Trakya mıntıkamızda şimdiden 25 kadar oyun tespit edilebilmiştir ki, bunların Batı Trakya'da yüzyıllardır yerleşik bulunan yüz binlerce Türk sekenenin (yerli halkın) halk kültürüyle de müşterek (ortak) kalmış olduğu pek tabiîdir. Trakyamızın bir kısım halkından, türlü semtlerden, geç olarak anavatana göç edenler olduğu için, bazı oyun çeşitleri asıl yerli köylüler arasında taraftar veya yan bakanlar edinebilmiştir (kazanmıştır).

Gelen kimi çeşitler de eski, yerli oyun tertipleriyle karışıp kaynaşmakta gecikmemişlerdir.

Trakya oyunlarını Hora, Karşılama ve Sallama (Salma) olarak üç esas çeşitte dikkate almak mümkündür:

1. Horalar: Bunlar, el ele veya kol kola tutuşularak diziyle yürütülen oyunlardır. Kabadayı, Beylerbeyi, Kara Yusuf gibi oyunlar hala bilinenlerin en tipikleri görünmektedirler.

2. Karşılamalar; Bunlar Zigoş ve Drama Karşılamasıdır.

3. Salma Oyunları; Mesela Hanım Ayşe gibi. Münferit (tekli) oyunlardan bazısı da bu zümredendir. Ali Paşa Oyunu gibi.

Karşılamayı, en hafif anlamındaki Çiftetelli ile karıştırmak için vehimden (kuruntudan) ibarettir. Rumeli'de Karşılama, adından da açıkça anlaşılacağı üzere çiftlerin karşılıklı oynamalarını ifade eder ki Trakya'da işte bu tipik çeşitlere "Salma Oyunlar" adı da veriliyor. Katiyen (kesinlikle) müstehcen değillerdir. Bilakis (aksine, tersine) kabadayıca oynanılan birtakım yiğitlik ve cengaverlik gösterileridir.

Kırklareli'de oyunlar çifter davul ve zurnayla yürütülürler: İki davul, iki zurna.

Bileni az olan şu oyunlar da dikkati çekebilmiştir: Kara Yusuf, Alay Bey, Ali Paşa, Hanım Ayşe, Ağır Tikveş, Arzu ile Kanber, Rum Kızı, Tapşin Havası...

Kadınlarca söylenen bir türkünün sözleri:

Gidene bak gidene
Boyu benzer fidana (iki defa)
Fidanda gül açılmış
Kokturmazlar adama (iki defa)

Kale kaleye bakar
Kaleden üç kız bakar
İkisi şöyle dursun
Birisi canlar yakar

Bu dere uzun dere