1 den 6´e kadar. Toplam 6 Sayfa bulundu

Konu: Siyasal Partiler Ve Türkiyedeki Parti Yasaklari

  1. #1
    Administrator
    ABYSS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart Siyasal Partiler Ve Türkiyedeki Parti Yasaklari



    TÜRKİYE’DE SİYASAL PARTİLER

    Diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de, siyasal partilerin ortaya çıkışında “temsili demokrasi”nin ve “oy hakkının genişletilmesi”nin önemli bir rol oynadığı yadsınamaz. Türkiye’de ilk siyasal örgütlenmeler, I. Meşrutiyet döneminin sonlarında, gizli olarak kurulan derneklerle başlamıştır.
    1908 yılında II. Meşrutiyet’in ilânından sonra, dernek kurma özgürlüğü tanınmış ve siyasal partiler de, dernek statüsüne sokulmuştur. Bunun sonucunda, çoğunluğu daha önce kurulmuş derneklerin tabanları üzerinde olmak üzere, birçok siyasal parti kurulmuştur.
    Ulusal Kurtuluş Savaşı döneminde ise, bağımsızlık mücadelesini yürütmek üzere, Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri oluşturulmuştur. Bu dernekler, Erzurum Kongresinde, “Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında; Sivas Kongresinde ise “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında birleştirilmiştir.
    Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri, TBMM’nin kuruluşunda ve ulusal bağımsızlığın kazanılmasında çok önemli roller üstlenmiştir.
    23 nisan 1920’de toplanan TBMM’nin, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin programını uygulaması ve bir bütün olarak hareket etmesi beklenirken, zamanla birtakım gruplaşmalar ve düşünce ayrılıkları kendisini göstermiştir. Diğer yandan, yeni kurulan devletin yapısında, siyasal partiler gibi, birtakım çağdaş kuruluşlara da gereksinim duyulmaya başlanmıştır. Bu gelişmelerin sonucunda Mustafa Kemal Atatürk tarafından 9 Eylül 1923’te HALK FIRKASI (Cumhuriyet Halk Partisi) kurulmuştur.

    CUMHURİYET HALK FIRKASI(PARTİSİ)

    TBMM’de gruplaşmaların çoğaldığı ve siyasal yaşamda siyasal partilere gereksinim duyulmaya başlandığı bir ortamda, Mustafa Kemal, 6 Aralık 1922 tarihinde basına verdiği bir demeçle, “HALK FIRKASI” adını taşıyan bir siyasal parti kuracağını açıklamıştır.
    8 Nisan 1923 tarihinde ise, Mustafa Kemal’in, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı sıfatıyla, bir bildiri yayınladığı görülmektedir.
    Dokuz maddeden oluştuğu için 9 umde (ilke) olarak anılan bu metin, bir “seçim bildirgesi” dir. Bu seçim bildirgesi, aynı zamanda, kurulacak parti için de bir program hazırlığı niteliğini taşımaktadır.
    Daha sonra Mustafa Kemal ve partinin kuruluşunu destekleyen milletvekilleri, tüzük hazırlıklarına başlamışlardır.
    Hazırlanan tüzükte, “HALKÇILIK”, “CUMHURİYETÇİLİK”, “MİLLİYETÇİLİK” temel ilkeler olarak gösterilmiş; “ULUSAL EGEMENLİK”, “DEVRİM” ve “HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ” kavramlarına da yer verilmiş.
    Daha sonra “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti”, “HALK FIRKASI”na dönüştürülmüş ve Mustafa Kemal, 9 Eylül 1923’te İçişleri Bakanlığı’na başvurarak, “Halk Fırkası”nın kuruluşunu bildirmiştir.
    Bu gelişim çizgisinin de ortaya koyduğu gibi, Cumhuriyet Halk Partisi, Kurtuluş Savaşı’nı örgütleyen ve yürüten “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti”nin devamıdır.
    Başlangıçta “Halk Fırkası” olan partinin adı, 1924 yılında “Cumhuriyet Halk Fırkası”, 1935 yılında da “CUMHURİYET HALK PARTİSİ” olarak değiştirilmiştir.




    TERAKKİPERVER CUMHURİYET FIRKASI

    Terakkiperver Fırka, kuruluşunu tamamladıktan sonra, iktidara karşı sert eleştirilerde bulunmaya başlamıştır. Özellikle de on üç milletvekilliği için yapılan ara seçimlerde, kendilerine baskı yapıldığını iddia ederek, eleştirilerini arttırmıştı. Bu eleştiriler sırasında, parti mensuplarının "rakiplerine karşı din unsurunu kullanmayı faydalı" görmeleri, o sıralarda laikçi reformların başarılı olması için çok çaba gösteren Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa' nın şimşeklerini üzerlerine çekmişlerdir. Bu durum Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası' nın Mustafa Kemal Paşa tarafından, Cumhuriyet karşıtı ve gerici olarak damgalanmasına neden olmuştur.
    Gazi, yeni partiyi; "parti dinsel düşünce ve inançlara saygılıdır" şeklindeki görüşünden dolayı, dini bayrak olarak kullanmakla suçlayarak, bu partinin programlarında; "Biz halifeliği yeniden isteriz. Biz yeni yasalar istemeyiz. Bize mecelle yeter. Medreseler, tekkeler, bilgisiz softalar, şeyhler, müritler, biz sizi koruyacağız; bizimle birlik olunuz! Çünkü, Mustafa Kemal'in partisi halifeliği kaldırdı. Müslümanlığı zedeliyor. Sizi gavur yapacak, size şapka giydirecek!" şeklinde, yeni rejime ters vaadlerde bulunduğunu ileri sürerek, T.C.F.'nı ".. en hain kafaların ürünü.. yurtta cana kıyıcıların, gericilerin sığınağı ve dayanağı" olmakla suçlamıştır.
    Doğu Anadolu'da Şeyh Sait İsyanı sırasında, Başbakan Fethi Bey'in bu partinin liderleri ile görüşerek, kendilerini uyardığı, buralardaki parti teşkilatlarının ya frenlenmesini yahut da büsbütün kaldırılmasını önerdiği anlaşılmaktadır. Bu isyanın tehlikeli bir hal alması üzerine, Hükümet 25 Şubat 1925'te "dinin siyasete alet edilmemesi hakkında tasarıyı kanunlaştırdı.".Ancak Başbakan Fethi Bey hakkında, C.H.P. Grubunda Doğu olayları ile ilgili olarak verilen 18 imzalı soru önergesinden sonra, hükümete güven oylaması yapıldı ve Fethi Bey'e; 60'a karşı ,94 oyla güvensizlik gösterilmesi sonucu, kabine istifa etti. Yeni kabineyi kurmakla İsmet Paşa görevlendirildi.
    Şeyh Sait isyanı karşısında, Terakkiperver Fırka'nın da Fethi Bey kabinesine destek olduğu hatta, lideri Kâzım Karabekir Paşa'nın, bu hükümetin verdiği sıkıyönetim kararını olumlu karşılayarak, isyan konusunda; "Dini alet ittihaz ederek millî mevcudiyeti tehli---e koyanlar lanete şayandır. Bu hareket vatana hiyanettir.." diyerek, isyanı kınadığı görülmüştü. Ancak gerek Karabekir Paşa'nın ve gerekse Rauf Bey ile öteki T.C.F. ileri gelenlerinin isyanı önlemek amacıyla, Takrir-i Sükun Kanunu'nun kabul edilmesiniğ isteyen İsmet Paşa'ya karşı çıkmaları, Cumhuriyet rejiminin korunması için radikal tedbirlere başvurulmamasından yana olduklarını ortaya koymuştu. Muhalefetin karşı çıkmasına rağmen, İsmet Paşa Hükümeti'nin bu konudaki isteği, T.B.M.M.'nde 4 Mart 1924 tarihinde 23 olumsuz ve 2 çekimsere karşı, 155 oyla kabul edilerek, Takrir-i Sükûn Kanunu yürürlüğe girdi,. Bu kanunla beraber de İstikâl Mahkemeleri de yeniden göreve başladı.
    Şeyh Sait isyanı bastırıldıktan sonra, asilerin elebaşlarının yargılanmaları sırasında, "Şark İstiklâl Mahkemesi, dini propaganda ve tahriklerle Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nı irtibatlı görerek Fırkanın kapatılmasına karar..." verdi. Bu kararda İstiklâl Mahkemeleri'nin, partinin isyanla ilişkisini, iddia etmesi ve partiye karşı hükümetin aldığı tavır da etkili olmuş, T.C.F. Bakanlar Kurulu Kararı ile, 5 Haziran 1925 tarihinde kapatılmıştır.
    Terakkiperver Fırka ile Cumhuriyet Halk Fırkası arasındaki mücadele, bir noktadan bakıldığı zaman; Meşrutiyetle Cumhuriyet'in mücadelesi gibi düşünülebilir. İnönü'nün deyimi ile, "Terakkiperver Fırka erkanı(da), reformcu kimselerdi ama, Osmanlı reformcusu idiler." Oysa Atatürk, bütünüyle çağdaşlaşmadan yana olup, devrimci yöntemlerle hedefe varmak istiyordu. Bu nedenle, Şark İsyanını da bir ideoloji mücadelesi olarak değerlendirmiş etnik ve dinsel yanı olduğu savunulan isyanın bastırılmasından sonra, T.C.F.'nın Doğu'daki elemanları tevkif edilerek, parti hareketsiz bırakılmıştı.
    Terakkiperver Fırka'nın kapatılmasından sonra planlanan İzmir suikasti ise, Meşrutiyetçilerle Cumhuriyetçilerin mücadelesinin son perdesi olmuş, bu isyan sırasında, iktidar Takrir-i Sükûn Kanunu'ndan yararlanarak basın üzerinde de sıkı bir denetim kurmuş ve bu suikastin liderlerinin yanı sıra, diğer muhalif simaların da etkisiz hale getirilmelerini sağlamıştır. Yaklaşık yedi aylık siyasi yaşamı kısa süren Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Cumhuriyet tarihinin ilk muhalefet denemesi olurken, 1930 yılına kadar yeni bir deneme yapılmayacaktı.
    Bu denemeden çıkarılan en önemli sonuçlardan birisi; çok partili rejim ile devrimlerin birlikte yürüyemeyeceğinin anlaşılmış olmasıdır. Bu nedenle, çok partili sistemin kurulması yolunda yeni bir denemeye girişilebilmesi için, Cumhuriyet yönetimi, devrimin tamamlanmasını beklemek zorunda kalacaktı

    ŞEYH SAİT İSYANI

    Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kurulmasından yaklaşık üç ay sonra, Doğu' da (13 Şubat 1925) Şeyh Sait isyanı başladı. Aslında bu isyanı, Musul sorununda Türkiye’ yi zor duruma düşürmek isteyen İngilizler destekliyordu. İsyanın giderek genişlemesi ve cumhuriyetin varlığı için bir tehlike oluşturmaya başlaması karşısında, Başbakan Fethi Bey, TBMM'nde güvensizlik oyu ile düşürüldü. Yeni hükümeti İsmet Paşa kurdu. Bu hükümet güven oyu aldıktan sonra, Takrir-i Sükun (Sıkıyönetim) Kanunu, 4 Mart 1925'te TBMM'nde kabul edildi ve İstiklal Mahkemeleri göreve başladı. Doğu İstiklal Mahkemesi, isyanla ilgili bularak, TCF' nin kapatılmasına karar verdi. Bu gelişme sonrasında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Bakanlar Kurulu kararı ile 5 Haziran 1925 tarihinde kapatıldı. Bu siyasi mücadele, cumhuriyetçilerin, meşrutiyetçilere karşı zaferi ile sona erdi. Terakkiperver Parti' nin isyancılarla işbirliği ettiği belgelendirilememiştir. Bu partini genel başkanı Kazım Karabekir Paşa da isyancıları kınamıştır. Ancak Türk inkılabına karşı olan bazı kesimlerin, bu parti içine sızarak, muhalefet etmek eğiliminde oldukları anlaşılmaktadır.
    İsyanı çıkaran Şeyh Sait ve yandaşları etkisiz hale getirildi ve başta Sait olmak üzere isyanın ileri gelenleri, idam edildi. Milli ordunun üçte ikisi bu isyanla uğraşmak durumunda kaldı. İngiltere ile Musul yüzünden bir sıcak savaşı bile göze almayı düşünen Türkiye'nin, bu konudaki pazarlık gücü azaldı. İsyan, Musul'un elden çıkmasında etkili oldu.

    MUSTAFA KEMAL’ E SUİKAST GİRİŞİMİ

    Kurtuluş Savaşımız'ın önderi Atatürk'e karşı çeşitli zamanlarda suikast girişimleri planlanmıştır. Bunlardan belki de en önemlisi Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kapatılmasından sonra, gerçekleştirilmesi düşünülen, ancak plan aşamasında kalan, İzmir Suikastıdır.

    Bu girişimi İttihatçı, eski milletvekillerinden ve Atatürk'ün muhaliflerinden Ziya Hurşit'in yönettiği anlaşılmaktadır. Suikast planını yapanların arasında eski İttihatçıların bulunması dikkat çekicidir.
    İttihatçıların Maliye Bakanı Cavit bey, Çerkez Ethem'in arkadaşlarından Sarı Efe Edip, eski milletvekillerinden Dr. Nazım, İsmail Canbolat, Halis ile Eskişehir milletvekili Arif ve İzmir milletvekili Şükrü Beylerin de bu suikast girişiminin önde gelen sorumluları arasında yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu gibi kimseler, Mustafa Kemal ve partisi ile siyasi alanda bir mücadeleyi göze alamadıkları için, onun varlığını ortadan kaldırmaya karar vermiş bulunuyorlardı. Mustafa Kemal'in 7 Mayıs 1926 tarihinde başladığı yurt gezisi sırasında, 15 Haziran'da İzmir'i ziyaret etmesi planlanmıştı. İşte bu ziyaret, suikastçılar için kaçınılmaz bir fırsat olarak değerlendirildi. Suikastın nasıl yapılacağı en ince ayrıntısına kadar belirlendi ve olaydan sonra Yunan adalarına kaçılması kararlaştırıldı.
    Suikastı gerçekleştireceklerin, Sakız Adası'na kaçırılması işini üstlenen motor sahibi Giritli Şevki, Atatürk'ün İzmir'e gelişinin bir gün ertelenmesinden paniğe kapıldı. Bu kişinin durumu İzmir valisi'ne bildirmesiyle plan ortaya çıktı.
    Yapılan baskın sonucu suikastı planlayanlar, suç araçları ile birlikte kaldıkları otelde yakalandılar. İstiklal Mahkemesi, konu ile ilgili olduğunu öne sürerek, Terakkiperver Cumhuriyet Partisi'nin bazı ileri gelenlerini de gözetim altına aldıysa da, daha sonra bu kişiler serbest bırakıldılar. İstiklal Mahkemeleri'nin suçlu bulduğu 13 kişi idam edildi
    İzmir Suikastı planı, cumhuriyetçilerle, meşrutiyetçilerin mücadelesinin son perdesi oldu. Olaydan sonra, İttihatçılar tamamen safdışı edildi ve muhalefette bir varlık gösterebilmeleri söz konusu olmadı.



    SERBEST CUMHURİYET FIRKASI

    Takrir-i Sükûn Kanunu döneminde Türkiye'nin çağdaşlaşmasına yönelik önemli adımlar atılmış, hukuk sistemi değiştirilmiş, giysi ve yazı reformu yapılmış ve Anayasa'da laiklik doğrultusunda gelişmeler sağlanmıştı. Ancak ekonomik alandaki yoksulluk giderilememişti. Özellikle, 1929 yılında başlayan dünya ekonomik bunalımının olumsuz etkilerinin giderek artması ve aynı yıl memlekette kötü ürün alınması, halkın sızlanmalarına neden olmuştu.
    Bunun yanısıra, siyasal ve hukuksal anlamda eşitliği öngören Halkçılık İlkesi'nin,siyasal bir slogandan öteye gidememesi, daha da kötüsü bu il---i savunan C.H.P. içinde bazı partililerin, siyasi nüfuzlarını kullanarak, kendi çıkarlarını korumaya yönelik çabaları, Cumhurbaşkanı ve Parti Genel Başkanı Mustafa Kemal Atatürk'ü çok üzüyordu. İşte bu ıstıraplara çare aranırken, Başbakan İsmet Paşa, Cumhurbaşkanı'na şu öneride bulundu; "Meclis kürsüsünde hükümetin karşısına mebuslar çıkıp da bütün bu fenalık denilen, nüfuz suistimali denilen hadiseleri bağırarak söyleyip şikayet etmeleri usulü tesis olunmadıkça, biz, bu nüfuzu kötüye kullanma ve yanlış siyaset yapma hastalığından kurtulamayacağız."


    Aslında Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal de, bir diktatör havası vermekten hoşlanmıyordu. Sık sık çıktığı yurt gezilerinde halkın ne denli olumsuz şartlar içinde yaşadığını görüyordu. Bu durum, O'nun sürekli olarak hükümetten şikayet etmesine yol açıyordu.
    Özet olarak Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün bir muhalefet yaratmak istemesinin başlıca nedenleri şöyle sıralanabilir :
    1. Eskiden beri ülkede varolan yoksulluğun, Cumhuriyet döneminde de sürüp gitmesi ve halkın şikayetleri. Bu durum siyasi rejimin geleceğini tehli---e sokabilirdi. Mevcut hükümet ekonomik sorunları çözmede başarılı olamamıştı.
    2. Çağdaşlaşma yolunda 1923-30 yılları arasında en önemli inkılâplar gerçekleştirilmiş, bunlar Takrir-i Sükun Kanunu'nun koruyuculuğunda yapıldığı için, toplumsal tepkileri test edilememişti. Muhalefete izin verildiği zaman bu tepkiler ölçülebilecekti.
    3. Partiye üye olan, hatta Atatürk'e yakın olduğunu iddia eden bir çok insanların hallerinden, hareketlerinden şikayet edilmesi almış yürümüştü. Başka bir deyişle, siyasi "nüfuz suistimali" vardı.
    İktidar ile iyi ilişkiler içinde olmayı kendi çıkarları açısından gerekli gören; "Taşradaki eşraf, toprak ağası ve bir kısım tarım burjuvazisi ile kentlerde sınırlı biçimde gelişmiş bir kısım ticaret burjuvazisi de C.H.P. içinde egemen unsur olan bürokratlarla iktidar ittifakı yapmışlardı."
    4. Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa, çağdaşlaşmayı demokratik sistemin kurulabilmesi ile mümkün görüyor, kendisinin diktatör olarak gösterilmesinden hoşlanmıyor ve "Ben millete miras olarak arkamda bir istibdad müessesesi bırakmak ve tarihe o suretle geçmek istemiyorum." diyordu.
    5. Takrir-i Sükun Kanunu 4 Mart 1929'da kaldırıldıktan sonra,Atatürk'ü değil, fakat İsmet Paşa'yı ve onun kabinesini hedef alan, "rejime sadık ve inançlı bir muhalefet " hareketi başlamıştı. Bu muhalefet siyasi bir çatı altında örgütlenerek, iktidara eleştirileriyle yol gösterebilirdi.
    6. Takrir-i Sükun Kanunu döneminde rejime karşı olanların önemli bir bölümü, "tehlike olmaktan çıkarılmış" ve bir bölümü de sindirilmiş bulunuyordu. Bu ortam rejimi sarsmadan bir muhalefetin kurulmasına olanak sağlıyordu.
    7. Gazi, en yakın arkadaşlarından ve eski Başbakanlarından olup, Paris Büyükelçiliği görevinden yurda dönen Fethi Bey gibi rejime sadık, güvenilir bir muhalif bulmuştu. Fethi Bey, kendisine yazdığı bir mektupta; "Hükümetin parasal ve ekonomik konulardaki başarısızlığından, parlamentoda fikir özgürlüğünün olmayışından ve hükümetin sorumsuzluğundan.." yakınmıştı. Fethi Bey'in kuracağı bir muhalif partinin Türk Devrimi'ne karşıt tavır alması beklenemezdi. Böylelikle rejim güvence altında olurdu.




    MENEMEN OLAYI

    Gerici amaçlarını, muhalefet partilerinde gerçekleştirmeyi deneyen, ancak bu amaçlarında başarılı olamayan çevreler, rejime karşı olan nefretlerini bazı olaylarla da açığa vurmuşlardır. Bunlardan birisi de Menemen Olayı'dır.

    Dördünün adı Mehmet ve yaşları henüz 18'i bulmayan, ikisinin adı da Hasan olan Nakşibendi Tarikatı'nın üyesi altı kişi, 23 Aralık 1930 tarihinde Menemen' e gelerek, bir camiye baskın yaptılar. Camiden aldıkları yeşil sancağın altına toplanmayanların kılıçtan geçirileceklerini söyleyerek, halkı tehdit ettiler. Bu olayın başkahramanı olan yeşil sarıklı derviş Mehmet, kendisinin “Mehdi” (doğru yolu gösteren kişi) olduğunu, sınırda yetmişbin kişilik Halife ordusu’ nun” eklediğini duyurdu ve ilçede bir terör havası estirmeye başladı.
    Bu olayın bastırılması görevi, o sırada takımını sabah eğitimine hazırlayan Öğretmen Asteğmen Kubilay' a verildi. Silahlarında tahta eğitim mermileri olan askerler, süngülerini takınca, gericilerden biri silahını ateşleyerek, Kubilay' ı yaraladı. Derviş Mehmet, kör bir bağ bıçağı ile Kubilay' ın başını keserek, yeşil sancağın üzerine dikti. Bu olayda Kubilay'a yardıma gelen Bekçi Hasan ve Şevki de şehit edildiler.
    Cumhuriyet ve Türk İnkılabına yönelik bir hareket olarak nitelenen bu olay, bastırıldıktan sonra, sorumluları yargılanarak, suçlu görülenler idam cezasına çarptırıldılar. Menemen olayı olarak anılan bu olaydan sonra, dinsel çevrelerden İnkılaba karşı yöneltilen saldırılarda ve eleştirilerde önemli bir azalma görüldü. Bu olay, Türk Devrimi'nin bütün evrelerinin tamamlanmadan çok partili sisteme geçilmesinin sakıncalarını bir kez daha ortaya koydu. Bütün bu gelişmelere karşın Atatürk, 1935 seçimlerinde bazı yerlerde CHP'nin adayları yerine bağımsız adayların seçilmesine yardımcı olarak, TBMM'ne az sayıda da olsa muhalif milletvekillerinin girmesini sağladı. Böylece kendi döneminde mecliste bağımsız bir grubun temellerini atmış oldu.

  2. #2
    Administrator
    ABYSS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Türkiye'de Siyasal Parti örgütlenmesindeki Kisitlamalar

    TÜRKİYE'DE SİYASAL PARTİ
    ÖRGÜTLENMESİNDEKİ
    KISITLAMALAR
    Dr. Mehmet KABASAKAL
    Siyaset Bilimcisi


    Sempozyumun sabah oturumundan sonra siyasi partilere getirilen yasaklardan söz etmek, hem çok zor, hem çok kolay. Zor, çünkü önceki oturumda bu konulara sıkça değinildi. O nedenle dinleyicilerin ilgisini çekecek farklı şeyler söylenmezse dinlemesi zevkli olmayacak. Bu konularda konuşmak çok kolay, çünkü işlenecek o kadar çok sorun var ki.. Anayasamızı, Siyasi Partiler Yasamızı alın, maddelerine tek tek bakın, her konuda yasakları göreceksiniz. Bu yasakların her biri üzerinde de saatlerce konuşmak mümkün.
    Nitekim, benden önceki konuşmacılar birçok konuya değindiler. Ben şahsen, Sayın Mehmet Dülger'in konuşmasında aktardığı bilgilerden yararlandım. Sayın Tarhan Erdem'in konuşması ise, tüm konuşmacıların katkılarıyla çizilen umutsuz bir tablonun önümüze koyduğu bir ortamda; ciddi çalışılırsa, özen gösterilirse, bir çok iyi şeyin yapılabileceği ümidini vermesi açısından yararlıydı zannediyorum.

    Ben, siyasal parti örgütlenmesindeki engelleri, yasalar ve yasaklar çerçevesini aşan boyutuyla ele almak ve her türlü engeli içeren "kısıtlamalar" sözcüğünü kullanmak istiyorum.

    Siyasal partilerin yapılarını ve örgütlenme biçimlerini etkileyen bazı öğeler vardır. Bunların başlıcaları, tarihsel köken, siyasal kültür ve siyasal kültür'ün bir türevi olan yasal düzenlemeler'dir.

    Tarihsel Köken
    Ünlü siyaset bilimci Maurice Duverger'e göre, "partiler, kökenlerinin etkisi altında kalırlar". Bazı bilim adamları (La Palombara ve Weiner) benzer şekilde, "tarihsel kirizler"in de partilerin hem doğuşunu hem de sonraki gelişmelerini belirleyici etken olduğuna değinmektedirler. Genel kabul gören bu iki yaklaşımı ben de paylaşıyorum. Türk siyasal yaşamında, bu görüşü doğrulayacak pekçok örnek görülebilir.

    Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti'nde ve hatta Cumhuriyet Halk Partisi'nde, İttihat ve Terakki'nin izleri bulunmaktadır. Bu izler yalnız tüzüklerdeki benzerliklerle sınırlı kalmayıp, söz konusu partilerin eylemlerine yansımıştır. Örneğin, bugün "lider hegemonyası"ndan söz ediliyor. Oysa bu yeni birşey değildir. Tek parti döneminde CHP Merkez Yönetimi, yalnızca tüzük kendisine o yetkiyi tanıdığı için değil, ardılı (mirasçısı) olduğu İttihat ve Terakki'nin Merkezi Umumi'sinde de benzeri bir yapı bulunduğu için, tartışmasız bir otoriteye ve etkinliğe sahipti. Zaten başta lider kadrosu olmak üzere CHP yönetimi, büyük ölçüde İttihat ve Terakki'nin eski üyelerinden oluşmaktaydı. Batı modeline uygun çağdaş bir toplum yaratmak isteyen liderler, bu özlemleriyle çelişmesine karşın ülkede bir tek-parti yönetimi kurmak zorunda kalmışlarsa bunu, tarihsel köken (ve siyasal kültür) dışında bir nedenle açıklama olanağı yok gibidir.

    Bu düşüncemi paylaşan ve bir anlamda da kanıtlayan bir örnek vermek istiyorum. Çok partili yaşamın ilk günlerinde, bir gazetecinin Demokrat Parti'ye ilişkin gözlemler,i lider hegemonyasının yeni başlamadığını vurgulamaktadır:

    "DP'nin iktidara varışına kadar süren kahramanlık günlerinde Partinin ruhu Celâl Bayar'dı. Ne Menderes, ne de bir başkası..Bunu değiştirmek imkânı yoktur. Bütün meseleler gelir, Bayar'a dayanırdı. Nihai kararları hep o alırdı, o aldırırdı. Genel politikayı çizen oydu. Beyin oydu". (1)

    Niye böyle oldu? Çünkü, Demokrat Parti liderleri, gerek Bayar, gerekse 1950 seçimlerinden sonra Başbakanlığı ve Parti Başkanlığını üstlenen Adnan Menderes, siyasal eğitimlerini tek parti dönemlerinde almışlardır. Hatta bu iki lider üzerinde İttihat ve Terakki döneminin etkileri olduğu bile ileri sürülebilir. Çünkü Bayar, Bursa ve İzmir'de İttihat ve Terakki mektebinde okumuştur. Demokrat Parti kurucularının ve birçok yöneticilerin Cumhuriyet Halk Partisi ekolünden yetişmiş olmaları, onları sonuna kadar bu ekolün etkisinde bırakmıştır. (2)

    DP yöneticilerinin CHP okulundan yetişmiş olmaları, onların eski alışkanlıklarını sürdürmelerine de neden olmuştur. Tek parti döneminde CHP ile Devletin iç içe geçen yapısının izleri, iktidar yıllarında DP'de kendini göstermiştir. Yine bir gazeteci-yazarın o dönemle ilgili düşüncelerini aktarmak istiyorum:

    "Başlangıçta, demokrasi tam anlaşılamadığı için devlet yönetimine müdahaleler olmuştur. Böylece Parti ile Hükümet birbirine karıştı. Hele belediyeler tamamen parti örgütlerinin sultasındaydı." (3)

    Günümüz olaylarını değerlendirirken, gelişmelerde tarihsel geçmişin kültürel ve siyasal birikimin etkisini görmek gerekir.

    Siyasal Kültür
    Siyasal parti örgütlenmesinde, sadece yasalardaki kısıtlamalara bakmak yanıltıcı olabilir, bazı kısıtlamalar özellikle siyasal kültürden kaynaklanmaktadır. Başlangıçta sözünü ettiğim gibi, partilerin kökenleri ve geçmişleri, onların daha sonraki yapılarını belirliyor. Ayrıca, ülkede yerleşik siyasal kültür, partilerin yapılarını ve daha sonraki gelişme çizgilerini etkiliyor.

    Türkiye'de siyasal kültürün örgütlenme üzerindeki etkilerini iki boyutta ele almak olanaklıdır: "Yönetim anlayışı" ve "yasal düzenleme"ler.

    Yönetim Anlayışı
    Ülkemizde yerleşik yönetim anlayışı, toplumsal hayatı tüm ayrıntılarıyla düzenleme eğilimi taşır.

    Her sorunun çözümünü mutlaka bir yasa maddesinde arama, eğer böyle bir yasa yoksa, bu yasa maddesini hemen koyma alışkanlığı vardır. Toplumda sorunlara uzlaşmayla çözüm arama yerine, çözümü yasalarda ve yasa maddelerinde arama alışkanlığı yerleşmiştir.

    Siyasal bilimciler, partilerin yapısı incelenirken genellikle şu temel etkenlerin göz önünde tutulması gerektiğini belirtmektedirler: (4)

    1) Liderin rolü ve seçilme yöntemi,

    2) Örgütte merkeziyetçilik derecesi,

    3) Liderlerin örgüt hiyerarşisi içindeki gücü; disiplin yetkilerinin genişliği; karar almaya ve politika belirlemeye katılma derecesi,

    4) Parti bürokrasisinin denetimi,

    5) Parlamento kanadının partinin diğer bölümleriyle ilişkisi,

    6) Üyeliğin temeli ve yaygınlık derecesi.

    Bu etmenlere bakarak siyasal parti örgütünde merkeziyetçilik derecesini inceleyebilirsiniz. Yani Genel Merkez-Taşra Örgütü ilişkisinin yönünü belirleyici yanıt, bu etmenlerde, özetle siyasal kültürdedir. (5)

    Başka bir deyişle, ülkenin yönetim geleneği, partilerin büyüklüğü, partilerin parasal ve kadro desteklerinin niteliği, ideolojiye verilen önem, parti liderliği, partilerle ilgili yasalar ve partilerin kendi tüzükleri, bu ilişkinin ve yapının niteliğini belirlemektedir.

    O yüzden, çeşitli partilerde ve aynı partinin çeşitli dönemlerinde, merkez yönetimi ile yerel örgütün ne derece söz sahibi oldukları incelenirken temel kaynak ve hareket noktası, siyasal partilerle ilgili yasalar ve tüzükler olmaktadır.

    Yasalar ve Tüzükler
    Türkiye'de siyasal partilerle ilgili yasal düzenlemeleri şöylece özetlemek olanaklıdır: II. Meşrutiyet döneminde siyasal partiler, 1909 tarih ve 310 Sayılı Cemiyetler Kanunu'na göre kurulmuşlardır. Bu yasa, ilk kez 15 Ekim 1923'te 335 Sayılı Yasayla, ikinci kez 20 Aralık 1923'te 387 Sayılı Yasayla değiştirildikten sonra 1938 yılına kadar yürürlükte kalmıştır. 28 Haziran 1938'de 3512 sayı ile yeni bir "Dernekler Yasası" kabul edilmiştir. Çok partili yaşama geçme kararı alındıktan sonra, 5 Haziran 1946'da, bu kararın gerektirdiği bazı yasal düzenlemeler 4119 Sayılı Yasa'yla yapılmıştır. (6)

    9 Temmuz 1961 günü halkoylamasına sunulan Anayasaya göre hazırlanan "Siyasi Partiler Kanunu" 13.7.1965'te çıkarılmıştır. Halen yürürlükte bulunan 2820 sayılı Siyasal Partiler Yasası ise, 1980 askeri müdahalesinin etkisini taşıyan 1982 Anayasası doğrultusunda 22.4.1983'te kabul edilmiştir.

    Parti tüzük ve yönetmeliklerine gelince, Duverger, Siyasi Partiler adlı yapıtında, "Tüzük ve yönetmelikler ya gerçeği hiç tasvir etmez veya çok eksik eder; çünkü bunların, oldukları gibi uygulandıkları enderdir" demektedir.

    Gerçekten de bu yaklaşım, Türkiye'deki durumu çok iyi ifade etmektedir. Özellikle 1960 sonrası yasalarda öngörülen "tek tip" örgütlenme modeli ve ayrıntılı kısıtlamalar, tüzükleri göstermelik hale getirmiştir.

    Yasalarımız, ayrıntılı kısıtlamalar getirdiği için, partiler, tüzüklerini bu kısıtlamalara göre düzenlemek zorunda kalmaktadır. Yani, resmen yasal kısıtlamaların dışına çıkamazlar. Örgütlenmede yasanın öngördüğünden farklı öğeleri kullanmak isterlerse, doğal olarak, tüzüklerine yazmadıkları birtakım yöntemlerle bu kısıtlamaları aşmaya çalışmaktadır. Bu da uygulamanın, genellikle yasaya uygun biçimde hazırlanmış tüzüklerden farklılığına neden olmaktadır.

    Dolayısıyla tüzükler, gerçek durumu yansıtmıyor. Kaldı ki, tüzüklerin örgüt yapısını az çok yansıttığı istisnai durumlarda da, tüzük hükümlerinin tam anlamıyla uygulandığı söylenemez.

    Yasaklar
    Ülkemizde siyasal parti örgütlenmesiyle ilgili ilk kısıtlama Anayasadan gelmektedir. Gerek 1961 Anayasası gerek onun doğrultusunda hazırlanan ve 1965'te yürürlüğe giren Siyasi Partiler Kanunu, partilerin yerel örgütlenmesini kısıtlamıştır.

    Fakat bu yasadan önce 4 Temmuz 1960'da MBK'ince kabul edilen 8 Sayılı Kanunla, "Siyasi Partilerin il ve ilçe merkezleri dışında her ne ad ile olursa olsun örgüt kurmaları" yasaklanmıştır. Partiler için bir demokrasi fidanlığı olan "ocak"ların kapatılmasıyla partilerin toplumla bağları kesilmiş, demokrasinin gelişmesi ve yaygınlaşması engellenmiştir.

    Oysa ocak-bucak örgütlenmesi, yurttaşlarla parti ve ülke yönetimi arasında sağlıklı bir iletişim kanalı olmanın ötesinde, halkın siyasal eğitimine katkıda bulunmakta, bilinçli siyasal katılmayı artırmakta, parti içi demokrasinin daha iyi işlemesini sağlamaktaydı.

    Milli Birlik Komitesi'nin bazı eski üyeleri bu sempozyumu izliyorlar. Sanıyorum geçmişte yaptıkları bazı işlerle övünüyorlardır; ama övünemeyecekleri bir şey, ocak-bucak teşkilatının kaldırılmış olmasıdır. Sorular sorulursa, bu konudaki düşüncelerimi ayrıntılı olarak belirtmek isterim.

    Gerek 1961 Anayasası'na göre çıkarılan kanun, gerek 1982 Anayasası'na göre oluşturulan 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu, partilerin merkez teşkilatını,

    a) Büyük Kongre,

    b) Genel Başkan,

    c) Merkez Karar ve Yönetim Kurulu,

    d) Merkez Disiplin Kurulu,

    e) Küçük Kongre ile;

    Yerel örgütlenmesini ise il ve ilçe teşkilatıyla sınırlamıştır. Bütün partiler, nitelikleri ne olursa olsun bu şekilde örgütlenmek zorundadırlar.

    Eğer partiler ilçe kademesinin altında örgütlenemiyor, toplumla bağlarını ilçe düzeyinin altında kuramıyorsa, ne gerçek anlamda demokratik olabilirler, ne de Meclise toplumun dinamizmini taşıyabilirler. Bugünkü yapının ötesine de geçemezler.

    Bütün partilerin aynı biçimde örgütlenmesini zorunlu kılan, onlara tek tip elbise giydirmeyi öngören Siyasi Partiler Kanunu, örgütlenmede başka unsurları kullanmayı da yasaklıyor. Oysa Batıda partilerin eğilimlerine göre farklı örgütlenme biçimleri vardır.

    Partiler, niteliklerine göre, bazı temel öğelerden yararlanırlar. Liberal partiler "komite", sosyalist partiler "ocak", faşist partiler "milis", komünist partiler ise "hücre" örgütlenmesini yeğlemektedirler. Gerçi, bir partinin bu dört temel unsurdan sadece birine dayandığı durumlar enderdir. Yani partiler, örgütlenmelerinde, genellikle birden fazla unsuru birlikte kullanırlar.

    Oysa, Türkiye'de tek modele göre örgütlenme zorunluluğu, bu unsurları resmen kullanma olanağı vermemektedir. Partiler yasanın öngördüğü modele göre örgütlenmek zorundadırlar. O yüzden toplumda daha yaygın bir örgütlenmeye gitme şansını da bulamazlar.

    Ocak ve bucak örgütlerinin kaldırılmasıyla, partilerin faaliyetlerini (özellikle üye kayıtlarındaki ve seçimlerindeki usulsüzlükleri) denetlemek güçleşmiş, il ve ilçe örgütleri yöneticilerinin köylere gitmesini özendirici etkenler ortadan kalkmış, partilerin toplumla bağları gitgide kesilmiştir. Bu durum, partilerin toplumdaki etkilerini ve saygınlıklarını da azaltmıştır.

    Yasaklar Bitmiyor
    Türkiye, 1971 askeri müdahalesiyle siyasal parti örgütlenmesinde yeni kısıtlamalarla karşılaşmıştır. Öğretim üyelerinin partilerin merkez organlarında "danışman" olarak bile yer almalarına yasaklama getirilmiştir. 1980 ihtilaliyle bu, yasaklara yenileri eklenmiştir.

    1982 Anayasası, toplumsal hayatı ayrıntılı düzenleme anlayışıyla hazırlanmıştır. Yasakçıdır. Uzlaşmaya dayalı değildir. Geçmişe ve geçmiş uygulamalara tepkiyi yansıtır.

    Bu anayasaya göre hazırlanan 2820 sayılı Siyasal Partiler Kanunu, aynı anlayışı sürdürmüştür. Kanunun hazırlandığı dönemlerde, toplumda çok fazla tartışma yoktu, zaten istenmiyordu da.. Ama ülkesini düşünen, biraz risk de göze alarak inandığı doğruları dile getirebilen insanlar bu konuda bir şeyler yazmaya çalıştılar. 31 Ocak-6 Şubat 1983 tarihli YANKI Dergisinde yayınlanan bir şöyleşide yasayla ilgili düşüncelerimi sormuşlardı. Ben de şu görüşleri belirtmiştim:

    "Yeni hazırlanmakta olan siyasal partiler yasasını, tüm siyasal sorunlarımızı bir anda çözecek yegane çözüm aracı olarak görmek doğru olamaz. Fazla ayrıntıya girmesi, her konuda çözümler, önlemler getirmesi beklenmemeli, tersine olabildiğince esnek bir çerçeve ile, ayrıntıları kurulacak partilerin tüzüklerine bırakmalıdır. Kurulacak partilerin elini kolunu bağlayacak başka sınırlamalar, kurallar getirilmesi, yeni sorunların doğmasına yol açacak bir yanılgı olur. Zaten Anayasamız (1982 Anayasası), kanımca, bu konuda fazlaca ayrıntıya girmiş ve uzun vadede, demokrasinin yaygınlaştırılması ve kökleştirilmesi açısından sakıncalı olabilecek birçok sınırlama getirmiştir. Umarım bu yaklaşım sürdürülmez, tam tersine ortam elverişli bulundukça bu sınırlamalar birer birer kaldırılarak, demokrasiye daha çok gerçeklik ve etkinlik kazandırıcı bir uygulamaya gidilir."

    Ancak bu uyarılara karşın, 2820 sayılı Siyasi Partiler Yasası'na da, yine Anayasadaki yaklaşım egemen olmuştur. Yasa bütün partiler için,


    Tek bir örgütlenme biçimi öngörmektedir.
    Parti tüzüklerine bırakılması gereken ayrıntıları içermektedir.
    Geçmişe tepkiyi yansıtmaktadır.
    Uzlaşmaya dayalı değildir.
    Aşağı yukarı her maddesinde bir yasaklama getirmektedir.
    Aradan 12 yıl geçmiştir. Anayasa değişiklikleri Meclisimizde daha yeni görülmeye başlandı. Bu, Türk demokrasisi açısından utanç vericidir. Kaldı ki, Anayasa değişikliklerinin Meclisten nasıl çıkacağı konusunda sanıyorum hepimizin kaygıları var.
    Toplumun büyük bir bölümü siyasetten dışlanyor.

    Gerek 1961, gerek 1982 Anayasaları ve bu Anayasalar doğrultusunda çıkarılan yasalar, halkın siyasete katılmasını olabildiğince sınırlamıştır. Geniş toplum kesimlerinin, ülkenin bugününü ve geleceğini ilgilendiren önemli konularda kendi mesleki veya siyasal örgütleri aracılığıyla etkinlik göstermeleri engellenmiştir. Zaten onlara bunu sağlayacak örgütlenme ve kurumlaşma olanağı da verilmemiştir.

    2820 sayılı Yasa, partilerin yaş, meslek, cinsiyet, coğrafya ve kurumlara göre örgütlenmesini engellemektedir. Partilerin kadın, gençlik, emekli, madenci, sanatçı kolları kurması veyahut bu şekilde örgütlenmesi yasaklanmıştır. Bir meslek dalında örgütlenmesine engel olunmaktadır. Bir siyasal partinin, istiyorsa, sanayi kuruluşlarında örgütlenmesi imkansızdır. Partilerin sivil toplum örgütleriyle, sendikalarla, derneklerle, vakıflarla ilişkileri yasaklanmaktadır.

    Geniş toplum kesimlerinin, meslek örgütleri kanalıyla siyasete katılmaları bugün için imkansızdır. Oysa, sol nitelikli partiler için bu durum son derece önemlidir. Klasik anlamda bir sol parti, eğer sendikalarla ilişki kuramıyorsa, kendisini geliştirmesi, belli bir kesime dayalı olarak politika üretmesi mümkün olamaz. Oysa bizim yasalarımızda bu engellenmiştir.

    Partilere üyelik açısından da yine bir çok kısıt vardır. Eğer siyasette bilimin etkisi ve kalite artırılsın isteniyorsa, üniversite öğretim üyelerinin partilere üyeliğine olanak sağlanmalıydı. Partilere dinanizm gelsin isteniyorsa, öğrencilerin parti üyeliğini kolaylaştırmak gerekirdi. Oysa, bu kesimlere siyaset yasaklanmıştır.

    Çalışanların büyük bir bölümü (memurlar), partilerle ilişki kuramaz, üye olamaz. Tabii, her devlet memurunun parti üyeliği mümkün olmayabilir. Örneğin, Silahlı Kuvvetler mensupları, iç güvenlik güçleri, yargıçlar ve savcılar için özel konumlarından dolayı kısıtlama olabilir. Oysa, yasada genel bir kısıtlama vardır. Kamu tüzelkişiliği niteliğindeki kuruluşların yöneticileri, siyasi partilere katılamazlar. Bütün bu nedenle de siyasete kalite ve zenginlik getirilememektedir.

    Bu durum, yine partilerin iç yapılarında demokratik işleyişi engellemektedir. Sayın Keçeciler, konuşmasında "Siyasi Partiler Kanunu parti içi demokrasiyi düzenlesin yeter" dedi. Ben şahsen buna katılmıyorum, daha doğrusu katılamıyorum. Parti içi demokrasi gerçekten çok önemlidir, ama, yalnızca yasalar konarak sağlanabilecek bir şey değildir. Parti içi demokrasi, siyasal kültürün bir yansıması, bir sonucudur. Ancak, bu sözlerim bir karamsarlık yansıtmamalıdır. Çünkü, siyasal kültür donuk, değişmez değildir. Toplum yeniliklerine yönelip değiştikçe, siyasal kültür de bu gelişmeden etkilenir.

    Biraz önce konuşan Sayın Develioğlu "yasalarımız genelde muğlak çıkıyor, kesin hükümler içermiyor" dedi. Ama bazı yasalarımız, özellikle Siyasi Partiler Kanunu'nun kimi maddeleri, bana göre fazlasıyla kesin hükümler içeriyor. Oysa, bu tür ayrıntılar, yasa maddesi olmamalı, partilerin tüzüklerine bırakılmalıdır.

    Siyasi Partiler Kanunu'ndan birkaç örnekle bu düşüncelerimi kanıtlamak istiyorum. Partilerin genel başkanlarıyla ilgili 15. madde, belki yasanın en önemli maddesi değil, ama iyi bir örnektir: "Parti genel başkanı, büyük kongrece, gizli oyla ve üye tam sayısının salt çoğunluğuyla seçilir" diyor. Seçimi büyük kongreye bırakıyor, oylamanın gizli yapılmasını şart koşuyor ve salt çoğunluk istiyor. Yasada böyle bir ayrıntının yer almasını siz ne kadar anlamlı buluyorsunuz bilmiyorum, ama ben bulmuyorum. Çünkü bir parti, genel başkanını açık oylamayla seçmeyi de tercih edebilir. Kimisi salt çoğunluk ister, kimisi başka bir çoğunluk arar. Yasa bu seçeneklere imkan tanımamaktadır.

    Bu tür düzenlemelerin partilerin tüzüğüne bırakılması gereklidir. Ama, yasa kesin bir hüküm içeriyor, "illa bu şekilde seçim, şu oranda oy olacak, her parti buna uymak zorunda" diyor.

    Yasanın her maddesini, siyasal partilere getirdiği yasaklarla ilgili olarak ele alıp eleştirmek mümkün. Yasanın bir başka maddesine göre "Siyasi Partiler, askerlik, güvenlik, sivil savunma faaliyetinde bulunamazlar." Eğer herhangi bir parti askeri nitelikli bir eğitim yapıyorsa, bu zaten suçtur ve başka yasalara göre gereği yapılabilir. Ama, yasa koruyucu, yasağı buraya da eklemiştir. Bu maddenin, 12 Eylül öncesi bazı partilerin silahlı eğitim yapmalarına tepki sonucunda buraya yazıldığını kolayca anlayabiliyorsunuz.

    Örnekleri sıralayıp daha fazla vaktinizi almayayım. Siyasi Partiler Kanunu'muzun getirdiği yasaklar açısından savunulacak hiç bir yanı yoktur. Bir an evvel bu yasaklardan Türkiye'nin kurtulması lazımdır.

    Modern devletin ayrıca özelliği, siyasal katılmaya dayanmasıdır. Çağdaş bir Türkiye için siyasal hayatımız bu yasaklardan arındırılmalıdır. Siyasal hayatımız tabiileştirilmelidir, herkes siyasete katılabilmelidir.

    Sonuç
    Siyasal partiler, hangi siyasal sistem içinde yer alırlarsa alsınlar, çağdaş toplumların vazgeçilmez öğeleridir.

    Çıkarları birleştirmek, yurttaşlarla devlet yönetimi arasında bağ kurmak, siyasal kadro yetiştirmek ve devletin siyasal karar organlarını yönetmek gibi işlevler yüklenen siyasal partilerin, demokratik parlamenter sistemlerdeki rolü özellikle önemlidir.

    Çünkü bu ülkelerde demokrasinin sağlıklı işlenmesi, önce siyasal hayatın her türlü yasaktan arındırılmaş olmasını, sonra, siyasal partilerin kendi içlerinde de demokratik bir iç düzene ve verimli bir işleyişe sahip olmalarını gerektirmektedir.

    Siyasal partilerin böyle bir iç düzen kurabilmelerinin ilk koşulu, parti istencinin aşağıdan yukarıya doğru oluşmasını sağlayacak bir örgütlenmedir. Bunun için, üyelerin örgütteki tüm çalışmalara ve seçimlere eşitçe katılabilme olanaklarının bulunması; yönetim organlarının belirli sürelerle düzenli olarak yenilenmesi; ve partinin otoriter bir yönetime meydan vermeksizin üyelerce etkin denetimi gerekmektedir. Ancak, Türkiye'deki yasal kısıtlamalar bu konuda en büyük engeldir. Bu koşulların yasalarda ve tüzüklerde yer alması sağlansa bile, uygulamada beklenen değişiklik görülmeyebilir.

    Katılmacı siyasal sistemin demokratik biçimi, onunla uyumlu bir siyasal kültür de gerektirir. Yasa ve tüzük kurallarını uygulama durumunda bulunan insanlar, herşeyden önce kendi kültürlerinin etkisi altında kalırlar.

    Ancak, toplumsal kurallara biçim ve yön veren ulusal kültür de, toplumsal gelişmeye koşut olarak zaman içinde değişir. Türk toplumu şimdi böyle bir değişimin eşiğindedir.

    Bir toplumda, toplumsal hareketlilik ve siyasal katılma isteği yüksek, siyasal kurumsallaşma düzeyi düşükse, sonuç siyasal istikrarsızlık olmaktadır. 1946'dan beri çok partili siyasal yaşamı -ara sıra kesintilere uğrasa da- sürdürmeye çalışan Türkiye, Atatürk'ün öngördüğü çağdaş uygarlık düzeyine erişmek için, ekonomik çabalar yanında siyasal alanda da çağdaşlığın gereklerini yerine getirmek zorundadır. Bunun için önce yasakları kaldırarak siyasal hayatını tabiileştirmeli, sonra etkin ve yaygın bir siyasal parti örgütlenmesine olanak tanımalıdır.

    Dileyen herkes, siyasi parti üyesi olabilmeli ve siyaset yapabilmelidir. Türkiye'nin çıkışı böyle açık bir toplumda, yasaksız bir ortamda mümkündür. Ancak böyle bir ortamda insanlar kendilerine uygun olarak seçtikleri partilerde bir araya gelip birbirlerine güvenerek daha doğru siyaset yaparlar. Bu, ülke siyasetine dinamizm de getirir, bundan çekinmemek lazımdır. Böyle bir toplantıyı düzenleyerek, bizlere bu düşüncelerimizi söyleme fırsatını verdikleri için TESAV'a ve Vakfın Başkanı Sayın Erol Tuncer'e teşekkür ederim.

    (1) Metin TOKER, Tek Partiden Çok Partiye, Milliyet Yayınları, Baha Matbaası, 1970,s.121
    (2) Mehmet KABASAKAL, Türkiye'de siyasal Parti Örgütlenmesi, 1908-1960, Tekin Yayınevi, İstanbul 1991, s.200
    (3) Mehmet KABASAKAL'ın Recep Bilginer'le Konuşması, Yagy, s.207
    (4) Alan R. BALL, Modern Politics and Government, The MAc Millan Prese Ltd. 1974, s.79-85
    (5) İlter TURAN, Siyasal Sistem ve Siyasal Davranış. İ.Ü. İktisat Fakültesi Yayını, 389. Güray Matbaacılık, İstanbul 1977, s.108-110.
    (6) Erdoğan TEZİC, Siyasi Partiler, PArtilerin Hukuki Rejimi ve Türkiye'de Partiler, Gerçek Yayınevi, İstanbul 1976, s.20-30

  3. #3
    Administrator
    ABYSS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Siyasi Partiler Kanunu

    Kanun Numarası : 2820
    Kabul Tarihi : 22/4/1983
    Yayımlandığı R. Gazete: Tarih: 24/4/1983 Sayı: 18027
    Yayımlandığı Düstur : Tertip: 5 Cilt: 22 Sayfa: 290
    *
    * *

    Bu Kanunun yürürlükte olmayan hükümleri için bakınız
    "Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga Hükümleri Külliyatı"
    Cilt: 1 Sayfa: 1217
    *
    * *

    BİRİNCİ KISIM
    Genel Esaslar

    Amaç:

    Madde 1 - Bu Kanunun amacı, siyasi partilerle ilgili esasları düzenlemektir.

    Kapsam:

    Madde 2 - Bu Kanun, siyasi partilerin kurulmaları, teşkilatlanmaları, faali-
    yetleri, görev, yetki ve sorumlulukları, gelir ve giderleri, denetlenmeleri, ka-
    panma ve kapatılmalarıyla ilgili hükümleri kapsar.

    Tanım:

    Madde 3 - Siyasi partiler, Anayasa ve kanunlara uygun olarak; milletvekili
    ve mahalli idareler seçimleri yoluyla, tüzük ve programlarında belirlenen görüş-
    leri doğrultusunda çalışmaları ve açık propagandaları ile milli iradenin oluşma-
    sını sağlayarak demokratik bir Devlet ve toplum düzeni içinde ülkenin çağdaş me-
    deniyet seviyesine ulaşması amacını güden ve ülke çapında faaliyet göstermek
    üzere teşkilatlanan tüzelkişiliğe sahip kuruluşlardır.

    Siyasi partilerin vazgeçilmezliği ve niteliği:

    Madde 4 - Siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları-
    dır. Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı olarak çalışırlar.
    Siyasi partilerin kuruluşu, organlarının seçimi, işleyişi, faaliyetleri ve
    kararları Anayasada nitelikleri belirtilen demokrasi esaslarına aykırı olamaz.

    Siyasi parti kurma hakkı:

    Madde 5 - Vatandaşlar siyasi parti kurma hakkına sahiptirler.
    Siyasi partiler, Anayasa ve kanunlar çerçevesinde, önceden izin almaksızın
    serbestçe kurulurlar.














    Siyasi parti kurma hakkı, Anayasanın başlangıç kısmında belirtilen temel il-
    kelere aykırı olarak ve Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü-
    nü bozmak, Devletin ve Cumhuriyetin varlığını tehli---e düşürmek, temel hak ve
    hürriyetleri yok etmek, Devletin bir kişi veya zümre tarafından yönetilmesini
    veya sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini sağlamak ve-
    ya dil, ırk, din, mezhep ayırımı veya bölge farklılığı yaratmak veya sair her-
    hangi bir yoldan bu kavram ve görüşlere veya herhangi bir diktatörlük türüne da-
    yanan bir devlet düzeni kurmak amacıyla kullanılamaz.

    Üye olma ve üyelikten çekilme hakkı:

    Madde 6 - Her Türk vatandaşı, kanunda ve parti tüzüğünde gösterilen şartlara
    ve usullere göre siyasi partilere üye olma ve dilediği anda üyelikten çekilme
    hakkına sahiptir.
    Kimse, aynı zamanda birden fazla siyasi partinin üyesi olamaz, aksi halde
    üyelik sıfatı bu siyasi partilerin hepsinde birden sona ermiş sayılır.
    Kimse, bir partinin birden fazla teşkilat birimine üye kaydolamaz, aksi hal-
    de son kayıt tarihinden önce yapılmış olan üyelik kayıtları geçersizdir.

    Siyasi partilerin teşkilatı:

    Madde 7 - (Değişik: 21/5/1987-3370/1 md.)
    Siyasi partilerin teşkilatı; merkez organları ile il, ilçe ve belde teşki-
    latlarından; Türkiye Büyük Millet Meclisi Grubu ile il genel meclisi ve belediye
    meclisi gruplarından ibarettir.
    Belde teşkilatı il ve ilçe merkezleri dışında belediye teşkilatı olan yer-
    lerde kurulur.
    Belde teşkilatları ilçe başkanlığına bağlıdır. Bu teşkilatların seçim tarzı,
    kuruluş ve faaliyet şekil ve şartları, üye sayısı, il ve ilçe teşkilatlarıyla
    münasebetleri siyasi partilerin tüzüklerinde gösterilir.
    Şu kadar ki, belde teşkilatının üye sayısı üçten az olamaz.
    Siyasi partiler, yukarıdaki fıkralarda belirtilenler dışında herhangi bir
    yerde ve herhangi bir ad altında teşkilat kuramazlar.

    İKİNCİ KISIM
    Siyasi Partilerin Teşkilatlanması

    BİRİNCİ BÖLÜM
    Kuruluş

    Partilerin kurulması:

    Madde 8 - Siyasi partiler, milletvekili seçilme yeterliğine sahip en az otuz
    Türk vatandaşı tarafından kurulur.
    Siyasi partilerin genel merkezi Ankara'da bulunur.
    Siyasi partiler, aşağıda belirtilen bildiri ve belgelerin, İçişleri Bakanlı-
    ğına verilmesiyle tüzelkişilik kazanırlar.
    Bildiride, kurulacak siyasi partinin adı, genel merkez adresi, kurucuların
    adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, öğrenim durumları, meslek veya sanatlarıyla
    ikametgahlarının belirtilmesi ve bu bildirinin bütün kurucular tarafından imza-
    lanması ve bildiriye beşer adet olmak üzere kurucuların nüfus kayıt örnekleri,
    adli sicil belgeleri ve kurucuların ayrı ayrı düzenledikleri siyasi parti kuru-
    cusu olabilme şartlarını taşıdıklarını belirten imzalı beyannameler ile kurucu-
    lar tarafından imzalanmış parti tüzüğü ve programının eklenmesi şarttır.







    Bilgi ve belgelerin alındığı anda, İçişleri Bakanlığınca bir alındı belgesi
    verilir.
    İçişleri Bakanlığı, kuruluş bildirisi ve alındı belgesinin onaylı birer ör-
    neği ile bildiri eklerinin birer takımını üç gün içinde Cumhuriyet Başsavcılığı
    ile Anayasa Mahkemesine gönderir.

    Cumhuriyet Başsavcılığının partilerin kuruluşunu denetlemesi:

    Madde 9 - Cumhuriyet Başsavcılığı kurulan partilerin tüzük ve programlarının
    ve kurucuların hukuki durumlarının Anayasa ve kanun hükümlerine uygunluğunu ve
    belgelerinin tamam olup olmadığını, kuruluşlarını takiben öncelikle ve ivedilik-
    le inceler. Tespit ettiği noksanlıkların giderilmesini, lüzum göreceği ek bilgi
    ve belgelerin gönderilmesini yazıyla ister. Bu yazının tebliği tarihinden başla-
    yarak otuz gün içinde noksanlık giderilmediği veya istenen ek bilgi ve belgeler
    gönderilmediği takdirde,siyasi partilerin kapatılmasına dair hükümler uygulanır.

    Siyasi parti sicili:

    Madde 10 - Cumhuriyet Başsavcılığınca her siyasi parti için bir sicil dosya-
    sı tutulur.
    Bu sicil dosyasında:
    a) Kuruluş bildirisi ve ekleri;
    b) (Değişik: 21/5/1987-3370/2 md.) Merkez organları ile, teşkilat kurdukları
    il, ilçe ve beldeleri, bunların organlarında görev alanların adlarını, soyadla-
    rını, doğum yer ve tarihlerini, meslek veya sanatlarını ve ikametgahlarını gös-
    terir onaylı listeleri,
    c) Partinin faaliyetlerini düzenleyen her türlü yönetmelikler ve diğer ya-
    yınları,
    d) Partiye kayıtlı üyelerin, ilçelere göre (b) bendindeki bilgileri içeren
    listeleri,
    Bulunur.
    Cumhuriyet Başsavcılığınca istenilen sicille ilgili diğer bilgi ve belgeler
    de bu dosyaya konulur.
    Siyasi partiler, (b) ve (c) bentlerindeki bilgi ve belgeler ile bunlarda ve
    parti tüzük ve programlarında yapılan değişiklikleri, yayın veya değişiklik ta-
    rihinden itibaren onbeş gün içinde; (d) bendindeki listeler ile bunlarla ilgili
    değişiklikleri ise, altı ayda bir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderirler.
    Siyasi partilerin kapatılmaları veya kapanmaları sicillerine işlenir.
    Bu sicil herkese açıktır. Soruşturma ile ilgili bilgilerin gizliliğine iliş-
    kin hükümler saklıdır.
    (Ek:31/3/1988 - 3420/2. md.) Siyasi Partilerin bu Kanuna göre yapacakları
    kongre delege seçimlerinde ve ön seçimlerde (b) ve (d) bentleri gereğince Cum-
    huriyet Başsavcılığına bildirilmiş üye listeleri esas alınır.
    (Ek:31/3/1988 - 3420/2. md.) Cumhuriyet Başsavcılığı, üye listelerinin
    düzenlenmesi, yazımı, bunların ilçe seçim kurullarına gönderilmesi ve buna ait
    işlerde 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Ka-
    nunun 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki esaslar dairesinde personel görev-
    lendirebileceği gibi, bu işlerin yürütülmesinde kamu kurum ve kuruluşlarına ait
    teknik araçlardan da yararlanabilir. Görevlendirileceklere 298 sayılı Seçimlerin
    Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 182 nci maddesine göre üc-
    ret ödenir. Bu ücretler ile hizmetin ifası için gerekli ödenek Genel Bütçeden
    ödenir.
    İKİNCİ BÖLÜM
    Üyelik
    Siyasi partilere üye olma:

    Madde 11 - Yirmibir yaşını dolduran, medeni ve siyasi hakları kullanma
    ehliyetine sahip bulunan her Türk vatandaşı bir siyasi partiye üye olabilir.
    KANUNLAR, HAZİRAN 1988 (EK - 2)


    Ancak;
    a) Hakimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, yükseköğretim
    kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu üyeleri, kamu kurum ve
    kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından
    işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, özel kanunla veya özel kanunun
    verdiği yetkiye dayanılarak kurulmuş bankaların ve teşekküllerin yönetim ve de-
    netim işlerinde çalışanlar ile aylıklı ve yevmiyeli memurları ve kamu yararına
    çalışan derneklerden özel gelir kaynakları ve özel imkanları kanunla sağlanmış
    olanların merkez kurullarında görev alanlar, öğrenciler ve Silahlı Kuvvetler
    mensupları, siyasi partilere giremezler,
    b) 1 - Kamu hizmetlerinden yasaklılar,
    2 - Zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik,
    inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile istimal ve
    istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık suçları, resmi ihale ve alım sa-
    tımlara fesat karıştırma veya Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından biriyle
    mahküm olanlar,
    3 - Herhangi bir suçtan dolayı ağır hapis veya taksirli suçlar hariç üç yıl
    veya daha fazla hapis cezasına mahküm olanlar,
    4 - Türk Ceza Kanununun İkinci Kitabının birinci babında yazılı suçlardan
    veya bu suçların işlenmesini aleni olarak tahrik etme suçundan mahküm olanlar,
    5 - Türk Ceza Kanununun 512 nci maddesinin ikinci fıkrasında yazılı halka
    sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça
    tahrik etme suçlarından mahküm olanlar,
    6 - Türk Ceza Kanununun 536 ncı maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra-
    larında yazılı eylemlerle aynı Kanunun 537 nci maddesinin birinci, ikinci, üçün-
    cü, dördüncü ve beşinci fıkralarında yazılı eylemleri siyasi ve ideolojik amaç-
    larla işlemekten mahküm olanlar,
    Siyasi partilere üye olamazlar ve üye kaydedilemezler.

    Üyeliğe kabul şartları:

    Madde 12 - Siyasi parti üyesi olmaya kanuna göre engel hali bulunmayanların,
    üyeliğe kabul şartları parti tüzüklerinde gösterilir. Tüzükte üyelik için başvu-
    ranlar arasında dil, ırk, cinsiyet, din, mezhep, aile, zümre sınıf ve meslek
    farkı gözeten hükümler bulunamaz.
    Siyasi partiler üye olma istemlerini sebep göstermeksizin de reddedebilir-
    ler. Ancak, üyeliğe kaydını isteyenin, istemini reddeden teşkilatın bir üst ka-
    demesine, parti tüzüğünde gösterilen şekilde itiraz hakkı vardır. İtiraz üzerine
    verilen karar kesindir.

    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
    Merkez Teşkilatı

    Partilerin genel merkez teşkilatı:

    Madde 13 - (Değişik: 21/5/1987-3370/3 md.)
    Siyasi partilerin merkez organları büyük kongre, genel başkan ile diğer ka-
    rar, yönetim, icra ve disiplin organlarından ibarettir. Bu organların isimleri
    ve üye sayıları tüzüklerinde gösterilir.
    Parti tüzüğünde, partinin gayesine uygun olarak, danışma ve araştırma amaçlı
    ihtiyari kurullar da teşkil olunabilir.
    İhtiyari kurulların görev ve yetkileri ile üyelerinin sayısı ve seçilme
    usulleri tüzüklerinde gösterilir.

    Büyük kongre:

    Madde 14 - Siyasi partinin en yüksek organı büyük kongredir.
    Büyük kongre, seçilmiş üyeler ile tabii üyelerden oluşur.
    Seçilmiş üyeler, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının iki katından
    fazla olmamak kaydıyla,parti tüzüğünde gösterilen şekilde ve sayıda il kongrele-



    rince seçilen delegelerdir. Tabii üyeler; parti genel başkanı, merkez karar ve
    yönetim kurulu ile merkez disiplin kurulu üyeleri ve partinin üyesi olan bakan-
    lar ve milletvekilleridir.
    Taşıdıkları sıfat dolayısıyla büyük kongre üyesi olan kimseler, ayrıca il
    kongrelerince delege olarak seçilemezler.
    Parti genel başkanını, partinin merkez karar ve yönetim kurulu ile merkez
    disiplin kurulu üyelerini gizli oyla seçmek; partinin tüzük ve programında deği-
    şiklik yapmak; partinin gelir - gider kesinhesabını kabul ve merkez karar ve yö-
    netim kurulunu ibra etmek veya kesinhesabı reddetmek; kanunlar, parti tüzük ve
    parti programı çerçevesinde toplumu ve Devleti ilgilendiren konularla kamu faa-
    liyetleri ve parti politikası hakkında genel nitelikte olmak şartıyla temenni
    kararları veya bağlayıcı kararlar almak; kanunun veya parti tüzüğünün gösterdiği
    sair hususları karara bağlamak; partinin kapanmasına veya başka bir partiyle
    birleşmesine ve böylece hukuki varlığı sona erecek partinin mallarının tasfiye
    veya intikal şekline dair kararlar vermek, büyük kongrenin yetkilerindendir.
    (Değişik:28/3/1986-3270/3 md.) Büyük kongre parti tüzüğünün göstereceği sü-
    reler içerisinde toplanır. Bu süre iki yıldan az üç yıldan fazla olamaz. Olağan-
    üstü toplantılar, genel başkanın veya merkez karar ve yönetim kurulunun lüzum
    göstermesi veya büyük kongre üyelerinin en az beşte birinin yazılı istemi üze-
    rine yapılır.
    (Değişik:21/5/1987-3370/4 md.)Parti kurucuları seçilmiş delegelerin % 15'in-
    den fazla olmamak kaydıyla, parti üyelikleri devam ettiği müddetçe, ilk büyük
    kongre dahil büyük kongrenin tabii üyesidirler. Parti kurucuları seçilmiş dele-
    genin % 15'inden fazla ise tabii delegelerin kurucular arasından nasıl seçilece-
    ği siyasi partilerin tüzüklerinde gösterilir. Parti kurucuları ilk büyük kongre-
    yi, partinin tüzelkişilik kazanmasından başlayarak iki yıl içinde toplamak zo-
    rundadırlar.
    Büyük kongre ilk toplantısını yapıncaya kadar, bu kongrenin yetkilerini ku-
    rucular kurulu kullanır. Partinin genel başkanı ile yaş kaydı aranmaksızın kuru-
    culuk şartlarını haiz merkez karar ve yönetim kurulu ile merkez disiplin kurulu
    üyeleri ve milletvekilleri, bu kurulun tabii üyeleridir.
    Büyük kongrenin toplantı yeter sayısı, büyük kongre üye tamsayısının salt
    çoğunluğudur. İlk çağrı üzerine yapılan toplantıda toplantı yeter sayısı buluna-
    mıyorsa, ikinci çağrı üzerine yapılacak toplantıda toplantı yeter sayısı aran-
    maz. Büyük kongrenin karar yeter sayısı, kanunda veya parti tüzüğünde daha büyük
    bir sayı gösterilmediği hallerde, hazır bulunan üyelerin salt çoğunluğudur.
    Parti tüzük ve programında değişiklik yapılmasına ilişkin olan veya parti
    politikasını ilgilendiren konularda karar alınmasına dair teklifleri karara
    bağlamak için, bunların genel başkan, merkez karar ve yönetim kurulu veya büyük
    kongre üyelerinin en az yirmide biri tarafından ileri sürülmüş olması gerekir.
    Kanunlar, parti tüzük ve parti programı çerçevesinde toplumu ve Devleti ilgilen-
    diren konularla kamu faaliyetleri konularında karar alınmasına dair teklifleri
    karara bağlamak için bu tekliflerin büyük kongrede hazır bulunan üyelerin üçte
    biri tarafından yapılmış olması şarttır. Bu teklifler, büyük kongrece seçilecek
    bir komisyonda görüşüldükten sonra, komisyon raporuyla birlikte incelenir ve
    karara bağlanır.

    Genel başkan:

    Madde 15 - Parti genel başkanı, büyük kongrece gizli oyla ve üye tamsayısı-
    nın salt çoğunluğu ile seçilir. İlk iki oylamada sonuç alınamazsa, üçüncü oyla-
    mada en çok oy alan seçilmiş sayılır.

    KANUNLAR, TEMMUZ 1990 (Ek - 6)







    (Değişik:28/3/1986 - 3270/4 md.) Genel başkan en çok üç yıl için seçilir.
    (Mülga: 17/5/1990 - 3648/1 md.)
    Partiyi temsil yetkisi genel başkana aittir. Kanunlardaki özel hükümler sak-
    lı kalmak kaydı ile parti adına dava açma ve davada husumet yetkisi, genel baş-
    kana veya ona izafeten bu yetkileri kullanmak üzere parti tüzüğünün göstereceği
    parti mercilerine aittir.
    Parti genel başkanı, merkez karar ve yönetim kurulunun tabii başkanıdır.
    Parti tüzüğü, genel başkana görevinin yerine getirilmesinde ve yetkilerinin
    kullanılmasında yardımcılık etmek üzere genel başkan yardımcısı ve genel sekre-
    ter adlarıyla gerekli gördüğü sayıda yardımcılar öngörebilir. Bunların ne suret-
    le seçileceği, görev ve yetkileri parti tüzüğünde gösterilir.
    Genel başkanlığın herhangi bir sebeple boşalması halinde, büyük kongre top-
    lanıncaya kadar, merkez karar ve yönetim kurulu partiyi temsil yetkisini kendi
    içinden seçeceği bir üyeye tevdi eder ve en geç kırkbeş gün içerisinde büyük
    kongreyi toplantıya çağırır.

    Merkez karar, yönetim ve icra organları:

    Madde 16 - (Değişik: 21/5/1987 - 3370/5 md.)
    Siyasi partilerin merkez karar, yönetim ve icra organları parti tüzüğünde
    belirtilen isim, şekil ve sayıda kurulur. Büyük Kongrece seçilecek merkez organ-
    larının herbirinin üye sayısı 15'den az olamaz.
    Bu organlar iki büyük kongre arasında, parti tüzük ve programına ve büyük
    kongre kararlarına uymak şartıyla, partiyi ilgilendiren hususlarda karar
    almak ve alınan kararları uygulamak yetkisine sahiptirler.
    Merkez karar organı, zorunlu sebepler dolayısıyla büyük kongrenin toplanama-
    dığı hallerde, partinin hukuki varlığına son verilmesi ve tüzük ve programının
    değiştirilmesi dışındaki bütün kararları alabilir.
    Parti işlerini düzenleyen parti iç yönetmelikleri merkez karar organı tara-
    fından yapılır.
    Merkez karar ve yönetim organlarının üyeleri büyük kongrece seçilir. Diğer
    merkez organlarının seçim usul ve esasları parti tüzüğünde belirtilir. Parti
    genel başkanı merkez karar, yönetim ve icra organlarının herbirinin de başkanlı-
    ğını yapar. Büyük kongrece seçilen merkez organlarının herbirinin üyeleri büyük
    kongrenin ve büyük kongre yetkilerini kullanan kurucular kurulunun tabii üyele-
    ridir.
    Organların toplanma ve çalışma usulleri, görev ve yetkileri, birbirleriyle
    münasebetleri parti tüzüğünde gösterilir.

    Merkez disiplin kurulu:

    Madde 17 - Siyasi partinin merkez disiplin kurulu, bu Kanunda ve parti tüzü-
    ğünde gösterilen şekilde kurulur. Bu kurulun üye sayısı yediden az olamaz.

    Küçük kongre:

    Madde 18 - (Mülga: 21/5/1987 - 3370/9 md.)

    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
    İl ve İlçe Teşkilatı

    İl teşkilatı:

    Madde 19 - Siyasi partilerin il teşkilatı; il kongresi, il başkanı, il yöne-
    tim kurulu ve il disiplin kurulundan oluşur.








    İl kongresi, sayısı altıyüzden fazla olmamak üzere, parti tüzüğüne göre ilçe
    kongrelerince seçilen delegelerden oluşur. 0 ilin partili milletvekilleri ile
    yönetim ve disiplin kurulları başkan ve üyeleri, il kongresinin tabii üyeleri-
    dir. Geçici yönetim kurulu başkan ve üyeleri de kongreye katılma hakkına sahip-
    tirler. Ancak geçici il yönetim kurulu başkanı ve üyelerinden delege sıfatı ol-
    mayanların kongrede oy kullanma hakları yoktur.
    (Değişik:23/5/1987-3377/11 md.) İl kongresi, büyük kongrenin yapılmasına en-
    gel olmayacak şekilde parti tüzüğünde gösterilen süreler içinde toplanır.
    (Değişik: 21/5/1987-3370/6 md.) İl yönetim kurulu, parti tüzüğünün göstere-
    ceği sayıda üyeden oluşur. Bu sayı 7'den az olamaz.
    İl başkanı ile il yönetim kurulu il kongresince seçilir. İl başkanı ile yö-
    netim kurulunun, seçim şekli ve merkez karar ve yönetim kurulunca hangi hallerde
    ve nasıl işten el çektirileceği ve geçici yönetim kurulunun nasıl oluşturulacağı
    parti tüzüğünde gösterilir. El çektirme kararı, 101 inci maddenin (d - 1) ben-
    dinde gösterilen haller dışında, yetkili kurulların üye tamsayısının üçte iki
    çoğunluğu ve gizli oyla alınır. İşten el çektirme kararının il yönetim kuruluna
    bildirilmesinden itibaren kırkbeş gün içinde il kongresi toplanarak yeni il yö-
    netim kurulunu seçer. Bu süre içerisinde il kongresi için yeni delegeler seçil-
    miş değilse, kongre eski delegelerle toplanır.
    (Değişik:28/3/1986 - 3270/5 md.) İl başkanı en çok üç yıl için seçilir.
    (Mülga: 17/5/1990 - 3648/1 md.)
    İl teşkilatında bir il disiplin kurulu bulunur. İl disiplin kurulunun üye
    sayısı ve bu üyelerde aranacak nitelikler parti tüzüğünde belirtilir.
    Bu maddede yazılı kurulların; görev ve yetkileriyle yedek üyelerinin sayısı,
    nasıl seçileceği ve ne suretle göreve çağrılacağı parti tüzüğünde açıklanır.

    İlçe teşkilatı:

    Madde 20 -
    (Değişik:31/3/1988 - 3420/3.md.) Siyasi partilerin ilçe teşkilatı, ilçe
    kongresi, ilçe başkanı, ilçe yönetim kurulu ve belde teşkilatından meydana ge-
    lir. Parti tüzüğünde ilçe disiplin kurulu teşkili de öngörülebilir. Bir ilçede
    teşkilatlanma, ilçe sınırları içerisindeki beldelerin en az yarısında teşkilat
    kurmayı gerektirir. Belde sayısı üç veya daha az ise beldenin sadece birinde
    teşkilat kurulmuş olması yeterlidir.
    (Değişik:31/3/1988 - 3420/3.md.) İlçe kongresi, ilçe ve çevresindeki köy ve
    mahallelerde partinin son genel seçimde aldığı oy sayısına göre, seçime katılma-
    mış partilerde ise üye sayısına göre, bu Kanunun 10 uncu maddesinde gösterilen
    siyasi partiler sicilinde kayıtlı ilgili parti üyelerinin seçtikleri, sayısı
    400'ü aşmayan delegelerden oluşur. İlçe yönetim kurulu ve varsa ilçe disiplin
    kurulu başkan ve üyeleri ilçe kongresinin tabii üyeleridir. Geçici ilçe yönetim
    kurulu başkan ve üyeleri de kongreye katılma hakkına sahiptir. Ancak geçici ilçe
    yönetim kurulu başkan ve üyelerinden delege sıfatı olmayanların kongrede oy kul-
    lanma hakkı yoktur.
    (Değişik: 28/3/1986-3270/6 md.) Delege seçimleri; köy ve mahallelerde parti-
    nin bu yerlerde son genel seçimde aldığı oy miktarı, seçime katılmamış partiler-
    de ise üye sayısı esas alınmak suretiyle bu yerlere verilecek kontenjanlara göre
    yapılır. Köy ve mahallelerdeki üye sayısı delege kontenjanı verilmesini gerekti-
    ren nispetin altında ise bu durumdaki köy ve mahallelerin diğer köy ve mahalle-
    lerle birleştirilerek delege seçilmesi mümkündür.
    Yapılan delege seçimleri bir tutanakla tespit edilerek, tutanak parti ilçe
    başkanlığına gönderilir.

    KANUNLAR, TEMMUZ 1990 (Ek - 6)






    Parti tüzüğünde, münhasıran delege seçimi işlemlerini yürütmek üzere köy ve-
    ya mahallelerdeki üyelerden birinin görevlendirilmesi öngörülebilir.
    Delege seçimiyle ilgili diğer hususlar parti tüzüğünde gösterilir.
    (Değişik: 23/5/1987-3377/12 md.) İlçe kongresi, il kongresinin yapılmasına
    engel olmayacak şekilde parti tüzüğünde gösterilen süreler içinde toplanır.
    (Değişik: 21/5/1987 - 3370/7 md.) İlçe yönetim kurulu, parti tüzüğünün gös-
    tereceği sayıda üyeden oluşur. Bu sayı 5'ten az olamaz.
    İlçe başkanı ile ilçe yönetim kurulu ilçe kongresince seçilir. İlçe başkanı
    ile ilçe yönetim kurulunun; seçim şekli ve il yönetim kurulunca veya merkez ka-
    rar ve yönetim kurulunca hangi hallerde ve nasıl işten el çektirileceği ve geçi-
    ci yönetim kurulunun nasıl oluşturulacağı parti tüzüğünde gösterilir. El çektir-
    me kararı 101 inci maddenin (d-1) bendinde gösterilen haller dışında yetkili
    kurulların üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ve gizli oyla alınır. İşten el
    çektirme kararının ilçe yönetim kuruluna bildirilmesinden itibaren otuz gün
    içinde ilçe kongresi toplanarak yeni ilçe yönetim kurulunu seçer. Bu süre içeri-
    sinde ilçe kongresi için yeni delegeler seçilmiş değilse, kongre eski delegeler-
    le toplanır.
    (Değişik:28/3/1986 - 3270/6 md.) İlçe başkanı en çok üç yıl için seçilir.
    (Mülga:17/5/1990 - 3648/1 md.)
    Bu maddede yazılı kurulların görev ve yetkileri ile yedek üyelerinin sayısı
    ve ne suretle göreve çağrılacağı parti tüzüğünde gösterilir.
    Siyasi partilerin, illerin merkez ilçelerinde teşkilat kurmaları hususunda
    ilçe teşkilatına ilişkin hükümler uygulanır.

    Seçimlerin yapılması:

    Madde 21 - Siyasi partilerin genel merkez, il ve ilçe organları seçimleri
    ile il kongresi ve büyük kongre delegelerinin seçimleri, yargı gözetimi altında
    gizli oy ve açık tasnif esasına göre aşağıdaki şekilde yapılır.
    Seçim yapılacak büyük kongreyle il ve ilçe kongrelerinin toplantılarından en
    az onbeş gün önce, kongreye katılacak parti üyelerini belirleyen listeler, büyük
    kongreyle il kongreleri için Yüksek Seçim kurulunun önceden belirleyeceği seçim
    kurulu başkanına, ilçe kongreleri için o yer ilçe seçim kurulu başkanına ilçede
    birden fazla ilçe seçim kurulunun bulunması halinde birinci ilçe seçim kurulu
    başkanına iki nüsha olarak verilir. Ayrıca toplantının gündemi, yeri, günü,
    saati ile çoğunluk sağlanamadığı takdirde yapılacak ikinci toplantıya ilişkin
    hususlar da bildirilir.
    Seçim kurulu başkanı, gerektiğinde ilgili kayıt ve belgeleri de getirtip
    incelemek suretiyle varsa noksanları tamamlattırdıktan sonra seçime katılacakla-
    rı belirleyen liste ile yukarıdaki fıkrada belirtilen diğer hususları onaylar.
    Onaylanan liste ile toplantıya ilişkin diğer hususlar kongrenin toplantı tari-
    hinden yedi gün önce siyasi partinin ilgili teşkilatının bulunduğu binada asıl-
    mak suretiyle ilan edilir. İlan süresi üç gündür.
    İlan süresi içinde, listeye yapılacak itirazlar hakim tarafından incelenir
    ve en geç iki gün içinde kesin olarak karara bağlanır. Bu suretle kesinleşen
    listeler ile toplantıya ilişkin diğer hususlar, hakim tarafından onaylanarak si-
    yasi partinin ilgili teşkilatına gönderilir.













    (Değişik: 28/3/1986 - 3270/7 md.) Kongrelerde yapılacak seçimler ilgili se-
    çim kurulunun gözetimi ve denetiminde yapılır. Bu seçimlerin usul ve şekilleri
    ile seçimlerde kullanılacak oy pusulası ve listelerin tanzim tarzı siyasi parti-
    lerin tüzük ve kongre yönetmelikleri ile düzenlenir.
    (Değişik: 28/3/1986-3270/7 md.) Seçim kurulu başkanı, bir başkan ile iki
    üyeden oluşan yeteri kadar seçim sandık kurulu oluşturur. Sandık kurulu başkanı
    ile bir üyesi memurlar, diğer üyesi de aday olmayan parti üyeleri arasından se-
    çilir. Ayrıca her sandık için aynı şekilde üçer yedek üye de belirlenir. Seçim
    sandık kurulu başkanının yokluğunda, kurula memur üye başkanlık eder.
    Seçim sandık kurulu, kanunun ve parti tüzüğünün öngördüğü esaslara göre se-
    çimlerin yürütülmesi, yönetimi ve oyların tasnifi ile görevli olup, bu görevleri
    seçim ve tasnif işleri bitinceye kadar aralıksız olarak devam eder.
    (Değişik:31/10/1990-3673/1 md.) Listede adı yazılı bulunmayanlar oy kullana-
    mazlar. Oylar, oy verenin nüfus hüviyet cüzdanı veya resimli üyelik kimlik kartı
    veya kimlik tespiti amacıyla düzenlenmiş resmi belge ile ispat edilmesinden ve
    listedeki isminin karşısındaki yerin imzalanmasından sonra kullanılır. Oylar, oy
    verme sırasında sandık kurulu başkanınca verilen, seçim kurulu başkanınca mühür-
    lenmiş ve adayları gösterir listelerin tüzük ve kongre yönetmeliklerinde göste-
    rilen usule uygun bir şekilde işleme tabi tutularak sandığa atılması suretiyle
    kullanılır. Oy kullanma ve oyların muteberlik şekil ve şartları siyasi partile-
    rin tüzük ve kongre yönetmelikleri ile düzenlenir.
    Seçim süresinin sonunda seçim sonuçları tutanakla tespit edilip, seçim san-
    dık kurulu başkan ve üyeleri tarafından imzalanır. Tutanakların bir örneği seçim
    yerinde asılmak suretiyle ilan edilir. Kullanılan oylar ve diğer belgeler, tuta-
    nağın bir örneği ile birlikte üç ay süre ile saklanmak üzere seçim kurulu baş-
    kanlığına verilir.
    Seçimin devamı sırasında yapılan işlemler ile tutanakların düzenlenmesinden
    itibaren iki gün içinde seçim sonuçlarına yapılacak itirazlar hakim tarafından
    aynı gün incelenir ve kesin olarak karara bağlanır.
    Hakim, seçim sonuçlarını etkileyecek ölçüde bir usulsüzlük veya kanuna aykı-
    rı uygulama nedeniyle seçimlerin iptaline karar verdiği takdirde bir aydan az ve
    iki aydan fazla bir süre içinde olmamak üzere seçimlerin yenileneceği tarihi
    tespit ederek ilgili siyasi partiye bildirir. Belirlenen günde yalnız seçim ya-
    pılır ve seçim işlemleri bu madde ile kanunun öngördüğü diğer hükümlere uygun
    olarak yürütülür.
    İlçe seçim kurulu başkanı ve seçim sandık kurulu başkanı ile üyelerine, "Se-
    çimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun" da belirtilen esas-
    lara göre Genel Bütçeden ücret ödenir.
    Seçimler sırasında sandık kurulu başkan ve üyelerine karşı işlenen suçlar.
    Devlet memurlarına karşı işlenmiş gibi cezalandırılır.

    BEŞİNCİ BÖLÜM
    Türkiye Büyük Millet Meclisi Siyasi Parti Grupları

    Grup kurma:

    Madde 22 - En az yirmi milletvekiline sahip siyasi partiler, Türkiye Büyük
    Millet Meclisinde grup kurabilirler.
    Bir siyasi partinin grup kurduğu, o partinin genel başkanlığı tarafından
    Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına yazıyla bildirilir.

    Grup iç yönetmeliği:

    Madde 23 - Grup içyönetmeliği, grubun kurulduğunun bildirildiği tarihten
    itibaren onbeş gün içinde, grubu oluşturan milletvekilleri tarafından hazırla-
    nır. Bu

    KANUNLAR, ŞUBAT 1991 (Ek - 7)



    içyönetmeliğin, milletvekillerinin salt çoğunluğu tarafından kabul edilmesi zo-
    runludur. Bu şekilde hazırlanan içyönetmelik, Türkiye Büyük Millet Meclisi Baş-
    kanlığına gönderilir.
    Grup içyönetmeliğine, parti tüzük ve programına aykırı hükümler konulamaz.

    Grup genel kurulu:

    Madde 24 - Bir siyasi partinin grup genel kurulu, o partinin milletvekille-
    rinden oluşur.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı ve başkanvekilleri, üyesi bulundukları
    siyasi partinin ve parti grubunun Meclis içinde veya dışındaki faaliyetlerine
    katılamazlar. Ancak, yeniden milletvekili adayı olmaya ilişkin faaliyetleri
    bu hükmün dışındadır.

    Grup yönetim ve disiplin kurulları:

    Madde 25 - Her siyasi parti grubunda; kuruluşu, görev ve yetkileri grup
    içyönetmeliğinde belirtilen birer yönetim ve disiplin kurulu bulunur.
    Grup disiplin kurulunun, hangi hallerde merkez disiplin kurulu ile bir arada
    çalışacağı, parti tüzüğünde gösterilir.

    Grup başkanı:

    Madde 26 - Partinin genel başkanı milletvekili ise parti grubunun da başka-
    nıdır; değilse grup başkanı grup üyeleri arasından içyönetmelikte gösterilen
    yöntemle seçilir.

    Grupta gizli oylama:

    Madde 27 - Grup genel kurulunda, seçimlere ait oylamalar ile milletvekille-
    rini bağlayıcı nitelikteki konulara ilişkin kararların oylamaları, gizli oyla
    yapılır.

    Grup ve hükümet ilişkileri:

    Madde 28 - Bakanlar Kuruluna veya bir bakana Türkiye Büyük Millet Meclisinde
    veya grupta güven veya güvensizlik oyu verilmesi konusunda karar alma yetkisi,
    grup genel kuruluna aittir. Bu yetki, başka bir organa veya mercie bırakılamaz.
    Bakanlar Kuruluna katılacak üyeler, parti gruplarında ve diğer parti organ-
    larında tespit edilemez.

    ALTINCI BÖLÜM
    Teşkilatla İlgili Diğer Hükümler

    Kongrelerle ilgili genel hükümler:

    Madde 29 - 22 Kasım 1972 tarihli ve 1630 sayılı Dernekler Kanununun bu Kanu-
    na aykırı olmayan hükümleri, siyasi partilerin her kademedeki kongreleri için de
    uygulanır.
    Şu kadar ki, parti tüzükleri ve yönetmelikleri, parti kongreleri için gerek-
    li ilanın gazete ile yapılması şartını kaldırabileceği gibi, toplantı yeter sa-
    yısını ve yeter sayının sağlanamadığı hallerde birinci ve ikinci toplantı ara-
    sındaki süreyi de azaltabilir. Bu Kanundaki özel hükümler saklıdır.

    İbra için oya katılamayacak olanlar:

    Madde 30 - Değişik kademelerdeki kongrelerde tabii üye olarak bulunan merkez
    karar ve yönetim kurulu ile yönetim kurulları üyeleri, mensup oldukları, kurulun
    ibrası için yapılan oylamalara katılamazlar.






    Teşkilatın merkezleri:

    Madde 31 - (Değişik: 21/5/1987-3370/8 md.)
    Siyasi partilerin merkez teşkilatı Ankara il merkezinde; il ve ilçe teşki-
    latları ilgili il ve ilçe merkezlerinde; belde teşkilatları ise, il ve ilçe mer-
    kezleri hariç olmak üzere, belediye teşkilatı olan yerlerde bulunur.

    Bağdaşmayan görevler:

    Madde 32 - Siyasi partilerin merkez karar ve yönetim kurullarına üye olan-
    lar, o partinin Türkiye Büyük Millet Meclisi parti grubu yönetim kurulunda görev
    alamazlar.
    Siyasi partilerin disiplin kurullarında görev alanlar, kongreler, Türkiye
    Büyük Millet Meclisindeki parti grubu üyelikleri hariç, partinin diğer organ,
    kurul ve görevlerinde bulunamaz, partiye bir hizmet bağıyla bağlı olamaz ve par-
    tiden herhangi bir suretle gelir sağlayamazlar.
    Bir disiplin kurulunda görev alan kimse, diğer bir disiplin kurulunda görev
    alamaz.
    Eşler ile bir ve ikinci derecedeki kan ve sıhri hısımlar, aynı disiplin ku-
    rulunda görev alamazlar. Bunlarla ilgili kararlara katılamazlar.
    Siyasi partilerin il ve ilçe yönetim kurullarından birinde üye olan kimse,
    diğer bir il veya ilçe yönetim kurulunda üye olamaz. İl ve ilçe başkanları hak-
    kında da aynı hüküm uygulanır.

    Organlarda görev alanların ilgili makamlara bildirilmesi:

    Madde 33 - Parti kongreleri hariç olmak üzere, her kademedeki parti organla-
    rıyla parti tüzüğünde belirtilen bir göreve getirilenlerin adları, soyadları,
    doğum yer ve tarihleri, meslek veya sanatları, ikametgahları ve nüfus cüzdanı
    örnekleri; o mahallin en büyük mülki amirliğine seçim veya atanmadan başlayarak
    onbeş gün içinde yazı ile bildirilir. Valiliklerce birleştirilen bu bilgi ve
    belgeler İçişleri Bakanlığına ve Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
    Merkez organlarında görevlendirilenlerle ilgili bilgi ve belgeler de aynı
    süre içinde doğrudan İçişleri Bakanlığına ve Cumhuriyet Başsavcılığına verilir.
    Kamu yararına dernek sayılmama:

    Madde 34 - 22 Kasım 1972 tarihli ve 1630 sayılı Dernekler Kanununun kamu ya-
    rarına çalışan dernek sayılma hükümleri siyasi partiler hakkında uygulanmaz.

    Anamuhalefet partisi ve genel başkanı:

    Madde 35 - Bakanlar Kuruluna katılmayan ve grubu bulunan siyasi partiler
    arasında en fazla milletvekiline sahip olan partiye anamuhalefet partisi, genel
    başkanına da anamuhalefet partisi genel başkanı denir. Bu siyasi partilerin mil-
    letvekili sayılarının eşit olması halinde, son milletvekili seçimlerinde aldık-
    ları muteber oy sayısına bakılır.
    YEDİNCİ BÖLÜM
    Siyasi Partilerin Seçimlere Katılması ve Adayların Tespiti
    Siyasi partilerin seçimlere katılması:

    Madde 36 - (İptal:Anayasa Mahkemesinin 22/5/1987 tarih ve E. 1986/17. K.
    1987/11 sayılı Kararı ile.)(1) (Yeniden düzenleme: 31/3/1988 - 3420/4. md.) Si-
    yasi partilerin seçimlere katılabilmesi için illerin en az yarısında oy verme
    gününden en az altı ay evvel teşkilat kurmuş ve büyük kongrelerini yapmış olması
    veya Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunması şarttır.
    Bir ilde teşkilatlanma, merkez ilçesi dahil o ilin ilçelerinin en az üçte
    birinde teşkilat kurmayı gerektirir.
    --------------
    (1) Bu iptal kararı 18/9/1987 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmış olup yayım-
    landığı tarihten başlıyarak altı ay sonra yürürlüğe gireceği söz konusu
    Anayasa Mahkemesi kararında hükme bağlanmıştır.




    Parti adaylarının tespiti:

    Madde 37 - (Değişik: 28/3/1986 - 3270/9 md.)
    Siyasi partiler, milletvekilliği genel veya ara seçimlerinde, adaylık için
    müracaat eden ve adaylığı uygun bulunanlar arasından, adayların tespitini;
    serbest, eşit, gizli oy açık tasnif esasları çerçevesinde, tüzüklerinde belirle-
    yecekleri usul ve esaslardan herhangi biri veya birkaçı ile yapabilirler.
    (...)(1), partilerin tüzüklerinde gösterilen merkez yoklaması dışındaki
    parti aday seçimleri seçim kurullarının yönetim ve denetimi altında yapılır.
    Partilerin tüzüklerinde herhangi bir seçim çevresinde bütün üyelerin iştira-
    ki ile yapacakları ön seçimde bu Kanunun ön seçimlerle ilgili hükümleri uygula-
    nır.
    Aday tespitinin yapılacağı gün, Yüksek Seçim Kurulu tarafından genel seçim-
    lerden en az yetmişbeş gün önceki bir tarih olarak belirlenip ilan edilir. Seçi-
    me katılacak bütün siyasi partilerin tüzüklerindeki usullere göre il ve ilçeler-
    de yapacakları aday tespitleri bütün yurtta aynı günde yapılır.
    Genel seçimler için kabul edilen seçim çevresi, aday tespiti için de esas
    alınır.

    Kontenjan adaylığı:

    Madde 38 - (Mülga: 27/10/1995 - 4125/21 md.)

    Adayların tespitinde uygulanacak hükümler:

    Madde 39 - 26 Nisan 1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve
    Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri, önseçim-
    lerde ve kullanılacak parti seçmen kütükleri hakkında da uygulanır.

    Siyasi partilerde aday adaylığı ve merkez adaylığı:

    Madde 40 - (Değişik birinci fıkra: 28/3/1986-3270/11 md.) Siyasi partiler,
    Anayasa ve kanunlarda belirtilen şartlara aykırı olmamak kaydıyla adaylarda daha
    başka ne gibi şartlar bulunması gerektiğini tüzüklerinde gösterebilirler.
    Bir kimse, aynı zamanda, önseçimlerde ve merkez adaylığında değişik siyasal
    partilerden veya aynı partiden, aynı seçim için birden fazla seçim çevresinden
    önseçime katılamaz.
    Bir kimse, bir partiden önseçim veya merkez adaylığı yoklamasına katıldıktan
    sonra başka bir partiden merkez adayı gösterilemez ve partisinden istifa etme-
    dikçe bağımsız aday olamaz.
    ---------------
    (1) Bu fıkrada yeralan, "Bu Kanunun 38 inci maddesinde yazılı kontenjan adaylığı
    ile" ibaresi, 27/10/1995 tarih ve 4125 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle
    yürürlükten kaldırılmış olup, metinden çıkarılmıştır.


















    (Değişik:25/12/1993-3945/1 md.) Mahalli teşkilatın yönetim kurulu başkan
    ve üyelerinden, görev yaptıkları yerden aday adayı olmak isteyenlerin görev-
    lerinden istifa etmelerine ilişkin usul ve esaslar siyasi partilerin tüzük-
    lerinde belirlenir.
    Bu hükümlere aykırı hareket edenlerin adaylığı Yüksek Seçim Kurulu tarafın-
    dan iptal edilir.
    Siyasi partilerin genel başkanlığı partilerinin, aday adayları listelerini
    ve seçim çevrelerini önseçimin yapılacağı tarihten en az yirmi gün önce saat
    onyediye kadar Yüksek Seçim Kuruluna ve ilgili il ve ilçe seçim kurullarına
    bildirir. Kurullarca ilgiliye bir alındı belgesi verilir.
    Bu bildirimden sonra adaylıktan çekilmek önseçime kadar dikkate alınmaz.
    Ancak, bu gibiler aday seçilmişlerse çekilmeleri hüküm ifade eder. Ölüm halinde
    de aynı hüküm uygulanır.
    Kurulların oluşumu:

    Madde 41 - Önseçimde:
    a) İlçe seçim kurulu; ilçe seçim kurulu başkanı ile dört üyeden oluşur.
    (Değişik: 28/3/1986 - 3270/12 md.) Üyelerden ikisi o ilçede görev yapan
    Devlet memurları arasından seçilir. Bunlar kurulun devamlı üyesidirler. İki üye
    ise aday adayı olmayan parti üyeleri arasından belirlenir. Bunlar, üyesi bulun-
    dukları parti adına o parti adayları için yapılacak önseçim işlemleri ile ilgi-
    li olarak kurula katılırlar.
    Aynı usulle ikişer yedek üye de seçilir.
    Birden fazla ilçe seçim kurulu bulunan ilçelerde, bu Kanunla ilçe seçim
    kurulu başkanına veya ilçe seçim kuruluna verilmiş bulunan görevler, birinci
    ilçe seçim kurulu başkanı veya kurulu tarafından yerine getirilir.
    b) Sandık kurulu; bir başkan ile dört asıl ve dört yedek üyeden oluşur.
    Sandık başkanı ile iki asıl, iki yedek üye Devlet memurları arasından, iki asıl
    iki yedek üye de partiler tarafından yukarıdaki fıkra esaslarına göre belirle-
    nir.
    Kurullardaki üyelerin gelmemesi halinde yedekleri alınır; noksanlık
    yedeklerle giderilemiyorsa durum bir tutanakla tespit edilir ve kurul başkanı
    tarafından yukarıda nitelikleri açıklanan kimselerden seçilmek suretiyle
    tamamlanır.
    Önseçimlere hangi siyasi partilerin hangi seçim çevrelerinden katılacak-
    ları, partilerin aday adayları listelerinin Yüksek Seçim Kuruluna bildirildiği
    tarihten itibaren üç gün içinde ilan edilir. İlçe seçim kurulunca siyasi parti-
    lerin her biri için parti seçmen listesinde kayıtlı her bin seçmene bir sandık
    ve kapalı hücre bulundurulur ve sandıkların yerleri tespit edilerek mutat vası-
    talarla ilan olunur. Bu husus ayrıca ilgili siyasi partilere de duyurulur.
    Parti seçmen listesi:

    Madde 42 - Siyasi partilerin ilçe teşkilatı, kendi çevrelerindeki üyeleri-
    ni muntazam kayıt ve sıra numarası ve partiye giriş çıkış tarihleri ve üye hak-
    kında diğer bilgileri ihtiva eden bir üye kayıt defterine kaydederler.
    Üye kayıt defterleri, ilçe seçim kurulu başkanının denetimi altındadır.
    Üye kayıt defterleri, en az altı ayda bir defa ilçe seçim kurulu başkanı tara-
    fından incelenir ve kayıtların usule uygun olarak tutulup tutulmadığı bir tuta-
    nakla tespit edilir.
    (Değişik: 31/3/1988 - 3420/5. md.) Üye Kayıt Defterinde Parti üyesi olarak
    kayıtlı bulunan ve Cumhuriyet Başsavcılığınca seçim kurullarına gönderilen
    listelerde yer alan üyeler önseçimde oy kullanabilir.
    (Değişik: 31/3/1988 - 3420/5. md.) Önseçimlerin yapılacağı tarih itibariy-
    le bir önceki yılın son gününe kadar bu Kanunun 10 uncu maddesine göre Cumhuri-
    yet Başsavcılığına bildirilen üyeler önseçimde oy kullanabilir.
    KANUNLAR, ŞUBAT 1994 (EK - 19)





    (Değişik: 31/3/1988 - 3420/5. md.) İlçe Seçim Kurulları üye listelerini
    önseçimden en az otuz gün evvel elinde olacak şekilde Cumhuriyet Başsavcılığın-
    dan temin eder.
    (Değişik: 31/3/1988 - 3420/5. md.) Siyasi Partiler kayıtlı üyelerin tamamı
    dışında başka bir usulle aday yoklaması yapacaksa bu halde oy kullanacak seçmen
    listelerini önseçimden en az otuz gün önce ilçe seçim kurulu başkanlığına üye
    kayıt defterleri ile birlikte vermek zorundadırlar.
    (Değişik:31/3/1988-3420/5. md.) Bu listeler önseçim tarihinden 25 gün önce
    parti yönetim kurulu ve ilçe seçim kurulu binaları önüne asılır. Sekizinci fık-
    radaki itiraz süresinden sonra kesinleşen listelere göre parti seçmen kartları
    ilçe seçim kurulu başkanlığınca her üyeye dağıtılır.
    Parti üyeleri, parti seçmen listesine, asıldığı tarihten itibaren onbeş
    gün içinde yazıyla itiraz edebilirler. İtirazlar ilçe seçim kurulu tarafından
    incelenir ve en geç iki gün içinde kesin olarak karara bağlanır. İtirazın ye-
    rinde görülmesi halinde parti seçmen listesi düzeltilir.
    Önseçimde propaganda ile ilgili hükümler:

    Madde 43 - Aday yoklamalarına katılan aday adayları için propaganda yapmak
    amacı ile açık hava toplantıları, örf ve adete göre sohbet toplantısı sayılan-
    lar hariç olmak üzere kapalı salon toplantıları tertiplenemez, duvar ilanı, el
    ilanı ve her nevi matbua, ses ve görüntü bantlarıyla propaganda yapılamaz. Bu
    tür toplantılarda başka aday adaylarına karşı kötüleyici beyanlarda bulunulması
    yasaktır.
    Siyasi partiler, tüzüklerinde gösterilmek kaydıyla aday adayları için bun-
    ların vereceği bilgileri de esas alarak aday adaylarının meslek veya sanat ha-
    yatlarındaki derece, başarı ve eserlerini, memlekete yaptığı hizmetleri göste-
    rir, vesikalık fotoğraflarını taşıyan matbualar bastırıp dağıtabilir. Aday
    adaylarının soyadı alfabe sırasına göre düzenlenecek benzer bilgileri içeren
    matbualar sandık başlarına asılabilir.
    Aday adayları, mensup oldukları partinin programı, büyük kongresinin ve
    yetkili merkez organlarının kararları ile partinin seçim bildirisi dışında,
    milli, mahalli yahut mesleki çapta herhangi bir vaadde bulunamazlar ve Türk-
    çe'den başka dil ve yazı kullanamazlar.
    Aday adayları, önseçimlerde oy kullanacak partili üyelere veya yakınlarına
    maddi çıkar sağlama amacı güdemezler; önseçimlerde oy kullanacakları etkilemek
    maksadıyla meşru ve hukuka uygun olmayan davranışlarda bulunamazlar.
    Kuruldaki parti üyesinin görevini yerine getirmemesi:

    Madde 44 - Önseçim günü oy verilmesine başlanmazdan önce veya oy verme
    sırasında ilçe seçim kuruluna dahil siyasi parti üyesi görevini yapmazsa, ceza
    hükümleri saklı kalmak üzere, yerine siyasi partilerin sıradaki yedek üyesi
    getirilir. Bu da mümkün olmazsa, bu husus tutanağa geçirilir ve eksikler san-
    dık alanı çevresindeki parti üyesi olabilme yeterliğine sahip ve okur - yazar
    olanlar arasından ilçe seçim kurulu başkanının seçeceği kimse ile tamamlanır.
    Müşahitler:

    Madde 45 - Önseçim sırasında siyasi partilerin birer müşahidi, kendi parti-
    lerine ait sandık başı işlemlerini takip etmek üzere hazır bulunabilir. Önse-
    çimde aday olanlar, müşahit sıfatıyla sandık başında bulunamazlar.














    Oy pusulası:

    Madde 46 - Siyasi partiler, 40 ıncı maddeye göre bildirdikleri aday aday-
    ları listelerini içeren oy pusulalarını çoğaltarak il ve ilçe seçim kurulu
    başkanlıklarına yeteri kadar zarf ile birlikte verirler. İlçe seçim kurulu
    başkanlıkları oy pusulalarını ve zarfları mühürledikten sonra, seçim günü san-
    dık başkanlıklarında hazır bulundururlar.
    Sandık başına gelen partili seçmene, sandık kurulu başkanı veya görevlendi-
    receği kurul üyesi oy pusulasını, sandık kurulu başkanlığının mühürü ile mü-
    hürledikten sonra verir.
    (Değişik: 28/3/1986 - 3270/14 md.) Partili seçmen, aday adaylarının
    karşısına işaret koymak suretiyle tercihini kullanır. İşaretleme, (...)(1)
    o seçim çevresinin çıkaracağı milletvekili sayısından çok ve yarısından az
    olamaz. İşaretlemede belirlenen miktar ve nispetlere uyulmaması, oy pusulala-
    rının geçersiz sayılmasını gerektirir.
    Kimliğin tespiti:

    Madde 47 - Önseçimlerde oy vermek için parti seçmen kartının gösterilmesi
    şarttır. Bu belgeyi göstermeyenlerden veya belgenin sahibi olduğunda tereddüt
    edilenlerden parti hüviyet cüzdanı, o da yoksa nüfus hüviyet cüzdanı istenir.
    Son işlemler:

    Madde 48 - Yüksek Seçim Kurulu, il seçim kurullarından gelen önseçimle
    tespit edilmiş parti adayları listelerinin tasdikli birer örneğini derhal ilgi-
    li partilerin genel başkanlıklarına teslim eder. Parti genel başkanlıkları, 38
    inci madde ve parti mevzuatı gereğince merkez adayı olarak seçilen parti aday-
    larını bu listelere dahil ederek seçim çevrelerine göre düzenleyecekleri parti
    adayı cetvellerini, kanun hükümlerine göre Yüksek Seçim Kuruluna süresi içeri-
    sinde bildirirler.
    Önseçim evrakının saklanması:

    Madde 49 - Hesaba katılan, katılmayan ve itiraza uğramış olan oy pusula-
    ları; sayım ve döküm cetvelleri ve adaylığa seçilme tutanaklarıyla diğer her
    türlü evrak, milletvekili seçimlerinin kesin sonuçlarının ilanı tarihinden
    itibaren üç ay süreyle ilçelerde ilçe seçim kurulu başkanı ve illerde il seçim
    kurulu başkanı tarafından saklanır.
    Bu evrak, Yüksek Seçim Kurulunun istemi olmaksızın hiçbir yere gönderil-
    mez.
    İtiraz hakkı:

    Madde 50 - Seçim ve sandık kurullarının veya kurul başkanlarının kesin
    olmayan kararlarına karşı ilgili siyasi parti, o siyasi partiden önseçimde
    aday adayı olanlar veya o siyasi partilerin teşkilat kademelerinin başkanları
    veya vekilleri ile parti müşahitleri itiraz edebilirler.
    Önseçim tutanağı ve tutanağın iptali:

    Madde 51 - Önseçimlerde, her siyasi parti için ayrı ayrı düzenlenecek bası-
    lı tutanak kağıdında o partiden aday olmak üzere önseçimde aday olmuş bulunan-
    ların aldıkları oyların toplamı, rakam ve yazı ile belirtilir. Bu tutanak ilçe
    seçim kurulu başkanı ve üyelerince imzalanır.
    Aynı miktarda oy almış olanlar arasındaki sırayı ilgili siyasi partinin
    merkez karar ve yönetim kurulu tespit eder.
    ----------------
    (1) Bu fıkrada yeralan "kontenjan adayları hariç" ibaresi, 27/10/1995 tarih ve
    4125 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olup, metin-
    den çıkarılmıştır.










    Adaylık tutanağına yapılan itiraz, oyların dökümüne veya sayımına ilişkin
    olduğu ve yeniden yapılan döküm ve sayım sonucunda tutanakların iptaline karar
    verildiği takdirde, yeniden yapılan döküm ve sayım sonucuna göre seçildikleri
    anlaşılanlara Yüksek Seçim Kurulu tarafından tutanakları verilir.
    Bir seçim çevresinde önseçimin, önseçim işlemleri sebebiyle iptaline karar
    verildiği takdirde, önseçim yenilenmez ve bu seçim çevresi için bütün adaylar
    38 inci maddede yazılı kurul tarafından tespit edilir.
    Adaylardan yalnız birinin veya birkaçının tutanağının iptaline karar veril-
    diği hallerde, tutanakları iptal olunan adayların yerine önseçimde aldıkları
    oy sırasına göre başta gelenlere tutanak verilir. Sırada olanlar yetmediği
    takdirde boş kalan yerlerin doldurulması için bu maddenin yukurıdaki fıkrası
    uygulanır.
    Belli bir seçim için parti adaylarının Yüksek Seçim Kuruluna bildirilmesin-
    den sonra, önseçim ve adaylarla ilgili itiraz ve şikayetler dikkate alınmaz.
    Daha önce yapılmış olan itiraz ve şikayetler üzerine başlamış olan işlemler
    durdurulur.
    Mahalli seçimler yoklaması:

    Madde 52 - Siyasi partilerin, mahalli idareler seçimleri için aday göstere-
    bilecekleri hallerde, bu adayların nasıl seçilecekleri ve yoklamalarının nasıl
    yapılacağı ilgili kanundaki esaslara göre belirlenir.

    SEKİZİNCİ BÖLÜM
    Disiplin işleri

    Disiplin suçları ve cezaları:

    Madde 53 - Siyasi partilerin disiplin kurullarınca verilebilecek cezalar,
    uyarma, kınama, partiden veya gruptan geçici veya kesin olarak çıkarma cezala-
    rıdır.
    Disiplin kurullarının vermeye yetkili oldukları disiplin cezaları ile hangi
    halde ne tür disiplin cezası verileceğinin parti tüzüğünde belli edilmesi zo-
    runludur.
    Partinin hangi organ ve mercilerinin kimler hakkında ve hangi disiplin
    kurulunda disiplin cezası isteminde bulunabileceği ve disiplin cezalarına karşı
    yapılan itirazları incelemeye yetkili üst disiplin kurulları ve itirazın usul
    ve şartları, kanunda belirtilmeyen hallerde, parti tüzüğü ile düzenlenir.
    Disiplin kurullarınca parti üyeleri hakkında verilen kararlar gerekçeleriy-
    le birlikte en geç otuz gün içinde ilgiliye tebliğ olunur.
    Bir partiye mensup milletvekilinin: o partinin Türkiye Büyük Millet Meclisi
    grubu üyeliğinden kesin olarak çıkarılması, partiden çıkarılmayı ve partiden
    kesin olarak çıkarılması da Türkiye Büyük Millet Meclisi parti grubu üyeliğin-
    den çıkarılmayı gerektirir.
    Bir üyenin, Türkiye Büyük Millet Meclisi parti grubundan geçici olarak
    çıkarılması hakkında verilen ceza, bu üyenin ceza süresince gruptaki çalışmala-
    ra katılmamasını gerektirir.
    Hakkında geçici çıkarma cezası verilen parti üyesi, faaliyetine katılama-
    yacağı parti organlarına hiçbir teklif yapamaz. Ancak bu hüküm o üyenin parti
    tüzüğüne, programına, partinin diğer mevzuatına ve organlarının bağlayıcı
    kararlarına uyması zorunluğunu ortadan kaldırmaz. Geçici çıkarma cezası verilen
    parti üyelerine, parti içinde hiçbir görev verilemez.
    Disiplin kurulları üyelerinin seçilmesi:

    Madde 54 - Siyasi partilerin disiplin kurullarının üyeleri kongrelerce
    gizli oyla seçilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi grubu disiplin kurulu üyeleri-
    nin seçimi, en az iki yıl için olmak üzere, parti tüzüğünde gösterildiği şekil-
    de yapılır.





    Disiplin kurullarının çalışması:

    Madde 55 - Disiplin kurulları, üye tamsayısının en az üçte iki çoğunluğuyla
    toplanır ve hazır bulunanların çoğunluğuyla karar verir. Ancak 101 inci madde-
    nin (d - 1) bendinde gösterilen haller dışında, partiden kesin çıkarma cezaları
    için üye tamsayısının çoğunluğunun kararı gereklidir.
    Disiplin kuruluna sevk edilen partili, yazılı veya sözlü savunma hakkına
    sahiptir. Savunma için süre, savunmaya çağrı belgesinin ilgiliye tepliği
    tarihinden başlamak üzere onbeş gündür. Ancak, seçimlerde veya herkesin gözü
    önünde açıkça veya yayın yoluyla işlenen disiplin suçlarında bu süre yedi
    gündür. Savunma süresini geçirenler, savunma hakkından vazgeçmiş sayılırlar.
    Savunmaya çağırma, disiplin kurulu başkanlığınca yazı ile yapılır. Bu yazıda
    uygulanması istenen disiplin cezası ile bu cezanın istenmesine sebep olan
    fiiller açıkça gösterilir.
    Disiplin işleriyle ilgili görüşme ve karar yasağı:


    Madde 56 - Disiplin kurullarına sevk yetkisine sahip bulunan parti organ
    ve mercilerinin kararları ile disiplin kurullarınca verilen disiplin cezaları
    hakkında, siyasi partilerin her kademesindeki kongrelerinde görüşme yapılamaz
    ve bu konularda karar alınamaz.
    58 inci madde hükmü saklıdır.
    Disiplin cezalarına itiraz:

    Madde 57 - (Değişik: 28/3/1986 - 3270/15 md.)
    Hakkında partiden veya gruptan geçici veya kesin çıkarma cezası verilen
    parti üyesi, bu cezaya karşı disiplin kuruluna sevkeden organ veya merci veya
    disiplin kurulunun görev ve yetkisizliği veya alınan kararların kanuna, parti
    tüzüğüne ve içyönetmeliğe şekil ve usul bakımından aykırı bulunduğu iddiasıyla,
    parti itiraz yollarını kullandıktan sonra nihai karar niteliğindeki son karara
    karşı otuz gün içinde nihai kararı veren merciin bulunduğu yer asliye hukuk
    mahkemesine itiraz edebilir. Mahkeme bu itirazları, diğer işlerden önce ve en
    geç otuz gün içinde basit muhakeme usulüne göre inceleyerek karara bağlar, bu
    karar kesindir.
    Af yetkisi:

    Madde 58 - Disiplin kurullarınca verilen cezaların partinin hangi organı
    tarafından ve ne şekilde affedileceği siyasi partilerin tüzüklerinde gösteri-
    lir.
    Disiplin konusunda tedbir kararı:

    Madde 59 - Partiden geçici çıkarmayı veya kesin çıkarmayı gerektiren
    hallerde, disiplin cezası verilmesi için sevk kararı almaya yetkili olan parti
    organları, tedbir niteliğinde olmak üzere, disiplin kuruluna sevk edilen üyeyi
    parti içindeki görevlerinden derhal uzaklaştırabilirler.
    İlgili,bu tedbir kararının kaldırılmasını sevk edildiği disiplin kurulundan
    isteyebilir. Bu istek, disiplin kurulu tarafından yedi gün içinde karara bağla-
    nır.

    DOKUZUNCU BÖLÜM
    Parti Defterleri
    Tutulacak defter ve kayıtlar:

    Madde 60 - Her kademedeki parti organları üye kayıt defteri, karar defteri,
    gelen ve giden evrak kayıt defteri, gelir ve gider defteri ile demirbaş eşya
    defteri tutmak zorundadırlar.
    Üye kayıt defteri, mahalle ve köy esasına göre tutulur.

    KANUNLAR, HAZİRAN 1988 (EK - 2)






    Karar defteri, ilgili organın kararlarını, tarih ve numara sırasıyla ihtiva
    eder. Kararlar oylamaya katılanlar tarafından imzalanır. Kongrece alınan karar-
    ları da ihtiva etmesi gereken kongre tutanak özetleri başkanlık divanı üyele-
    rince imzalanır.
    Gelen ve giden evrak tarih ve numara sırasıyla gelen ve giden evrak kayıt
    defterine kaydedilir ve gelen evrakın asılları ile gönderilen evrakın örnekleri
    bu tarih ve numaralar altında dosyalarda saklanır.
    Parti adına elde edilen gelirlerin alındığı ve yapılan giderlerin ne gibi
    işlere ve yerlere harcandığı ilgili defterlere sıra ile ve belgeleri de belir-
    tilerek geçirilir.
    Bütün defterlerin sayfaları ve kaç sayfadan ibaret oldukları teşkilatın
    bulunduğu ilgili seçim kurulu başkanı tarafından mühürlenir ve tasdik edilir.
    Partiye giriş işlemlerini gösteren üyelik beyannamelerinin birer örneği il-
    çe ve il kademesinde, alfabetik sıra esasına göre tasnif edilmiş olarak ayrı
    bir dosyada saklanır.
    Parti organ ve kurullarınca tutulmasında fayda görülen diğer defterler,
    parti tüzük ve içyönetmeliklerinde gösterilir.
    Parti genel merkezinde üye kayıt defterlerinin özetinin nasıl tutulacağı,
    bütçe ve kesinhesabın nasıl hazırlanıp düzenleneceği parti içyönetmeliğiyle
    belirtilir.
    ÜÇÜNCÜ KISIM
    Mali Hükümler
    BİRİNCİ BÖLÜM
    Partilerin Gelirleri
    Gelir kaynakları:

    Madde 61 - Siyasi partiler aşağıda belirtilen gelirleri elde edebilirler:
    a) Parti üyelerinden alınacak giriş aidatı ile üyelik aidatı,
    b) Partili milletvekillerinden alınacak milletvekilliği aidatı,
    c) (Değişik: 31/3/1988 - 3420/6. md.) Milletvekili, belediye başkanlığı,
    belediye meclis üyeliği ve il genel meclis üyeliği aday adaylarından alınacak
    özel aidat, (Bu aidatlar 64 üncü maddedeki esaslar dahilinde siyasi partilerin
    yetkili merkez karar organlarınca tespit ve tahsil olunur.)
    d) Parti bayrağı, flaması, rozeti ve benzeri rumuzların satışından sağlana-
    cak gelirler,
    e) Parti yayınlarının satış bedelleri,
    f) Üye kimlik kartlarının ve parti defter, makbuz ve kağıtlarının sağlanma-
    sı karşılığında alınacak paralar,
    g) Partice tertiplenen balo, eğlence ve konser faaliyetlerinden sağlanacak
    gelirler,
    h) Parti mal varlığından elde edilecek gelirler,
    i) Bağışlar.
    j) (Ek: 27/6/1984 - 3032/1 md.) Devletçe yapılan yardımlar.(1)
    (h) bendinde yazılı parti mal varlığından elde edilen gelirler hariç olmak
    üzere, diğer bentlerde yazılı kaynaklardan elde edilen gelirlerden hiçbir su-
    rette vergi, resim ve harç alınmaz. (2)
    Giriş ve üyelik aidatı:

    Madde 62 - Parti üyelerinden alınacak giriş aidatının miktarı ile üyelik
    aidatının alt ve üst sınırları parti tüzüğünde gösterilir.
    ----------------------------------
    (1) Bu hükmün uygulanmasında ek 1 inci maddeye bakınız.
    (2) İthalde alınan her türlü vergi, resim ve harç muafiyeti hükümleri,
    6/5/1986 tarih ve 3283 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile yürürlükten
    kaldırılmıştır.






    Her üye, aylık veya yıllık olarak üyelik aidatı ödemeyi partiye girişinde
    kabul etmek zorundadır.
    Parti üyesi, vermeyi kabul ettiği aidatın miktarını, parti tüzüğüne uygun
    olmak şartıyla, kayıtlı bulunduğu teşkilat kademesi başkanlığına yazı ile
    bildirerek artırabilir.
    Partiye borçlu olduğu yıla ait aidatın tamamını veya bir kısmını ödemeyen
    parti üyesi hakkında, partiden geçici veya kesin olarak çıkarmaya dair
    disiplin cezaları uygulanmaz. Aidatını ödemesi için yapılan yazılı tebligata
    rağmen belirtilen süre içerisinde ödemede bulunmayan üye hakkında yapılacak
    işlem ve uygulanacak yasaklamalar parti tüzüğünde gösterilir.
    Milletvekili aidatı:

    Madde 63 - Bir siyasi partiye mensup milletvekillerinin, ne miktar aidat
    ödeyeceği ve bu suretle toplanan paraların grup faaliyetlerine ve parti
    merkezine hangi miktarlarda ayrılacağı, Türkiye Büyük Millet Meclisi parti
    grubu kararıyla belli edilir. Ancak, bu miktarın yıllık tutarı milletvekili
    ödeneğinin net bir aylık tutarını geçemez.
    Grubu olmayan milletvekillerinin ödeyeceği aidat, yukarıdaki fıkrada
    belirtilen miktarın yarısını geçmemek kaydıyla merkez karar ve yönetim kurulun-
    ca tespit edilir.
    Milletvekili aday adaylığı aidatı:

    Madde 64 - Milletvekili aday adaylarından alınacak özel aidat, milletveki-
    li ödeneğinin net bir aylık tutarını aşmamak kaydıyla parti içyönetmeliklerinde
    gösterilir.
    Satış bedelleri:

    Madde 65 - Bu Kanunun 61 inci maddesinin (d), (e) ve (f) bentlerinde göste-
    rilen satış bedelleri, merkez karar ve yönetim kurulunun kararı ile tespit
    edilir.

    Bağışlar:

    Madde 66 - Genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli idareler ve muhtarlık-
    lar, kamu iktisadi teşebbüsleri, özel kanunla veya özel kanunla verilen
    yetkiye dayanılarak kurulmuş bankalar ve diğer kuruluşlar, kamu iktisadi teşeb-
    büsü sayılmamakla beraber ödenmiş sermayesinin bir kısmı Devlete veya bu fıkra-
    da adı geçen kurum, idare, teşebbüs, banka veya kuruluşlara ait müesseseler,
    kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, işçi ve işveren sendikaları ile
    bunların üst kuruluşları, dernekler, vakıflar ve kooperatifler siyasi partile-
    re, hiçbir suretle taşınır veya taşınmaz mal veya nakit veya haklar bağışlaya-
    maz ve bu gibi mal veya hakların kullanılmasını bedelsiz olarak bırakamazlar;
    bağlı oldukları kanun hükümleri dışında siyasi partilere ayni hakların devrine
    dair tasarruflarda bulunamazlar.
    (Değişik: 31/10/1990 - 3673/2 md.) Yukarıdaki fıkranın dışında kalan ger-
    çek ve tüzelkişilerin her birinin bir siyasi partiye aynı yıl içerisinde
    ellimilyon liradan fazla kıymette aynı veya nakdi bağışta bulunması yasaktır.
    Bağış veya bağışların bağışta bulunanın veya yetkili temsilcisine veya vekiline
    ait olduğunun partice verilen makbuzda açıkça belirtilmesi gerekir. Böyle bir
    belgeye dayanılmaksızın siyasi partilerce bağış kabul edilemez.
    Siyasi partiler, yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan, yabancı
    uyruklu kişiler ile yabancı ülkelerdeki dernek, grup ve kurumlardan herhangi
    bir surette ayni veya nakdi yardım ve bağış alamazlar.

    KANUNLAR, ŞUBAT 1991 (Ek - 7)

  4. #4
    Administrator
    ABYSS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Siyasi Partiler Kanunu Devamı


    Kredi ve borç alma yasağı:

    Madde 67 - Siyasi partiler, hiçbir şekilde hiçbir yerden ve hiçbir kimseden
    dolaylı veya dolaysız olarak kredi veya borç alamazlar. Ancak, ihtiyaçlarını
    karşılamak amacıyla 66 ncı maddenin 1 ve 3 üncü fıkralarında gösterilenler dı-
    şında kalan gerçek ve tüzelkişilerden kredili veya ipotek karşılığı mal satın
    alabilirler.
    Taşınmaz mal edinme:

    Madde 68 - Siyasi partiler, ikametleri ile amaç ve faaliyetleri için gerek-
    li olanlardan başka taşınmaz mal edinemezler. Partiler, amaçları içinde olmak
    şartıyla sahip oldukları taşınmaz mallardan gelir sağlayabilirler.
    22/11/1972 tarihli ve 1630 sayılı Dernekler Kanununun 52 nci maddesinin son
    fıkrası hükmü, siyasi partiler için uygulanmaz.
    Gelirlerin sağlanmasında usul:

    Madde 69 - Bir siyasi partinin bütün gelirleri, o siyasi partinin tüzelki-
    şiliği adına elde edilir.
    Siyasi partilerin genel merkezlerinin ve teşkilat kademelerinin gelirleri,
    parti merkez karar ve yönetim kurulunca bastırılan makbuzlar karşılığında alı-
    nır. Bastırılan ve parti teşkilat kademelerine gönderilen gelir makbuzlarının
    seri ve sıra numaralarına ait kayıtlar parti genel merkezinde tutulur. Parti
    teşkilat kademeleri aldıkları ve kullandıkları makbuzlar dolayısıyla parti
    merkez karar ve yönetim kuruluna karşı mali sorumluluk taşırlar.
    Sağlanan gelirin türü ve miktarıyla, gelirin sağlandığı kimsenin adı, so-
    yadı ve adresi, makbuzu düzenleyenin sıfatı, adı, soyadı ve imzası, makbuzda
    ve dip koçanlarında yer alır.
    Makbuzların asıl kısımlarıyla dip koçanlarında aynı sıra numarası bulunur.
    Makbuz dip koçanlarının saklama süresi, Anayasa Mahkemesinin ilk inceleme kara-
    rının ilgili partiye bildirilme tarihinden itibaren beş yıldır.

    İKİNCİ BÖLÜM
    Partilerin Giderleri

    Giderlerin yapılmasında usul:

    Madde 70 - Bir siyasi partinin bütün giderleri, o siyasi parti tüzelkişili-
    ği adına yapılır.
    Beşbin liraya kadar harcamaların makbuz veya fatura gibi bir belge ile
    tevsik edilmesi zorunlu değildir. Ancak, bütün harcamaların yetkili organ veya
    merciin kararına dayanması şarttır. Şu kadar ki, yetkili organca onaylanan
    bütçede öngörülmüş bulunmak kaydıyla beşbin lirayı aşmayan harcamalar ile genel
    tarifeye bağlı giderler için ayrıca karar alınmasına gerek yoktur.
    Giderlere ait belgeleri saklama süresi, özel kanunlarda gösterilen daha
    uzun süreye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, kesinhesabın Anayasa Mahkeme-
    sinin ilk inceleme kararının ilgili partiye bildirilme tarihinden itibaren beş
    yıldır.
    Parti teşkilatı bağlı bulunduğu üst kademeye, gelir ve giderleri hakkında
    parti tüzüğünde gösterilen sürede hesap vermekle yükümlüdür. Bu süre altı aydan
    fazla olamaz.













    Mali sorumluluk:

    Madde 71 - Siyasi partilerin yapacakları giderler, sözleşmeler ve girişe-
    cekleri yükümlülükler; genel merkezde parti tüzelkişiliği adına, illerde il
    yönetim kurulu adına ve ilçelerde ilçe yönetim kurulu adına yetkili kılınan ki-
    şi veya kurulca yapılır.
    Siyasi partilerin il ve ilçelerdeki teşkilat kademeleri tarafından parti
    tüzelkişiliği adına sözleşme yapılmasına ve yükümlülük altına girilmesine iliş-
    kin esaslar, merkez karar ve yönetim kurulunca tespit olunur. Bu esaslara aykı-
    rı olarak yahut siyasi partilerin tüzüklerine göre merkez karar ve yönetim
    kurulunca önceden yazılı yetki verilmediği veya sonradan bir kararla onaylan-
    madığı takdirde, partinin teşkilat kademelerinin yaptıkları sözleşme ve giriş-
    tikleri yükümlülüklerden dolayı, parti tüzelkişiliği hiçbir suretle sorumlu
    tutulamaz; merkez karar ve yönetim kurulu veya genel başkan veya parti tüzelki-
    şiliği aleyhine takipte bulunulamaz. Bu takdirde sorumluluk, sözleşmeyi yapan
    veya yükümlülük altına giren kişi veya kişilere ait olur.
    Borç verme yasağı:

    Madde 72 - Siyasi partiler, üyelerine ve diğer gerçek ve tüzelkişilere
    hiçbir şekilde borç veremezler.

    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
    Parti İçi Mali İşlemler
    Parti bütçeleri ve kesinhesabı:

    Madde 73 - Siyasi partilerin, bağlı ilçeleri de kapsamak üzere iller teşki-
    latı ayrı ayrı gelir tahminlerini ve gider miktarlarını gösteren bir yıllık
    bütçe hazırlarlar ve ilgili takvim yılından önceki Ekim ayı sonuna kadar genel
    merkeze gönderirler. Bu bütçeler ile aynı süre içinde hazırlanacak genel merkez
    bütçesi en geç ilgili takvim yılından önceki Aralık ayı sonuna kadar parti mer-
    kez karar ve yönetim kurulunca incelenir ve karara bağlanır.
    Siyasi partilerin hesapları bilanço esasına göre düzenlenir.
    Parti merkezi ve bağlı ilçeleri de kapsamak üzere iller teşkilatı her bütçe
    yılını izleyen Nisan ayı sonuna kadar, bir evvelki yıla ait uygulama sonuçları-
    nı gösteren kesinhesaplarını hazırlarlar. İller teşkilatından gönderilenler ve
    parti merkezine ait olan kesinhesaplar, merkez karar ve yönetim kurulunca
    incelenerek karara bağlanır ve birleştirilir.
    Siyasi partilerin bütçeleri, bilançoları, gelir ve gider cetvelleri ile
    kesinhesaplarının nasıl düzenleneceği partilerin içyönetmeliklerinde gösteri-
    lir.

    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
    Anayasa Mahkemesince Yapılacak Mali Denetim
    Kesinhesabın gönderilmesi:

    Madde 74 - Siyasi partilerin genel başkanları, karara bağlanarak birleşti-
    rilmiş bulunan kesinhesap ile parti merkez ve bağlı ilçeleri de kapsayan iller
    teşkilatının kesinhesaplarının onaylı birer örneğini Haziran ayı sonuna kadar
    Anayasa Mahkemesine ve bilgi için Cumhuriyet Başsavcılığına vermek zorundadır-
    lar.

    Denetim:

    Madde 75 - Anayasa Mahkemesi, kesinhesaplara ait bilgilerin belgelendiril-
    mesini siyasi partilerden her zaman isteyebilir.









    Anayasa Mahkemesi denetimini evrak üzerinde yapar. Bu denetimi, Sayıştay
    denetçileri veya Maliye Bakanlığının uzman elemanları ile diğer kamu kurum
    ve kuruluşlarının uzman elemanlarından yararlanarak hazırlatacağı raporlar
    üzerinden yapabileceği gibi, siyasi partilerin genel merkezlerinde ve mahalli
    teşkilatlarında doğrudan doğruya veya kendi üyeleri arasından görevlendireceği
    bir naip üye veya mahallin en kıdemli adli veya idari yargı hakimi niyabetinde
    yaptıracağı inceleme ve araştırmalar üzerinden de yapabilir. Bu maksatla, ye-
    minli bilirkişi görevlendirebilir.
    Anayasa Mahkemesi, ilgili siyasi partinin başkanından veya temsilcisinden
    yazılı mütalaa isteyebilir; gerekli görürse sorumlu uzman muhasipler de dahil
    ilgililerin sözlü açıklamalarını dinleyebilir.
    Anayasa Mahkemesi denetimi sonunda, o siyasi partinin gelir ve giderlerinin
    doğruluğuna ve kanuna uygunluğuna veya kanuna uygun olmayan gelirler ile
    giderler dolayısıyla da bunların Hazineye gelir kaydedilmesine karar verir.
    Siyasi partilerin büyük kongrelerinin kesinhesaplar hakkındaki kararları,
    Anayasa Mahkemesinin denetimini etkilemez.

    BEŞİNCİ BÖLÜM
    Mali Hükümlerin Müeyyideleri
    Hazinece elkoyma:

    Madde 76 - Bu Kanunun bağışlarla ilgili hükümlerine aykırı olarak bağış
    kabul ettiği Anayasa Mahkemesince tespit edilen siyasi partilerin 66 ncı mad-
    denin birinci ve üçüncü fıkralarına aykırı şekilde elde ettikleri gelirlerin
    tamamının Hazineye irad kaydedilmesine, taşınmaz malların Hazine adına tapuya
    tesciline; aynı maddenin ikinci fıkrasında belirtilen miktarlardan fazla gelir-
    lerle taşınmaz malların bu fıkrada belirtilen miktarı geçen kısmının karşılığı-
    nın Hazineye irad kaydedilmesine karar verilir.
    Bu Kanunun 67 nci maddesi hükmüne aykırı olarak siyasi partilere sağlanan
    kredi veya borçlar üzerine Anayasa Mahkemesi kararıyla Hazinece elkonulur, kre-
    di veya borcu verene karşı Hazine hiçbir yükümlülük altına girmez.
    Bu Kanunun 69 uncu maddesinde belirtilen esaslara aykırı olarak bir siyasi
    partinin tevsik edilmeyen kaynaklardan gelir sağladığı anlaşılırsa, Anayasa
    Mahkemesi kararıyla bu gelir Hazineye irad kaydedilir.
    Belgelendirilmesi gerektiği halde belgelendirilmeyen parti giderleri mikta-
    rınca parti malvarlığı, Anayasa Mahkemesi kararıyla Hazineye irad kaydedilir.
    Paraya çevirme:

    Madde 77 - Bu Kanunun 68 inci maddesinde belirtilen esaslara aykırı olarak
    bir siyasi partinin taşınmaz mallara sahip olduğu anlaşılırsa, Anayasa Mahkeme-
    sinin kararıyla ve bu Mahkemenin göstereceği süre içinde siyasi parti tarafın-
    dan bu malların paraya çevrilmesi yoluna gidilir.

    DÖRDÜNCÜ KISIM
    Siyasi Partilerle İlgili Yasaklar
    BİRİNCİ BÖLÜM
    Amaçlar ve Faaliyetlerle İlgili Yasaklar
    Demokratik Devlet düzeninin korunması ile ilgili yasaklar:

    Madde 78 - Siyasi partiler:
    a) Türkiye Devletinin Cumhuriyet olan şeklini; Anayasanın başlangıç kısmın-
    da ve 2 nci maddesinde belirtilen esaslarını; Anayasanın 3 üncü maddesinde










    açıklanan Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, diline,
    bayrağına, milli marşına ve başkentine dair hükümlerini; egemenliğin kayıtsız
    şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunun ancak, Anayasanın koyduğu esaslara
    göre yetkili organları eliyle kullanılabileceği esasını; Türk Milletine ait
    olan egemenliğin kullanılmasının belli bir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakı-
    lamayacağı veya hiçbir kimse veya organın, kaynağını Anayasadan almayan bir
    Devlet yetkisi kullanamayacağı hükmünü; seçimler ve halkoylamalarının serbest,
    eşit, gizli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve
    denetimi altında yapılması esasını değiştirmek;
    Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehli---e düşürmek, temel hak ve
    hürriyetleri yok etmek, dil, ırk, renk, din ve mezhep ayrımı yaratmak veya sair
    herhangi bir yoldan bu kavram ve görüşlere dayanan bir devlet düzeni kurmak;
    Amacını güdemezler veya bu amaca yönelik faaliyette bulunamazlar, başkala-
    rını bu yolda tahrik ve teşvik edemezler.
    b) Bölge, ırk, belli kişi, aile, zümre veya cemaat, din, mezhep veya tari-
    kat esaslarına dayanamaz veya adlarını kullanamazlar.
    c) Sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini veya
    zümre egemenliğini veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştir-
    meyi amaçlayamazlar ve bu amaca yönelik faaliyette bulunamazlar.
    d) Askerlik, güvenlik veya sivil savunma hizmetlerine hazırlayıcı nitelikte
    eğitim ve öğretim faaliyetlerinde bulunamazlar.
    e) Genel ahlak ve adaba aykırı, amaçlar güdemezler ve bu amaca yönelik
    faaliyette bulunamazlar.
    f) Anayasanın hiçbir hükmünü, Anayasada yer alan hak ve hürriyetleri yok
    etmeye yörelik bir faatiyette bulunma hakkını verir şekilde yorumlayamazlar.

    İKİNCİ BÖLÜM
    Milli Devlet Niteliğinin Korunması

    Bağımsızlığın korunması:

    Madde 79 - Siyasi partiler:
    a) Türkiye Cumhuriyetinin, milletlerarası hukuk alanında bağımsızlık ve
    eşitlik ilkesine dayanan hukuki ve siyasi varlığını ortadan kaldırmak yahut
    milletlerarası hukuk gereğince münhasıran Türkiye Cumhuriyetinin yetkili olduğu
    hususlara diğer devletlerin, milletlerarası kuruluşların ve yabancı gerçek ve
    tüzelkişilerin karışmasını sağlamak amacını güdemezler ve bu amaçlara yönelik
    faaliyette bulunamazlar.
    b) Yurt dışında teşkilatlanıp faaliyette bulunamazlar.
    c) Yabancı devletler, milletlerarası kuruluşlar ve yabancı gerçek ve tüzel-
    kişiler ile yabancı ülkelerdeki dernek, grup ve kurumlardan herhangi bir suret-
    le, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak, yardım kabul edemezler; bunlardan
    emir alamazlar ve bunların Türkiye'nin bağımsızlığı ve ülke bütünlüğü aleyhin-
    deki karar ve faaliyetlerine katılamazlar.

    Devletin tekliği ilkesinin korunması:

    Madde 80 - Siyasi partiler, Türkiye Cumhuriyetinin dayandığı Devletin tek-
    liği ilkesini değiştirmek amacını güdemezler ve bu amaca yönelik faaliyette
    bulunamazlar.











    Azınlık yaratılmasının önlenmesi:

    Madde 81 - Siyasi partiler:
    a) Türkiye Cumhuriyeti ülkesi üzerinde milli veya dini kültür veya mezhep
    veya ırk veya dil farklılığına dayanan azınlıklar bulunduğunu ileri süremez-
    ler.
    b) Türk dilinden veya kültüründen başka dil ve kültürleri korumak, geliş-
    tirmek veya yaymak yoluyla Türkiye Cumhuriyeti ülkesi üzerinde azınlıklar yara-
    tarak millet bütünlüğünün bozulması amacını güdemezler ve bu yolda faaliyette
    bulunamazlar.
    c) Tüzük ve programlarının yazımı ve yayınlanmasında, kongrelerinde,
    açık veya kapalı salon toplantılarında, mitinglerinde, propagandalarında
    Türkçe'den başka dil kullanamazlar; Türkçe'den başka dillerde yazılmış
    pankartlar, levhalar, plaklar, ses ve görüntü bantları, broşür ve beyannameler
    kullanamaz ve dağıtamazlar; bu eylem ve işlemlerin başkaları tarafından da
    yapılmasına kayıtsız kalamazlar. Ancak, tüzük ve programlarının kanunla
    yasaklanmış diller dışındaki yabancı bir dile çevrilmesi mümkündür.

    Bölgecilik ve ırkçılık yasağı:

    Madde 82 - Siyasi partiler, bölünmez bir bütün olan ülkede, bölgecilik
    veya ırkçılık amacını güdemezler ve bu amaca yönelik faaliyette bulunamazlar.

    Eşitlik ilkesinin korunması:

    Madde 83 - Siyasi partiler, herkesin dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi dü-
    şünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin
    kanun önünde eşit olduğu prensibine aykırı amaç güdemez ve faaliyette buluna-
    mazlar.

    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
    Atatürk İlke ve İnkılaplarının ve Laik Devlet Niteliğinin Korunması

    Atatürk ilke ve inkilaplarının korunması:

    Madde 84 - Siyasi partiler, Türk toplumunu çağdaş uygarlık seviyesinin
    üstüne çıkarmak ve Türkiye Cumhuriyetinin laiklik niteliğini korumak amacını
    güden:
    a) 3 Mart 1340 tarihli ve 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu,
    b) 25 Teşrinisani 1341 tarihli ve 671 sayılı Şapka İktisası Hakkında
    Kanun,
    c) 30 Teşrinisanı 1341 tarihli ve 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbele-
    rin Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair
    Kanun,
    d) 17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisiyle kabul
    edilen, evlenme akdinin evlendirme memuru önünde yapılacağına dair medeni
    nikah esası ile aynı Kanunun 110 uncu maddesi,
    e) 20 Mayıs 1928 tarihli ve 1288 sayılı Beynelmilel Erkamın Kabulü Hakkın-
    da Kanun,
    f) 1 Teşrinisani 1928 tarihli ve 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve
    Tatbiki Hakkında Kanun,
    g) 26 Teşrinisani 1934 tarihli ve 2590 sayılı Efendi, Bey, Paşa gibi Lakap
    ve Unvanların Kaldırıldığına Dair Kanun,
    h) 3 Kanunuevvel 1934 tarihli ve 2596 sayılı Bazı Kisvelerin Giyilemeyece-
    ğine Dair Kanun,
    Hükümlerine aykırı amaç güdemezler ve faaliyette bulunamazlar.







    Atatürk'e saygı:

    Madde 85 - Siyasi partiler, Türk Milletinin Kurtarıcısı, Türkiye Cumhuriye-
    tinin Kurucusu Atatürk'ün şahsiyet ve faaliyetlerini veya hatırasını kötülemek
    veya küçük düşürmek amacını güdemez ve buna yol açabilecek davranış ve faali-
    yetlerde bulunamazlar. Parti adları ile amblemlerinde Atatürk'ün adını veya
    resmini kullanamazlar.
    Laiklik ilkesinin korunması ve halifeliğin istenemeyeceği:

    Madde 86 - Siyasi partiler, Türkiye Cumhuriyetinin laiklik niteliğinin
    değiştirilmesi ve halifeliğin yeniden kurulması amacını güdemez ve bu amaca
    yönelik faaliyetlerde bulunamazlar.

    Din ve dince kutsal sayılan şeyleri istismar yasağı:

    Madde 87 - Siyasi partiler, Devletin sosyal veya ekonomik veya siyasi veya
    hukuki temel düzenini, kısmen de olsa dini esas ve inançlara uydurmak amacıyla
    veya siyasi amaçla veya siyasi menfaat temin ve tesis eylemek maksadıyla dini
    veya dini hissiyatı veya dince mukaddes tanınan şeyleri alet ederek her ne
    suretle olursa olsun propaganda yapamaz, istismar edemez veya kötüye kullana-
    mazlar.

    Dini gösteri yasağı:

    Madde 88 - Siyasi partiler, herhangi bir şekilde dini tören ve ayin tertip-
    leyemez veya parti sıfatıyla bu gibi tören ve ayinlere katılamazlar.
    Siyasi partiler, dini bayramlar, ayinleri ve cenaze törenlerini parti gös-
    terilerine ve propagandalarına vesile yapamazlar.
    Devlet protokolünce düzenlenen cenaze törenleri ile partisinden bir
    üyenin ölümü halinde veya parti nezaketinin gereği olarak bir diğer parti üye-
    sinin veya bağımsız kişinin cenaze töreninde partinin temsili veya parti
    adına çelenk gönderilmesi ile anma törenleri, bayramlaşmalar, siyasi propaganda-
    ya dönüştürülmemek şartıyla birinci fıkradaki yasağın dışındadır.

    Diyanet İşleri Başkanlığının yerinin korunması:

    Madde 89 - Siyasi partiler, laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi
    görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi
    amaç edinerek özel kanunda gösterilen görevleri yerine getirmek durumunda olan
    Diyanet İşleri Başkanlığının, genel idare içinde yer almasına ilişkin Anayasa-
    nın 136 ncı maddesi hükmüne aykırı amaç güdemezler.

    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
    Çeşitli Yasaklar

    Tüzük ve programlar ile parti faaliyetlerine ilişkin sınırlamalar:

    Madde 90 - Siyasi partilerin tüzük, program ve faaliyetleri Anayasa ve bu
    Kanun hükümlerine aykırı olamaz.
    Siyasi partiler, tüzük ve programları dışında faaliyette bulunamayacakları
    gibi seçimlerde başka bir partiyi destekleme kararı da alamazlar.

    Yan kuruluşlar yasağı:

    Madde 91 - Siyasi partiler, kadın kolu, gençlik kolu ve benzeri şekilde
    ayrıcalık yaratan yan kuruluşlar meydana getiremezler, dernek ve vakıf
    kuramazlar.









    Dernek, sendika, vakıf, kooperatif ve meslek kuruluşlarıyla siyasi ilişki
    ve işbirliği yasağı:

    Madde 92 - Siyasi partiler, kendi siyasetlerini yürütmek ve güçlendirmek
    amacıyla, dernekler, sendikalar, vakıflar, kooperatifler ve kamu kurumu nite-
    liğindeki meslek kuruluşları veya bunların üst kuruluşları ile siyasi ilişki
    veya işbirliği içinde bulunamazlar; bunlardan maddi yardım alamazlar veya bu
    kuruluşlara maddi yardım yapamazlar; bunlara destek olamazlar ve bu amaçlarla
    ortak hareket edemezler.
    Parti içi çalışmaların demokrasi esaslarına uygun olma zorunluluğu:

    Madde 93 - Siyasi partilerin parti içi çalışmaları, parti yönetimi, deneti-
    mi; parti organları için yapılacak seçimler ile parti genel başkanlığınca, ge-
    nel merkez organlarınca ve parti gruplarınca alınan kararları ve yapılan eylem
    ve işlemleri parti tüzüğüne, parti üyeleri arasındaki eşitlik ilkesine ve de-
    mokrasi esaslarına aykırı olamaz.

    Üniforma giydirme ve güvenlik kuvvetlerinin görevlerini üstlendirme ya-
    sağı:

    Madde 94 - Siyasi partiler, üyeleri ve personeli için üniforma, üniforma
    niteliğinde kıyafet veya kol bağı ve benzeri alametler ihdas edemez ve bunları
    kullandıramazlar. Ancak her kademedeki parti kongreleri ile toplantılarında
    görevlendirilen parti üyeleri ve personel bu görevleri gereği olarak şerit,
    kurdela ve benzeri işaretler kullanabilirler.
    Siyasi partiler herhangi bir kimseye veya topluluğa güvenlik kuvvetlerinin
    görev veya yetkilerini üstlenmesi görevini veremezler ve parti kongre ve top-
    lantılarında üyelerinin bu şekilde hareketlerine müsaade edemezler.

    Temelli kapatılan siyasi partiler mensuplarının durumu:

    Madde 95 - Temelli kapatılan siyasi partilerin kapatılma tarihinde üyeliği
    devam eden; kurucuları, genel başkanı, merkez karar ve yönetim kurulu ile her
    kademedeki yönetim ve disiplin kurulu üyeleri ve Türkiye Büyük Millet Meclisi
    siyasi parti grubu üyeleri başka bir siyasi partinin kurucusu, yöneticisi ve
    deneticisi olamazlar. Bunlardan fiilleriyle siyasi partinin kapatılmasına
    neden olanlar on yıl süreyle başka bir siyasi partiye alınamazlar ve milletve-
    killiği için aday olamazlar.
    Kapatılmış bir siyasi partinin mensuplarının üye çoğunluğunu teşkil edeceği
    yeni bir siyasi parti de kurulamaz.

    Kullanılamayacak parti adları ve işaretler:

    Madde 96 - (Değişik birinci fıkra : 19/6/1992 - 3821/8 md.) Anayasa Mahke-
    mesince temelli kapatılan veya siyasi parti siciline kayıtlı bulunan siyasi
    partilerin isimleri, amblemleri, rumuzları, rozetleri ve benzeri işaretleri
    başka bir siyasi partice kullanılmayacağı gibi, daha önce kurulmuş Türk
    devletlerine ait topluma mal olmuş bayrak, amblem ve flamalar da siyasi parti-
    lerce kullanılmaz.
    (Değişik: 19/6/1992 - 3821/8 md.) Kurulacak siyasi partiler, kapatılan siya-
    si partilerin devamı olduklarını beyan edemez ve böyle bir iddiada bulunamazlar.
    Komünist, anarşist, faşist, teokratik, nasyonal sosyalist, din, dil, ırk,
    mezhep ve bölge adlarıyla veya aynı anlama gelen adlarla da siyasi partiler
    kurulamaz veya parti adında bu kelimeler kullanılamaz.

    12 Eylül 1980 Harekatına karşı beyan ve tutum yasağı:

    Madde 97 - Siyasi partiler, Anayasanın başlangıç kısmında yazılı sebepler-
    le Türk Silahlı Kuvvetlerinin, milletin çağrısıyla gerçekleştirdiği 12 Eylül
    1980 Harekatına ve Milli Güvenlik Konseyinin karar, bildiri ve icraatına karşı
    herhangi bir tutum, beyan ve davranış içinde bulunamazlar.




    BEŞİNCİ KISIM
    Siyasi Partilerin Kapatılması

    Görevli mahkeme ve savcılık:

    Madde 98 - Siyasi partilerin kapatılması, Cumhuriyet Başsavcısı veya Cumhu-
    riyet Başsavcıvekilinin açacağı dava üzerine, Anayasa Mahkemesince, Ceza Muha-
    kemeleri Usulü Kanunu hükümleri uygulanmak suretiyle, dosya üzerinde inceleme
    yapılarak karara bağlanır. Anayasa Mahkemesi gerekli gördügü hallerde sözlü
    açıklamalarını dinlemek için ilgilileri ve konu hakkında bilgisi olanları çağı-
    rır.
    Anayasa Mahkemesince verilen kararlar kesindir.
    Cumhuriyet Başsavcılığı, iddianamesine esas teşkil edecek olayların araştı-
    rılması ve soruşturulmasında ve davanın açılması ve yürütülmesinde Cumhuriyet
    savcılarına ve sorgu hakimlerine tanınan bütün yetkilere sahiptir. Ancak; Ana-
    yasanın ve kanunların sadece hakimler tarafından kullanılabileceğini belirttiği
    yetkiler bunun dışındadır.
    Cumhuriyet Başsavcısının görevlendireceği Cumhuriyet Başsavcıvekili veya
    Cumhuriyet Başsavcısı yardımcıları siyasi partilerin kongrelerini izleyebile-
    cekleri gibi, Cumhuriyet Başsavcılığı siyasi partilerden incelemek üzere gerek-
    li gördüğü belgeleri de isteyebilir.
    Siyasi partiler, Cumhuriyet Başsavcılığının isteklerine en geç onbeş gün
    içinde cevap vermek zorundadırlar.
    Cumhuriyet Başsavcısı, soruşturmayı Cumhuriyet Başsavcıvekili veya yardım-
    cıları eliyle de yürütebilir.
    Cumhuriyet Başsavcısının soruşturma için görevlendirdiği Başsavcı yardımcı-
    larının, Yargıtay üyeliğine seçilmeleri hali hariç, soruşturma sonuçlanıncaya
    kadar süreli veya süresiz başka bir göreve atanmaları Cumhuriyet Başsavcısının
    yazılı muvafakatına bağlıdır.
    Siyasi partilerle ilgili yasakları inceleme kurulu:

    Madde 99 - Siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin isteklerin, Cumhuriyet
    Başsavcılığınca reddi halinde, yapılan itirazları incelemek üzere Siyasi Parti-
    lerle İlgili Yasakları İnceleme Kurulu kurulmuştur.
    Bu Kurul, Yargıtay ceza daireleri başkanlarından kurulur. Bunların en kı-
    demlisi Kurulun Başkanıdır. Daire başkanlarının özürleri halinde dairenin en
    kıdemli üyesi Kurula katılır. Kurul üye tamsayısı ile toplanır. Karar yeter
    sayısı, üye tamsayısının salt çoğunluğudur.
    Siyasi partilerle ilgili yasaklara aykırılık halinde dava açılması:

    Madde 100 - Bir siyasi partinin, bu Kanunun dördüncü kısmında yer alan
    hükümleri ihlal etmesi sebebiyle Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından partinin
    kapatılması davasının açılması:
    a) Resen,
    b) Bakanlar Kurulu kararı üzerine Adalet Bakanının istemiyle,
    c) Bir siyasi partinin istemi üzerine,
    Olur
    Ancak, bir siyasi partinin Cumhuriyet Başsavcılığından dava açılmasını
    isteyebilmesi için, bu partinin son milletvekili genel seçimlerine katılmış
    olması, Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunması, ilk büyük kongresini
    yapmış olması, partinin merkez karar ve yönetim kurulunun üye tamsayısının salt
    çoğunluğunun oyu ile dava açılmasının istenmesi yolunda karar alınmış bulunması
    ve istemin par-









    ti adına parti genel başkanı tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı ola-
    rak yapılmış olması gerekir.
    Cumhuriyet Başsavcılığı, Adalet Bakanının veya partinin yazılı isteminde
    yeterli delil bulunduğu kanısına varırsa davayı açar. Yeterli delil bulunmadı-
    ğı kanısına varırsa dava açmayacağını istemde bulunan Adalet Bakanına veya
    siyasi parti genel başkanlığına yazı ile bildirir.
    Adalet Bakanının veya siyasi partinin, cumhuriyet Başsavcılığının bildiri-
    mi üzerine, bu bildirimin tebliği tarihinden başlayarak otuz gün içinde Siyasi
    Partilerle İlgili Yasakları İnceleme Kuruluna yazı ile itirazda bulunma hakkı
    vardır.
    Kurul, itirazı ivedilikle en geç otuz gün içinde inceler; itirazı haklı
    görmezse dava açılmaz; haklı görürse, Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasa Mahkeme-
    sine dava açmakla yükümlüdür.
    Bu maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde yer alan hükümler
    milletvekili genel seçimiyle, bu seçimin yenilenmesine veya milletvekili ara
    seçimlerine dair verilen kararın Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten başlaya-
    rak oy verme gününün ertesi gününe kadar geçecek süre içinde uygulanamaz.
    Dördüncü kısımdaki yasaklara aykırılık halinde partilerin kapatılması:

    Madde 101 - Anayasa Mahkemesince bir siyasi parti hakkında kapatma kararı:
    a) Parti tüzüğünün veya programının yahut partinin faaliyetlerini düzenle-
    yen ve yetkili parti organları veya mercilerince yürürlüğe konulmuş olan diğer
    parti mevzuatının bu Kanunun dördüncü kısmında yer alan hükümlerine aykırı
    olması,
    b) Parti büyük kongresince, merkez karar ve yönetim kurulunca veya bu kuru-
    lun iki ayrı kurul olarak oluşturulduğu hallerde ilgili kurulca veya Türkiye
    Büyük Millet Meclisi grup yönetim veya grup genel kurullarınca bu Kanunun dör-
    düncü kısmında yer alan maddeler hükümlerine aykırı karar alınması veya genel-
    ge veya bildiriler yayınlanması veya karar alınmamış olsa bile bu kurullar
    tarafından aynı hükümlere aykırı faaliyette bulunulması veya parti genel başka-
    nı veya genel başkan yardımcısı veya genel sekreterinin sözü edilen bu maddeler
    hükümlerine aykırı olarak sözlü ya da yazılı beyanda bulunması,
    c) Parti merkez karar ve yönetim kurulunca Yüksek Seçim Kuruluna partiyi
    temsilen konuşma yapacağı bildirilmiş olan kimsenin, radyo veya televizyonda
    yaptığı konuşmanın bu Kanunun dördüncü kısmında yer alan maddeler hükümlerine
    aykırı olması,
    Hallerinde verilir.
    d) 1 - (Değişik birinci fıkra, ilk paragraf:28/3/1986 - 3270/17 md.) (b)
    bendinde sayılanlar dışında kalan parti organı, mercii veya kurulu tarafından
    bu Kanunun 4 üncü kısmında yer alan maddeler hükümlerine aykırı fiilin işlenme-
    si halinde, fiilin işlendiği tarihten başlayarak iki yılı geçmemiş ise, Cumhu-
    riyet Başsavcılığı söz konusu organ, merci veya kurulun işten el çektirilmesini
    yazı ile o partiden ister. Parti üyeleri 4 üncü kısımda yer alan maddeler hü-
    kümlerine aykırı fiil ve konuşmalarından dolayı hüküm giyerler ise, Cumhuriyet
    Başsavcılığı bu üyelerin partiden kesin olarak çıkarılmasını o partiden ister.
    Siyasi parti, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde istem yazısında
    belirtilen hususu yerine getirmediği takdirde, Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasa
    Mahkemesinde o siyasi partinin kapatılması hakkında dava açar. Cumhuriyet
    Başsavcılığınca düzenlenmiş iddianamenin tebliğinden itibaren otuz gün içinde
    ilgili siyasi










    parti tarafından söz konusu parti organı mercii veya kurulunun işten el çekti-
    rilmesi ve parti üyesi veya üyelerinin partiden kesin olarak çıkarılmaları ha-
    linde, o partinin kapatılması hakkındaki dava düşer. Aksi takdirde Anayasa
    Mahkemesi dosya üzerinde inceleme yaparak ve gerekli gördüğü hallerde Cumhuri-
    yet Başsavcısının ve siyasi parti temsilcilerinin sözlü açıklamalarını ve konu
    üzerinde bilgisi olanları da dinlemek suretiyle açılmış bulunan davayı karara,
    bağlar.
    2 - (1) numaralı bend gereğince bir siyasi partiden kesin olarak çıkarılan
    veya çıkarılmayıp da bir siyasi partinin kapatılmasına sebep olan üyeleri, çı-
    karma kararının veya Anayasa Mahkemesinin kapatma kararının kendilerine yazı
    ile bildirilmesinden başlayarak on yıl süre ile başka hiçbir siyasi partiye
    alınamaz, parti kurucusu olamaz, seçimlerde parti listelerinde bağımsız aday
    da gösterilemez ve milletvekilliği için aday olamazlar. Aksi takdirde bu gibi-
    leri üye kaydeden veya parti kurucusu olarak kabul eden veya seçimlerde bağım-
    sız aday gösteren siyasi partiler hakkında da (1) numaralı bend hükümleri uygu-
    lanır.

    Bir siyasi parti üyesinin, bu madde gereğince partisinden kesin olarak
    çıkarılması veya çıkartılmayıp da partinin kapatılmasına sebep olması halinde,
    hakkında ayrıca genel hükümlere göre işlem yapılır.

    95 inci madde hükmü saklıdır.

    Cumhuriyet Başsavcılığının isteklerine uyulmaması halinde yapılacak işlem:

    Madde 102 - Siyasi partilerin denetimi ve faaliyetlerinin takibi hususla-
    rında Cumhuriyet Başsavcılığının istediği bilgi ve belgeleri, belli edilen
    süre veya belli edilmemesi halinde makul süre içinde vermeyen siyasi partiye
    Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ikinci bir yazı tebliğ olunur. Bu yazıda,
    belirtilen süre içinde cevap verilmediği ve istek yerine getirilmediği takdir-
    de o siyasi partinin kapatılması için dava açılabileceği de belirtilir. Bu teb-
    liğde bildirilecek süre içinde yine istek yerine getirilmez veya cevap veril-
    mezse Cumhuriyet Başsavcılığı o siyasi partinin kapatılması için Anayasa Mahke-
    mesinde resen dava açabilir.

    Kanunsuz siyasi faaliyetlere mihrak olma sebebiyle kapatma:

    Madde 103 - (Değişik: 28/3/1986 - 3270/18 md.)
    Bir siyasi partinin, bu Kanunun 78 ila 88 ve 97 nci maddeleri hükümlerine
    aykırı fiillerin işlendiği bir mihrak haline geldiğinin sübuta ermesi halinde,
    o siyasi parti Anayasa Mankemesince kapatılır.
    (İkinci fıkra iptal: An.Mah.'nin 9/1/1998 tarih ve E.1998/2, K.1998/1 sa-
    yılı Kararı ile)

    Diğer sebeplerle dava açılması:

    Madde 104 - Bir siyasi partinin, bu Kanunun dördüncü kısmında yer alan
    maddeler hükümleri dışında kalan emredici hükümleriyle diğer kanunların siyasi
    partilerle ilgili emredici hükümlerine aykırılık halinde bulunması sebebiyle,
    o parti aleyhine Anayasa Mahkemesine Cumhuriyet Başsavcılığınca resen yazı ile
    başvurulur.











    Anayasa Mahkemesi, söz konusu hükümlere aykırılık görürse bu aykırılığın
    giderilmesi için ilgili siyasi parti hakkında ihtar kararı verir. Bu karar, o
    siyasi parti genel başkanlığına yazılı olarak bildirilir. Bu yazının tebliği
    tarihinden itibaren altı ay içinde aykırılık giderilmediği takdirde, Cumhuriyet
    Başsavcısı Anayasa Mahkemesine bu siyasi partinin kapatılması için resen dava
    açar.

    Seçimlere katılmama nedeniyle dava açılması:

    Madde 105 - Kuruldukları tarihten itibaren aralıksız iki dönem Türkiye Bü-
    yük Millet Meclisi genel seçimlerine, katılmayan siyasi partiye, ikinci genel
    seçimin yapıldığı tarihten itibaren bir ay içinde Cumhuriyet Başsavcılığınca
    kapanma kararı alması için yazılı tebligatta bulunulur. Bu yazının tebliğinden
    itibaren üç ay içinde kapanma kararı alınmadığı takdirde, Cumhuriyet Başsavcı-
    lığınca açılacak dava üzerine Anayasa Mahkemesinin kararıyla o siyasi parti
    kapatılır.

    İdari mercilerin, savcıların ve mahkemelerin görevi:

    Madde 106 - Bu Kanunun 101, 103 ve 104 üncü maddelerinde belirtilen fiil
    ve haller hakkında bilgi edinen idari merciler, bu bilgileri mahalli Cumhuriyet
    savcılığına derhal ve yazılı olarak intikal ettirirler. Mahkemeler de, bu gibi
    fiil ve halleri öğrendikleri zaman durumu derhal mahalli Cumhuriyet savcılığına
    yazı ile duyururlar. Cumhuriyet savcılıkları, bu bilgileri hemen Adalet
    Bakanlığına ve belgeleriyle birlikte Cumhuriyet Başsavcılığına yazı ile bildi-
    rirler.

    Kapatılan partinin malları:

    Madde 107 - Anayasa Mahkemesi kararıyla kapatılan siyasi partinin bütün
    malları Hazineye geçer.
    Kapatma kararını Bakanlar Kurulu uygular.
    Kapanma kararının kapatmaya ilişkin hükmün sonuçlarına etkili olamayacağı:

    Madde 108 - Bir siyasi partinin kapatılması için dava açıldıktan sonra o
    partinin yetkili organı tarafından verilen kapanma kararı, Anayasa Mahkemesinde
    açılmış bulunan kapatma davasının yürütülmesine ve kapatma kararı verilmesi ha-
    linde doğacak hukuki sonuçlara hükmedilmesine engel değildir.

    ALTINCI KISIM
    Siyasi Partilerin Kapanması

    Kapanma kararı:

    Madde 109 - Bir siyasi partinin kapanmasına ancak büyük kongrece karar
    verilebilir. Bu karar gizli oyla alınır; karar yeter sayısı, parti tüzüğünde
    belirtilen toplanma yeter sayısının salt çoğunluğudur.
    Siyasi partinin kapanmasına karar verilirse, bu karar derhal kapanan parti-
    nin genel başkanlığı tarafından, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı, Ana-
    yasa Mahkemesi Başkanlığı, Cumhuriyet Başsavcılığı ve İçişleri Bakanlığına bil-
    dirilir.
    Siyasi partinin tüzelkişiliği, büyük kongrenin kapanma kararını aldığı
    tarihte sona erer.
    Kapanan siyasi partilerin malları:

    Madde 110 - Kapanan bir siyasi partinin malları, büyük kongre toplanma ye-
    ter sayısının salt çoğunluğunun oyu ile alacağı bir karar üzerine, bir diğer
    siyasi partiye veya başka bir parti ile birleşmek için kapanma kararı alınmış-
    sa, birleşeceği partiye, ilgili partinin de kabul etmesi şartıyla devredilebi-
    lir. Aksi halde kapanan siyasi parti malları Hazineye geçer.





    Kapanma kararları, Hükümetin devamlı gözetim ve denetimi altında, büyük
    kongrenin görevlendireceği bir tasfiye kurulu eliyle uygulanır.
    Kapatılması için hakkında soruşturma veya dava açılmış olan bir siyasi par-
    ti, kapanma ve buna bağlı olarak parti mallarının devrine dair karar aldığı
    takdirde, soruşturma veya dava sonuçlanıncaya kadar devir işlemi yapılmaz.

    YEDİNCİ KISIM
    Ceza Hükümleri

    Cumhuriyet Başsavcılığına ve Anayasa Mahkemesine gerekli bilgilerin veril-
    memesi:

    Madde 111 - Siyasi partilerin:
    a) Cumhuriyet Başsavcılığınca tutulacak siciller için istenen bilgi ve bel-
    geleri vermeyen veya 102 nci madde hükümlerine aykırı hareket eden sorumluları
    hakkında, üç aydan altı aya kadar hafif hapis ve beşbin liradan onbin liraya
    kadar hafif para cezası,
    b) 74 üncü madde hükümlerine aykırı hareket eden sorumluları hakkında, üç
    aydan altı aya kadar hafif hapis ve beşbin liradan onbin liraya kadar hafif
    para cezası,
    c) 75 inci madde gereğince yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen
    sorumluları ile aynı madde gereğince istenen bilgileri vermeyen sorumluları
    hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve ellibin liradan az olmamak üzere
    ağır para cezası,
    Verilir.
    Tekerrür halinde, bu cezalar yarı nispette artırılarak hükmolunur.
    Oylamaya hile karıştırılması:

    Madde 112 - Önseçimler ile siyasi parti kongrelerinin seçimleri ve kararla-
    rı için yapılan oylamalarla, her kademedeki her çeşit parti görevlileri ve
    yedeklerinin seçimi için yapılan oylamalara ve bu oylamaların sayım ve dökümüne
    hile karıştıranlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır-
    lar.
    Parti defter ve kayıtlarının tutulmaması, tahrifi, defterlerin yok edilmesi
    veya gizlenmesi:

    Madde 113 - Bu Kanunun 60 ıncı maddesinde yazılı defter ve kayıtları
    tutmayanlar, altı aydan bir yıla, bu defter ve kayıtları tahrif veya yok eden-
    ler veya gizleyenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırı-
    lırlar.

    Mükerrer kayıt:

    Madde 114 - Bu Kanunun 6 ncı maddesinin 2 nci ve 3 üncü fıkralarına aykırı
    hareket edenler, onbin liradan yirmibeşbin liraya kadar hafif para cezası ile
    cezalandırılırlar.
    Aynı kişiyi bilerek mükerreren üye kaydedenler ile başvurusu bulunmayan
    veya mevcut olmayanları üye gibi gösterip kaydedenler, bir yıldan üç yıla
    kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.

    Organlarda görev alanların bildirilmemesi:

    Madde 115 - (Değişik: 28/3/1986 - 3270/19 md.)
    Bu Kanunun 33 üncü maddesinde yazılı bildirimi yerine getirmeyen parti
    sorumluları, beşbin liradan onbin liraya kadar hafif para cezasına mahkum
    edilirler.
    Aynı hüküm, her kademedeki parti görevlileri ile yedeklerinin seçimi için
    yapılacak toplantıların gün ve yerlerini, kongre veya toplantıdan yedi gün
    önce mahallin en büyük mülki amirliğine bildirmeyen parti sorumluları hakkında
    da uygulanır.




    Kanuna aykırı bağış, kredi veya borç alınması, borç verilmesi:

    Madde 116 - Bu Kanunun 66 ncı maddesi hükümlerine aykırı olarak bağışta
    bulunan kimse ve bağışı kabul eden parti sorumlusu, altı aydan bir yıla kadar
    hapis cezası ile cezalandırılır.
    67 nci ve 72 nci maddelere aykırı olarak kredi veya borç veren veya alanlar
    ile bu kredi veya borcu alan veya veren parti sorumlusu hakkında da yukarıdaki
    fıkra hükmü uygulanır.
    Yabancı devletler, milletlerarası kuruluşlar veya yabancı gerçek ve tüzel-
    kişilerden yardım ve bağış kabul edenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası
    ile cezalandırılırlar.

    Kanuna aykırı sair davranışlar:

    Madde 117 - Bu Kanunun dördüncü kısmında yazılı yasak fiilleri işleyenler,
    fiil daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, altı aydan az olmamak üzere
    hapis cezası ile cezalandırılırlar.

    Genel ceza hükümleri:

    Madde 118 - Bu Kanunla, 22 Kasım 1972 tarihli ve 1630 sayılı Dernekler
    Kanununa yapılan atıflar hakkında, söz konusu Kanunda yer alan ve bu Kanun hü-
    kümlerine aykırı bulunmayan ceza müeyyideleri, siyasi partiler ve sorumluları
    hakkında da uygulanır.

    Özel yasaklarla ilgili cezalar:

    Madde 119 - (Mülga: 21/5/1987 - 3370/9 md.)

    Seçimlerde alınan tedbirlere uymama:

    Madde 120 - Bu Kanun hükümlerine göre yapılan seçimlerin düzen içerisinde
    ve sağlıklı biçimde yürütülmesi amacıyla hakimin ve sandık kurulunun aldığı
    tedbirlere uymayanlara, eylem daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde üç
    aydan altı aya kadar hafif hapis cezası verilir.

    SEKİZİNCİ KISIM
    Çeşitli Hükümler

    Diğer kanunlarının genel olarak uygulanacak hükümleri:

    Madde 121 - Türk Kanunu Medenisi ile Dernekler Kanununun ve dernekler hak-
    kında uygulanan diğer kanunların bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri, siyasi
    partiler hakkında da uygulanır.
    Bu Kanunun hükümlerine göre soruşturma yapan Cumhuriyet Başsavcısı.
    Cumhuriyet Başsavcıvekili ile Cumhuriyet Başsavcı Başyardımcısı veya Cumhuriyet
    Başsavcı yardımcılarına verilecek yol giderleri, tazminat ve gündelikler hak-
    kında, 4/2/1983 tarihli ve 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 67 nci maddesi hü-
    kümleri uygulanır.

    Uygulanmayacak kanun hükümleri:

    Madde 122 - 22 Kasım 1972 tarihli ve 1630 sayılı Dernekler Kanununun
    40 ıncı maddesi ile 24 Temmuz 1953 tarihli ve 6187 sayılı Vicdan ve Toplanma
    Hürriyetinin Korunması Hakkında Kanunun 2 ve 3 üncü maddelerinin hükümleri,
    siyasi partiler hakkında uygulanmaz.









    Devletçe yardım:

    Ek Madde 1 - (27/6/1984 - 3032/2 md. ile gelen Ek Madde hükmü olup teselsül
    için numaralandırılmıştır.)
    Yüksek Seçim Kurulunca son milletvekili genel seçimlerine katılma hakkı
    tanınan ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 33 üncü maddesindeki ge-
    nel barajı aşmış bulunan siyasi partilere her yıl Hazineden ödenmek üzere o
    yılki genel bütçe gelirleri "(B) Cetveli" toplanmış beşbinde ikisi oranında
    ödenek mali yıl için konur. (1)
    Bu ödenek yukarıdaki fıkra gereğince Devlet yardımı yapılacak siyasi parti-
    ler arasında, o siyasi partinin genel seçim sonrasında, Yüksek Seçim Kurulunca
    ilan edilen T. B. M. M. sandalye sayısına bölüşülerek her yıl ödenir. Bu ödeme-
    lerin o yılki genel bütçe kanununun yürürlüğe girmesini takiben on gün içinde
    tamamlanması zorunludur.
    (Ek: 24/3/1992 - 3789/1 md.) Ancak genel barajı aşan siyasi partilere ya-
    pılacak yardım miktarı, genel barajı aşmamış olsaydı müteakip fıkralara göre
    genel seçimlerde aldığı oy oranına göre alabileceği yardımdan az olamaz.
    Bu yardım sadece parti ihtiyaçları veya parti çalışmalarında kullanılır.
    (Ek fıkralar: 7/8/1988 - 3470/1 md.)
    Milletvekili genel seçimlerinde toplam geçerli oyların % 7'sinden fazlasını
    alan siyasi partilere de Devlet yardımı yapılır. Bu yardım en az Devlet yardımı
    alan siyasi partinin ikinci fıkra gereğince almış olduğu yardım ve genel seçim-
    lerde aldığı toplam geçerli oy esas alınarak kazandıkları oyla orantılı olarak
    yapılır. Ancak bu yardım üçyüzelli milyon liradan az olamaz. Bunun için her
    yıl Maliye ve Gümrük Bakanlığı bütçesine yeterli ödenek konulur.
    Yukarıdaki fıkralarda öngörülen yardım miktarları; bu yardımdan faydalana-
    bilecek siyasi partilere, milletvekili genel seçiminin yapılacağı yıl üç katı,
    mahalli idareler genel seçim yılı için iki katı olarak ödenir. Her iki seçim
    aynı yıl içerisinde yapıldığında bu ödemenin miktarı üç katı geçemez. Bu fıkra
    gereğince yapılacak katlı ödemeler, Yüksek Seçim Kurulunun seçim takvimine
    dair kararının ilanını izleyen 10 gün içinde yapılır.

    Ek Madde 2 - (21/5/1987 - 3370/10 md. ile gelen Ek 1 inci Madde hükmü olup
    numarası teselsül ettirilmiştir.)
    İlçe belediye başkanı ile ilçeye bağlı diğer belediyelerin başkanları, üye-
    si olduğu partinin ilçe kongresinin; büyükşehir belediye başkanları dışındaki
    il belediye başkanları ile merkez ilçe çevresindeki diğer belediyelerin başkan-
    ları merkez ilçe kongresinin; büyükşehir belediye başkanları il kongresinin
    tabii üyesidirler.

    Ek Madde 3 - (21/5/1987 - 3370/10 md. ile gelen Ek 2 nci Madde hükmü olup
    numarası teselsül ettirilmiştir.)
    Bu Kanunun çeşitli maddelerinde adı geçen merkez karar ve yönetim kurulu
    deyiminden 13 üncü maddedeki merkez karar, yönetim ve icra organları anlaşılır.

    Ek Madde 4 - (Ek: 31/3/1988-3420/12 md.)
    Bu Kanunun 10 uncu maddesinin son fıkrasına göre Cumhuriyet Başsavcılığının
    yapacağı işler için gerekli ödenek Yargıtay Bütçesinde ayrı bir programda gös-
    terilir. Bu ödeneğin harcanmasında Yargıtay Başkanı amiri ita yetkisini Cumhu-
    riyet Başsavcısına devreder. Cumhuriyet Başsavcısı da gerekli gördüğünde bu
    yetkiyi Cumhuriyet Başsavcı vekiline devredebilir.

    Ek Madde 5 - (Ek: 31/10/1990 - 3673/3 md.)
    2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri
    Seçimi Hakkında Kanunun 29 uncu maddesi gereğince yapılan seçimlerin yenilenme-
    si hallerinde, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hak-
    kında Kanunun 63,64 ve 65 inci maddelerindeki yasaklar Türkiye Radyo ve Tele-
    vizyon Kurumunun radyo ve televizyon yayınları hakkında uygulanmaz.
    ----------------
    (1) Bu fıkradaki "beşbinde biri" ibaresi, 24/3/1992 tarih ve 3789 sayılı Kanun-
    la "beşbinde ikisi" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
    KANUNLAR, MAYIS 1992 (Ek - 12)

  5. #5
    Administrator
    ABYSS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    DOKUZUNCU KISIM
    Geçici Hükümler


    Geçici Madde 1 - (Mülga: 21/5/1987 - 3370/9 md.)

    Geçici Madde 2 - Bu Kanunun geçici 1 nci maddesi kapsamında olup da maddede
    gösterilen süreler içerisinde siyasi parti kuramayacakları belirtilenlerin,
    herhangi bir siyasi partinin kurucuları arasında bulunmaları halinde, o siyasi
    parti tüzelkişilik kazanamaz.

    Geçici Madde 3 - Bu Kanunun geçici 1 inci maddesi uyarınca kendilerine özel
    yasak getirilen kişilerin kimlikleri, statüleri ile hukuki durumları belirtilmek
    suretiyle Kanunun yayımı tarihinden itibaren yedi gün içinde İçişleri Bakanlı-
    ğınca tespit edilerek Resmi Gazetede yayımlanır.
    Resmi Gazetede yayım tarihinden itibaren onbeş gün içinde ilgililerin İçiş-
    leri Bakanlığına itiraz hakları vardır. İçişleri Bakanlığı yapılan itirazları
    onbeş gün içinde inceleyerek karara bağlar.
    Özel yasaklamaya tabi olduğu sonradan anlaşılanlar hakkında da yukarıdaki
    hükümler uygulanır.

    Geçici Madde 4 - Bu Kanunun yürürlüğe girmesini müteakip yapılacak ilk
    milletvekili genel seçimlerinin sonucunun Yüksek Seçim Kurulu tarafından ilanına
    kadar, Milli Güvenlik Konseyi;
    Siyasi parti kurmak üzere İçişleri Bakanlığına verilen kuruluş bildirisinde
    adı yazılı bulunan parti kurucuları üzerinde incelemede bulunmak yetkisine sa-
    hiptir. Bu inceleme sonucunda bu görevler için uygun görülmeyenler hakkında;
    Milli Güvenlik Konseyi, temelli kapatılan siyasi partilerin her kademedeki yöne-
    ticileri ile üyelerine parti faaliyetlerine katılma kısıtlılığı getiren Anaya-
    sanın 69 uncu maddesi hükümlerine dayalı olarak, üye tamsayısı ile karar alır.
    Bu suretle hakkında olumsuz karar alınan kurucu yerine, diğer kurucular tarafın-
    dan yenileri önerilebilir.
    Bu inceleme işlemi, kuruluş bildirisinin İçişleri Bakanlığına verilmesi ile
    birlikte partinin tüzelkişilik kazanması hakkını önlemez ve geciktirmez.
    İçişleri Bakanlığı, kendisine verilen kuruluş bildirisi ve eklerinin (Prog-
    ram ve tüzük hariç) birer örneğini yirmidört saat içinde Milli Güvenlik Konseyi
    Başkanlığına ulaştırır.
    Milli Güvenlik Konseyi inceleme sonucunu ilgili partiye iletmek üzere İçiş-
    leri Bakanlığına ve aynı zamanda Cumhuriyet Başsavcılığına yirmi gün içinde
    bildirir.
    Tebliğ tarihinden itibaren beş gün içinde Milli Güvenlik Konseyinin kararını
    yerine getirmeyen siyasi partiler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına Anayasa
    Mahkemesinde kapatma davası açılır.

    Geçici Madde 5 - Bu Kanunun yürürlüğe girmesini müteakip kurulacak siyasi
    partilerin teşkilatlanmaları aşağıdaki esaslara göre yapılır:
    a) İlk genel seçimler sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp, Başkan-
    lık Divanı oluşuncaya kadar geçecek süre içinde kurulan siyasi partilerin, ge-
    nel başkan, merkez karar ve yönetim kurulu ve merkez disiplin kurulu üyeleri;
    partinin tüzelkişilik kazanmasını takip eden yedi gün içinde ilgili siyasi par-
    ti tarafından İçişleri Bakanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Bu
    organlarda meydana gelen değişiklikler de, değişikliğin yapıldığı tarihten iti-
    baren yedi gün içinde aynı makamlara bildirilir.
    Yukarıdaki fıkrada belirtilen süre içinde gerekli bildirimi yapmayan parti
    sorumluları hakkında bu Kanunun 115 inci maddesi hükümleri uygulanır.
    b) Bu Kanuna göre kurulacak siyasi partiler ilçe, il ve büyük kongrelerini
    ilk genel seçimler sunucu Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp, Başkanlık Di-
    vanı oluşumundan sonra ve bu tarihten itibaren iki yıl içinde yaparlar.







    c) Bu Kanunun öngördüğü şekilde çeşitli parti kademelerinin kongreleri ya-
    pılıncaya kadar, partilerin geçici il ve ilçe teşkilatına ait zorunlu organla-
    rı, kurucular kurulu (genel başkan, merkez karar ve yönetim kurulu ile merkez
    disiplin kurulu üyeleri ve bu kurullara katılmayan kurucular) tarafından oluş-
    turulur.

    Geçici Madde 6 - (Değişik: 10/6/1983 - 2839/62 md.)
    Bu Kanunun yürürlüğe girmesini müteakip, yapılacak ilk milletvekili genel
    seçimleri için önseçim yapılmaz.
    Milletvekili adayları, seçim çevrelerinin çıkaracakları milletvekili sayı-
    sı kadar gösterilir.
    Milletvekili adayları; doğrudan kurucular kurulu üyelerinin en az üçte iki
    çoğunluğu tarafından milletvekili genel seçim tarihinden en az yetmiş gün önce
    tespit edilir ve Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı ile Adalet Bakanlığına bildiri-
    lir. Seçimle ilgili müteakip işlemler seçim mevzunatına göre yürütülür.
    Bu Kanunun ve Seçim Kanununun çeşitli hükümlerinde yer alan seçim çevrele-
    rinde iki kez aday gösterilmesine ilişkin hükümler, ilk milletvekili genel se-
    çimlerinde uygulanmayıp seçim çevrelerinin çıkaracakları milletvekili sayısı
    şeklinde uygulanır.

    Geçici Madde 7 - Bu Kanunun yayımlanmasını müteakip yapılacak ilk millet-
    vekili genel seçim tarihinden yetmiş gün öncesine kadar geçecek süre içinde bir
    siyasi partinin; bir başka siyasi partinin kapatılmasına ilişkin dava açma
    isteminde bulunabilmesi için bu Kanunun 100 üncü maddesinde öngörülen;
    a) Milletvekili genel seçimlerine katılmış olmak,
    b) Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunmak,
    c) İlk büyük kongresini yapmış olmak,
    Şartları aranmaz.
    İlk milletvekili genel seçimlerinden sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi
    toplanıp Başkanlık Divanı oluşuncaya kadar geçecek süre içinde, bu Kanunun
    dördüncü kısmında yer alan hükümleri ihlal sebebiyle Cumhuriyet Başsavcılığı
    tarafından bir partinin kapatılması için dava açılması konusunda Milli
    Güvenlik Konseyi de Adalet Bakanı kanalıyla istemde bulunabilir.
    100 üncü maddede gösterilen itiraz ve itirazın incelenmesiyle ilgili süre-
    ler, bu geçici madde kapsamına giren istemler bakımından onar gün olarak uygu-
    lanır.

    Geçici Madde 8 - Kurulacak siyasi partilerin tüzelkişilik kazanabilmeleri
    için bu Kanunun 8 inci maddesine göre, düzenlemekle yükümlü bulundukları kuru-
    luş bildirisi ve buna eklenecek belgeler 16 Mayıs 1983 gününden itibaren İçiş-
    leri Bakanlığına verilir.
    Bu tarihe kadar olan süre içerisinde siyasi parti kurmak için gerekli olan
    ve bu Kanunda öngörülen hazırlık çalışmalarında ve temaslarda bulunulabilir.

    Geçici Madde 9 - 29 Haziran 1981 tarih ve 2485 numaralı Kurucu Meclis Hak-
    kında Kanunun Danışma Meclisi üyelerinin ilk genel seçimlerde herhangi bir si-
    yasi partinin kontenjan adayı olamayacaklarına ilişkin 31 inci maddesi yürür-
    lükten kaldırılmıştır.

    Geçici Madde 10 - 16 Ekim 1981 tarih ve 2533 sayılı Kanunla feshedilmiş
    bulunan siyasi partilerin 11 Eylül 1980 tarihindeki il ve ilçe başkanların-
    dan,
    a) 11 Eylül 1980 tarihine kadar beş defa arka arkaya seçilmiş bulunanla-
    rın, bu Kanuna göre kurulacak yeni bir partideki aynı görevlere yeniden seçile-
    bilmeleri için aradan dört yıllık bir sürenin geçmesi gerekir. Bu sürenin baş-
    langıç tarihi olarak 16 Ekim 1981 tarihi kabul edilir.


    KANUNLAR, MAYIS 1992 (Ek - 12)





    b) On yıldan az süreyle il veya ilçe başkanlığı yapmış olanlar ise bu Ka-
    nun hükümlerine göre kurulacak siyasi partilerde il veya ilçe başkanlığı ya-
    pabilirler, ancak 16 Ekim 1981 tarihinden önce yapmış oldukları il veya ilçe
    başkanlığı süreleri bu Kanun hükümlerine göre yapabilecekleri azami il ve
    ilçe başkanlığı sürelerinin hesabında göz önünde bulundurulur.
    Bu madde hükümlerine uymayan siyasi partiler hakkında bu Kanunun 104 üncü
    maddesi hükümleri uygulanır.

    Geçici Madde 11 - Bu Kanunun yürürlüğe girmesini müteakip yapılacak ilk
    milletvekili genel seçimleri tarihinden önce kurulacak siyasi partilerin çeşit-
    li kademedeki kongreleri yapılıncaya kadar geçecek sürede genel başkanlık ile
    il ve ilçe başkanlığına getirilenlerin bu görevlerde bulunmaları arka arkaya
    altı veya beş defa seçilme haklarında herhangi bir kayba sebep teşkil etmez.

    Geçici Madde 12 - Bu Kanunun yürürlüğe girmesini müteakip kurulacak siyasi
    partilerin, il ve ilçe yönetim kurulu başkan ve üyelik görevlerine getirilen-
    lerden, geçici 6 ncı madde hükümlerine göre partilerinin kurucular kurulu tara-
    fından görev yaptıkları yerden milletvekili adayı olarak tespit edilip Yüksek
    Seçim Kuruluyla Adalet Bakınlığına bildirilenlerin, bildirim tarihinde bulun-
    dukları il ve ilçe yönetim kurulu başkanlıkları ile üyelik görevleri sona erer.

    Geçici Madde 13 - (27/6/1984 - 3032/3 md. ile gelen Geçici 11 inci Madde
    hükmü olup madde numarası teselsül ettirilmiştir.)
    1984 yılı içinde siyasi partilere Devletçe yapılacak yardım bu Kanun yürür-
    lüğe girdiği tarihten itibaren on gün içerisinde genel bütçe gelirleri "B" Cet-
    veli toplamı dikkate alınmak suretiyle Maliye ve Gümrük Bakanlığı bütçesinde
    yer alan yedek ödenekten karşılanır.
    Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yapılacak, ilk genel milletve-
    kili seçimine kadar, 25 Mart 1984 tarihinde yapılmış olan; Mahalli İdareler
    seçimine katılmış siyasi partilere o yılın bütçesine, siyasi partilere Devlet
    yardımı için konan ödeneğin % 30'u ayrılır ve ayrılan bu ödenek Siyasi Parti-
    lerin İl Genel Meclisi seçimlerinde kazandıkları sandalye sayısına göre paylaş-
    tırılır.
    Ödeneğin geri kalan % 70'i ise T. B. M. M.'nde grubu bulunan partilere 6
    Kasım 1983 tarihinde yapılmış olan genel seçimlerde aldıkları geçerli oyların,
    bu partilerin toplam olarak aldıkları geçerli oylara oranına göre bölüştürüle-
    rek ödenir.
    (Ek fıkralar: 9/4/1987 - 3349/1 md.):
    Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle Türkiye Büyük Millet Mecli-
    sinde Grubu bulunan Siyasi Partiler yukarıdaki fıkralarda ifade edilen seçimle-
    re katılmamış olsalar bile Devlet yardımından faydalanırlar. Bu miktar
    150 000 000 (yüzelli milyon) TL. sından aşağı olamaz. Bu maksatla gerekli öde-
    nek 27/6/1984 tarih ve 3032 sayılı Kanunla konulan Ek Maddede öngörülen sınır-
    lamaya bağlı olmaksızın Maliye ve Gümrük Bakanlığı Bütçesinin yedek ödenek
    tertibinden karşılanır.
    Siyasi Partiler Kanununa 27/6/1984 tarih ve 3032 sayılı Kanunla Eklenen Ek
    1 inci maddede yazılı beşbinde bir oranındaki yardım miktarı bu Kanun yürürlüğe
    girdiği tarihten sonra yapılacak ilk milletvekili genel seçimi yılı için üç
    misline çıkartılır. Artırılan miktar bu Kanunun Türkiye Büyük Millet Meclisinde
    kabul edildiği tarihte Grubu Bulunan Siyasi Partilere milletvekili sayılarına
    göre taksim edilerek ödenir.

    Geçici Madde 14 - (28/3/1986 - 3270/20 md. ile gelen Geçici 13 üncü Madde
    hükmü olup madde numarası teselsül ettirilmiştir.)







    5738 - 1
    Siyasi Partiler Kanununda yapılan değişikliklerin yürürlüğe girmesini
    müteakip,siyasi partilerin olağan büyük kongreleri toplanıncaya kadar,partilerin
    merkez karar ve yönetim kurulları bu değişikliklerin gerektirdiği tüzük tadila-
    tını yapmaya yetkilidir.

    Geçici Madde 15 - (21/5/1987 - 3370/11 md. ile gelen Geçici 14 üncü Madde
    hükmü olup numarası teselsül ettirilmiştir.)
    Bu Kanunda yapılan değişikliklerin yürürlüğe girmesini müteakip siyasi par-
    tilerin olağan büyük kongreleri toplanıncaya kadar,Merkez Karar ve Yönetim
    Kurulları bu değişikliğin gerektirdiği tüzük tadilatını yapmaya yetkilidir.

    Geçici Madde 16 - (Ek: 31/10/1990 - 3673/4 md; Değişik : 24/3/1992 - 3789/ 2
    md.)
    Türkiye Büyük Millet Meclisinde 10 veya daha fazla milletvekili bulunup da
    Devlet yardımı alamayan ve seçimlere girme hakkını elde edecek şekilde teşkilat-
    lanmasını tamamlamış siyasi partilere, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
    sonra,Siyasi Partiler Kanununun "Ek Madde 1"de öngörülen esaslar dairesinde en
    az Devlet yardımı alan siyasi partiye yapılan yardım kadar Devlet yardımı
    yapılır.Bu partilerin 10'dan az olmakla birlikte en az 3 veya daha fazla
    milletvekiline sahip olmaları halinde kendilerine en az Devlet yardımı alan
    siyasi partiye yapılan yardımın 1/4'ü tutarında Devlet yardımı yapılır.


    Geçici Madde 17-(Ek:25/12/1993-3945/2 md.)
    Siyasi partiler tüzüklerinde gerekli değişiklikleri yapıncaya kadar merkez
    karar organları istifaya ilişkin usul ve esasları tespite yetkilidir.
    ONUNCU KISIM
    Yürürlük ve Yürütme
    Yürürlük:

    Madde 123 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
    Yürütme:

    Madde 124 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
    KANUNLAR, ŞUBAT 1994 (Ek - 19)










    5738-2



















    22/4/1983 TARİHLİ VE 2820 SAYILI KANUNA İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER:
    1 - 31/3/1988 tarih ve 3420 sayılı Kanunun geçici maddeleri:

    Geçici Madde 1 - Cumhuriyet Başsavcılığının, Siyasi Partiler Kanununun 10
    uncu maddesine bu Kanunla eklenen fıkra gereğince 1988 yılı içinde yapacağı
    harcamalarını karşılayacak miktarı, Adalet Bakanlığı 1988 yılı bütçesi seçim
    giderleri ödeneğinden, bu Bakanlığın talebi üzerine Yargıtay Başkanlığı bütçe-
    sine aktarmaya ve bu konuda gerekli işlemleri yapmaya Maliye ve Gümrük Bakanı
    yetkilidir.

    Geçici Madde 2 - Siyasi Partiler, bu Kanunun 5 inci maddesi ile değiştiri-
    len 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun 42 nci maddesine göre önseçime esas
    üye listelerinin eksiklerini tamamlayarak bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren
    iki ay içinde 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun 10 uncu maddesi gereğince
    Cumhuriyet Başsavcılığına bildirirler.

    Geçici Madde 3 - Bu Kanunda yapılan değişikliklerin yürürlüğe girmesini
    müteakip, siyasi partilerin olağan büyük kongreleri toplanıncaya kadar Merkez
    Karar ve Yönetim Kurulları bu değişikliğin gerektirdiği tüzük tadilatını yapma-
    ya yetkilidir.
    2 - 17/5/1990 tarih ve 3648 sayılı Kanunun geçici maddesi:
    Geçici Madde - Siyasi partilerin merkez karar ve yönetim kurulları, bu Ka-
    nunun yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içerisinde, gerekli görülen tüzük
    değişikliğini yapmaya yetkilidir.
    3 - 31/10/1990 tarih ve 3673 sayılı Kanunun geçici maddesi:
    Geçici Madde - Siyasi partilerin merkez karar, yönetim ve icra organları,
    bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içerisinde gerekli görülen tü-
    zük değişikliğini yapmaya yetkilidir.
    *
    * *

    2820 SAYILI KANUNDA EK VE DEĞİŞİKLİK YAPAN MEVZUATlN
    YÜRÜRLÜKTEN KALDIRDIĞI KANUN VE HÜKÜMLERİ GÖSTERİR LİSTE

    Yürürlükten Kaldıran Mevzuatın
    Yürürlükten Kaldırılan --------------------------------
    Kanun veya Kanun Hükümleri Tarihi Sayısı Maddesi
    ------------------------------------------ ---------- --------- --------
    2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun:
    a) 18 inci maddesi
    b) 119 ve Geçici 1 inci maddeleri (Türkiye
    Cumhuriyeti Anayasasının Geçici 4 üncü
    maddesinin yürürlükten kaldırıldığı ta-
    rihte) 21/5/1987 3370 9
    - 2972 sayılı Mahalli İdareler ve Mahalle
    Muhtarları ve İhtiyar Heyetleri Hakkında
    Kanunun 10 uncu maddesinin (c) bendi 31/3/1988 3420
    - 22/4/1983 tarih ve 2820 sayılı Siyasi Partiler
    Kanununun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası,
    19 uncu maddesinin altıncı fıkrası ile 20
    nci maddesinin onuncu fıkrasındaki birinci
    cümleler hariç bu fıkraların diğer hükümleri 17/5/1990 3648 1









    2820 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞiKLİK GETİREN MEVZUATlN
    YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE

    Kanun Yürürlüğe
    No. Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler giriş tarihi
    -------- ----------------------------------------------- ---------------------
    2839 - 13/6/1983
    3032 - 9/7/1984
    3270 - 15/4/1986
    3349 - 22/4/1987
    3370 - 26/5/1987
    3377 - 3/6/1987
    3420 - 13/4/1988
    3470 - 1/1/1988
    tarihinden
    geçerli olmak
    üzere
    13/8/1988
    3648 - 25/5/1990
    3673 - 2/11/1990
    3789 - 28/3/1992
    3821 - 3/7/1992
    3945 - 28/12/1993
    4125 - 28/10/1995

  6. #6
    Administrator
    ABYSS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Siyasal Partiler

    1859'da Fedailer Cemiyeti'nin kuruluşuyla siyasi partiler tarihimize girdi. Cumhuriyet'in kuruluşunun ardından oluşan Halk Fırkasıyla günümüze kadar yaşayacak benzerlerinin temeli atıldı. 1946 yılında Demokrat Parti'nin kuruluşuyla çok partili döneme geçildi. Demokrasinin temel unsuru olan partilerden bu dönemde onlarcası kuruldu ve bir çoğu ya kendini feshetti, ya da çeşitli dönemlerde kapatıldı. Cumhuriyet'in ilk partisi CHP ve Demokrat Parti'nin görüşlerini temsil eden partiler günümüze kadar iktidara aday oldu.

    Diğer ideolojileri temsil edenler ise zaman zaman yönetime ortak olsalar da, tek başlarına iktidar olma gücüne erişemediler. Sadece 3 Kasım 2002 seçimlerinde "Milli Görüş"ten ayrılanların kurduğu Adalet ve Kalkınma Partisi, yüzde 34 oyla 363 milletvekili çıkardı ve tek başına iktidara geldi. Ancak bu parti de merkez sağı temsil ettiğini duyurdu.




    Adalet ve Kalkınma Partisi


    22 Haziran 2001’de Fazilet Partisi’nin resmen kapatılmasının ardından yeni bir siyasi oluşum başlatan 'Yenilikçiler' grubu, 14 Ağustos 2001’de, Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kurdu. Katıldığı ilk seçimler olan 3 Kasım 2002'de yüzde 34.26 oyla 363 milletvekili çıkardı ve tek başına iktidara geldi. Ancak sicili nedeniyle aday olamayan Erdoğan milletvekili seçilemedi ve ilk AKP hükümetini Abdullah Gül kurdu.

    Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Gül'ün başbakanlığındaki 58. hükümeti 18 Kasım 2002 tarihinde onayladı.

    Erdoğan, Ocak 2003'te Anayasa ve Türk Ceza Kanunu'nda yapılan değişikliklerle sicilindeki kısıtlamalardan kurtuldu.

    Yüksek Seçim Kurulu'nun Siirt seçimlerinin yenilenmesi kararıyla Erdoğan'a bu ilden milletvekili adayı olma şansı doğdu. Erdoğan, 9 Mart'ta yapılan Siirt yenileme seçimine AKP'nin birinci sıra adayı olarak girdi. Buradan milletvekili seçilince 11 Mart'ta TBMM'de yemin etti ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından aynı gün 59. hükümeti kurmakla görevlendirildi.

    Erdoğan'ın kurduğu yeni hükümet, 14 Mart 2003 günü Cumhurbaşkanı Sezer tarafından onaylandı. Böylece Erdoğan, 3 Kasım seçimleri sonrasında Abdullah Gül'e vermek zorunda kaldığı Başbakanlığı devralmış oldu.


    Anavatan Partisi


    20 Mayıs 1983'te Turgut Özal tarafından kuruldu. Halen siyasi faaliyetlerini sürdüren partiler arasında tek başına iktidar olan tek parti olma ünvanına sahip olan ANAP, Turgut Özal Genel Başkanlığı'nda 13.12.1983 yılında iktidar oldu. I. Özal hükümeti görevini 21.12.1987'ye kadar sürdürdü.

    ANAP ikinci kez 21.12.1987'de tek başına hükümet oldu. Bu dönem 9.11.1989 yılına kadar sürdü. Özal'ın 9 Kasım 1989'da cumhurbaşkanı olarak ANAP Genel Başkanı seçilmesinin ardından partinin başına Yıldırım Akbulut geçti. ANAP yapılan ilk seçimlerde yine tek başına iktidardı.

    15 Haziran 1991 tarihinde yapılan Anavatan Partisi Büyük Kongresinde Genel Başkanlığa Mesut Yılmaz seçildi. Genel Başkanlığını Mesut Yılmaz'ın yaptığı ANAP hükümeti 5 Temmuz 1991 günü TBMM. Genel Kurulunda güvenoyu aldı.

    Muhalefet günleri
    20 Ekim 1991 günü yapılan genel seçimlerden sonra ANAP artık Ana Muhalefet Partisi olarak siyasi faaliyetlerini sürdürmeye başladı. ANAP'ın iktidardan uzak kaldığı dönem 24 Aralık 1995 seçimlerine kadar sürdü. Anavatan Partisi bu seçimde Türkiye genelinde yüzde 19.66 oyla 131 milletvekili ile Meclis'e girdi. 6.3.1996'te DYP ile kaolisyon kurulunca ANAP yine iktidar partisi, genel başkan Mesut Yılmaz da Başbakan oldu.

    ANAYOL hükümetinin ömrü dört aydan kısa sürdü ve koalisyon 28.6.1996'da dağıldı. ANAP yeniden muhalefet partisiydi. Ancak Necmettin Erbakan'ın başbakanlığı ile kurulan Refahyol hükümeti de bir yıllık iktidarın ardından dağılınca ANAP'a yine hükümet olma yolu göründü ve ANAP; DSP ve DTP ile ortaklık kurarak 20.6.1997'de 55'inci hükümeti oluşturdu ve 11.1 1999'a kadar iktidar partisi olarak zirvede kaldı.

    18 Nisan seçimlerinde yüzde 13.22'lik oy oranı ile Meclis'e 86 milletvekili sokan ANAP, DSP ve MHP ile oluşan koalisyonda yeralarak yeniden iktidar oldu. Genel başkan Mesut Yılmaz da Başbakan Yardımcısı oldu.

    3 Kasım 2002'de yapılan seçimlerde yüzde 5.12 oy alarak, Meclis dışında kaldı. 28 Kasım 2002 günü aktif siyaseti bıraktığını açıkladı. 3 Kasım seçimi yenilgisinden sonra partinin başına önce Ali Talip Özdemir, ardından Nesrin Nas geldi.

    Mumcu Genel Başkan
    AKP'den İsparta milletvekili seçilen Erkan Mumcu, istifa ederek 19 Mart 2005 tarihinde ANAP'a geçti. Mumcu, 2 Nisan 2005 günü yapılan kurultayda 859 delegeden 852'sinin oyuyla genel başkan seçildi.




    Cumhuriyet Halk Partisi


    Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk tarafından 9 Eylül 1923'de kuruldu. Kurtuluş Savaşı'nı örgütleyen ve yürüten "Anadolu ve Rumeli Müdaafa-i Hukuk Cemiyeti'nin" devamı olan partinin başlangıçtaki adı "Halk Fırkası"ydı.

    1924 yılında "Cumhuriyet Halk Fırkası", 1935 yılında da "Cumhuriyet Halk Partisi" oldu. Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Milliyetçilik, Laiklik, Devletçilik ve Devrimcilik ilkelerini ifade eden altı ok partinin simgesini oluşturdu..

    CHP, 12 Eylül 1980 darbesinden sonra diğer siyasi partilerle birlikte kapatıldı (15 Eylül 1981). Yeniden çok partili yaşama geçilmesinden yaklaşık 9 yıl sonra, 9 Eylül 1992'de yeniden açıldı.

    CHP'nin kapatıldığı dönemde, CHP geleneğinden gelen üç siyasal parti kuruldu; Halkçı Parti (HP), Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) ve Demokratik Sol Parti (DSP). HP ve SODEP, 1985 yılında birleşerek SHP adını aldı.

    CHP'nin yeniden açılmasından sonra 1995 yılında iki parti (SHP-CHP), CHP çatısı altında bütünleşti. CHP, 24 Aralık 1995 tarihinde yapılan genel seçimlerde % 11 oy oranı ile 49 milletvekili çıkardı.

    GENEL BAŞKANLAR
    CHP'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, 11 Ağustos 1923'de yapılan kurultayda genel başkan seçildi ve bu görevini 10 Kasım 1938'de ölümüne kadar sürdürdü. Atatürk'ün ölümünden sonra, parti başkanlığına 26 Aralık 1938'de İsmet İnönü seçildi.

    14 Mayıs 1972 tarihinde yapılan kurultayda genel başkanlığı Bülent Ecevit kazandı ve CHP'nin üçüncü genel başkanı oldu. 12 Eylül 1980'den sonra 31 Ekim 1981'de bu görevinden istifa etti. (1972-1983) CHP'nin yeniden açılmasından sonra Deniz Baykal CHP Genel Başkanı seçildi. (1992-1995).

    CHP-SHP bütünleşmesi yapılan protokol gereği üçüncü isim olarak uzlaşılan Hikmet Çetin, CHP Genel Başkanlığına seçildi. (14 Şubat 1995 - 9 Eylül 1995) Eylül 1995 tarihinde yapılan Kurultay'da Deniz Baykal yeniden CHP Genel Başkanı seçildi.

    18 Nisan seçim yenilgisinden üzerine Baykal'ın genel başkanlık görevinden istifa etmesinden sonra 22-23 Mayıs 1999 tarihleri arasında yapılan olaylı Olağanüstü Kurultayı'nda üçüncü turda 521 oy alan Altan Öymen, Genel Başkanlığa seçildi.

    CHP'de Altan Öymen'in genel başkanlığı 15 ay sürdü. Parti Meclisi'nde yapılan seçimlerde 20 kişilik MYK'ya, kendi listesinden yalnızca 5 kişinin girmesi sonrasında, "Bu durumda ne yapmak gerek? Konunun Kurultay'da çözümünde fayda vardır. Başka çare de yoktur" diyen Öymen, 30 Eylül 2000'de Olağanüstü Kurultay'a gidileceğini duyurdu.

    Bu tarihte yapılan Kurultay'da genel başkanlık için Altan Öymen yeniden aday olurken, eski genel başkan Deniz Baykal, Hasan Fehmi Güneş ve Kocaeli Belediye Başkanı Sefa Sirmen de adaylığını açıkladı. CHP'nin 11. Olağanüstü Kurultayı'nda eski başkan Deniz Baykal yeniden liderliğe seçildi. İlk turda Baykal 472 Öymen 280 oy alabildi. İkinci turda ise Baykal'ın oyları 510'a Öymen'in oyu 369'a çıktı. Sabaha karşı bitirilebilen üçüncü turda Deniz Baykal 543 oyla başkan seçilirken Altan Öymen 355 oy aldı. Diğer adaylar Hasan Fehmi Güneş 12 ve Sefa Sirmen 3 oy aldı.

    İktidar günleri
    1923 yılından 1946 yılına kadar tek parti olarak iktidarda kaldı. Çok partili yaşama geçildikten sonra yapılan ilk genel seçimlerde (1946) CHP iktidarını sürdürdü. 1950 -1960 yılları arasında muhalefet oldu. 1961-1965 yılları arasında İsmet İnönü başkanlığında üç koalisyon hükümeti kuruldu. 1973 seçimleri sonrasında MSP ile koalisyon kurarak yeniden iktidara geldi.

    1978 yılında iki küçük partiyle koalisyon hükümeti kurdu. 1991 seçimleri sonrası DYP ile koalisyonda bulundu. (DYP-SHP koalisyonu olarak kurulan hükümet, SHP-CHP birleşmesi sonrasında CHP-DYP olarak devam etti) Cumhuriyet Halk Partisi 24 Aralık 1995 seçimlerinde Türkiye genelinde yüzde 10.71'lik oy oranı ile Meclis'te 50 milletvekiliyle yer aldı. 18 Nisan seçimlerinde barajı aşamadı ve Meclis dışında kaldı.

    CHP, 3 Kasım 2002'de yapılan seçimlerde ise yüzde 19.4 oyla 178 milletvekili çıkararak, tekrar Meclis'e girdi.


    Demokratik Sol Parti


    Bülent Ecevit'in CHP Genel Başkanı iken, 12 Eylül 1980 askeri müdahalesi sonrası siyasetten uzaklaştırılmasının ardından 14.11.1985'te oluşturulan Demokratik Sol Parti'nin ilk genel başkanlığını Rahşan Ecevit yaptı. 1987 yılında yasağının kalkmasıyla Rahşan Hanım görevini Bülent Ecevit'e devretti, kendisi de genel başkan yardımcılığını üstlendi.

    Ancak yasağın hemen ardından yapılan baskın seçim ile DSP büyük bir oy kaybına uğradı ve Ecevitler 29 Kasım 1987'de partiden istifa etti. Aktif siyaset hayatına son verdiği açıklayan Bülent Ecevit, partililer tarafından yapılan ısrarlara dayanamayarak 1989 yerel seçimleri öncesinde DSP'nin başına döndü.

    DSP, 1991 seçimlerinde yüzde 11 oy alarak 7 milletvekili ile Meclis'e girdi. 1992'de kapatılan partilerin yeniden açılmasını sağlayan kanunun yürürlüğe girmesiyle 1992 yılında CHP yeniden açıldı. Altan Öymen'in başını çektiği grup DSP ve SHP'nin CHP çatısı altında birleşmesini uygun görürken, Ecevit "Sol yeniden yapılanmalı" diyordu.

    Birleşme sağlanamadı. 24 Aralık 1995 seçimlerinde CHP barajı kılpayı aştı. DSP ise büyük bir patlama yaptı ve Meclis'e 75 milletvekili soktu. DSP, ANAP-DYP koalisyonuna dışarıdan destek verdi. Ancak bu ortaklık kısa ömürlü oldu. Demokratik Sol Parti, REFAH-YOL hükümetinin Başbakanı Necmettin Erbakan'ın istifasının ardından Mesut Yılmaz tarafından oluşturulan ANASOL-D hükümetinin ortağı oldu.

    Ancak bu hükümet CHP'nin verdiği gensoru ile 25 Kasım 1998'de düşürüldü. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, hükümeti kurma görevini DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit'e verdi. DSP, DYP'den destek alamayınca Ecevit görevi iade etti. Demirel, Yalım Erez'i hükümeti kurma konusunda görevlendirecekti ki, DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, Ecevit'in kuracağı azınlık hükümetine destek vereceğini açıkladı.

    DSP'nin 11 Ocak 1999'da kurduğu dışarıdan destekli 56'ncı hükümet 28 Mayıs 1999'a kadar sürdü. Terörist başı Abdullah Öcalan'ın yakalanması ile büyük sükse yapan DSP hükümetinin ekonomik anlamdaki başarısı aynı oranda olmadı. Bu nedenle 18 Nisan 1999'de seçime gidildi.

    DSP bu seçimde büyük bir başarı elde ederek, yüzde 22.19 oyla birinci parti oldu ve Meclis'e 136 milletvekili soktu. Ecevit'in başbakanlığında kurulan DSP, MHP ve ANAP koalisyonu Meclis'ten bugüne kadar görülmemiş bir çoğunlukla güvenoyu aldı.

    DSP, 3 Kasım 2002'de yapılan seçimlerde yüzde 1.23 oy alarak, Meclis dışında kaldı. Bülent Ecevit, partisinin ilk kurultayında genel başkanlıktan ayrılacağını açıkladı. Ecevit, 25 Temmuz 2004'te DSP genel başkanlığını ve siyaseti bıraktı. Aynı gün yapılan DSP 6. Olağan Kurultayı’nda genel başkanlığa Zeki Sezer seçildi.


    Doğru Yol Partisi


    DYP; Demokrat Parti'nin ve Adalet Partisi'nin bir devamı olarak 23 Haziran 1983 tarihinde kuruldu. Doğru Yol Partisi'nin ilkelerini sürdürdüğü Demokrat Parti ise 7 Ocak 1946'da oluşturuldu, 14 Mayıs 1950 tarihinde iktidar olarak 1960 yılının Mayıs ayına kadar iktidarına devam etti.

    Demokrat Parti, 27 Mayıs 1960 tarihinde askeri idare tarafından iktidardan uzaklaştırıldı. Bir süre sonra da kapatıldı. Ancak, parti yöneticileri 11 Şubat 1961 tarihinde Adalet Partisi'ni kurdular.

    Adalet Partisi, 1965 ve 1969 seçimlerinde yeniden tek başına iktidar oldu. Adalet Partisi de, Demokratik Parti gibi önce 1971 yılında genel kurmay başkanı ile kuvvet komutanlarının12 Mart Muhtırası'na, 12 Eylül 1980 tarihinde ise askeri yönetime maruz kaldı.

    Yeni parti girişimi
    Adalet Partisi, 16 Ekim 1981 tarihinde de ülke idaresine el koyan Milli Güvenlik Konseyi tarafından kapatıldı. Yeniden demokrasiye dönüş dönemine geçilirken, 16 Mayıs 1983 tarihinde, Adalet Partisi'nin kurmayları Büyük Türkiye Partisi'ni oluşturdu.

    Ancak Büyük Türkiye Partisi'nin de siyasi varlığı 10 gün sürdü ve Milli Güvenlik Konseyi tarafından 11 Mayıs 1983'te kapatılmasına karar verildi. Partililer bu defa da 23 Haziran 1983'de Doğru Yol Partisi çatısında birleştiler.

    13 Haziran 1983'te seçim kanunu yürürlüğe girdi ve MGK'ye seçime katılacak partileri belirleme hakkı verdi. MGK de DYP ve SODEP'in 6 Kasım 1983 seçimlerine girmesini veto etti.

    Ancak 5 Ocak 1984'te SODEP, DYP ve RP'nin 25 Mart'ta yapılacak yerel seçime katılmalarını öngören yasa teklifi kabul edildi. 25 Mart seçimlerinde DYP 13.2 oy oranı alarak üçüncü parti oldu.

    Kapatılmaya red
    6 Nisan 1984 tarihinde Doğru Yol Partisi'nin kapatılması talebiyle Anayasa Mahkemesi'nde dava açıldı. Anayasa Mahkemesi iddiaları geçerli görmeyerek 28 Eylül 1984'de davayı karara bağladı ve kapatılma talebini reddetti.

    DYP 'nin 1985 yılında yapılan büyük kongresinde ise Hüsamettin Cindoruk genel başkan seçildi. AP yöneticilerini 1982 yılında konulmuş bulunan siyasi yasakların, 6 Eylül 1987 referandumuyla kalkması üzerine genel başkanlıktan ayrılan Hüsamettin Cindoruk'un yerine 24 Eylül 1987 tarihindeki olağanüstü kongrede Süleyman Demirel tek aday olarak seçildi.

    1986 yılındaki 11 milletvekilliği için yapılan ara seçimlerde 4 milletvekilliği kazanan Doğru Yol Partisi, 1987 milletvekilliği seçimlerinde de 59 sandalye elde etti.

    Birinci parti
    Doğru Yol Partisi, 20 Ekim 1991 milletvekilliği seçimlerinde 182 milletvekilliği elde etti ve TBMM 'de en fazla milletvekiline sahip olması sebebiyle, o zamanki genel başkanı Süleyman Demirel'in başkanlığında 21.11.1991'de SHP ile koalisyon hükümeti kurdu ve 25.6.1993'e kadar iktidarda kaldı.

    Demirel'in, Turgut Özal'ın vefatı üzerine 16 Mayıs 1993 tarihinde Cumhurbaşkanı seçilmesinden dolayı 13 Haziran 1993 de yapılan olağanüstü kongrede, genel başkan yardımcısı Tansu Çiller, diğer adaylar İsmet Sezgin ve Köksal Toptan'ı geride bırakarak DYP Genel Başkanı seçildi ve görevi genel başkanlığı vekaleten yürüten Mehmet Gölhan'dan devraldı.

    Tansu Çiller 25 Haziran 1993'de de SHP ile yeniden koalisyon hükümetini oluşturdu ve bu koalisyon da 5.10.1995'te sona erdi. 24 Aralık 1995 tarihinde yapılan genel seçimler sonrasında DYP-ANAP azınlık hükümeti kuruldu.

    Refah Partisi'nin Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı başvurunun yapılan güven oylaması sonucu iptal edilmesiyle hükümet yıkıldı. Hükümet arayışları sonucu RP-DYP hükümeti kuruldu. DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, bu hükümette Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı.

    Doğru Yol Partisi 24 Aralık 1995 seçimlerinde Türkiye genelinde yüzde 19.20'lik oy oranı ile Meclis'te 135 milletvekiliyle yer aldı. DYP 18 Nisan seçimlerinde ise 12.01'lik yüzdeyle 85 milletvekili çıkardı.

    DYP, 3 Kasım 2002'de yapılan seçimlerde yüzde 9.55 alarak, Meclis dışında kaldı. Genel Başkan Çiller, görevinden istifa etti ve siyaseti bıraktığını açıkladı. 14 Aralık 2002 tarihinde yapılan DYP 7. Olağan Büyük Kongresi'nde, Elazığ Milletvekili Mehmet Ağar, Genel Başkan seçildi.



    Milliyetçi Hareket Partisi


    Cumhuriyetçi Millet Partisi'nin adı, Köylü Partisi'yle birleşerek CKMP (Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi) oldu. 1 Ağustos 1965'te yapılan parti büyük kurultayında Alparslan Türkeş genel başkan seçildi. 1969 yılında Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'nin adı Milliyetçi Hareket Partisi amblemi de Üç Hilâl olarak değiştirildi.

    MHP adını aldıktan sonra Alparslan Türkeş genel başkanlığı sürdürürken, ikinci Genel Başkan, Muhittin Çolak (vekâleten), üçüncü Genel Başkan Tuğrul Türkeş (vekâleten) , dördüncü Genel Başkan Dr. Devlet Bahçeli oldu.

    Parti yönetiminde ayrıca, Necati Gültekin, Dündar Taşer, Mehmet Irmak, Agah Oktay Güner, Mustafa Erkovan, Yaşar Okuyan yer aldı.

    Türkeş Başbakan yardımcısı
    31 Mart 1975'de kurulan AP-MSP-CGP koalisyonuyla MHP hükümet ortağı olurken genel başkan Alpaslan Türkeş de Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı oldu. Bu kaolisyon 21.6.1977'de dağıldı.

    21.7.1977'de MHP ikinci kez koalisyon hükümetinde yer alırken, Demirel'in başbakanlığındaki hükümet AP-MSP ve MHP'den oluştu. Alpaslan Türkeş yine Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı'ydı. Bu ortaklık da 5.1.1978'de bozuldu.

    12 Eylül darbesinden sonra 16.10.1981'de siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin Kanun-2533 ile kapatılan MHP, 30.11.1985'de kurulan Milliyetçi Çalışma Partisi IV.Olağanüstü Genel Kurulu'nda feshedilerek yeniden oluşturulan MHP ile birleşti. 6 Eylül 1987'de yapılan referandum sonucu diğer siyasilerle birlikte Türkeş'e konulan siyaset yapma yasağı kalktı. 4 Ekim 1987'de de Milliyetçi Çalışma Partisi olağanüstü kongresi yapıldı ve Türkeş yeniden genel başkanlığa seçildi.

    İttifakla Meclis'e
    20 Ekim 1991'de yapılan genel seçimlerde MHP, RP ve IDP ile seçim ittifakına girdi. Türkeş'in son defa milletvekili olarak Meclis'e girdiği seçimler sonrasında 27 Aralık 1992'de 12 Eylül döneminde kapatılan partilerin yeniden açılabilmesini sağlayan değişiklikler yürürlüğe kondu.

    Bu karar ardından toplanan MHP'nin son kurultay delegeleri MHP'nin isim ve amblemini MÇP'nin kullanabilmesine karar verdiler. Partinin amblemi yeniden Üç Hilal olarak değiştirildi. 24.1.1993'te yapılan IV.Olağanüstü Genel Kurul'da MÇP adını MHP olarak değiştirdi.

    Milliyetçi Hareket Partisi 24 Aralık 1995 seçimlerinde Türkiye genelinde yüzde 8.18 oy oranına sahip olurken, barajı aşamadı ve Meclis'e milletvekili sokamadı.

    Alpaslan Türkeş'in 4 Nisan 1997'de ölümünden sonra 17 Nisan 1997'de MHP Genel Başkanlığı'na Devlet Bahçeli seçildi. 18 Nisan 1999 seçimlerinde oyların yüzde 18.2'sini alan ve 127 milletvekili ile Meclis'te yer buldu.

    MHP bu sonuca göre TBMM'nin en çok koltuğa sahip ikinci partisi olurken uzun süren iktidar sessizliğini, DSP ve ANAP ile birlikte kurulan hükümetin ortağı olarak giderdi.

    MHP, 3 Kasım 2002'de yapılan seçimlerde yüzde 8.34 oy alarak, Meclis dışında kaldı. 12 Ekim 2003 tarihinde yapılan MHP 7. Olağan Büyük Kongresi'nde Bahçeli yeniden genel başkanlığa seçildi.


    1859'dan 2000'e Siyasi Partiler



    FEDAİLER CEMİYETİ* - 1859, İstanbul
    YENİ OSMANLILAR CEMİYETİ* - 1865, İstanbul
    ALİ SUAVİ (ÜSKÜDAR) KOMİTESİ* - 1878, İstanbul
    KLEANTİ SKALYERİ-AZİZ BEY KOMİTESİ* - 1878, İstanbul
    OSMANLI İTTİHAD VE TERAKKİ CEMİYETİ - 1889, İstanbul -1918 İstanbul.
    TEŞEBBÜS-İ ŞAHSİ VE ADEM-İ MERKEZİYET CEMİYETİ* - 1902, Paris
    OSMANLI İTTİHAD VE İNKILAP CEMİYETİ* - 1904, Cenevre
    CEMİYET-İ İNKILABİYE*
    OSMANLI HÜRRİYET CEMİYETİ* - 1906, Selanik
    VATAN VE HÜRRİYET CEMİYETİ* - 1906, Şam
    SELAMET-İ UMUMİYE KULÜBÜ* - 1907, İstanbul
    FEDAKARAN-I MİLLET CEMİYETİ* - 1908, İstanbul
    NESL-İ CEDİT KULÜBÜ* - 1908, İstanbul
    TÜRK DERNEĞİ* - 1908, İstanbul
    OSMANLI AHRAR FIKRASI -1908, İstanbul
    OSMANLI DEMOKRAT FIRKASI (Fırka-i İbad) -1908, İstanbul
    İTTİHAD-I MUHAMMEDİ FIRKASI (Fırka-i Muhammediye) -1909, İstanbul
    HEYET-İ MÜTTEFİKA-İ OSMANİYE -1909, İstanbul
    İSLAHAT-I ESASİYE-İ OSMANİYE FIRKASI -1909, Paris
    OSMANLI SOSYALİST FIRKASI -1910, İstanbul
    TÜRK YURDU CEMİYETİ* -1911, İstanbul
    CENEVRE TÜRK YURDU* -1911, Cenevre
    HÜRRİYET VE İTİLAF FIRKASI -1911, İstanbul
    TÜRK OCAĞI* -1911, İstanbul
    HALASKAR ZABİTAN GRUBU -1912, İstanbul
    MİLLİ MEŞRUTİYET FIRKASI -1912, İstanbul
    İSTİHLAK-I MİLLİ CEMİYETİ* -1912, İstanbul
    LOZAN VE NEUCHATEL TÜRK YURDU* -1912, Neuchatel, Lozan
    PARİS TÜRK YURDU* -1913, Paris
    MİLLİ TALİM VE TERBİYE CEMİYETİ* -1916, İstanbul
    HALKA DOĞRU CEMİYETİ* -1917, İzmir
    RADİKAL AVAM FIRKASI -1918, İstanbul
    OSMANLI HÜRRİYETPERVER AVAM FIRKASI -1918, İstanbul
    İSTİHLAS-I VATAN CEMİYETİ* -1918, Manisa
    KARS MİLLİ ŞURA HAREKETİ HÜKÜMETİ* -1918, Kars
    KARAKOL CEMİYETİ* -1918, İstanbul
    SELAMET-İ AMME HEYETİ* -1918, İstanbul
    TECEDDÜT FIRKASI -1918, İstanbul
    OSMANLI SULH VE SELAMET CEMİYETİ* -1918, İstanbul
    MİLLİ KONGRE* -1918, İstanbul
    AHALİ İKTİSAT FIRKASI -1918, İstanbul
    TRAKYA PAŞAELİ MÜDAFAA HEYET-İ OSMANİYESİ* -1918, Edirne
    İZMİR MÜDAFAA-İ HUKUK-U OSMANİYE CEMİYETİ* -1918, İzmir
    SELAMET-İ OSMANİYE FIRKASI -1918, İstanbul
    KİLİKYALILAR CEMİYETİ* -1918, İstanbul
    SOSYAL DEMOKRAT FIRKASI -1918, İstanbul
    SULH VE SELAMET-I OSMANİYE FIRKASI* -1918, İstanbul
    VAHDET-İ MİLLİYE HEYETİ* -1919, İstanbul
    KÜRDİSTAN TEALİ CEMİYETİ* -1919, İstanbul
    MİLLİ AHRAR FIKRASI -1919, İstanbul
    İNGİLİZ MUHİPLERİ CEMİYETİ* -1919, İstanbul
    ŞARKİ ANADOLU MÜDAFAA-İ HUKUK CEMİYETİ* -1919, Erzurum
    VİLAYET-İ ŞARKİYE MÜDAFAA-İ HUKUK-U MİLLİYE CEMİYETİ* -1919, İstanbul
    HAREKET-İ MİLLİYE REDD-İ İLHAK TEŞKİLATI -1919, Ege Mıntıkası
    TÜRKİYE İŞÇİ VE ÇİFTÇİ SOSYALİST FIRKASI -1919, İstanbul (1924'de fesh)
    OSMANLI İLA-İ VATAN CEMİYETİ* -1919, İstanbul
    MİLLİ TÜRK FIRKASI -1919, İstanbul
    İLHAK-I RED HEY'ET-İ MİLLİYESİ (Müdafaa-i Vatan Hey'eti) -1919, İzmir
    TRABZON VE HAVALİSİ ADEM-İ MERKEZİYET CEMİYETİ -1919, İstanbul
    AYDIN HEY'ET-İ MİLLİYESİ -1919, Aydın
    DENİZLİ HEY'ET-İ MİLLİYESİ -1919, Menderes
    VİLSON PRENSİPLERİ CEMİYETİ -1919, İstanbul
    HÜRRİYET VE İTİLAF FIKRASI -1919, İstanbul (yeniden faaliyete geçiş)
    NİGEHBAN CEMİYET-İ ASKERİYESİ* -1919, İstanbul
    OSMANLI MESAİ FIRKASI -1919, İstanbul
    OSMANLI ÇİFTÇİLER CEMİYETİ FIRKASI -1919, İstanbul
    MAĞDURUN-İ SİYASİYE TEAVÜN CEMİYETİ* -1919, İstanbul
    TEALİ-İ İSLAM CEMİYETİ* -1919, İstanbul
    TÜRKİYE SOSYALİST FIRKASI -1919, İstanbul (yeniden faaliyete geçti)
    TRABZON MUHAFAZA-İ HUKUK-U MİLLİYE CEMİYETİ -1919, Trabzon
    ANADOLU VE RUMELİ MÜDAFAA-İ HUKUK CEMİYETİ -1919, Sivas -Ankara
    İSTANBUL MÜDAFAA-İ HUKUK CEMİYETİ -1919, İstanbul
    YEŞİL ORDU* -1920, Ankara
    AMELE FIRKASI -1920, İstanbul -1920, Ankara
    TÜRKİYE KOMÜNİST FIRKASI -1920, Ankara
    HALK İŞTİRAKİYUN FIRKASI -1920, Ankara
    MİM MİM GRUPLARI (Müdafaa-i Milliye Teşkilatı)* -1920, İstanbul
    TÜRKİYE ZÜRRA FIRKASI -1920, İstanbul
    TARİK-İ SALAH CEMİYETİ* -1921, İstanbul
    BİRİNCİ GRUP (Birinci Müdafaa-i Hukuk Grubu) -1921, Ankara
    ŞARK-İ KARİB ÇERKESLERİ TEMİN-İ HUKUK CEMİYETİ -1921, İzmir
    MÜSTAKİL SOSYALİST FIRKASI -1922, İstanbul .
    İKİNCİ GRUP (İkinci Müdafaa-i Hukuk Grubu) -1922, Ankara
    MUHAFAZA-İ MUKADDESAT CEMİYETİ* -1922, Erzurum
    HALK FIRKASI -9.9.1923 -10.10.1924 adını Cumhuriyet Halk Fırkası olarak değiştirdi.
    CUMHURİYET HALK FIRKASI -10.10.1924 - 9.5.1935 adını Cumhuriyet Halk Partisi olarak değiştirdi.
    CUMHURİYET HALK PARTİSİ - 1923 Ankara
    TERAKKİPERVER CUMHURİYET FIRKASI -1924, Ankara
    SERBEST CUMHURİYET FIRKASI -1930,
    AHALİ CUMHURİYET FIRKASI -1930, Adana
    TÜRK CUMHURİYET AMELE VE ÇİFTÇİ PARTİSİ -1930, Edirne
    LAİK CUMHURİYETÇİ İŞÇİ VE ÇİFTÇİ FIRKASI -1931, İstanbul
    DEMOKRAT PARTİ (DP) -7.1.1946, Ankara - 29.9.1960'da Mahkemece kapatıldı
    SOSYAL ADALET PARTİSİ -1946, İstanbul
    LİBERAL DEMOKRAT PARTİSİ -1946, İstanbul
    ÇİFTÇİ VE KÖYLÜ PARTİSİ -1946, Bursa
    TÜRK SOSYAL DEMOKRAT PARTİSİ -1946, İstanbul
    TÜRKİYE SOSYALİST PARTİSİ -1946, İstanbul
    TÜRKİYE SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ -1946, İstanbul
    TÜRKİYE İŞÇİ VE ÇİFTÇİ PARTİSİ -1946, İstanbul
    TÜRKİYE SOSYALİST EMEKÇİ VE KÖYLÜ PARTİSİ -1946, İstanbul
    YALNIZ VATAN İÇİN PARTİSİ -1946, İstanbul
    ERGENEKON KÖYLÜ VE İŞÇİ PARTİSİ -1946, İstanbul
    ARITMA KORUMA PARTİSİ -1946, İstanbul
    İSLAM KORUMA PARTİSİ -1946, İstanbul
    YURT GÖREV PARTİSİ -1946, İstanbul
    İDEALİST PARTİSİ -1947, İstanbul
    TÜRK MUHAFAZAKAR PARTİSİ -1947, İstanbul
    TÜRKİYE YÜKSELME PARTİSİ -1948, İstanbul
    MİLLET PARTİSİ ÖZ DEMOKRATLAR PARTİSİ
    -1948, Afyonkarahisar
    SERBEST DEMOKRAT PARTİSİ -1948, İzmir
    MÜSTAKİL TÜRK SOSYALİST PARTİSİ -1948, İstanbul
    TOPRAK, EMLAK VE SERBEST TEŞEBBÜS PARTİSİ -1949, İstanbul
    MÜSTAKİLLER BİRLİĞİ -1950, İstanbul
    ÇALIŞMA PARTİSİ -1950, Ankara
    LİBERAL KÖYLÜ PARTİSİ -1950, İstanbul
    DEMOKRAT İŞÇİ PARTİSİ -1950, İstanbul
    BAĞIMSIZLAR SİYASİ DERNEĞİ -1950, İstanbul
    İSLAM DEMOKRAT PARTİSİ -1951, İstanbul
    TÜRKİYE KÖYLÜ PARTİSİ -1952, Ankara, 1958'de CMP ile birleşti
    HÜRRİYET PARTİSİ -1955, Ankara, 1958'de kendini fesh etti
    CUMHURİYETÇİ MİLLET PARTİSİ -1954, Ankara, 1958'de CKMP oldu
    UFAK PARTİ -23.5.1957 -1957'mahkeme kararıyla kapatıldı
    BİRLİK PARTİSİ -15.2.1957 -1957 yılında münfesih sayıldı
    VATAN PARTİSİ -1954, İstanbul-24.6.1957 -1959'da münfesih sayıldı
    MEMLEKETÇİ SERBEST PARTİ -1961, Ankara -1963'te inhisar etti
    MEMLEKETÇİ CUMHURİYET PARTİSİ -1961, Ankara
    CUMHURİYETÇİ MESLEKİ ISLAHAT PARTİSİ -1961, Ankara
    ÇALIŞMA PARTİSİ -1961, Ankara
    MUTEDİL LİBERAL PARTİ -1961
    DÜSTUR PARTİSİ -1961
    ADALET PARTİSİ (AP) -1961, Ankara
    YENİ TÜRKİYE PARTİSİ -1961, Ankara
    TÜRKİYE İŞÇİ PARTİSİ -1961, İstanbul -.
    MİLLET PARTİSİ -1962, Ankara
    CKMP-MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ -1965, Ankara
    BİRLİK PARTİSİ -TÜRKİYE BİRLİK PARTİSİ -1966, Ankara
    GÜVEN PARTİSİ -12.5.1967, Ankara
    İŞÇİ-ÇİFTÇİ PARTİSİ
    MİLLİ GÜVEN PARTİSİ
    BÜYÜK ANADOLU PARTİSİ
    CUMHURİYETÇİ PARTİ -1972, Ankara
    CUMHURİYETÇİ GÜVEN PARTİSİ -1973, Ankara
    MİLLİ NİZAM PARTİSİ -26.1.1970, Ankara
    DEMOKRATİK PARTİ -1970, Ankara
    TÜRKİYE İŞÇİ ÇİFTÇİ PARTİSİ -30.3.1961 - 15.10.1968 tarihinde Anayasa Mahkemesi'nce kapatılmıştır.
    TÜRKİYE İLERİ ÜLKÜ PARTİSİ -6.5.1969
    MİLLİ SELAMET PARTİSİ -11.10.1972, Ankara
    NİZAM PARTİSİ -14.1.1977, Ankara
    DEMOKRAT PARTİ -1962, Ankara -1964
    SOSYAL DEMOKRAT PARTİ -1961, Ankara -1963
    TÜRKİYE ULUSAL KADINLAR PARTİSİ -17.111972, İstanbul
    SOSYALİST VATAN PARTİSİ -28.08.1979
    TÜRKİYE İŞÇİ PARTİSİ (TİP) -30.4.1975, İstanbul
    TÜRKİYE SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ -26.6.1974, İstanbul
    VATAN PARTİSİ -21.1.1975, İstanbul
    TÜRKİYE EMEKÇİ PARTİSİ -12.2.1975, İstanbul
    SOSYALİST DEVRİM PARTİSİ -30.5.1975, İstanbul
    TÜRKİYE İŞÇİ KÖYLÜ PARTİSİ -30.1.1978, Ankara
    MİLLİYETÇİ DEMOKRASİ PARTİSİ (MDP) -16.5.1983, Ankara
    ANAVATAN PARTİSİ (ANAP) -20.5.1983, Ankara
    SOSYAL DEMOKRASİ PARTİSİ (SODEP) - 6.6.1983, Ankara
    BÜYÜK TÜRKİYE PARTİSİ -20.5.1983, Ankara
    YENİ DOĞUŞ PARTİSİ -9.8.1989, Ankara
    YÜCE GÖREV PARTİSİ
    REFAH PARTİSİ (RP) - 19.7.1983 - 16.1.1998 tarihinde Anayasa Mahkemesi kapatılmasına karar verdi.
    YENİ DÜZEN PARTİSİ (YDP) -1.7.1983 - 31.10.1983 Ankara (SODEP ile birleşti)
    BİZİM PARTİ -8.7.1983, Ankara
    CUMHURİYETÇİ MUHAFAZAKAR PARTİ -1983, Ankara
    BAYRAK PARTİSİ -29.7.1983, Ankara
    TÜRKİYE HUZUR PARTİSİ -1983, Ankara
    BÜYÜK ANADOLU PARTİSİ - 15.1.1991
    ANAVATAN İÇİN BÜTÜNLEŞME PARTİSİ (HÜLLE) - 3.11.1994-
    TÜRKİYE SULTAN PARTİSİ
    BÜYÜK ADALET PARTİSİ
    DEVRİMCİ SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ
    ANAYOL PARTİSİ - 5.5.1994-
    ATILIM PARTİSİ - Mayıs 1983-
    BARIŞ PARTİSİ - 11.12.1996
    BİRLİĞE ÇAĞRI PARTİSİ (Hülle) - 3.10.1994
    BİRLİK ve BARIŞ PARTİSİ (BBP) - 5.6.1992
    BİRLEŞİK SOSYALİST PARTİ (BSP) - 8.6.1994
    BÜTÜNLEŞME PARTİSİ (Hülle) - 24.9.1992.
    BÜYÜK ANADOLU PARTİSİ - 14.3.1986
    BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ (BBP) - 29.1.1993-
    BÜYÜK DEĞİŞİM PARTİSİ (BDP) - 21.5.1993
    BÜYÜK TÜRKİYE PARTİSİ - 15.6.1996-
    BÜYÜK VATAN PARTİSİ - 21.7.1986-
    CUMHURİYET HALK PARTİSİ - 20.12.1989
    CUMHURİYETÇİ DEMOKRAT GENÇLİK PARTİSİ (CDGP) - 9.6.1989
    CUMHURİYETÇİ MUHAFAZAKAR PARTİ
    DEMOKRASİ PARTİSİ (DEP) - 7.5.1993
    DEVRİMCİ İŞÇİ PARTİSİ
    DEMOKRASİ ve BARIŞ PARTİSİ - 11.3.1996-
    DEMOKRASİ ve DEĞİŞİM PARTİSİ - 3.4.1995
    DEMOKRAT PARTİ (DP)
    DEMOKRAT PARTİ 12.12.1992
    DEMOKRAT MERKEZ PARTİSİ (DMP) - 17.5.1990-14.9.1991 DYP'ye katıldı.
    DEMOKRAT TÜRKİYE PARTİSİ (DTP) - 7.1.1997
    DEMOKRATİK BARIŞ HAREKETİ (DBH) - 2.10.1996
    DEMOKRATİK HAREKET PARTİSİ (Hülle) - 25.12.1991
    DEMOKRATİK HEDEF PARTİSİ (Hülle) - 13.6.1994
    DEMOKRATİK KATILIM PARTİSİ (Hülle) - 5.3.1993
    DEMOKRATİK KİTLE PARTİSİ - 3.1.1997
    DEMOKRATİK MÜCADELE PARTİSİ (DEMP) (Hülle) - 14.11.1990
    DEMOKRATİK SOL PARTİ (DSP) - 14.11.1985-
    DİRİLİŞ PARTİSİ - 20.6.1990
    DOĞRU YOL PARTİSİ (DYP) - 23.6.1983-
    EMEĞİN PARTİSİ - 26.11.1996
    EMEK PARTİSİ - 27.3.1996
    FAZİLET PARTİSİ - 4.7.1983
    GENÇ DEMOKRAT PARTİ (Hülle) - 4.10.1994
    HALK PARTİSİ (Hülle) -26.12.1986
    HALK PARTİSİ - 20.12.1989
    HALKÇI PARTİ -25.5.1983
    HALKIN EMEK PARTİSİ (HEP) - 7.6.1990
    HALKIN DEMOKRASİ PARTİSİ (HADEP) - 11.5.1994
    HUZUR PARTİSİ - 22.7.1983
    HÜR DEMOKRAT PARTİ (HDP) - 9.5.1986
    ISLAHATÇI DEMOKRASİ PARTİSİ (IDP) - 21.3.1984
    İKİNCİ DEĞİŞİM PARTİSİ (Hülle) - 5.1.1995
    İŞÇİ PARTİSİ (İP) - 2.3.1992
    LİBERAL DEMOKRAT PARTİ - 26.7.1994
    MEDENİYET ve HAYVANSEVER EKONOMİ ve TARIM PARTİSİ - 14.10.1988
    MİLLET PARTİSİ 12.10.1992
    MİLLET PARTİSİ (MP) - 23.11.1992
    MİLLİ İRADE PARTİSİ (MİP) (Hülle) - 7.10.1994
    MİLLİYETÇİ ÇALIŞMA PARTİSİ (MÇP) - 30.11.1985
    MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ (MHP) - 1969
    MUHAFAZAKAR PARTİ - 7.7.1983
    ÖZ ADALET PARTİSİ (Hülle) - 5.1.1995
    ÖZGÜRLÜK ve DAYANIŞMA PARTİSİ (ÖDP) - 22.1.1996-
    ÖZGÜRLÜK ve DEMOKRASİ PARTİSİ (ÖZDEP) - 19.10.1992
    ÖZGÜRLÜK ve EŞİTLİK PARTİSİ (ÖZEP) (Hülle) 25.6.1992
    SOLDA BİRLİK ve BÜTÜNLEŞME PARTİSİ (Hülle) - 29.11.1994
    SOSYAL DEMOKRAT PARTİ (Hülle) - 18.3.1994
    SOLDA KATILIM PARTİSİ (Hülle) - 26.9.1994
    SOSYAL DEMOKRAT HALKÇI PARTİ (SHP) - 3.11.1985
    DEMOKRATİK HALK PARTİSİ (DEHAP) - 8.8.1998
    SOSYALİST PARTİ - 1.2.1988
    SOSYALİST BİRLİK PARTİSİ (SBP) - 15.1.1991
    SOSYALİST DEVRİM PARTİSİ
    SOSYALİST İKTİDAR PARTİSİ - 6.11.1992
    SOSYALİST TÜRKİYE PARTİSİ - 6.11.1992
    SÖZ MİLLETİNDİR PARTİSİ (Hülle) - 15.11.1994
    TÜRKİYE BİRLEŞİK KOMÜNİST PARTİSİ (TBKP) - 4.6.1990
    TÜRKİYE İÇİN BİRLİK PARTİSİ (Hülle) - 5.1.1994
    TÜRKİYE İŞÇİ KÖYLÜ PARTİSİ (TİKP)
    TÜRKİYE KOMÜNİST EMEK PARTİSİ (TKEP) - 21.9.1993
    TÜRKİYE ÖZÜRLÜSÜYLE MUTLUDUR PARTİSİ - 26.9.1996-
    TÜRKİYE SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ (TSİP) - 16.6.1974
    TÜRKİYE SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ 3.1.1993, Ankara-
    VATANDAŞ PARTİSİ (VAP) - 18.3.1986-
    ULUSAL BİRLİK PARTİSİ (UBP) - 24.10.1998
    YENİ DEMOKRASİ HAREKETİ - 22.12.1994.
    YENİ DOĞUŞ PARTİSİ - 26.6.1983 .
    YENİ PARTİ (YP) - 7.10.1993
    YENİ UFUK PARTİSİ (Hülle) - 27.8.1993
    YENİDEN DOĞUŞ PARTİSİ - 23.11.1992-
    YEŞİL TÜRKİYE PARTİSİ - 19.7.1991
    YEŞİLLER PARTİSİ - 6.6.1988
    YÜKSELEN ÜLKÜ PARTİSİ (Hülle) - 4.1.1995
    FAZİLET PARTİSİ (FP) - 17.12.1997
    DEĞİŞEN TÜRKİYE PARTİSİ (DEPAR) - 24.2.1998
    TÜRKİYEM PARTİSİ (TP) - 11.05.1998
    AYDINLIK TÜRKİYE PARTİSİ (ATP)
    KURTULUŞ HUZUR PARTİSİ (KHP)
    DEMOKRAT HALK PARTİSİ (DHP)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 12-23-2006, 09:40 PM

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • Eklenti Ekleyemezsiniz
  • You may not edit your posts
  •  
[Gizlilik Politikası]-[UslanmaM Kuralları]-[UslanmaM İletişim/Contact]