![]() |
![]()
|
![]()
|
||||||
| Bilgi Deposu Gerekli, Gereksiz.... Merak Ettiğimiz, Neden diye sorduğumuz bütün soruların cevaplarını bu başlık altında bulacağız. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
Arzda herşey ölçülü
biçimli yaratılmıştır. Hürmet ve sevgi nişanesi diye takdim edilen çiçeklerden tutun da kumlu taşlı yerlerde kaya kovuklarında kıraç topraklarda biten göz alıcı renklerde zarif muhteşem veya garip şekilli yabani çiçeklere varıncaya kadar rengarenk güzelliklerin zenginliği insanı hayretlere düşürüyor. Şairin dediği gibi "Her bitkinin tek yaprağı bile Fail-i Mutlak'ın hünerlerini gösteren onu tanıtan yani Marifetullah'ı ders veren bir defterdir."Şirazlı Sâdi Gülistan'ında ilâhî tecellilerin güzelliklerini şöyle tasvir ediyor:"O sabah rüzgarı döşemecisine zümrüt yaygılarını yay demiş. Bahar bulutu tayasına bitki kızlarını yer beşiğinde beslemesini emretmiş. Ağaçlara yeni yıl giysisi olarak yeşil yapraktan üstlük giydirmiş; baharın gelişi şerefine dal çocuklarının ballarına çiçekten külah koymuş... Şeker kamışından çıkan su O'nun kudretiyle eşsiz bal olmuş; O'nun yetiştirmesiyle hurma çekirdeği koca ağaç olmuş. Bulut rüzgar Ay Güneş Gök bu işleyiştedir ki sen bir ekmek elde edesin.. Öyleyse onu sakın gafletle yemiyesin. Zira bütün bunlar O'nun buyruğu tutularak yapılmaktadır. Eğer sen de İlâhî buyruğu tutmazsan çok büyük insafsızlık etmiş olursun.."Kabukları birer ambalajdan başka birşey olmayan meyvelerin dış güzelliği bile ressamlara ne şâhâne tablolar ilhâm eder. Bahar gelinlikler giymiş gibi süslü meyve ağaçlarının ihtişamlı mücevherlere benzeyen beyaz pembe çiçekleri ile gönlümüze ferahlık verir. Üstelik her meyvenin tadı kokusu başka başkadır.Cenab-ı Hakk'ın renklerde vurduğu nakışlar bir başka âlem!.. Göklerde yeryüzünde ve bilhassa bütün cazibe ve büyüleyiciliğiyle deniz diplerinde.. Nâzik bîr minyatür hâlindeki böceğin altın renginde akvaryum balığının kanatları en itinalı nakışlarla bezenmiş kelebeğin renk renk yaldızlı tavusun Argüs sülününün zarifliğinde Yaradan'ın estetik sanatlarının inceliği göze çarpacak kadar meydanda.Endonezya kara tavuğunun Lyr'e benzeyen güzel kuyruğu ile Cennet kuşunun taçlardaki sorgucu andıran süslü kıyafetindeki ahenkli renkler ne kadar hayranlık uyandırıcıdır! Denizlerde ise istiridye kabuklan içinde incinin meydana gelmesi Antozoer denilen polip cinsinin beyaz kırmızı ve siyah mercanın varlığına vesile olması da yine güzellik ve zarifliğin Yaradan'ına aittir. Çeşitleri yüzbini bulan deniz kabuklarının bazılarındaki son derece hoşa giden renklerden ve zariflikten dolayı eski devirlerde para yerine kullanıldığı gibi hâlen de güzel salonları süslemektedirler.Gümüş pullarla süslü parlak yaratıklar insanı tarif edilmez bir şaşkınlığa ve hayranlığa düşürüyor.İbretle bakanlar için: Sardunya deniz kadar mavidir güneş parladığında onları sudan ayırmak zor olur. Çünkü sular altı bir sirk bir şiir daima değişen bir resm-i geçitten başka bir şey değildir.Tropiklerdeki mercan yataklarında çok yavaş kımıldayan Kamelon balıkları bulunur. Buniar bir moda mecmuasının ressamının gıpta edeceği renklerle yetinmezler ayrıca sık sık renk değiştirmek vasfına da sahiptirler. Bu balıklar bir kaç dakika içinde sanki altı veya yedi kılık değiştirmiş gibi renklerini koyulaştırıp hafifletirler. Yosunların canlı filizlerini kemiren Tavşan-Balık yaprak yeşili açık pembe koyu kırmızı olabilir. Kaplumbağa veya köpek balıklarının sırtlarına yapışarak onları yem olan derinliklere sürükleyen Pilot-Balık da sırasıyla yeşil süt beyaz veya koyu gümüşi renklerini alır.İlk beyazdan başlayan Mercan-Balığı daha sonra pembe al ve siyahımsı bir renk alır. Aslında mercan avcılarının dedikleri gibi balık yaşadığı mercan tarlalarının renk âlemine bürünür.Güney Pasifik denizlerinin "Aslan Balığı" pembe ve açık mavi renkle olmasına rağmen düşmanla karşılaşınca şeytan boynuzlarını andıran kara yüzgeçlerini açarak kan renginde hançerlere benzer sivri tüylü kuyruğunu şişirerek suları yarar. "Betta" Dişi yumurtalarını bıraktığı yuvanın etrafında elle boyanmış gibi nâzik renklerle bezenmiş kanatçıklarını açarak ve kapatarak etrafta dönerek görülmeye değer şahane bir semâa başlarlar. Fakat birçoğumuz hâlâ Yaradan'ın büyüklüğüne sadece deniz yüzündeki dalgaları göstererek dibindeki esrarengiz dünyadan habersiz bir gafletle delil göstermeye çalışırız. Ah bir sathilikten sıyrılıp bilebilsek ki kendi ruhumuz dâhil herşeyin derinliklerinde neler var!..Deniz Dibinden Gelen Nağmeler 1803 yılının 20 Şubat gecesi Filozof "Humbolt" Atlantiği aşan bir gemide bulunuyordu. Deneyini şöyle anlatır: "Akşam saat yediye doğru davulun gürültülü vuruşlarını andıran bir şamata bütün gemi mürettebatını dehşete düşürdü. İlkin bu gürültüyü kayalara çarpan dalgaların sesi sandık sonra daha da yaklaşınca gemide bir su kaçırma olayından endileşendik. Nihayet saat dokuzu çalınca gürültü tamamıyla kesildi. Humbolt'un duymuş olduğu garip müzik "Duaya benzer birşeyler mırıldanan balıklar'ın sesiydi.1942 yılında Cehesapeake Körfezine (Birleşik Devletler Doğu Sahili) deniz altından gelecek sesleri duyabilmek için bir Hydrafon ağı kuruldu. 1943 yılı yaz aylarında o güne kadar hiç duyulmamış bir gürültü koptu. Haber alan donanma yüksek yönetimi değişik düşman cihazlarını düşündü. Deniz hayvanları ve bitkileri uzmanlarına danışıldığında bu seslerin balıklar tarafından çıkarıldığı anlaşıldı.Birleşik Devletler o tarihten beri Kaliforniya ve Atlantik kıyılarında bu beklenmedik nağmeleri dinlemek için özel cihazlar koydular. Temmuz aylarında bu terennümler son haddini buluyor. Elbise ve renk kaprisleri gibi seslerini de mizaçlarına göre ayarlayan balıklar bulunur. Müzikseverler balıkları bir akvaryumda toplayarak onları daha rahat dinlemek için bu sesleri plâğa aldılar.Dr. Hans Hass ise banda aldığı sesleri balıklara dinleterek onların dünya seslerini ilgiyle karşıladıklarını büyük hayretle tetkik etti. Trafik gürültülerini yansıtan klakson seslerinin ve fren gıcırtılarının balıkların dehşetle kaçışmalarına ve dört bir yana dağılmalarına sebep olduğu görüldüğü gibi âhenkli nağmelerin tesirine kapılarak ağır ağır bu âhenge kapılıp hareketlerini bu ritme uyduran balıklar da müşahede edilmiştir.Son olarak şunu hatırlatalım ki balinaların insanı rahatsız edebilecek derecede sireni andıran sesleri vardır. Bazen hep beraber koro halinde bir İbadet neşvesi içinde bu sesi çıkarırlar. Bu hoş nağmeleri ve ince terennümleri hiçbir sesle mukayese kabul etmez bulan Kaptan Cousteau bunları her dinleyişinde tüyleri ürpermiş ve gözleri dolmuştur. |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | UslanmaM | Cevaplar | Son Mesaj |
| Adjustment ile renk değişimi | BoDyGuArD | Photoshop | 0 | 03-17-2007 11:15 AM |
| Deniz altında Binbir Surat Bir Ahtapot | BoDyGuArD | Hayvanlar Alemi | 0 | 03-14-2007 09:55 AM |
| Renk renk Nintendo Wii'ler! | BoDyGuArD | Bilim ve Teknik | 0 | 02-23-2007 11:35 AM |