Defne kokulu Toros sırtlarından portakal tüten Mersin bahçelerine kadar uzanan topraklarda allı pullu şalvarlarla nazlı nazlı oynanır... Bu oyunlarda, erkeğin âhenkli hareketi, kadının tatlı salınışı peşindedir. Oyunun biraz yavaşlığında güneşin sıcaklığının etkisi büyüktür. Tempo ağır olsa da, hareketlerin ılık kıvraklığı yeter...

Adana, Mersin ve Tarsus bölgelerinde karakterce bir kalan belli başlı iki oyun vardır: Mengi (Toros Mengisi) ile Adana Üç Ayak Halayı. İkisi de davul - zurnayla yürütülür. Mengi'yi 4 kadın, 4 erkek, Üç Ayak Halayı'nı da 3 kadın, 3 erkek oynarlar. Kadınlı - erkekli karma oyunlarında ayrı bir çekicilik vardır. (Birliktelik çevrenin nezihliğine bağlıdır).

Mengi aşk oyunudur. Türküsü şudur:

Pınar başı ben olayım
Bulanırsam bulanayım
Sevdiğimi verin bana
Dilenirsem dileneyim.

Kazan kaynar taşmaz mı?
Yol gedikten aşmaz mı?
Ağlamayın sevdiğim
Ayrılan kavuşmaz mı?

Üç Ayak Halayı da öbür halaylar gibi el ele tutuşularak oynanır. Türküsü:

İndim dereye taş bulamadım
Çok aradım, çok da gezdim
Kendime münâsip eş bulamadım

Seyhan (Adana) oyunlarında kadın giyimli, yüz yılların geleneği inceliktendir. Üç etek denilen üç peşli bir "zıbın" ve ipekli kutnudan gömlek giyerler. Gümüş (zincirli) allı yeşilli mevlâna sarıkları sararlar. Ayaklarında yollu çekiler (şalvarlar) bulunur. Yüzyıl önceki kalkık burunlu yemeniler (papuçlar) giyilir. Erkekler, gâh zıbın, gâh şalvar giyerler. Üzerine Trablus kuşak bağlarlar. Ayakta kara köseleden ve ince, bağlamalı mest bulunur. Başa puşu sarılır.