Mucize gibi bir şeyden yada 21. yüzyılın harika ilaçlarından söz etmiyoruz. Herkesin evinde yapıp içebileceği, yüzlerce yıldır bilinen bir içki bu. Adı da Kefir. Fermente bir süt ürünü Kefir. Yani sütün mayalanmasıyla elde ediliyor.

BULUCUSU TÜRKLER

Kafkasya'da ortalama insan ömrünün 110-130 yıl olduğunu ve kanser verem gibi hastalıklara hemen hemen hiç rastlanmadığını gören bilimadamlarının araştırmaları sonunda bu olağanüstü durumun nedeninin Kefir olduğu anlaşılmış. Su yerine Kefir içen Kafkas halkı genç, zinde ve sağlıklı kalabiliyor.

Araştırmalar, Kefirin ilk kez Orta Asya'da, Türkler tarafından bulunduğunu, daha sonra Doğu ve Orta Avrupa'ya ve İskandinav ülkelerine yayıldığını da ortaya koymuş. Bugün Sovyetler Birliği ve Danimarka'da sanayi boyutlarında üretilerek halka satılan bu harika içki-ilacın iştahsızlık, uykusuzluk hallerinde, böbrek hastalıklarında, çeşitli enfeksiyon, bronşit, astım, yüksek tansiyon, kan bozukluktan ve egzamada kullanılması öneriliyor.

Bin yıldan daha uzun bir süre önce bulup geniş Ölçüde kullandığımız, ancak daha sonra unuttuğumuz EN UCUZ İLAÇ. Gerçekten, Kefir yapımı için gereken araç-gereç hemen her evde bulunan cam bir kavanoz ya da (çok miktarda yapılacaksa) kapaklı emaye bir kap, süt ve gerekli ısıyı kontrol etmek için kullanılan bir termometreden İbaret. Laboratuvar termometresi bulmak zor olacağı için, oda sıcaklığını ölçmekte kullanılan termometrelerden bir tane satın almak yeterli.



Kefir mayası aktif hale getirildiğinde karnı-bahar çiçeklerini andıran bt görünüm kazanıyor. Süt, aktiflestlıilmis mayayla mayalanıyor.

Temizlik, aslında Kefir yapımında sıcaklığın yanında en çok dikkat edilmesi gereken unsur. Sütte hastalık öğelerinin bulunması halinde Kefirin İstenen iyileştirici özelliklere kavuşması zor olduğu için pastörize süt kullanılması ve Kefirin yapılacağı kavanozun ya da emaye kabın kaynar suyla çok temiz yıkanması gerekiyor. Kefir yapılıp kullanıldıktan sonra boşalan kabın da iyice yıkandıktan sonra bir tencerenin içinde bir süre kaynatılması şart.

Kefirin Özellikle yüksek tansiyon, barsak bozuklukları ve sinirsel gerilim vakalarında olumlu sonuçlarının gözlendiğini belirtiyor. Erken doğmuş ya da düşük doğum ağırlığındaki bebeklerin ve yaşlıların beslenmesinde de sindirimi kolay bir süt ürünü olarak değer taşıyan Kefirin, prematüre bebeklerin kanındaki gelişme ve büyümeye yardımcı olan oleik asit miktarını artırdığı, kandaki toplam yağ miktarını ise düşürdüğü saptanmış.



Sütün bütün besin değerlerini içeren Kefiri özellikle ilaçla zayıflamak isteyenlere tavsiye edenlerde var. Yemekten hemen önce içildiğinde tokluk hissi yarattığı ve çok besleyici olduğu için Kefir bir yandan da "rejim içkisi" olarak nitelendiriliyor.

Kefir mayası, keçi tulumu içine konan inek sütünün dana ve koyun şirdenleriyle pıhtılaştırılması yoluyla elde ediliyor.

Evde Kefir yapımı sırasında, içkinin tedavi edici özelliklerinin tam olarak sağlanabilmesi için, mayalama sıcaklığına ve süte katılacak maya miktarına çok dikkat edilmesi gerekir.



Kefirin besleyici niteliklerinden ötürü, şişmanlanın olmaması için, kullanılacak sütün mümkün olduğu kadar az yağlı olması gerek. Bunun için de ya pastörize süt kullanılması öneriliyor; ya da, sütün hem kremasının hem de kaynatıldıktan sonra oluşan kaymağın alınması gerek. Kaymağı alınmış süt soğumaya bırakılıyor. Sıcaklığın 20 dereceden az, 25 dereceden çok olmaması gerektiğini belirten "ideal sıcaklık 22°C'dir", . 22 dereceye kadar soğutulan ve sıcaklığı bir termometreyle kontrol edilen 1 litre süte 20-30 gram (bir yemek kaşığı) maya katılıyor. Sütün ısısının 24 saat boyunca aynı kalmasını sağlamak için, içinde süt bulunan kap, 40°C sıcaklığındaki suyun içine oturtuluyor. Evde Kefir yapımı sırasında suyun sıcaklığını birkaç saat arayla denetlemek, sıcak su dolu kabı gece boyunca kalorifer radyatörünün üzerinde bırakmak ya da temiz bir bezle sararak soğumasını geciktirmek gerekir, 24 saatlik bu süre içinde Kefirin belli aralarla karıştırılmalı. 24 saat sonra mayalanması tamamlanan ve Kefir haline gelen sütün içindeki maya ya kabın dibine çöküyor, ya da üstünde birikiyor. Temiz bir kaşıkla süzülerek alınan maya, tekrar Kefir üretmek üzere süte katılabiliyor ama 43 saatten fazla süt içinde kalmaması gerekiyor. Birkaç kez kullanılan mayanın üzerinde oluşan sarımsı tabakanın akarsuyun altında güzelce yıkanarak yok edilmemesi halinde maya aktifliğini kaybediyor. Maya yıkandıktan sonra kaynatılıp soğutulmuş suya konarak buzdolabında 1-2 gün boyunca saklanabiliyor. Evde Kefir yapımına uzunca bir süre ara verilecekse, maya oda sıcaklığında 36-48 saat süreyle kurutulup, kuru tanecikler alüminyum kağıta sarılarak kuru bir yerde saklanabiliyor.

Mayası süzülerek çıkarılan Kefir karıştırılıp, ağzı kapalı olarak, buzdolabının en alt rafında bir gün boyunca olgunlaşmaya bırakılıyor. Koyu ayran kıvamındaki Kefir oda sıcaklığında dört gün saklanabiliyor.




GENÇLİK VE BAĞLIK KAYNAĞI MUTFAK

Karaciğer fonksiyonlarını düzenleyici özelliği yüzünden cilde canlı ve parlak bir görünüm kazandırıyor Kefir. Bu arada, dıştan kullanılarak egzamayı iyileştirdiği de biliniyor. Hasta bölgeye sürülerek kuruyana kadar beklenmesi gerekiyor bunun için.

Özellikle ergenlik sivilceleri, sivilceyle oynayıp mikrobik bir durum yaratılmamış ise, Kefir sürülerek iyileştirilebilir", diyor.

Büyük kozmetik fabrikalarının ve güzellik uzmanlarının son yıllarda Amerika'yı yeniden keşfettikleri ve güzelleşmeleri için kadınlara çeşitli meyve, bitki, süt, bal ve yumurta maskeleri önermeye başladıkları biliniyor. Sloganları ise, "güzelliğinizin kaynağı mutfağınız".

Kefirin yeniden yaygınlaşmasından sonra mutfaklarımız yalnız güzelliğin değil, sağlığın, zindeliğin ve uzun bir ömrün de kaynağı olacak "