Adana Barosu avukatlarından Mehmet Ali Akgül aracılığıyla

Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tazminat davası açan anne Ebru İçer

eğitimli

çocuk gelişimi konusunda bilinçli bireyler olarak

oğulları Eren’in

hamileliği sırasında rutin kontrollerini ve testlerini ihmal etmediğini

doktorun tüm önerilerine uyduğunu anlattı.
İlk çocukları olan kızı Ekin’in de doğum takibini aynı doktorun yaptığını ifade eden Ebru İçer

“kızımıza kardeş gelsin diye düşünürken

hasta bir bebekle maddi ve manevi yıkıma uğradık” dedi.
Ebru İçer

doktorunun tavsiyesi üzerine hamileliği sırasında “ikili” ve “üçlü” diye tanımlanan testleri yaptırdığını

doktorunun “sonuçlar gayet iyi hiçbir risk görünmüyor” dediğini belirterek

şunları söyledi: “Oysa bu testlerin güvenirliği yüzde 50-60 düzeyindeymiş. Biz bunu sonradan öğrendik. Kesin sonuç için amniyosenaaa yaptırmamız gerekiyormuş. Anne karnındaki bebeğin içinde bulunduğu sıvıdan örnek alınarak yapılan bu test sonuçlarının yüzde 100’e yakın güvenirliği olmasına rağmen

doktorumuz bu konuda bizi bilgilendirmedi. Ayrıca

bu konuda laboratuvar da kusurlu. Test sonuçlarının İngilizce yazılı olarak verilmesi doğru değil. Bunun yanı sıra bu testlerin güvenirlik derecesinin Türkçe yazılarla ve anlaşılır şekilde test soncunda yer alması gerekirdi.”
Anne Ebru İçer

10 aylık olan oğullarının ömür boyu kendi bakımlarına muhtaç olacağını belirterek

“Doktor hakkında 7 bin YTL’lik tazminat davası açtık. Bu bedel bizim üzüntümüzü hafifletemez ancak

başka anne ve babaların aynı acıları yaşamasını engelleyebilir” dedi.
Baba Ergün İçer ise ikinci bebeğinin dünyaya gelişini heyecanla beklerken

hemşirenin kucağına verdiği bebeğini yüzüne baktığında

yüz hatlarından “down sendromlu” olduğunun hemen anlaşıldığını belirterek

“o an yaşadığım acıyı tarif edemem. Karşılaştığımız durumu telafi etmeye paranın gücü yetmez” diye konuştu.