![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
Çavuş
![]() ![]() |
Doğduğu anda başlar Beşiktaşlının aşkı. Beşiktaşlı
doğduğunda hayatı siyah beyaz görür. Bir bebeğin gözünü açtığında ilk algıladığı renkler siyah beyazdır. Sonra tanır diğer renkleri. Beşiktaşa karşı duyulan aşkta doğumla başlar işte o yüzden Beşiktaşlı olunmaz Beşiktaşlı doğulur. Beşiktaşlılık çocukluğunda mahallede top oynarken kendini Metin Ali Feyyaz yapmaktır ya da kapalıda açılan bir pankarta çocukça akılla yapılan yorumdur. Bir babanın "Yarın ben oğluma ne diyeceğim?" sorusunda gizlidir Beşiktaşlılık. İlk aşkı Beşiktaşla yaşıyan insan unutamaz ilk aşkını hayatı boyunca. İnsan büyüdükçe aşkıda büyür Beşiktaş'ına. Bu aşk Beşiktaşa geldiğinde kalbinin kıpır kıpır atmasıdır bazen Çarşıda yürümektir bazen de Kazanda delikanlılığa ilk adımdır. Kolkola yürümektir Çarşıdan İnönüye bazen helal parayı kazanmaktır Köyiçinde. Maç sonrası sonuca bakmaksızın aşkını beklemektir Fulyada bazen de her şeyi Köyiçinde başlatmaktır inadına. Rakipleri masa başında kazandıkları şampiyonluk sayılarıyla övünürken şerefiyle kazandığı ikinciliklerle mutlu olabilmektir Beşiktaşlılık Ulu önderin kulubü sadece bir kere ziyaret etmesiyle övünmeyip kurtuluş savaşı yıllarında her gün Beşiktaşın antremanlarını izlediğini gün aşırı kulüp binasını ziyaret ettiğini Beşiktaşa ithafen yazdıklarının kulüp binasının girişinde asılı olduğunu bilip Atatürk bizim takımı tutuyordu diyenlere gülebilmektir Beşiktaşlılık Ulu önderin kurduğu Cumhuriyete sonuna kadar sahip çıkıp kendi kendine cumhuriyet kuranlara "Nerede sizin Atatürkçülüğünüz?" diyebilmektir Beşiktaşlılık Halkın takımı olmaktır Beşiktaşlılık Vefalı olmaktır köy takımına elendikten sonra İnönüdeki ilk maçta stadı doldurup aşkını tazelemektir Beşiktaşlılık Yaratıcı zekasıyla besteleriyle aaaahüratlarıyla pankartlarıyla diğer takımların kendini bire bir taklit etmesini izlemektir Beşiktaşlılık Rakip takımın taraftarına dünya yıldızı dediği futbolcusuna deplasmanda "Korkak Tavuk" dedirtecek zekaya sahip olmaktır Beşiktaşlılık Yıllarca hasreti çekilmiş olan şampiyonluğa çok yaklaşıldığı bir anda takım öndeyken ezeli rakibinden talihsizce gol yiyip şampiyonuğu hediye eden kalecisini tesislerde dövmek yerine alkışlayıp bağrına basabilmektir Beşiktaşlılık Vefalı taraftar sıfatını Türkiyede başlatan ve hala da taşıyan tek taraftar topluluğu olma gururudur Beşiktaşlılık Siyahla beyazı ölümle yaşamı ayıran çizgi de bağdaştırmaktır Beşiktaşlılık Kulüp başkanının dedikleriyle hareket etmeyip kendi başkanına "O koltuk kutsaldır nasip olmaz herkese" diyebilmektir Beşiktaşlılık Halkın takımı olmanın verdiği gururla alın teriyle kazanılan parayla dalga geçenlere "Hepimiz Kapıcıyız" diyip "Silah mı satsaydık?"diye sorabilmektir Beşiktaşlılık Rakipleri masa başında kazandıkları şampiyonlukları ile taktıkları yıldızlarla övünürken Türkiyede sadece taşıma hakkı kendisine verilen milletimizin uğruna şehit düştüğü ay yıldızımızı gururla taşıdığını bilip bizim ay yıldızımız yeter diyebilmektir Beşiktaşlılık Takım böyle tutulur diyenlere ilk kurulan takım olmanın gururuyla bakabilmektir Beşiktaşlılık Tesiste futbolcusunu dövmek yerine kötü oynayan takımını sahaya arkasını dönerek maçtan sonra stadı terketmeyip şarkılarla türkülerle protesto etmektir Beşiktaşlılık Bir gün herkesi Beşiktaşlı yapmak gibi kompleksli bir düşünce yerine "Beşiktaşlı olmanın ayrıcalığını Beşiktaş ruhuyla yaşayabilmektir" Beşiktaşlılık Nihat Sergen Metin Ali Feyyaz Rıza gibi yüzlerce futbolcuyu kendi özkaynak düzeninde yetiştirip Türk futboluna kazandırmaktır Beşiktaşlılık Sportif Başarıların bilincinde olup mazisiyle övünürken yıldız savaşı yapan rakiplerine yukarıdaki ahlaki ve etik değerleri sayabilmektir Beşiktaşlılık Bütün bu sayılanları bir cümlede toplayıp "Beşiktaş Sen Bizim Herşeyimizsin" diyebilmektir Beşiktaşlılık Herkes Beşiktaşlı olamaz zaten ahlak ister değer ister tabi biraz da yürek... |
|
|
|