Genel olarak gövdenin görünümü

kişilik ve ruhsal yapı bakımından kişinin çocukluk özelliklerinden sıyrılıp cinsiyeatinin özelliklerine kavuşmasına ergenlik denmektedir. Bu gelişme

kızlarda “ilk adet görülmesi” olayını da kapsadığınadan kız çocuklarında ergenliğin gerçekaleştiği bir yaştan söz etek mümkündür. Oysa erkek çocuklarda ergenlik bu tip belirli ve sınırlı bir olayı kapsamadığınadan ve yavaş yavaş ortaya çıkan değişmelerden meydana geldiğinden

erkeklerdeki ergenlik konu olunca bir yaştan değil

başlayıp bittiği yaşlardan söz etmek mümkün olmaktadır. Kızlarda ergenlik yaşı ırka

yapıya ve çevresel etkilere bağlı olarak 9-16 yaşları arasında değişmektedir. Ayrıca

bütün ülkelerde ortalama ilk adet görme yaşının gitgide küçülmekte olduğu da bir gerçektir. Bu

genellikle

beslenme şartlarındaki iyileşmeye bağlanmaktadır. Türkiye’de ilk adet görme yaşını
kesinlikle tespit edecek çapta incelemealer henüz bütünlenmemiştir. Ancak bu yaşın 13 civarında olduğu tahmin edilebilir. Buna göre

17 yaşına ulaştığı halde adet görmemiş ya da ikincil cinsel özellikleri (kadın ve vücuduna özgü görünüm ve özellikleri) belirmemiş bir çocukta ergenliğin gecikmesinden söz edilebilir. Erkek çocuklar için ergenliğin yurdumuzda 13-15 yaşları arasında gerçekleştiği söylenebilir ve 17 yaşma kadar gerçekleşmemesi gecikame kabul edilebilir.
Erkek çocuklardaki ergenlik gecikimini üroloji uzmanlarının ve gerekirse iç hastalıkları uzmanlarının değerlendirmeasi gerekir. Çünkü kızlarda olduğu gibi burada da bozukluk üreme bezlerinde olabileceği gibi

kansızlık

uzun sürmüş hastalıklar

hipofiz

tirolcfVs. diğer iç salgı bezlerinde de buturiabtlfr. A
Gerek erkek gerekse kız: çocuklarında yalnızca ikincil cinsettizeffikterin bir- iki tanesinin (örnek: erkeklerde sakal ve
bıyığın çıkmaması ve sesin nisbeten ince kalması

kızlarda göğüslerin büyümemeasi) gerçekleşmemesi ergenliğin gecikamesi olarak yorumlanmaz. Bazı çocuk sahibi kimselerde bile bir iki ikincil cinsel özelliğin bulunmayabileceği bu durumlarda meselenin başka olduğunu belirtmektedir. Bu kimselerde gelişmeamiş doku veya organların normal olan hormonsal etkilere gereğince cevap verebilme yeteneğine sahip olmamaları söz konusudur.