Başkalarının düşünce ve duygularını anlama yeteneğimiz

bunları kendi düşünce ve duygularımızla karşılaştırabilmemizin derecesine bağlıdır.Keder yahut korku gibi

kendi hissettiğimizden daha yoğun emosyonları

yaşantılarımızla kıyaslayarak

örneğin depressif bir hastalığın semptomlarını anlayabiliriz. Oysa bazı psikiyatrik aaaahürler

normal yaşantılarla kıyaslanarak anlaşılamaz. Örneğin

şizofrenik düşünce bozukluğunun normal yaşantıda hiçbir paraleli yoktur. Böylece

bir hastayı empati yoluyla anlama

çok kere şizofreni ile duygusal bozukluklar arasında ayrım yapma ve daha genel olarak psikozları nevrozlardan ve kişilik bozukluklarından ayırma kriteri sayılmaktadır. Empati

psikoterapi sırasında

özellikle bunun yoğunlaşmış bir biçimi olan psikanaliz sırasında

terapistle hasta arasındaki ilişkide önemli bir rol oynar.