Bu sorunun cevabını vermeden önce

renkleri görmemizde ve algılamamızda işlev gören mekanizmalara kısaca bir bakmamız daha faydalı olabilir. Renkler

gözün ışığa duyarlı bölümü olan retina tabakasında bulunan özel hücreler tarafından tanımlanır. Bu hücreler iki tiptir. Çomakçık hücreleri siyah-beyaz görüşten sorumlu iken

koni hücreleri de diğer renklerin tanımlanmasından sorumludur. Göz tarafından algılanan ışık

çomakçık ve koni hücrelerine ulaştığı zaman uyartı meydana gelmiş olur. Çomakçık hücrelerinin dış yüzeyinde bulunan ince zar uzantıları

“rhodopsin” adı verilen kırmızı renkli bir görme pigmenti ile birleşmiş durumdadır.
Koni hücrelerinde ise

rhodopsin yerine “iodopsin” adı verilen bir renk pigmenti bulunur. Her iki renk pigmenti de

opsin ve retinalin farklı bileşimleri ile meydana gelir. Omurgalılarda iki retinal ve birçok opsin tipi bulunduğu kanıtlanmıştır. Renk algılanması da

bunların çeşitli kombinasyonları ile meydana gelmektedir. Bu açıdan bakıldığında

hepimizin farklı kombinasyonları farklı tonlar için kullanabiliyor olabileceğimiz ve dolayısıyla da renk tonlarını birbirimizden farklı şekilde görüyor olabileceğimiz ihtimali ortaya çıkmaktadır.