Ne kadar da yakınlaştı!. Soluğunu her taraftan hissetmeye başladık. Esintilerini kalb ve ruhumuzun manyetik dalgaları etrafında duyuyoruz. Dostun yüzünü

aşina çehresini görür gibi oluyoruz. Nicedir bekliyorduk

gelsin de bizi kendimize getirsin! Soluklarımızı yıkasın

gafletlerimizi dağıtsın; yükümüzü; bize hacalet yükleyip

başımızı Öne eğdiren yükümüzü sırtımızdan

kalbimizden ve ruhumuzdan kaldırsın... Gelsin de hayal ekranımızı yıkasın.. Ulvi levhalar

nakıslar

rengarenk manzara tahayyül ve tasavvurlarıyla aaayin etsin.. Bizi bizden kurtarsın. Misafirimiz üç günlük yolda.. Fakat onun kokusu üç aylık mesafeden bile hissedilir.. Bu âlicenap misafir

cihanbaha hediyeler

behiyeler

lütuflar

ihsanlarla gelir

ruhumuzu sarıp sarmalar. Kalbimizi ışık parmakları ile okşar

bütün duygularımızı adeta diriltir

zihinlerimize

dimağlarımıza bir seciye ve seviye kazandırır.
Yakınlaştıkça vuslat heyecanı ruhumuzda kasırgalaşır. Bir hazırlık

bir karşılama telaşı

bir ağırlama

taziz etme gayreti sarar benliğimizi. Fakat o hatırnaz

kadirşinas

cömert ve mustağni misafir kendi teşrifatçıları

hizmetçileri

elçileri ile beraber zengin sofrasını kurar. Misilsiz

benzersiz ikramlarını sunar. Nefislerimizin yara

berelerine karşılık şifabahş havası ile gözümüzü

gönlümüzü en tatlı meltemlerle ihtizaza getirir. Misafir gibi gelir de

ev sahibliği yapar. Ruhumuza yükseliş manevraları

antremanları yaptırır. Onu kanatlandırır. Işıktan imbiğinden geçirir. Biz teri şeffaf

berrak ışık hüzmeleriyle tarar

bakışlarımızı

ondan evvel niyetlerimizi düzeltir. Mahiyetimizi zenginleştirerek değiştirir.
Kömürü elmasa dönüştüren mucizevi şuaları ile benliğimize ışık banyosu yaptırır. Ne güzel bir misafir! Yalamalaşmış

laçka olmuş iradelerimizi ayar eder

diş tutturur. Şefkatli bir baba

zengin bir derviş

sebil yapan

panayıra buyur eden hayırhah bir kervan sahibi gibi şölenini herkese açık tutar. Tam teşekküllü bir devlet (hastanesi)

gök devleti

fecir devletidir. İçimize; ciğerlerimize nüfuz eden oksijen gibi; kanımızı temizleyip karbondioksitlerimizi itrah eder

canımızı

ruhumuzu diriltici nefesler ile pak ve tertemiz yapar. Kim

nasıl

niçin bu misafiri sevmez bilmem ki...
Bu kutlu konuk kendi kadrosuyla arzın halifesini tanıştırmaya; melekle insanı konuşturmaya memur bir hakim gibi de davranır. İnsana misyonunu; aksiyon ve fonksiyonunu hatırlatır. Yeryüzü sakinlerini gökyüzüne takdim eder. Onları meleklere alkışlatır.
İnsana

birbirine kırılan

darıları insanlara bütünlük kazandırarak onları kaynaştırır. Varlıkları

mahlûkatı birbirine dost ve kardeş yapar. Artık kozmozun bir kardeşlik beşiği olduğunu herkes hatırlamış

idrak etmiştir.


