BEBEĞİNİZİ KORKUTMAYIN
Türk toplumunda korkutmanın bir çeşit eğitim ve disiplin aracı olarak kullanıldığı vurgulandı.
Çocukların yaklaşık yüzde 10unda

gençlerin de yüzde 2-3ünde yaşamlarını kısıtlayacak korkular gözlendiği belirtildi. Psikiyatrik Eğitim

Danışma

Araştırma ve Tedavi Merkezi (PEDAM) çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanı Doç. Dr. Mücahit Öztürk

korkunun çocuklarda sık rastlanan bir tepki olduğunu ve çevresini henüz tanımayan ve etrafında olup bitenden pek haberdar bulunmayan küçük bir bebeğin

tanımadığı her şeyden korkmasının doğal olduğunu söyledi.
Büyüdükçe çevresini ve çevresinden gelecek tepkileri daha iyi değerlendiren çocukta

bu korkuların azalmasının beklendiğini anlatan Doç. Dr. Öztürk

Ancak anne ve babanın yanlış tutumları ve adeta korkuyu çocuklarına öğretmeleri nedeniyle

bu geçici korkular uzun yıllar devam edebilir. Toplumumuzda korkutma bir çeşit eğitim ve disiplin aracı olarak kullanılmakta ve çocuğa adeta korku aşılanmaktadır diye konuştu.
Bebeklik döneminden itibaren çocuğun farklı nedenlerle korkutulduğunu ifade eden Doç. Dr. Öztürk

şöyle dedi: Örneğin gece uyumak istemeyen çocuğa cadı geliyor

köpek geliyor seni yer gibi sözler söylenir. Anne baba için hayli zahmetsiz görünen bu yaklaşım meyvelerini kısa süre sonra vermeye başlar. Karanlık koridorda yürüyemeyen

köpek gördüğünde avazı çıktığı kadar bağıran ya da doktora getirildiğinde ortalığı birbirine katan çocukların bu davranışları çoğunlukla bizim eserimizdir.
Çocukların yaklaşık yüzde 10unda

gençlerin ise yüzde 2-3ünde yaşamını kısıtlayacak korkular gözlemlenmektedir.
xxx GÖRÜLEN KORKULAR VE ÖNERİLER
Sık görülen korkuları İlk 6 ay gürültü

ani hareket eden nesneler

7-12 ay yabancı kişiler

1-5 yaş arası yüksek ses

karanlık

hayvanlar

rüzgar

aileden ayrılma

3-5 yaş arası hayaletler

canavarlar

6-12 yaş arası da hırsız

cezalandırılma ve yaralanma olarak sıralayan Doç. Dr. Öztürk

korkuların zamanla fobiye dönüşebileceği uyarısında bulundu.
Korkulan durum ve nesne ile karşılaştığında çocuğun ağır bir bunaltı hali yaşadığını vurgulayan Doç. Dr. Mücahit Öztürk

çocuğu aşağılayan bir yaklaşımla sorunu çözmenin mümkün olmadığını söyledi.
Doç. Dr. Öztürk

korkusunu yenebilmesi için çocuğa zaman tanımak ve adım adım sorunun üstüne gitmesini sağlamak gerektiğini dile getirdi