Bilinçli algılamada (bkz.) duyu organları bilgiyi bütünüyle değil

seçerek alır. Hattâ herhangi bir zamanda

algı alanındaki yalnızca tek bir görünüm

kişinin aktif ilgisinin odağı

yani dikkat objesi olur. Genel bilinç alanının içindeki benzer dikkat odakları da

daha derinde yer alan yöneltilmiş düşünce proçeslerinin seyrini belirler. Dikkat istemli veya istemsiz olabilir. Dikkatle ilgili bir terim olan konsantrasyon

belirli bir hedefe yönelmiş bir uğraş sırasında

belli bir süre içinde istemli olarak dikkati birşeyde toplamak anlamına gelir

istemsiz dikkat ise; şiddet

hareket

tekrar

vs.gibi ortamsal stimülasyon karakteristikleri tarafından kontrol edilir. Dikkatin herhangi bir zamanda

belli bir alan içinde bölünebilmesine ve dağılabilmesine rağmen

bir anda insanın anlayabileceği şeylerin bir sınırı vardır. Dikkat (veya kavrayış) sınırı

bir bakışta algılanabilecek nesnelerin sayısını (çoğu zaman 6-8) kapsar. Böyle bir dikkat testinde

süjeye nesnelerin toplam sayısı söyletilir. Eğer nesneler farklıysa ve süjeden bunların adlarını söylemesi isteniyorsa

«hafıza sınırı» testi yapılmış olur. Aslında dikkat

hafızanın (bkz.) kayıt safhası için gereklidir. Psikiyatrik hastalar sık sık dikkat ve konsantrasyon güçlüklerinden şikâyet ederler ve şikayet olmasa bile dikkat bozukluklarına rastlanabilir. Organik beyin hastalığı bulunan kişilerde

özellikle bunun sonucunda demans belirdiği zaman

dikkat bozuklukları görülür. Lokal beyin hasarı da algı güçlükleri yaratabilir. Bazan beynin hasara uğrayan yarım küresine iletilen bir stimülasyon

hasara uğramamış yarım küredeki stimülasyona kıyasla

iyi algılananı azsa

bu duruma «seçici dikkatsizlik selective inattention» denir. Dalgınlık karakteristik olarak Huntington korea'sında (bkz.) ve manide (bkz.) görülür

bu türden daha hafif bir bozukluğun da şizofrenik düşünce bozukluğunda temel olduğu düşünülmektedir.