Sonsuzluğu her insan arzu eder... Fenayı

hemen tükeneni

göz açıp kapayıncaya kadar geçeni kim ister ki...
Her gönül ebed-müddet hayatı teneffüs etmek ister... Görkemli manzaralar seyretmek yemek-içmek ve ilahi sanat karşısında mest olmak ister...
İnsan

elinin altındakine

kolay elde edilene sahip çıkma

onu elde etmede daha hahişkar davranır. Ücret ötedeyse ona pek itibar etmez...
Hâlbuki kolay elde edilen kolayca elden çıkar. Zor elde edilen ise insanın elinin altındadır. İnsanlar fıtraten fazla olana yahut sonsuzluk fikri ve tasavvuru husule getirene karşı meyyaldirler.
Fakat maalesef kâinatta bunu herkes göremiyor ve sonsuzluk senfonisini her kulak işitemiyor. Nice büyük insanlar gelmişler bütün varlık hesabına ve en kudsi şeylerin üzerine yeminle imzalanıp mühürlenmiş şu değişmez mesajları sunmuşlardır:
“Bir ebedi dünya var

burası sadece bir konaklama yeri.” “Dünya ahiretin bir tarlasıdır. Burası ekim

orası biçim ve harman yeri.”
Sonsuz bir hayat

ebedi bir ömür insan ruhuna

sonsuza uzanan duygularına ne kadar uygun. Ama fani ve fena olan dünya ise

vicdanı nasıl ağlatır

ruhu nasıl inletir ve nasıl feryat ettirir.. Heyhat! Bu farkı bütün derinliği ile kaç kişi fark edebiliyor!...
Eğer insan sonsuza her baktığı cisimden

resimden bir yol bulamazsa

ruhun teneffüsü imkansızlaşır. Bunun ardından insan gayri ihtiyari bunalımların iğneli fıçısına düşecek

ruhu

kalbi ömür boyu elem çekecek

his ve duyguları bu karanlık ve zulmet içinde

her hadisenin tesiri altında kalarak delik deşik olacak

işe yaramaz bir hale gelecektir. Böyle kişiler gayri yalama olmuş

ruhlarıyla kendilerine işrethanelerde

kumarhanelerde

teselli arayacak. Fakat ebed-müddet hiç mi hiç mutlu olamayacaklardır.
Ey bir katre içinde sonsuza aşık

ruhunu kandırmaya onu faniliklerle avutmaya çalışan insan

sonsuzluk denizine yönel ve kalbini onun ufkuna yönelt.
Bu ebede namzet ruh ancak o ebedi iklimde ve onun sonsuz iksiriyle abad olacak

böylece hakiki yerini bulan kalb

dünyanın dar

sıkı ve sıkıcı atmosferinden çıkıp

fıtraten sümbül ve semere vereceği diyara kendini atmış

aaagahını kurmuş olacaktır...


