Buzlanma
Özellikle havacılıkta buzlanma belli başlı tehlikelerden birini oluşturur. Seyir halindeyken bir uçak üzerinde oluşan buzlanma havanın kaldırma kuvvetini azaltırken sürtünmeyi ve ağırlığı arttırarak hız düşmelerine sebep olur. Ayrıca uçağın dış yüzeylerinde biriken buz uçağın kontrolünü zorlaştırır. Yüksek hız performansına sahip uçaklarda buzlanma daha çok kalkış tırmanış ve yaklaşım alanlarında problem oluşturur. Çünkü bu gibi durumlarda uçağın aerodinamik sıcaklık verimi düşmektedir. Uçakların karbüratör ve benzinlerinde görülen buzlanma tehlikeli durumların doğmasına sebep olur. Karbüratörde buzlanma ve benzin buharlaşması soğuma ile havanın karbüratörden geçerken basıncının düşmesi sonucu oluşur.

Öneriler:

Kar ve buz yağmura nazaran trafiği daha çok etkilemektedir. Kar sürücünün görüşünü engellemesi ve eriyip buza dönüşme ihtimali bakımından özellikle de geceleyin daha çok tehlikeli olmaktadır. Yollarda kar birikmesini kar çitleri ile önlemek kar ve buzdan korunmanın en ekonomik yoludur. Yollardaki buzu ve karı temizlemenin yollara kar çitleri yerleştirmeye göre 100 kat daha pahalı olduğu hesaplanmıştır. Bu nedenle rüzgarlı günlerde karın yollara taşınmasını önlemek için yolların gerekli yerlerinde kar çitleri kullanılmalıdır.Herhangi bir gün için donma ve erime derece-günler o günün ortalama sıcaklığıyla 0°C taban sıcaklığı arasındaki farktır. Derece-günler günün ortalama sıcaklığı 0°C’nin altında ise Donma Derece-Günler (DDG) olarak adlandırılır. Kara yolları hava alanları ve limanlarında pistlerin donması uçaklar için büyük tehlikeler oluşturur. Yol ve pistteki don olayı ve buzlanmayı önlemek için alınan tedbirler büyük bir çevre ve ekonomik maliyeti de beraberinde getirmektedir. DDG bir karayolu boyunca veya hava limanı pistlerindeki buzlanmayı engellemek için gerekli olan yakıt tuzlama vs. maliyetinin tahmininde kullanılmalıdır. Özellikle uçaklar ve hava taşımacılığı açısından buzlanma tahminlerinin de yapılması gerekmektedir. Buzlanma ile mücadelede tuz kullanımı nispeten ucuz bir çözümdür. Yollara kolaylıkla serpilebilen tuz hava çok soğuk değilse buzu eritebilir. Kötü etkileri hemen belli olmayan tuzun zararları ancak 1970′lere doğru anlaşılabilmiştir. Tuzun yol açtığı korozyon nedeniyle köprüler ve yollar tahrip olmakta yol kenarındaki bitki örtüsü de ölmektedir. Tuz maliyeti ve doğurduğu çevre problemleri dolayısıyla mümkün olduğu kadar hesaplı ve doğru yerde kullanılmalıdır. Bu yolların hangi kısmının ne zaman ve ne kadar donacağının belirlenmesine yönelik termal (ısıl) haritalama gibi özel meteorolojik çalışma ve öngörü ile mümkündür. Termal (ısıl) haritalama ile yol/pist yüzeylerinin sıcaklık haritası elde edilerek donması şüpheli güzergahlar kolayca belirlenebilir ve öncelikle buralarda buzlanmayı önlemek amacıyla tuz kullanılır. Ülkemizde de termal haritalama ölçümleri ile yol güzergahlarına yerleştirilmesi gereken sabit ölçüm sistemleri ve uyarı işaretleri için en uygun yerler de tespit edilmelidir.Son yıllarda çevreye zarar vermediği ve tuzdan daha az korozyona neden olduğu için kalsiyum magnezyum asetat (KMA) duyarlı çevrelerde kullanılmaya başlanmıştır. Tuzdan daha pahalı olduğu için KMA bazı ülkelerde sadece yeni köprülerde ve duyarlı çevrelerde kullanılmaktadır.Gelişmiş ülkelerde son yıllarda yol-hava tahminlerini iyileştirmek ve otomatik sistemler kullanarak yolların durumunu yakından takip etmek suretiyle tuz kullanımının ve trafik kazalarının minimuma indirilmesi amaçlanmaktadır. Güvenli ve ekonomik bir ulaşım için yol boyunca yerel şartların nasıl değiştiğini ve yolların hangi kısmının daha fazla donma potansiyeli olduğunu kısacası yol klimatolojisinin bilinmesi gerekir. Bir veya iki saatlik güvenilir kısa vadeli hava tahminleri de buzlanma ile savaşta çok önemlidir. Eğer tuz veya diğer kimyasal maddeler donan yağmur veya kar yağışı ile birlikte aynı anda yollara dökülürse su yol yüzeyinde donamayacak ve böylece daha az tuza ihtiyaç olacaktır. Öte yandan kar yağışının ne zaman sona ereceğini bilmek de karayolları ekiplerinin iş planlaması ve kaynaklarını kullanmaları açısından büyük yararlar sağlayacaktır. Bu nedenlerden dolayı Türkiye’de de 1987 yılında ABD Kongresi tarafından yürürlüğe konan Stratejik Karayolu Araştırma Programı’na benzer bir ulusal araştırma programı başlatılmalıdır.Modern Hava Durumu Programları ile mevsime göre rüzgar soğuğu ve don buzlanma vb. hakkında da kısaca bilgiler verilmeli.T.C. Karayolları “Karayolu Meteorolojisi” çalışmalarını yapabilmesi için bünyesinde bir meteorolojik etüt ve analiz biriminin kurulması gerekmektedir.