Zulmün

haksızlığın bir gece gibi çöktüğü tarih dönemleri

her zaman “Kitab”larla aydınlanmıştır.
Toplumların birer sürü haline dönüştüğü

fertlerin insanlık vasıflarından soyunduğu

birbirinin kurdu haline dönüştüğü her dönemde “Kutlu Kitablar” doğuyor

onları yeniden insan olmaya çağırıyor. Böylece insanlar yeniden karanlıklardan aydınlığa çıkıyor

yeniden kendini buluyor

kendisi oluyor.
İnsana aydınlık taşıyan

insanı aydınlatan kitabtır. İnsanı insana yaklaştıran

insanın geleceğini sonsuzluk sabahlarına çıkaran kitabtır.
Bir mütefekkirimiz

“geleceği avlamaya yarayan fikir mancınığının biricik ses güllesi.” diyor

kitablar için. Bu gülleler kalb potalarında dökülür. Onları fırlatacak mancınıklar da kafalardır. Ruhlar

bu silahlarla avlanır. İnsanın geleceği bu silahların hedef tahtasıdır.
Kitab

her çağda en güçlü silahlardandır. Ruh avına onlarla çıkılır. Ruhları tam onikiden

kafa ve kalb noktasından onlar vurur. Ruhlar

ya Rahman’ın ya da şeytanın avıdırlar.
Çok zalimdir insan. Çok da mağrur. Giyom Tell’in oğlu gibi kafasını hedef tahtası yapmaktan zevk duyar. Ok da her defasında isabet eder. Elma ya sağına ya da arkasına düşer. İnsan

kitabını ya sağından ya arkasından alır. Böylece o

avlanmış biri olarak Rahman’ın veya şeytanın yanında olacaktır.
İnsanlık tarihinde aydınlık her çağın ışığı kitabtır. Ama ölü değil sağ kitab... Arkadan değil önden gelen kitab.. Arkadan verilen kitablar

ölü kitablar

insanın ruhunu şeytana satmış

esir etmiş

geleceğini kapkara karartmıştır. Onlar

şeytan fısıltılarından dökülmüş zehirli ses gülleleridirler. B4tün işleri

“geleceği” şeytan ve onun nesli adına avlamaya çalışmaktır.
Rahman soluğu ve Cibril nefesiyle kalb potalarında dökülen İsrafil soylu

Mesih sesli gülleler de insan ruhunu Hak ve Hakikat adına avlamak için gökten gelirler. Ruhların ab-ı hayatıdır onlar. Ruhların diriliş şuurudurlar. Onları atan avcı ne şanlı avcıdır. Onun gülleleri insanı kalbinden vurur. Beynine sancılar verir. Büyük düşüncelerle

ideal rüyalarla mayalar. Yepyeni bir ruh oluşturur. Sonsuz âlemin nurlu kapılarını işaret eder. Mutlak güzellik ve kemalin kucağına çeker ve aylar.
Zulüm gülleriyse bir başka vurur. Ruhta hiç bir büyük hesap düşünce ve endişesi bırakmaz. İnsan olma şartlarının hepsini tahrib eder. Kalb mefluç ve ruh müflistir artık. Reklâmla propaganda payandalı şeytan sayfalarında ruhlar

sabahsız gecelerin yarasaları haline dönüşürler. Yalan isportacısı şeytan sesiyle büyülenmiş insan

ruhi felcin ve cinnetin kucağındadır.
Semavi soluklarıyla ruh donmalarını önlemeye koşan gönüller

şeytan pazarını dağıtan ebed tacirleridirler. Ruhları İsrafil suru gibi tutarlar. Işık soyludurlar

Ateşi söndürür

karartırlar. Toplumun kararan gönül ve ruh ufkunu ağartmak için nurlu ses ağlarını dalga dalga genişletip her yön ve mekâna salıp gererler.
Celal ve Cemal tecellilerine akortlu bu sesler

Davudi edalarıyla bütün ruh iklimlerini tutarak

gayb-aşina bir aaafiyet içinde ruhları her cephede teshir edip aylar. Gelecek onlarındır artık. Sonsuzluk menbaından çıkan bu sesler

bütün kaosları

kosmosun şanlı orkestrasına dönüştürürler.
Kaostan kosmosa yürüyen ise aşktır. Ses

aşkın sesidir. Kitab

aşkın kitabıdır. Onunla insan ruhu dirlik ve düzene kavuşacaktır. O

gönlün Hızırıdır. O kitab

ruhtur

hayattır. O

kâinatın kalbidir

çekirdeğidir. Geleceğin fetih gönüllüleri

fatih ruhları

onun kor sayfalarında aşk dersi okuyanlardır. Onlar da geleceğin güzel avcılarıdır. Gönülleri ise aydınlık seher sayfalarıdır. Onların gülen yüzlerinde Rahman ders verir. Sonsuz geleceklerin ve sonsuz mutlulukların dersini. Ruhların mutluluğu ve selameti için gelecek avlansın diye.