çözmek için korkusuzca düşüncelerimizi' söyleyecektik" diye yakınıyor Yaşar Kemal... O da "konuşan Türkiye" ya da "Demirel değişti" efsanesinin kurbanlarından biri olma yolunda... Son kurban biliyorsunuz İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek oldu. Ne yapmış Doğu Perinçek? Devletin televizyonunda bir seçim öncesi diğer parti liderleriyle birlikte bir açık oturuma katılmış. "Güneydoğu" sorulmuş o da "konuşan Türkiye" sloganını gerçek sanıp "bu sorun şöyle çözülür" diye görüşlerini anlatmış. Yani bir siyasal partinin yegane varlık nedeni sayılan şeyi yapıp ülke sorunlarına çözüm önermiş.Ama anlattıkları beğenilmemiş. Normal demokrasilerde seçmen beğenmez ve sandıkta verir cezanızı. Bizde önce savcıya beğendirme koşulu vardır. Savcı beğenmemiş görüşleri... Çünkü "devlet politikası"na uymuyormuş. Hemen dava açılmış ve Perinçek baştan sona "birlik"ten sözettiği bu konuşmasıyla "bölücülük"ten mahkum olmuş. *** Peki aydınlar ne yapıyor? Sahip çıkıyorlar Doğu Perinçek'e... Konuşma metnini alıp altını imzalıyorlar birer birer... Kimler? Zülfü Livaneli Toktamış Ateş Hali Çelenk Orhan Pamuk Aziz Nesin Tarık Akan Erbil Tuşalp Erdal Öz... Ve daha niceleri... Tam 500 aydın...Sonra ne oluyor? DGM savcısı çıkıp imzacılara da gözdağı veriyor: "Tek imza atmakla olmaz. Perinçek'in konuşmasını yazar altını imzalarlarsa yakarım" diyor.Ağır tahrik... "Suça teşvik" adeta... Ülkenin aydınına yazarına çizerine "çözüm önerini yaz da göreyim. Hele bir dostuna sahip çık başına neler gelecek" diyorsun.Ne demiş Doğu Perinçek o konuşmasında: "Bu rejim" demiş "Fırat'ı sınır haline getirmiştir". Rejimin bölücülüğünü suçlamış. Bölgeye konan iktisadi siyasi ideolojik sınırları eleştirmiş."Türkle Kürdü ancak biz birleştiririz" demiş. "Kardeşçe çözüm arıyoruz. Bir federasyon öneriyoruz" demiş. "Kürt milletine kendi kaderini tayin hakkı tanınmalıdır" demiş. Hani şu "federasyon dahil herşeyi tartışmalıyız" diyen Cumhurbaşkanı'na inanmış anlayacağınız... Ve yemiş cezayı...* * * Dün Rasih Nuri İleri'nin son kitabını okuyordum. Birden dehşetle gördüm ki o kitapta da bunlara benzer satırlar var... "Savcı bunları nasıl atlamış" diye şaştım. Bakın ne deniyor kitapta: "Ulusal sınırlar içinde Kürt Türk Laz Çerkez hepsi ortak çıkarlar için birlikte çalışmaya karar vermişlerdir. Hiç şüphe etmeyiniz ki Kürt Laz vesaire reyi sorulduğu zaman bu reyi verecektir.""Eyvah" dedim kendi kendime... "Her kimse bu referandum önerisini yapan girdi içeri..."Sonra başka kaynaklardan devam ettim okumaya: "Anayasamızda zaten bir tür yerel özerklikler oluşacaktır. O halde bölgenin halkı Kürt ise onlar kendilerini özerk olarak idare edeceklerdir." Endişeyle altındaki imzaya ilişti gözüm önce Yaşar Kemal sandım. Meğer Mustafa Kemal'miş... Meclis'in gizli oturumlarında ve basınla sohbetlerinde söylemiş bunları. Tam 75 yıl önce...* * * Bence zaman aşımı işlememeli. Savcılık hemen harekete geçmeli. Yaşar Kemal'miş Mustafa Kemal’miş takılmamalı. Mustafa Kemal'in konuşmaları Yaşar Kemal'in romanları toplatılmalı piyasadan. Çözüm arayan herkes içeri tıkılmak gözünün yaşına bakılmamalı.Tek bir tesellimiz var: Yaşar Kemal adı iki kuşaktır yaşıyor bu topraklarda... Ve bu ülkenin çocukları o ismi daha kimbilir kaç yüzyıl bir efsane olarak yaşatacaklar. Oysa ben dünden beri kendimi zorluyorum bir tek eski DGM savcısının adı gelmiyor aklıma... Tarih Acımasızdır. |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | UslanmaM | Cevaplar | Son Mesaj |
| Davetsiz Misafir | ABYSS | İlginç Bilgiler | 5 | 09-18-2007 08:25 PM |
| Dünya Vatandaşıyım (can dundar) | RebelliouS | Deneme, Hikaye | 0 | 05-26-2007 12:02 PM |
| Kara kehanetler (can dundar) | RebelliouS | Deneme, Hikaye | 0 | 05-26-2007 11:59 AM |
| Kutlu Misafir | HeLiN | Deneme, Hikaye | 0 | 04-21-2007 12:36 AM |
| Beklenen Misafir | HeLiN | Deneme, Hikaye | ||