![]() |
![]()
|
![]()
|
||||||
| Beşiktaş Beşiktaştan Sondakika Haberleri! |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın Spor yazarları Beşiktaş'ın zaferi için neler dedi?
KAZIM KANAT: BÜYÜK LOKMA YE BÜYÜK KONUŞMA! (SABAH) Liverpool hezimeti ile Marsilya zaferi arasındaki çok ince çizgi şudur: Büyük maçlar büyük oyuncularla kazanılır!. Elbette; büyük takımları yaratan büyük düşüncelerdir. Beşiktaş'ın hücumda bile pres yapması ilk yarının saygı duyulacak unsuruydu. Böylesine yürekli ve istekli kazanma arzusu peş peşe pozisyon yarattı. Bu pozisyonların oyuncusu Bobo inanılacak gibi değil ama en kötü oyuncuydu. Bu yarının en güzel olayı Tello'nun barajın üzerinden aşırdığı frikik golüydü. Bu gol Beşiktaş'a hayat verdi. Ertuğrul Sağlam'a diyeceğim şudur: Büyük konuşma! Hatırlatayım... Sezon başında "Koşmayan Ricardinho bu takımda oynamaz" diyordun. "Baki Mercimek'in yerine oyuncu alınsın" diyordun. "Ali Tandoğan'a ihtiyacım yok" diyordun.Bu sözleri söyleyen sensin hocam. Birini değil üçünü birden oynatan da sensin hocam. Üstelik Beşiktaş'ın kader maçında oynatan. |
|
|
|

|
|
#2 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
(FANATİK): İnanmıştı çocuklar
İngilizler’i ‘desibel şaşkını’ yapan ateşli Beşiktaş seyircisinin ‘Biz inandık siz de inanın çocuklar’ aaaahüratı sanki dün geceyi anlatıyordu. Tribündeki inanmışlara sahadaki futbolcular da katılınca belki de mucizenin ilk sayfası yazılmış oldu dün İnönü’de... Neresinden bakarsanız bakın Beşiktaş çok zor bir maça çıkmıştı. Son haftaların olumsuzlukları yaşanan olaylar önemli sakatlıklar kaybedilen özgüven ve bir türlü gelmeyen iyi futbol ürkütüyordu açıkçası Beşiktaş’ı sevenleri. Öyle bir maçtı ki kaybetmeyi dahi aklından geçiremiyordun. Gol yemeden gol bulmalıydın bulduğun golü korumalıydın o golü korurken bir tane daha bulmalıydın psikolojini bozmamalıydın ve 90 dakika fizik mücadele ile sahada ayakta kalmalıydın. Kolay değildi kısacası Kara Kartal’ın işi. Ama onlar istedi mücadele etti ve kazandı. Kazanamasaydı iyi niyetine yazık olacaktı futbolcuların. Ertuğrul hoca elde kalan sağlamlardan oluşturduğu defansının önünde Cisse ve Ricardinho’yu görevlendirmişti. Rico gecenin kötüsü olunca Cisse o bölgede çıkana kadar tek başına kaldı. Ama Beşiktaş oyunun boyunu kısa tutunca birbirlerine yakın oynayınca orta sahada Rico yokluğunu hissettirmedi. 27. dakikadaki muhteşem ‘sol anahtarı’ ile Tello’nun golü gelince Beşiktaş rahatladı. Arkasından bulduğu pozisyonları eğer Kartal gole çevirse ikinci yarıdaki stresi ve paniği yaşamazdı. Kanatları iyi kullanan kalitesi yüksek olmasa da istekli oyunu ve mücadelesi tatmin eden mutluluk gecesinin bizi zorlayan anı; topa iyi vurduğu bilinen ikinci yarı oyuna giren Taiwo’nun boş bırakılarak vurduğu füze ve bulduğu gol oldu. Gecenin özeti; Tellooo Bobooo ve hepiniz öpüldünüz inanmış çocuklar. |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
GÜRCAN BİLGİÇ: BAŞARININ ANAHTARI (SABAH)
Marsilya'nın ürkek dakikalarında oyunu çok iyi kontrol ettiler ve çoğalarak hücum etmeye çalıştılar. Nefis bir frikik ile gelen üstünlükten sonra da soğukkanlı kaldılar ve devrenin son beş dakikasında İbrahim Üzülmez ile etkili ataklar geliştirdiler. Marsilya'nın ikinci yarıda oyunu domine etmeye başlaması ve Beşiktaş'ın bunu kabullenmesi anlaşılır gibi değildi. Aynısını Liverpool maçında da yaptılar. Büyük hatalara yanlışlara ve rakibe tanıdıkları fırsatlara rağmen kazandılar. Maçın sonucu bu iki çizgiyi birlikte yaşamak kadar önemli değil. Çünkü bunu sürekli kılmak zaten başarıyı yanına çağırmaktır. Beşiktaş takımı bu maçın sonunda bir kez daha iyi defans yapamadığını öğrendi. Kalitelerini zorlayarak bu tecrübelerinden yararlanmalılar. Geçmişe yanarak ileriye |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
VEDAT OKYAR (VATAN): Hayat öpücüğü
Görevimiz tehlike maçı oynamak. Bu maç geçilirse ileriye bakılır diye düşünüyorduk. Çok açık yürekle söylüyorum; buradan çıkılmanın zorluğunu biliyordum ve ummuyordum. Bu takımın bunu yakalayacağına inanmıyordum. Tam ters tarafı vardı seyircinin bu takımın Liverpool maçında olduğu gibi 12. adamı değil 20. adamı olacağına inanıyordum. Tek tutunduğum yer orasıydı. Beşiktaş’ın yanında olan insanları ölüyü diriltir. Dirilttiler. Hepsine helal olsun. Maç öncesi bir yazı yazdım ‘Bu büyük kalabalık Beşiktaş takımının arkasında olursa bu iş olur Beşiktaş’ın oyuncusu da tek tek 3 kişilik hisseder ve öyle oynarsa rakibi yener’ dedim. Burada aldanmadım ayrıca beni utandırdıklarına da mutlu oldum. Maçın içinden bir adamı ayrı yere koymak istiyorum. ‘Rico paşa’ diyorlar benim sıtkım sıyrıldı. Bir adamı sakatlarken göreyim istiyorum. Bir dişimi kıracağım. Bu kadar takımın üstüne başına eli değmeyen adam olamaz. Ertuğrul kardeş bu adamı unut. Ambalajını yap bir yerlere sat. Cisse sakatlandı çıktı takımın ortası göçtü. Benim adamım dediğim Koray hatırladığım adam değil. Beşiktaş’ın iyi giden işlerine sekte vuruldu. 8-0’lık bir hezimetin sonrası olası bir rakam Beşiktaş’ı çok rahatsız ederdi. Sakın da yanlış anlaşılmasın o skor bana abartılı gelmiyor. Öyle müsaade edildi öyle de oldu. Dün akşam sahadan çıkan skor Avrupa’da kalırım acabasını değil umudunu taşısın istiyorum. Dünyada yenilmeyecek takım yok. Son oynanacak Porto maçı ya herro ya merro. Öyle oynamak lazım. Dün akşam oynanan oyun lig için de büyük heves yeni bir nefes. |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
Asena Özkan (RADİKAL): Ertuğrul'u Bobo kurtardı...
Üşüyenler uyduruverdiler durduk yerde saçma sapan bağırış ile anlamsız bir o kadar da garip el-kol hareketlerini! Ancak sözsel nesne ile fiziksel bütünlüğü bağdaştırıp ısınıverdiler 'pratik zekâ' da bu olsa gerek. Ertuğrul Sağlam ise ilk kez 'uyduruculuktan' ve de 'günü kurtaran adam' olmaktan öte 'cesur' teknik patron kimliğini edinivermişti. Ödünç alması da ihtimal dahilinde elbette! Dörtlü savunma hattı bildik tanıdık önlerindeki tek kesici ise alışılagelmiş şekilde Cisse idi. Fark da burada başlıyordu zaten. Konuk Olimpik Marsilya'nın tanıdık bildik bize hiç de yabancı olmayan teknik direktörü Erik Gerets; Cana ve Cheyrou'yu savunmanın önünde çift kesici oynatırken Sağlam'ın 'ofansif' oyun sistemini benimsemesi ve takımını sahaya tek kesici ile sürmesi en azından beni şaşırttı. Beşiktaş orta alanındaki üçlü; Serdar Özkan Ricardinho ve Tello'dan oluşuyordu ki tartışmasız en akılcısı buydu dün gece için. Ve en önemlisi ileride iki adam vardı; Bobo ve Delgado... 'Akılsız başın ceremesini ayaklar çeker' ancak akılcı oyun sisteminin getirisinin açılımı ise oldukça geniştir! Tello'nun serbest atıştan kaydettiği gol tribünlere heyecanı getirdi ne var ki golden altı dakika önce sakatlanan Cisse'nin yerini alan Koray Avcı kişisel heyecan katsayımı olumsuz yönde etkiledi! Koray Avcı atılan golün ardından üst düzeyde bir takımda top koşturan futbolcu ile bağdaşmayacak öylesine acemice hata yaptı ki topun Beşiktaş kalesine girmemesinin tek nedeni 'şans' faktörüydü. Geçti gitti mi? Hiç sanmam! Ertuğrul Sağlam takıma katkı sağlayamayan üstüne üstlük takım arkadaşlarının çabalarına kayıtsız kalan Ricardinho'yu oyundan almakta geç kaldı. Olimpik Marsilya maça sonradan dahil olan Taiwo ile eşitliği sağladığında iş işten geçmişti. Atı alanın Üsküdar'ı geçip geçmediğini görmek içinse geriye yirmi beş dakika kalmıştı. Ricadinho'nun yerini İbrahim Akın çabuk havaya giren Serdar Özkan'ın yerini de Mert Nobre aldı. Ve Beşiktaş'ta panik başladı kötüsü; hem sahada içinde hem de tribünde. Futbolun devre arasında satışa sunulmayı bekleyen İbrahim Akın'dan Beşiktaş ne bekleyebilir? Ya da beklenti içinde mi olmalı? Beşiktaş'a hayat veren daha gerçekçi açılımı ile Ertuğrul Sağlam ve Yıldırım Demirören'e sınırlı süre için 'nefes aldıran' golü Bobo kaydetti. Gecenin ayazında tepemizdeki ay gibi yarım kalmadı Beşiktaş'ın coşkusu. 'Gol' sen nelere kadirsin! Ertuğrul Sağlam ile Yıldırım Demirören rahat Beşiktaş yandaşı ise gururla uyuyacak. |
|
|
|
|
|
#8 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
am amalesef beşiktaş kötü oynadı...ben maçı izledim.ilk yarıda baya bastırdılar ve gol olunca bize dokunmayan yılan bin yaşasın deyip savunmaya geçtiler.yenilen gol geç gelmedi açıkçası....
sonra.... gol yedik ve ne oldu hadi biz gene koşalım defans yapalım dediler....beşiktaşın en büyük hatası bu....ama her maçta böyle tirübün ise müthişti....maç sahada değil tirübünde oynandı sanki....taraftar müthişti |
|
|
|