İnsanlann uykuda cinsel tepkiler yaşayabildiği

bilinen bir gerçektir. En eski dini kitap olan Tevrat'da

uykusunda orgazma gelen adamın bu "pislikten" kurtulmak için yıkanmasını buyuran ayetler vardır. Ancak olay salt erkeğe özgüymüş gibi ele alınmaktadır. Aslında 1950 ortalarına kadar kadınlarda da bu türden bir cinsel boşalma olduğu bilinmiyordu. Kinsey ve arkadaşlarının yaptığı araştırmalar ilk aydınlatıcı adımlar olmuştur. İrade dışı; uykuda orgazmlar özellikle erkeklerde hemen her zaman cinsel rüyalarla birlikte gerçekleşir. Uyku sırasında günlük çekingenliklerimiz ve öğrenilmiş denetimlerimiz

çok daha az etkin olduğundan birçok bilinçaltı dileklerimiz zararsız

simgesel biçimde rüya olarak ortaya çıkarlar. Bilinçli yasaklamaların etkisinin azalması

çoğu kimsenin

özellikle kadınların

uykuda çok daha hızlı orgazma gelmelerini de açıklar.
Bugün genellikle uykuda orgazmın gerekli ve sağlıklı olduğu hatta cinsel perhiz durumlarında "doğal" bir ikame yolu oluşturduğu düşünülür. Oysa Kinsey'in raporları bunun doğru olmadığını göstermektedir. Bu araştırma sonuçlarına göre; örneğin haftada birkaç kez cinsel birleşmeyle orgazma gelme olanağından yoksun kalan bir kadının uykusunda yaşadığı orgazm sayısı

yılda ancak birkaç kezlik bir artış göstermiştir. Oysa bazı kadınların uykuda orgazm sayıları

cinsel birleşmede orgazmlarının artmasıyla oranlı olarak artış göstermiştir. Yani aslında

uykuda orgazm insan vücudunun doğal bir işlevi olup

bilinçli cinsel eylemin ikamesi değildir.