![]() |
![]()
|
![]()
|
||||||
| Aşk Hikayeleri Hepimizin Bir Aşk Hikayesi Vardır Anlatmaya Ne Dersiniz? |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Kurmay Albay
![]() ![]() |
bazen içine attıkları kemiriyor insanı.
ya hayatına hiç almayacaksın ya da sildin mi zerre kadar iz bırakmayacaksın. yoksa gecenin bir yarısı öyle bir sızlatır ki içini dünya başına döner. yine hüzün uğradı geceye. sabah gittikçe uzaklaşıyor benden. o da sevmiyor beni herkes gibi. yalnızlık ağızda çoğalan tatsız lokma ne yutabiliyorum ne de atabiliyorum. adı hasret sızısı sonsuz yatağım onsuz... titrek bir iç çekişi hakim bedenime onsuz olmayacak biliyorum. duvarlar üzerime geliyor daralıyor ruhum. Ecel gelse eğeceğim boynumu önüne bir koyun gibi. gözlerimi kapatmak geçiyor içimden sonsuz bir uykuya uyumak uyumak... ve bir daha uyanmamak... ne güzel bir vuslat demi ölüm denen meçhul son. ama biliyorum ki her iki dünyada da olmayacak yanımda. hey gidi hırçın rüzgar neden bu kadar acımasızca vuruyorsun pencereme. sen de mi intikam alıyorsun benden aklınca. oysa benim gözlerim sende değil hep aralık bıraktıgım kapımda. o gelecek gıcırdatarak silecek ölüm sessizliğini odamdan. çek git şimdi dövünme deli deli insafsızca vurma kendini oradan oraya. yalnızlığımı da al git buralardan... gizli bir mektup sıkıştrayım cebine. git onun kapısını döv usulca. gözyaşlarımı gotür. o yağmuru çok sever bilirim. penceresinden sız içeri. bir su gibi avuçlasın beni ellerinden kalbine sızayım ... .... yatağım onsuz gece sonsuz... silahım kurşunsuz sobam odunsuz... git rüzgar al gel onu... onsuz ellerim buz... Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Kurmay Albay
![]() ![]() |
Üşümeden gel...
Bugün yeşil düştü bahçedeki dala... Gözlerinin kalbime sektiği günden beridir;baharlar hayalini boyar içime. Birkaç damla daha düşerse de aldırma sen.En fazla on gün daha sürer bu soguklar.Ondan sonra da düşerse birkaç damla benden bilirsin. Gözlerim sular bu aşkı.... Bilmem kaç mevsim daha rüzgara teslim yüzer kalbimiz...? Ya bu çılgın yelken?Hangi yıldırımda çatırdar direği....? Gün gelip bir fırtına düşürünce ikimizi farklı yöne ; 'büyüdük' der geçeriz. Bugün yeşil düştü bahçedeki dala.... Gözlerinin kalbime doğduğu günden beridir;kelebekler göç eder içime. Bir hüzün değerse de gözlerime aldırma sen.En fazla bir busen kadar kısa sürer bu hüzünler.Ondan sonra da hala hüzünlüsün dersen benden bilirsin.Mutluluğum sızar hüzün kılığında... Bilmem kaç mevsim daha İstanbul taşır bu aşkı...?Ya bu amansız sihir?Hangi tılsım bozar 'biz' diyebilmeyi...?Gün gelir bir kahve telvesinde 'biz' bir yudum olarak eridiğimizde ;'büyüdük'der geçeriz. Bugün yeşil düştü bahçedeki dala... Şubat'a aldandı daldaki yeşil...Üşümeden gel... alıntı __________________ |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Kurmay Albay
![]() ![]() |
sana bir mektup yazdım dun gece tum hisselerimle dolu bir mektup ve akarken yaşlar gözümden zarfa soktum . sonra onu yatağımın altına ve öylece uyumusum ..
mektubumda ne kadar özlediğimi yazmıstım seni bir nasılsın a hasret dil neler diyebilirdi ki en cok .. icimden herseyi yazmak gecti bir an ama sonunu dusundukce vazgectim bu yalandan unutmussundur diye o cogu yasanılan seyleri ..sahi unuttun mu acaba ne kadar mutlu oldugun o gunleri ne kadar severdin sen anları hep böyle sürsün hayat derdin ama yine sendin sıkılan ve oyun bozanlık yapan .. neyse acmıcam artık eski konuları cunku sen kapatıcak kadar gucluysen anıları ben senden kalan hatıraları değil kapatıcak unutacak kadar gucluyum zor olsada yapabilecegimi sen benden iyi biliyosun .. mektubu aldım kalkınca büyük endise icinde cunku postacının gelmesi yakın o gelmeden koymalıyım onu kutusuna birden kostum bir kalem almaya ve aman Allahım dedim adres yok !!!!!!!!!! nereye gidebilir ki bu halde bir mektup bana geri dönmek dısında .. sen benim yasadıklarımı bilmiyordun ben de senin adresini bilsem diyorum yollayabilir miydim sanırım bunu da bilmiyorum yada sen bilsen yasadıklarımı mektup göndermeden davetsiz gelir miydin geriye .. mektup elimde yaslar yüzümde kalem masada huzunlerim bende kala kaldı .. alıntı |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Kurmay Albay
![]() ![]() |
Ne çok söyleyecek şeyimiz var aslında değil mi? Sanki yıllardır susturulmuşuz.. Sanki deliler gibi anlatmışız ama dinleyenimiz olmamış.. Ne çok şey birikmiş içimizde; ne çok şey bekler olmuş yüreğimizde
biri çıkıp onlara kıymet versin diye dua eden. Ama ne ilginçtir; ne kadar anlatırsak anlatalım karşılıklı gene de yetmiyor. Sevda gibi öyle uzun beklemiş ki kelimeler.. Farkında mısın hiç bir konuyu konuşurken bitiremiyoruz. Hep bir başka konuya geçiveriyoruz. Birimiz diğerinin sözünü kesiyor sürekli. Ama kabalıktan değil. Beklemekten usanmışlıktan. Bir daha dinleyen bulamayız korkusundan. Ne çok şeyim vardı anlatacak Sonunda kelimeler bir oldu Hep beraber Seni aramaya çıktılar. Belki de bu yüzden anlatmaktan vazgeçiyoruz.. Dinleyen olmadığından. Kızıyoruz; bilmiyorlar ne kadar da hevesliyiz dinlemeye. Ne anlatan var ne dinleyen oysa ki. Ne kadar bencil bu insanlar. Sevdanı anlatırsın küçümserler.. Hüznünü anlatırsın güler geçerler.. Sevincini paylaşmak istersin yürür geçerler.. Yalnızlığını kırmak istersin kullanırlar.. Her kelimenin her dokunuşun her öpücüğün her damla gözyaşının bir bedeli olmalıdır onlar için.. Hiç bir şey karşılıksız olamaz sanki.. Oysa karşılıksız dinleyen kıymetlidir gerçek yüreklerde. Karşılıksız anlatan özeldir. Daha anlatacaklarım var desem beni karşılıksız dinler misin? Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Kurmay Albay
![]() ![]() |
simdi pencerenin kenarından yağmuru seyrediyorum . içimden çıkıp dışarı gezmek geliyor ıslanmak geliyor alabildiğine bağırmak geliyor ''sevmiştim bende'' diye .. ama yapamıyorum .. sadece bakınmakla yetiniyorum ..
düşen her yağmur damlasına seni bana getirsin diye dua ediyorum ... bakıyorum düşen her damlaya yoksun sonra bi sonrakine bi sonrakine bi sonrakine ama sen yine yoksun .. artık damlalardan o kadar cok sıkıldım ki seni bulamadıkça camı da kapadım kalbimi de kapadım artık bu aldanıslara .. yokluk nasıldır bilir misin ? ne kadar cok istesende onu ne kadar cok dilesende Allah'tan ne o gelir sana ne sen gidebilirsin ona .. orta da ise hayalleriyle kalmıs bir seven yarım kalanın tadıyla kavrulan sevilen ..simdi de yağmur yağdıkça siliniyor ortada kalanlar bir bir .. her damla artık seni getirsin diye değil bendeki seni götürsün diye dua ediyorum .. bitsin artık bu hasret dinsin artık bu yağmur .. alınt |
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Kurmay Albay
![]() ![]() |
![]() ![]() Dünyanın en masum kurbanıydın sen. Habil’din kardeşinin öldürdüğü. Kıyılıp içindeki canın alındığıydın. Bir can da ben aldım senden affet. Bu bir günah çıkarma belki belki anla diye… Dinle. Hep içinde taşıdın onu yıllarca. Hep başkalarında aradın hep uzaktan baktın. Önce Leyla vardı anası. Belki Süveyda’n o doktorun neşteri alıp parçaladığında “Yüreğindeki Leyla’nın” oturduğu koltuğu ölmüştü. Belki o neşter Leyla’nın rahmini parçalamıştı sana değmeden. Sonra sana değdi neşter kıyıp aldı içindeki canı. Sonra kızın doğdu asla saçlarını okşayamayacağın asla göğsüne bastırıp süt kokusunu içine çekemeyeceğin… Hatırlıyor musun sen anlatmıştın o gece. Ağlamıştın ve ben ellerimi boşluğa uzatıp yüreğimi asit gibi yakan o damlaları hayalimde silmiştim. O gece anlatmıştın bir kız çocuğunun saçlarını okşadığın yanakalrını sıktığın zaman ağladığını. İşte o anda Meryem oldum ben rahmimde kızını taşıdım. Ona ana oldum sana yâr. Sakin durduğuma teselli verdiğime bakma o hezeyan gecelerinde ben de kanıyordum. O gecelerden ben doğmamış kızlarımı düşürüyordum ana rahmimden. Önce Leyla vardı sonra Süveyda ve en son ben geldim. Bütün yasaklarımla imkansızlıklarımla geldim kabul ettin. Ütopyaydım önce Leyla’nın suretiydim. İçim rahattı yasaklarımın engellemesine aldırmadan yaşıyordum. Ne güzeldi ömrümden ve ömrğnden çaldığımız o birkaç ay. Önce dostum oldun sonra canım sonra cane’m. Ve şimdi şimdi hiçbir şeyinim! Her şey ne kadar da güzeldi seninle. Şiirler okurdun bana hikayeler anlatırdın. Ne çok şey öğrendik birbirimizden ne çok şey kattık birbirimize. Hatırlar mısın sana “Gamzedeyim” şarkısının gam çeken anlamına gelen gam zede anlamına geldiğini söylediğimde “Şarkı güzel ama ben Gamze’deyim” demiştin. Keşke hep Gamze’de kalsaydın. Gam zede etmeseydim seni. Hani masa üstü süsleri olur cam bir fanusun içinde bir ev ters çevirince kar yağıyor gibi olur ya… İşte öyle bir fanusun içindeydi ikimizin dünyası. Sen görmezdin sen uyurken ben imkansızlıklarımın ağırlığıyla çatlayan duvarlarımızı sıvardım harcına gözyaşlarımı katarak. Sonra bir gün gücüm yetmedi fanus kırıldı. Cam kırıkları en çok yüreğimize battı kanattı. Ve sen gittin… Evet gittin imkansızlıklarıma yenildin ve gittin. Oysa ne çok istemiştim savaşmanı. O uzak yerlerden gelip atının terkisine atıp götürmeni ne çok istemiştim. Gözlerimi kapatıp seni izlediğim o gecelerde ben diye sarıldığın saçlarım diye püsküllerini okşadığın o yastığın yerinde olmayı ne çok istemiştim. Gözlerim kapalıydı ama görürdüm ona nasıl aşkla baktığını. Sen bilmezdin ben sende en çok o yastığı kıskandım. Ve sen gittin… Suçladın beni kızdın. Kendini vitrinde görüp beğendiğim bir elbiseye benzettin. “Evet seviyorsun ama almaya cesaretin yok çünkü o elbise vitrinde güzel.” Dedin ve gittin. Hiç anlamadın hiç dinlemedin. O elbiseyi almak için canımı verirdim ben bilemedin. Bilmek istemedin. Ve gittin… Şimdi başka hayatlar yaşıyoruz. Uzaktasın ama biliyorum. Senin olmayan kızların başını okşayıp ağlıyorsun. Süveyda’n benimle güvende. Demiştin ya “Annene benze olur mu kızım?” diye. Babası kim olursa olsun kızın hep annesine benzeyecek!![]() ![]() Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın |
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Kurmay Albay
![]() ![]() |
![]() ![]() Unuttum sanıyordum sildim içimden sana dair ne varsa. Kalbim özgür zannediyordum bir ayağından bağlı değil sana. Azad edildik sanıyordum sen benden ben senden. Yanılmışım… Bak yine kanadı o yara. Yine sıkıştı yüreğim. Bir şiir: “Gönül Nikahı” ağlattı beni. Diyor ya şarkıda “Bana her şey seni hatırlatıyor…” Sen hatırlıyor musun beni? Beni geçtim sadece adımı hatırlıyor musun? İnsanlar çıkıyor karşıma. Geçici heyecanlarını aşk sanıyorlar. Bekliyorlar ki inanayım bekliyorlar ki yanayım onlara da sana yandığım gibi. Diyorlar ki “Aşığım!”. Haykırıyorum “Bu değil aşk!!!” duymuyorlar. Aşk dünyanın en masum kurbanıymış. İlk katilin öldürdüğüymüş aşk senin adınmış. Yanmakmış hiç sönmeden yanmak. Ağzında garip bir tat bırakan meyveymiş kekremsi tadına rağmen yemekten vazgeçemediğin. Sevgilinin bir gülümsemesinin çölde susuzluktan dudakları çatlamış bir adama nasıl geliyorsa kana kana su içmek öyle ferahlatıcı öyle canlandırıcı gelmesiymiş aşk. Yâr olmakmış yârdan atlamakmış. Tarif edilemeyenmiş. Aşk unuttuğunu sandığın bir anda yüreğine çöken o ağırlıkmış. Acı çekmek buna rağmen o acıyı hayırsız bir evlat gibi “Hoş geldin!”lerle karşılamakmış. Kızıyorum onlara evet o geçici heveslerini aşk sananlara. Biraz da acıyorum sanki. Leyla’yı bilmiyorlar Mecnun’u Nevhel’i ve seni ve beni… Fuzuli’yi tanımıyorlar Şem’i Pervane’yi aşkın ateş halini… Dedim ya ufacık heyecanları aşk sanıyorlar. Ama sadece güzel olduğunda var aşk. Acı vermeye başlayınca kaçıyorlar. Bizim yücelttiğimiz zaten yüce olması gereken aşkı bozuk para niyetine harcayanlara o kadar kızıyorum ki… “Sevmek nedir bilir misin? Dinle anlatayım sana sevmeyi…” Dinleyene kadar ben de bilmiyormuşum sevgili. Seninle öğrendim yanmayı sesinle şiirlerinle anlattığın mesellerle… “Hamdım piştim” diyorlar ya ben de piştim yanarak. Unuttum sanıyordum. Bak yine düştün aklıma. Belki dün gece bir dost düşürdü aklıma belki ben anlatıp kanattım yaramı. Belki o yüzden kızamadım ona aşık olmasına apansız yakalanmak ne demek bildiğim için. Ne önemi var ki? Geldin işte… Çok sancılı dönemler yaşadım biliyorsun. Gel gitlerim çok oldu en çok da gitmeyi istedim. Ama diyorum ya piştim artık. “Çık git içimden!” demiyorum sana. Gitme biraz sızlat içimi biraz titret gönül tellerimi biraz yak! Aşkın buruk tadını almak istiyorum bu gece. Bırak mazoşist desinler. Baştan sona “gönül” olmalıyım bu gece baştan sona sen! Hadi gel kanat yüreğimi… ![]() ![]() Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın... |
|
|
|
|
|
#8 (permalink) |
|
Kurmay Albay
![]() ![]() |
Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın Yüreğim hafif ıslaktır benim kuytu köşelerde ağlamaktan ve rengi hafif uçuktur kurusun diye kaç kez güneşe asmaktan. Sevgililer günün kutlu olsun aşkım. Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin TıklayınHadi gel tut ellerimi! Benimle yan! Benimle meydan oku her çaresizliğe! Benimle uyu benimle uyan. Birlikte varalım nice yıllara. Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin TıklayınSana bahçeden gül değil güneşten atom koparıp getirmek istiyorum ama kalbim gibi ellerin de yanar diye korkuyorum. Sevgililer günün kutlu olsun Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın |
|
|
|
|
|
#9 (permalink) |
|
Kurmay Albay
![]() ![]() |
Amak-ı Hâyâl
Nasıl mı geçiyor hayat? Yaşadığım ve yaşadığımı sandığım hiçbir anı unutmadan... Gözyaşı damlalarından kurduğum dünyada yaşayamadığım her şeyi yaşamaya çalışarak birde... Geçmişi canlandıracak yeni sahneler hayal ederek sonra... Sakladığım tüm ağıtlarımı sunabileceğim sım sıcak bağrını açmanı bekleyerek... Kaderimin verdiklerine ve aldıklarına aldırmadan sadece senin varlığını hissetmeye devam ederek... Yeryüzünü yüreğim bilip her yanını kanatarak ve pişman olduğum gidişimden geri dönmeye çalışarak... Öldürdüğüm herkese yeniden hayat verebilmek için durmadan nefes alarak... Sen var olduğun sürece hayatta kalacağıma yeminler ederek... Yaşamı yeniden sevebilme cesareti dileyerek... Sonunu bildiğim halde çıkmaz yollar arayarak... Yani seninle imkan aramakla aşkla mutlulukla umutla hayatla samimiyetle huzurla merhametle güvenerek severek üzülerek gülümseyerek... Gerçek benliğimle sessizce çığlık çığlığa gelen sevgimin ürpertisiyle... Gelen giden tüm günleri tüm gel-gitlerimi uykusuz uykularımı güneşle kalkan bedenimin peşine düşmüş başıboş dolaşan ruhumu sonlanmasını beklediğim savaşsız hayatımı öldürdüğüm ölümlerimi umutlarımla çattığım sırat köprülerimi özleyen bir yanımla ayakta durmaya çalışarak... Sensizliğin anlamsızlığını anılarla aralamaya çalışmak ve hiç çıkmadığın aklımdan yüreğimden bana sanki yeni gelmişsin gibi seslenişini bekleyerek... Beklerim hep seni bakışlarımı sana adadığım deli gözlerimle... Isınmak isteyen içini görmek için... Hadi gidelim kendi yurdumuza diyen bir bakışını yakalamak için gözlerimi gözlerinden ayırmadan... Her zerrene özlemimi katarım rüzgara arzularımı yollarım sana... Soluk olur girerim içine ta ruhunun en derinlerine... Bunu senden başka hisseden olmaz bilirim... Rüzgarla gelişimi sana dokunuşumu dudaklarını hissedişimi tenini tenime katışımı bir sen bilirsin ve sadece sen ürperirsin... Sıcak nefeslerimiz karışır birbirine... Yaşamak o andır işte.. Seninle yaşamak... Seni yaşamak... Senin nefesinle yaşamaktır asıl yaşamak... Bir güneş gibi sararım seni sarılırım sımsıkı... Tek bir vücut oluruz seninle.. Tek bir ten... Tek bir yürek... Sonra sen gittiğimi sanırsın... Yalnız hissedersin kendini kendinle kalmış sanırsın... Ruhundur ruhuma kattığım yalnızlığın ondandır... Bendedir ruhun ve dokunulmazdır... İkimizde varız bu ortak hayalde ruhlar aleminde... Ne hayal ne düş bir can var senin içinde benden... Tüm dünya bilse ne bilmese ne... İmkansızlık yok artık o can için... Yalnız bırakmam geri de almam kimsesiz büyütüyorum sanma sakın... Senin canın da büyüyor benim ruhumda... BULENT OZDEMIR __________________ |
|
|
|
|
|
#10 (permalink) |
|
Kurmay Albay
![]() ![]() |
Bugün olduğu gibi yarın da
yarından sonra da Ondan sonraki günlerde de gözlerimdeki yerinin değişmeyeceğine… Seni bir ömür seveceğime… Kelebeklerin renklerinin insanı büyülemesi gibi yarınımda da hep sevginle yaşayacağıma… Her bakışında okuduğun o gözleri her zaman yanımda göreceğine en yakın dostun en yakın sırdaşın en yakın arkadaşın olacağıma… Sıkıntının sıkıntım; üzüntünün üzüntüm olacağına…![]() Her kızgın anını çiçeğe dönüştüreceğime… Her üzgün anında tebessümün geri gelmesi için elimden geleni yapacağıma… Asla ve asla soğuktan ve yalnızlıkdan üşümeyeceğine… Yanında olmadığım ve varlığıma ihtiyacın olduğu her anda bir rüzgar olup seni saracağıma… Gözümün gözüne değdiği her an; sana yeniden aşık olup seni bir periye dönüştüreceğime… Yaşam boyu her sabah sana aşık olaraka uyanacağıma… Sen uyurken sana bakıp Sen ve Ben için dualar edeceğime… Hasta olduğun zaman sana çorba yapacağıma… Seni asla üzmeyeceğime… Seni kızdırırsam. bunu bilmeden yapacağımdan . ! Hemen özür dileyeceğime… Beni tanıdığın gün benden gördüğün neyse ömrünce aynı beni göreceğine… Sevgimin asla değişmeyeceğine… Sevgimin asla azalmayacağına… Bilakis her gün büyüyen bir sevgiyi dönüp mutluluk ormanlarına seni taşıyacağıma… Senin her şeyin önünde olduğun gerçeğinin asla değişmeyeceğine… Seni asla ihmal etmeyeceğime… Senin sadece 14 Şubat`ta değil 365 tane Sevgililer Günü`nde 365 tane ismin olacağına… Sana yalan söylemeyeceğime… Başkalarının yanındayken seni asla unutmayacağıma… Elini usul usul korka korka tuttuğum o ilk gündeki aynı heyecanı hep yaşayacağıma… Bir ömür senin elini bırakmayacağıma… Bir ömür Can`ım olarak kalacağına… Tüm balonları senin için gökyüzüne salacağıma… Tüm çiçeklerde seni göreceğime… Okyanuslarda seni dalga yapacağıma… Yıldızlara kement atacağıma… Gökkuşağına salıncak kurup 7 renge senin rengini karıştıracağıma… Her satırda seni yazacağıma… Seni çizeceğime ve sana sesleneceğime… Hiç bir şeyin hiç bir zaman senin önüne geçemeyeceğine… Her günün bir öncekinden daha güzel olacağına… Her anın unutulmazlık zincirine bir yenisini ekleyeceğine… Sana her zaman HAYATIM AŞKIM HER ŞEYİM diyeceğime… Seni sonzukluk kadar çok seveceğime… Sen ”SEN” olduğun için seni seveceğime… Seni ”Bir ömürden de öte” seveceğime… Seni Seviyorum diyeceğime… SÖZ VERİYORUM.. BİTANEM ![]() |
|
|
|