New York, Londra, Paris veya İstanbul gibi şehirlerin yakınında herhangi bir yanardağ yoktur. Gelecekte ortaya çıkması da düşünülemez. Buna karşılık, dünyanın bazı kesimlerinde birbirine çok yakın olan bir hayli yanardağ vardır.

Pasifik Okyanusu ile sınırlanan Orta Amerika,dünyada yanardağların en fazla faaliyet halinde olduğu bir çevredir. Gerçekte, bu çevrede bulunan yanardağların üçte ikisi halen faaliyettedir. Başka türlü söylemek gerekirse, sönmüş yanardağlar değildir.

Bu durumda, insanın aklına yazımıza başlık olan soru gelmektedir: Yanardağlar niçin belirli yerlerde bulunur ? Bunun nedeni basittir. Yanardağların bulunduğu çevrede,arzın kabuğu zayıftır. Daha doğrusu, dünyanın başka çevrelerine oranla daha zayıftır. Arzın kabuğunda zayıf bir yer olmaksızın, burada bir yanardağın varlığı düşünülemez. Bir yanardağın oluşumunu anlatmak .yukarda belirtilen gerçeği izah etmeğe de yetecektir. Bildiğiniz gibi, dünyanın (daha doğrusu arzın) merkezi sıcaktır. Arzın derinliğine gidildikçe, yüzeyden aşağılara indikçe,ısı da artar.Arzın yüzeyinden yaklaşık olarak 30 kilometre derinlikte,ısı 1000ile 1100° C (santigratı) bulur. Bu ısı derecesi de,söz konusu derinlikteki kayaların çoğunu eritir.

Kayalar eriyince yayılır, genleşir. Kaplayacak daha fazla yüzey gerekir. Nitekim dünyanın belirli bölgelerinde,yeni dağ silsileri oluşmaktadır. Gerçekte bunlar binlerce yıl yaşında dağlardır. "Yeni" deyimi, sonradan ortaya çıktıkları için kullanılmaktadır. Bu yeni dağ silsilelerinin altında ve yakınlarında, basınç her yerden daha azdır. Yani dünyanın (arzın) kabuğunda "zayıf" bir noktadır burası.

"Magma" diye tanımlanan eriyik halindeki kaya, bu kesimlere yayılır. Buralarda erimiş kaya külçeleri yığınlaşır. Zamanla, yığınlar yer kabuğundaki çatlaklardan yükselir. Erimiş kaya yığınlarının basıncı,üzerindeki çatıdan güçlü olduğu zaman, eriyik külçeler bir yanardağ olarak fışkırır. Patlar. Gazların bitimine kadar bu patlama devam eder.

Bir yanardağdan fışkıran maddeler esas bakımından gaz yapısındadır. Fakat "lav" adını verdiğimiz eriyik kaya külçeleri de vardır. Aynı zamanda,kopmuş katı parçalar, küller havaya fışkırır. Yanardağın fışkırması,gerçekte bir gaz patlamasıdır.Ancak, lavın bir kısmının çok ince zerrecikler halinde olması nedeniyle, siyah bir duman halinde görülür.

Arzın derinliğinde,ısının çok yüksek olduğu pirosfer yani ateş küredeki kaya eriyiği, sıvı ateş halindedir. Magma diye tanımlanan bu yoğunluğu fazla,hamur kıvamındaki ateşten külçe, yer kabuğunun zayıf olduğu yerlerde dışarı püskürerek "yanardağ"ı meydana getirir.

Yer kabuğunun bilimsel adı "litosfer"dir. Yanardağın huni biçimindeki ağzına "koni",dağın tepesinde magmanın püskürdüğü açıklığa da "krater" adı verilir.

Isının çok yüksek olduğu derinliklerden (yani pirosfer'den) yükselen magmanın yeryüzüne çıktığı kanallar ise "baca"lar diye tanımlanır.