USLANMAM

UslanmaM En Kaliteli Bilgi Adresiniz
USLANMAM öğesini iGoogle sayfanıza ekleyin.
Geri git   USLANMAM > GENEL KÜLTÜR > Edebiyat > Deneme, Hikaye
UslanmaM Resim AlbümleriSosyal Gruplar
Kayıt ol Sosyal Gruplar Ajanda Konuları Okundu Kabul Et

Deneme, Hikaye Burada deneme ve yazıları paylaşabilir ve bulabilirsiniz.


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04-20-2007, 11:28 PM   #1 (permalink)
Mareşal
 
HeLiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart Kum Saati

Her gece bir kervan geçer ömrümden başımı secdeye koyduğum yöne doğru. Her gece beklerim onu elimde çıkınım. En Sevgili'nin kervanıdır bilirim. Yârenler Yâri'nin denklerini taşır katarlar.

Kardelen tohumu oldum kolladım zamanı bilmem kaç bin gece. Zamanı kolladım kum saatinin en üstündeki kum taneciği gibi. Zamandan geçip an olabilmek için... O an ayağının bastığı olabilmek için yaratılmışların arasında.

Sen'i arıyorum Ey Sevgili! Gözümün iliştiği düşüncemin geçtiği yüreğimin eriştiği her yerde Sen'i arıyorum. İkliminde bestelenmiş her notada vuslatına göçen kervanının izlerini haritalaştırıyorum özlem coğrafyalarında. Yedi iklim tam yedi bahar gözlerimde güneşin rengi. Adı konmamış diyarlarda bile ararım Sen'i. Bu arayış; bazen güneşlerin çarpışmasıdır debdebeli. Bazen küçük bir derenin en durgun yerinde kıyısında su içen karıncanın ayaklarını ıslatması oluverir köpük dalgacıklarıyla. O kadar naif tılsımlı bir o kadar da...

Bebeklerin avuçlarındaydın Sen. Fırtınada ve sonrasındaki dingin havada söylenir adın. Ay her gece şâk olurken şehadet parmağınla. Bana düşen hep husûf (Ay tutulması)... Zaman sensiz Kenan olur; mekân bin kuyu. Her kuyuda ben bin Yusuf... Bastığım taşlardan silinmiş sularda şimdi ayak izim. Suyun sırrını ateşe sormalı ateşin sırrını pervaneye. Ya pervanenin sırrı? Dönmek olsa gerek hep Sana dönmek. Yıldızlar güneşler gibi döne döne yanmak. An döner ömür döner âlem döner... Her şey olursa durmaz başım dâim döner. Dillerde adın gibi döner. Ellerimi açmışım Rahman'a Sen'i arıyorum ey Sevgili. Sen'i arıyorum...

Menekşe yaprağında meltem olur nefesim Sen'i söylerken. Kelebeğin kanadına nakşedilmiş rengarenk toz gibi serpilir Sen'i aradığım geceler ömrüme. Yıldızların geçtiği çizgide koşuyorum ben bir karınca...

Yeşil kuşlara bakarak koştum hep asumanda. Onlara özendim; kanatlarını açtılar onlar ben yanık ellerimi. Takıldım çölde Sen'i özleyen kuşun peşine. Zümrüdüanka dedim... Kafdağı dedim... Efsanelerdeki sevda ülkesinde bulmaktı hayalim efsununu. Ey Yâr! Sen'in diyârında bülbül ikliminde açan gonca olabilmek hulyasıyla gözyaşlarımda dualarımı dualarımda hep Sen'i istedim. Beyt'ine damladı yanaklarımdan süzülen hasret. Kevser'le suladım gülünü neredesin?...

Bir yağmur taneciğiydin düşen alnıma kırk değil kırkbin ikindide. "Sen!" deyip yürüdüğüm yollarda saçlarım omuzlarım bir de yüreğim ıslandı çağlar ötesinden türkünü söyleyen sağanaklarda. "Ümmetî!..." deyip döktüğün incileri topluyorum şimdiki zamanda. Hızır-İlyas seherindeki gül tomurcuğunda şekillenir çiy tanesi oluverir incilerin. Gözlerime sürerim... Sücûdta ıslatır denizleri gözlerim.

Yıldızların arasındaydı sanki gözlerinin ışıltıları en parlak yıldızdı. Burak'ın ayak izlerine basarak dolaştım Âlemler'i... Yine böyle bir seyerânda; pınarların çağladı Cemâlin'e âşinâ bir çift zümrüt çekti beni sadağımdan. "Yağma! Servetim yağma!" deyip dönen Selahaddin'in gerçek hazineleri buluşuydu âdetâ. Cennet rengi zümrütlerin çektiği yöne doğru sürükleniyor canım döne döne. Şems-i Tebrîzî'nin peşinden gidercesine... Gökler ötesinde aradım hep tebessümünü. Ve nihayet solunmuş bir nefesten de yakın bir yürek atımlık benden de ben... Ve Gökçen bir bakışta buldum Sen'i...

Ne Ankâ kaldı gözümde ne korktum Kafdağı'ndan. İnsan dünyaya bir kere gelir. Öyleyse yaşamamış olmalıyım bunca zaman. Her şeyim O'na ayak uyduruyordu kalbimin tıp tıpları bile...

Ne var ki; hazan kıskandı gülleri. Yaprakları savurdu Karayel. Büktü boynunu kardelen. Bana mevsim yine sonbahar... İmbatın estiği memleketteyim üşüyorum. Şimdi ne Sen varsın En Sevgili ne de Sen'i görür gibi olduğum cennet rengi. Kervan katarlarını toplar oldu bu diyardan. Mus'ab utancında saklıyorum yüzümü....

Her şeye rağmen hiç tükenmedi yüreğimin orta yerindeki ümit. Ateş böceği aydınlığıyla düştüm kör karanlıktaki yollara. Kör ufkunda vuslat çırağı bir ümid.

Kaldırmadım başımı Efendim koyduğum yerden...
Aradığım yine Sen!...

HeLiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
Eklenti Ekleyemezsiniz
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan UslanmaM Cevaplar Son Mesaj
Yaz Saati Uygulaması .. ByemonaR Bilim ve Teknik 2 02-03-2008 08:52 PM
Fossil Bluetooth Kol Saati ByemonaR Ev Teknolojileri Genel 3 07-19-2007 03:08 PM
Vurdu yine yüreğin dem saati.... HeLiN Sevgini Haykır 0 04-13-2007 11:53 PM
Bir saati ibadete, bir saati dünyaya ABYSS Dini Bilgiler 0 04-10-2007 01:26 AM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:57 AM .
Üyelerimiz görüşlerini önceden onay olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir, UslanmaM yoneticileri itina ile icerik kontrolleri yapmaktadir, yine de UslanmaM' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız İLETİŞİME veya 0555 582 46 56 numaralı telefona bildirebilirsiniz, gereği yapılacaktır.
English Explanation: Our users can give their opinions without getting any approval in our site, all the responsibilities which can rise from these articles belong to these users, the managers of UslanmaM control the contents very carrefully, but if you find any item opposite to the rules CONTACT or dial +90555 582 46 56