USLANMAM

UslanmaM En Kaliteli Bilgi Adresiniz
USLANMAM öğesini iGoogle sayfanıza ekleyin.
Geri git   USLANMAM > GENEL KÜLTÜR > Edebiyat > Deneme, Hikaye
UslanmaM Resim AlbümleriSosyal Gruplar
Kayıt ol Sosyal Gruplar Ajanda Konuları Okundu Kabul Et

Deneme, Hikaye Burada deneme ve yazıları paylaşabilir ve bulabilirsiniz.


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04-20-2007, 11:52 PM   #1 (permalink)
Mareşal
 
HeLiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart Hangi Vadiden?

Yeryüzü bir gurbet diyarı. Yüce diyardan yeryüzüne gönderilen en yüce huzurdan yeryüzüne sürgün edilen insanoğlunun kaderiydi gurbet. Sadece beşikten ötesi gurbet değildi. İnsanoğlunun alınyazısında ezelde yazılı gurbetin mührü vardı. Cennet diyarından yeryüzü konağına geliş ve inişle başladı yolculuğumuz garipliğimiz.

Ve sen efendim geleceğe mührünü vuracak sözlerinle ufkumuzu daha bir genişletmiştin. Garipleri tanımlamıştın devrin en garibi olarak. Yurdundan yuvasından ayrı kalan değil halinden anlaşılmayandır garip demiştin. Şimdi tarif ettiğin o garipliği sen yaşıyorsun.

Devran değişti ama garipliğin hiç değişmedi. Ruhun garipliğine mekânın garipliği ve sıla özlemi de eklendi. Dünyada çekmediğin acı kalmayacak gibi. Bütün büyük acıların üstüne bir de daüssılanın ruhunda bıraktığı acılar eklendi.

"Dinliyorum ruhumu gurbetten
usanmışım

Bunca daüssılaya dayanırım
sanmıştım."

Vatan özlemin bir hüzünle büyümüş gibi. Kutlu davanın yürekten çağrılarına kulak verenlerin Mekke'yi terk edişlerindeki hüzne bezenmişsin. Senin için de gurbet hicretle daha bir mânâ kazanıyor. Yolun erkânı böyleymiş demek düşüyor bize. Senin zirvelere meftun ruhunda da gariplik en soğuk ve en beyaz hâliyle beliriyordur. Soğuk ve beyaz... Kar beyazı duygular hüküm sürüyordur gönlünde.

"Her yeri vatan saymakla meğer aldanmışım." deyişinde bir yeryüzü medeniyetinin kalbine yürüyüşün vardır. Ama biliyorum ki Efendim doğup büyüdüğün yer değil; yıldızlarla söyleştiğin sürmeli geceler gün doğumlarında şafağın kızıl sancılarını iliklerinde hissettiğin zirveler harcında ter ve gözyaşı olan binaların beşinci katlarından günde beş defa duyulan ezanların okunduğu beldelerdi senin memleketin.

Her yeri vatan sayma yanılgısının ötesinde ihtimal ki "Herkesle hemdem olacağıma inanmıştım." deyişinize akseden garipliğiniz size daha ağır gelmekte. Gönül kapınızı açmadığınız tek bir yürek yoktu. Hiç çekinmeden uzatmıştınız elinizi uzattığınız el bazen bomboş hüzünle havada kalsa bile.

Milletinizin selâmetini düşünerek yaşadığınız nefes nefese mesafeler katettiğiniz yerlerde en büyük garipliğe son verip ebedi mekânına gitmeyi arzuluyorsunuz. Ama yaşadığınız gurbet diyarında her şey başka geliyor size. Ağacın yeşilinde göğün mavisinde kuşların ötüşünde hep bir şeylerin eksik olduğunu söylüyorsunuz:

"Bir gam melodisi bu yerde duyduğum
her ses

Yutkunuyorum belirsiz duygularla
şimdi"
derken iliklerinize kadar hissettiğiniz gurbetin ruhunuzdaki yaralarını içinizin yankılarını resmediyorsunuz. Acınızın rengine karışmış belirsizliğin gri tonu.

Hayatınızın her karesine ilmek ilmek işlediğiniz bir sevda nakşınız vardı rengi hiç solmayan. Bir Fuzuli anlayışıyla aşk belâsıyla hemdem olma arzunuz bütün zorluklara rağmen devam ediyor. Ve diyorsunuz ki:


"Kim görmüş Mecnun'un Leyla'yı bıraktığını
Hep bu oldu dünyada düşüncemin serhaddi."

Bir özge cana ezelî ve ebedî Leyla'ya meftun ve hayran olanların şafaklarında vefa türküleri söylenir. Aşkın gözyaşına ve bir de vefa şarkılarına uyanır güneşler. Karanlığın ve karanlık düşüncelerin bağrında sadâkat tahtına oturanlara vefâ tacı giydirilir. Ve gün gelecek diyecekler ki:

"Gel ey âşık ki mahremsin
Bura mahrem makamıdır
Seni ehli vefa gördüm."

Sizin vefâlarla bezenmiş sevdanızı anlayacak yiğitler gelecek elbet. Mısraları gözyaşıyla yazılmış şiirlerinizin yanıklığıyla tütsülenen gönüllerde gurbetinizin eridiğini hissedeceksiniz. Zamanın mekânın ne ehemmiyeti var? Geleceğin kadirşinas insanları zamanı ve mekânı aşarak son verecekler bu garipliğe.

Okyanuslar ötesinde yaşadığınız gurbet bir ateş topu olan güneşin çehresini değiştirmiş sizin için. Güneşe yıldıza ve geceye dair ne varsa bir buz gibi soğuk; kâbuslar gibi ürperti verici... Ve en çok insanların ufuksuzluğu ruhunuzu kemiren yalnızlığı artırıyor.

"Renkler bir darlığın ağında hepsi de gri
Anlamsız birer tümsek o koca gökdelenler
Duygular derbeder düşünceler serseri
Bir hiçe bağlı burada doğanlar ve ölenler."

Kaderiniz bir mumun kaderi. Yanmak hep yanmak... Çağlar öncesinde aydınlık yarınlar adına yanmaya razı gönüller vardı. Ve siz asırlar ötesinin saadetli anlayışıyla insanlık şehrinin karanlık gecesine bir mum aydınlığıyla koşuyorsunuz yanarak kan rengine boyanarak.

Eriyorsunuz tükeniyorsunuz belki de. Çekilmemiş çileler kalmayacak kader sayfalarında yazılı sizin adınıza. Yine ızdırap dolu hâlinizi en güzel siz resmediyorsunuz Efendim.

"Bir mum macerası yanıyor ve eriyorum
Olsaydı bari yanarken aydınlatmak efkârı."
...........

Ve gurbet denince bir ney gelir aklıma hep ney... Mevlânâ gelir Mevlânâ soluklu yiğitler gelir.

Siz hangi rüyânın muştusuydunuz Efendim hangi yangının kokusu?

Hangi "sır"dır ötelerden söylenen hangi "emanet" göklerden inen hangi "ney"dir yanık yanık inleyen?

Hangi kuyunun bağrında hangi sılânın üfül üfül sevda tüten yamaçlarında boy veren "ney"dir?

Ve bazen bir Mevlânâ tavrıyla geceler boyu semâlar çizen semâya bakarak hangi ırmaklarla beslenip de boy verdiniz?

Dicle miydi Fırat mıydı çağlayanlar yollayan? Kızılırmak'ın kan rengine boyanmanız niye? Söyleyin Efendim ruhunuzu kevserlerle mi beslediniz? Zemzemle mi yıkadınız sevda şarkıları söyleyen dudaklarınızı?

Bir ney'in iniltilerinde semaa kalktı insanlar. Sizin gurbetinizde sizin iniltilerinizde bir "ney'"in kaderine benzeyen kaderinizde kim bilir Mevlânâ soluklu hangi Alperenler kalkacak semaa? Hangi vadiden ses gelecek sesinize?

HeLiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
Eklenti Ekleyemezsiniz
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan UslanmaM Cevaplar Son Mesaj
Hangi hastalığa hangi yiyecek uygun ABYSS Sağlık ve Yaşam 1 10-18-2008 06:32 AM
Hangi hareket hangi ülaaae ait??:D HeLiN Tanışalım-Kaynaşalım/Geyik Bölümü 5 06-27-2007 08:06 AM
Çocuğa hangi yaşta hangi oyuncak ABYSS Sağlık ve Yaşam 0 02-04-2007 10:05 PM
Hangi baLık için hangi yem kuLLanıLır.