USLANMAM
USLANMAM öğesini iGoogle sayfanıza ekleyin.
UslanmaM En Kaliteli Bilgi Adresiniz
Geri git   USLANMAM > GENEL KÜLTÜR > Edebiyat > Deneme, Hikaye
Google
 
UslanmaM Resim AlbümleriSosyal Gruplar
Kayıt ol Sosyal Gruplar Ajanda Konuları Okundu Kabul Et

Deneme, Hikaye Burada deneme ve yazıları paylaşabilir ve bulabilirsiniz.

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04-20-2007, 10:51 PM   #1 (permalink)
Mareşal
 
HeLiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart Ey Arkadaş

Hani bir zamanlar Bir Kutlu'nun sesiyle aranmıştık ıssızlıklar içinde 'neredesin' diye diye..
Fâzıl Sahibinden 'ben varım' diyebilecek bir gençlik dilenmişti...

Asrın deryasına atılan Nur'dan taş iletmişti 'ümmetî' sadalarını; sana bana dalga dalga...

Ağladılar aradılar. Yakub'un gözyaşlarına denk Yusuf'un hasretini aşkın. Öyle bir kıtlıkta yaptılar ki bu işi insan kıtlığında insan... Seni beni bizi buldular bu kıtlıkta. Kıtlıkta ancak biz bulunabilirdik ama. Bu yüzden bize bağladılar ümitlerini...

Arkadaş!

Gel beraberce oturup hâlimize ağlayalım sinelerimizi dağlayalım. Kusurdan bir heykel hâline gelmiş mahiyetimize duygularımızın dumura uğrayışına hoyratlaşan gönlümüze ağlayalım. Ah u efgânımız yukarılara doğru pervâz etsin meleği ve feleği velveleye versin. Sonra göklerden bir feryat kopsun! Kopsun ki rahmet bulutları harekete geçsin. Bulutlar ateşimizi yangınımızı söndürsün. Dünya ve ukbâ ateşini...

Ey arkadaş! Hani söz vermiştik...

Saman çöplerine kıymet vermeyecek çakıl taşlarını kürüyecektik. Dualarımızdan; ihlâsı samimiyeti metâneti cesareti uhuvveti kuvveti eksik etmeyecektik. 1'lerden 11'ler 111'ler 1111'ler yapacaktık. Sonra bunlara hoşgörüyü ve diyaloğu da ekleyecektik. Sây u gayret bize ait olacak ama ganimet başkalarına. Yol yapmak bizeydi yürümek başkalarına. Karda yürüyecektik kar kurtçuklarını bile rahatsız etmeyecektik. Kuş gibi değil koyun gibi olacaktık; kay değil süt verecektik yavrularımıza. Ruhumuzda eritecektik göklerden aldığımız ilhamları ve akıtacaktık aç ruhlara...

Lâfta mı kaldı arkadaş lâfta mı?

Durmadık sözümüzde; geldik otuza kırka ve hattâ elliye. Yakışır mı arkadaş yakışır mı bizim gibilere...

Hıçkırıklarla yükselen 'Esatirî Yiğidim' 'Hasbilerim' 'Kutlular' 'Havâriler' nidâları kimlereydi acaba kimlere? Rûhullah mı dirilip diriltecekti yaşayan ölüleri? Mus'ab mı gelip meydan okuyacaktı dünya malına kolu kanadı pahasına? Seyaaaaah mı inecekti göklerden insanlığı te'dib için? Ukbe mi gelerek atını sürecekti okyanusa? Fatih mi içi dışı fethe çıkacaktı yeniden? Şir pençe mi sardıracaktı çamurlu cübbesini tabutuna?

Sakın bekleme! Söz dinle söz ver sözünde dur! Hakk'ı düşün Hakk'ı söyle!..

Sözü süz de söyle
Mânâyı inci gibi diz de söyle
Yüzde söyle gıybet olmasın
Ukdeyi içinden çöz de söyle yapmasın yara
Öyle bir söyle ki hoş gelsin yâre ağyâra.
İmâ ile söyle ister remizle
İllâ haddini hududunu çiz de söyle
Güzde söyleyeceğini güzde söyle bırakma yaza
Sırlarını candan içe dosta söyle sızdırma yoza.
Düzde söyleyeceğini düzde söyle
Ne yüksekte ne tümsekte.
Hem de iyi bir pozda tam bir dozda söyle.
Bir de acele etme kozu gözetle.
Hakkı yüzde yüz söyle Cebbâra
Dilsiz şeytan olmayasın sonra
Söyle sen hakkı yerli yerince
Artık düşünme pek ince ince.
İster gözle söyle ister yaz da söyle
İster nazla ister niyazla.
Söylerken Hakkı biraz da
Nefsine söyle değil âfâka.

Bir de ey arkadaş! Yunus'a verdiğin sözü unutma. Sonra Mevlâna'yı da...

Senden söz almıştı Yunus; 'Dövene elsiz sövene dilsiz ve gönülsüz' olacaktın. Nasihatiyle derviş zirvelere taşımak istemişti seni tolerans ve sevgi kervanlarıyla. O yine sana 'Yaratılanı sev Yaradan'dan ötürü' mesajını çağlar ötesinden göndererek karıncayı bile incitmemeni salık vermişti. Ne kadarına uydun bu tavsiyenin ne kadarına?

Mevlâna'yı köyünden eden neydi? Neden gelmişti yaban eli Anadolu'ya; çuluyla çuvalıyla. Çünkü onun lûgatinde 'yaban' kelimesi geçmiyordu. Rabbine kölelikte bulduğu gerçek hürriyeti 'gel!' sadaları ile seslendirmişti cihana. Bu sese kendi nefsi kulak vermeliydi. Nefsine dinletmeliydi bu sesi. Nefsine dinletti ve hicreti tercih etti. Mevlâna Anadolu'da Celâleddini Rumî oldu.

Allah'ım! Senden diliyor ve dileniyoruz.

Senden uzak kalış hasretini nefsimize duyur aç olan gönlümüzü doyur. Gece kadar karanlık ruhumuza şefkat et. Bükülmüş şu kaddimize ölgün ve solgun rengimize burulmuş boynumuza ve kırık kalbimize merhamet et.

Şu en sakin anda sızlanışlara cevap verdiğin dakikalarda kapkara bir gönülle değil Senden başkasına secde etmeyen başımızla Sana dönüyor bir türlü titretemediğimiz dudaklarımızla Senden nefsimizi ıslah etmeni istiyoruz. Bizim uzaklığımız nisbetiyle değil yakınlığın hürmetine kalbimize ve ruhumuza rikkât ver. Nasıl yaşamamızı istiyorsan bizleri rızana uygun olarak öyle yaşat. Nefsimizle bir an bile başbaşa bırakma

HeLiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
Eklenti Ekleyemezsiniz
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan UslanmaM Cevaplar Son Mesaj
Arkadaş FERHATCAN Ferhatcanın Şiir Köşesi 1 11-06-2007 08:23 PM
aşk mı,arkadaş mı? gnlchelen Anketler 2 04-21-2007 08:01 PM
4 arkadaş!!! mAnuTd Zeka Soruları ve Bilmeceler 4 04-16-2007 12:10 AM
En İyİ ArkadaŞ