Yüreğimin kıyısına küçücük bir dalga vurdu günün birinde halbu ki yaşam anlamsız geliyordu niçin yaşıyordum ki bu soruyu kendime bile soramıyordum çünkü işin içinden çıkamıyordum

günün birinde gözlerime iki ela göz baktı birden siyah beyaz görüyordum halbuki nasıl sezmiştim o gözlerin rengini yaprakların rengi yeşilmiş meğer ki... Artık bu yaşam niye diye sorabiliyordum kalbime küçükken hep aynaya bakardım aynayı aynayı tepeden tutardım yüzüme birden kendimi tepe taklak görürdüm

ben gülerdim aynada ki çocuk hep ağlardı

siz bilmiyorsunuz içinizdeki boşluğu ben hiç bir şeyden korkmuyordum şimdi iki ela göz vardı karşımda ama şimdi korkar oldum onsuzluktan

o olmadan geçirdiğim her an hüzün keder o kadar alıştım ki onun varlığına onsuz kaldığım her dakika aklımda alışkanlık mı oldu diye soruyordum ama cavabım hayır çünkü her alışkanlık terkedilebilir halbuki o benim yaşam kaynağım oldu şimdi

insan nefes almadan yaşayamıyor dimi... Ben n şimdi korkuyorum içimde öyle bir güven var ki geleceğe dair ve ona dair ama ben içimde ki cocuktan korkuyordum ama bu gün onu öldürdüm artık aynalara bakmıyorum sevdiğime bakıyorum çünkü artık o ben oldu

biliyormusunuz şimdi hayalimde Rüzgarlı bir tepenin yamacındayım şimdi Kent suskun.. ve istasyonlar ayrılık için var bu şehirde imlası bozuk üşümüş kirli bir çocuk olurum onu düşünürken.. ..Yağmurlarla inseydi içime içim ondan yanaydı..yüzümdeki işgaller ondan karaydı…Onu Sevmek en Gizli ağlama biçimimdi.. daha ona yazacaklarım sil sil bitmez aşk bu değil mi

bazen çok kelimelerle anlatamazsınız duygularınızı ne için uğraşıyorsunuz ki ?Seni seviyorum sözcüğü bütün her şeyi anlatmıyormu sizce işte bende onu seviyorum
Benim Olurlarım ve olmazlarım vuruşuyor şimdi yüreğimde eğer içimdeki Onca çığlıklardan bir küçük çiçek sağ kalırsa ona götürecektim halbuki attığım bütün çığlıkları duyuyormuş artık çiçek vermekten vazgeçtim kalbimi armağan ediyorum ela gözlere SENİ SEVİYORUM AŞKIM …