USLANMAM
USLANMAM öğesini iGoogle sayfanıza ekleyin.
UslanmaM En Kaliteli Bilgi Adresiniz
Geri git   USLANMAM > GENEL KÜLTÜR > Edebiyat > Deneme, Hikaye
Google
 
UslanmaM Resim AlbümleriSosyal Gruplar
Kayıt ol Sosyal Gruplar Ajanda Konuları Okundu Kabul Et

Deneme, Hikaye Burada deneme ve yazıları paylaşabilir ve bulabilirsiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05-26-2007, 12:04 PM   #1 (permalink)
Admin
 
RebelliouS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart Misafir odasına çöp dökmek... (can dundar)

Misafir odasına çöp dökmek...
"Türklerin demokrasiyi algılayışını anla­mak için önce misafir odası geleneğini bilmek lazım" demişti bir diplomat dostum... Misafir odası geleneği şudur:
Evi pislik götürür ama misafir odası her da­im gıcır gıcırdır. Koltuklar örtüyle kaplıdır. Önemli olan evin temizliğinden çok misafirin nasıl göreceğidir.
Yaşar Kemal o yazıyı Der Spiegel'de değil Aktüel'de yazsa bunca kıyamet kopmayacaktı. Nitekim Türk basınında benzer görüşleri dil­lendirdiği olmuştu da... Ama bunu "gavurun dergisinde" yapmak misafir odasına çöp dök­mek gibi oldu ve "vatan haini" ilan ediliverdi.
Oysa hadi moda deyişle söyleyelim "global­leşen dünyamız"da artık misafir odalarının ör­tüleri kalkıyor. Misafir­ler evin içinde fink atı­yorlar.
Salon takımlarını cila­larken arka bahçenizde halı dövme şansınız yok artık.
Bu işin bir yanı... Diğer yanı: Herhalde bunca dile çevrilmiş on­ca romanla Yaşar Ke­mal bizim misafir odası­nın en nadide örtülerin­den biridir. Türkiye dışarda sadece felaket haberleriyle ya da askeri manevralarla değil arasıra romanla da akla ge­lebiliyorsa 40 yıldır işleyen bu altın kalem sayesindedir.

* * *

"Hani tartışacaktık... Hani başımızdaki bu belayı çözmek için korkusuzca düşüncelerimizi' söyleyecektik" diye yakınıyor Yaşar Kemal... O da "konuşan Türkiye" ya da "Demirel değişti" efsanesinin kurbanlarından biri olma yolunda...
Son kurban biliyorsunuz İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek oldu.
Ne yapmış Doğu Perinçek? Devletin televiz­yonunda bir seçim öncesi diğer parti liderleriy­le birlikte bir açık oturuma katılmış. "Güney­doğu" sorulmuş o da "konuşan Türkiye" sloga­nını gerçek sanıp "bu sorun şöyle çözülür" di­ye görüşlerini anlatmış. Yani bir siyasal partinin yegane varlık nedeni sayılan şeyi yapıp ülke so­runlarına çözüm önermiş.
Ama anlattıkları beğenilmemiş. Normal de­mokrasilerde seçmen beğenmez ve sandıkta verir cezanızı.
Bizde önce savcıya beğendirme koşulu vardır. Savcı beğenmemiş görüşleri... Çünkü "dev­let politikası"na uymuyormuş.
Hemen dava açılmış ve Perinçek baştan sona "birlik"ten sözettiği bu konuşmasıyla "bölücülük"ten mah­kum olmuş.


***

Peki aydınlar ne yapıyor?
Sahip çıkıyorlar Doğu Perinçek'e... Konuşma metnini alıp altını imzalıyorlar birer birer... Kimler? Zülfü Livaneli Toktamış Ateş Hali Çelenk Orhan Pamuk Aziz Nesin Tarık Akan Erbil Tuşalp Erdal Öz... Ve daha niceleri... Tam 500 aydın...
Sonra ne oluyor? DGM savcısı çıkıp imzacı­lara da gözdağı veriyor: "Tek imza atmakla ol­maz. Perinçek'in konuşmasını yazar altını im­zalarlarsa yakarım" diyor.
Ağır tahrik... "Suça teşvik" adeta... Ülkenin aydınına yazarına çizerine "çözüm önerini yaz da göreyim. Hele bir dostuna sahip çık başına neler gelecek" diyorsun.
Ne demiş Doğu Perinçek o konuşmasında:
"Bu rejim" demiş "Fırat'ı sınır haline getir­miştir".
Rejimin bölücülüğünü suçlamış. Böl­geye konan iktisadi siyasi ideolojik sınırları eleştirmiş.
"Türkle Kürdü ancak biz birleştiririz" demiş. "Kardeşçe çözüm arıyoruz. Bir federasyon öneriyoruz" demiş. "Kürt milletine kendi kade­rini tayin hakkı tanınmalıdır" demiş.
Hani şu "federasyon dahil herşeyi tartışmalı­yız" diyen Cumhurbaşkanı'na inanmış anlayacağınız... Ve yemiş cezayı...

* * *

Dün Rasih Nuri İleri'nin son kitabını okuyor­dum. Birden dehşetle gördüm ki o kitapta da bunlara benzer satırlar var... "Savcı bunları na­sıl atlamış" diye şaştım.
Bakın ne deniyor kitapta:
"Ulusal sınırlar içinde Kürt Türk Laz Çer­kez hepsi ortak çıkarlar için birlikte çalışmaya karar vermişlerdir. Hiç şüphe etmeyiniz ki Kürt Laz vesaire reyi sorulduğu zaman bu re­yi verecektir."
"Eyvah" dedim kendi kendime... "Her kimse bu referandum önerisini yapan girdi içeri..."
Sonra başka kaynaklardan devam ettim oku­maya:
"Anayasamızda zaten bir tür yerel özerklikler oluşacaktır. O halde bölgenin halkı Kürt ise on­lar kendilerini özerk olarak idare edecekler­dir."
Endişeyle altındaki imzaya ilişti gözüm ön­ce Yaşar Kemal sandım. Meğer Mustafa Kemal'miş... Meclis'in gizli oturumlarında ve ba­sınla sohbetlerinde söylemiş bunları. Tam 75 yıl önce...



* * *

Bence zaman aşımı işlememeli. Savcılık he­men harekete geçmeli. Yaşar Kemal'miş Mus­tafa Kemal’miş takılmamalı. Mustafa Kemal'in konuşmaları Yaşar Kemal'in romanları toplatılmalı piyasadan. Çözüm arayan herkes içeri tıkılmak gözünün yaşına bakılmamalı.
Tek bir tesellimiz var: Yaşar Kemal adı iki ku­şaktır yaşıyor bu topraklarda... Ve bu ülkenin çocukları o ismi daha kimbilir kaç yüzyıl bir efsane olarak yaşatacaklar.
Oysa ben dünden be­ri kendimi zorluyorum bir tek eski DGM savcı­sının adı gelmiyor aklıma...
Tarih Acımasızdır.

RebelliouS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
Eklenti Ekleyemezsiniz
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan UslanmaM Cevaplar Son Mesaj
Davetsiz Misafir ABYSS İlginç Bilgiler 5 09-18-2007 08:25 PM
Dünya Vatandaşıyım (can dundar) RebelliouS Deneme, Hikaye 0 05-26-2007 12:02 PM
Kara kehanetler (can dundar) RebelliouS Deneme, Hikaye 0 05-26-2007 11:59 AM
Kutlu Misafir HeLiN Deneme, Hikaye 0 04-21-2007 12:36 AM
Beklenen Misafir HeLiN Deneme, Hikaye