USLANMAM

UslanmaM En Kaliteli Bilgi Adresiniz
USLANMAM öğesini iGoogle sayfanıza ekleyin.
Geri git   USLANMAM > AŞK & SEVGİ > Aşk Hikayeleri
UslanmaM Resim AlbümleriSosyal Gruplar
Kayıt ol Sosyal Gruplar Ajanda Konuları Okundu Kabul Et

Aşk Hikayeleri Hepimizin Bir Aşk Hikayesi Vardır Anlatmaya Ne Dersiniz?

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09-02-2007, 09:06 AM   #1 (permalink)
Onursal
 
destansı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
new2 Hayat Bİr Emrİn Var Mi / Tİtrek Bİr Mum IŞiĞinda

HAYAT BİR EMRİN VAR MI / TİTREK BİR MUM IŞIĞINDA


Yıllar sonra itiraf etti. Üniversitede okuyan üç erkek çocuğu vardı ve faşizmin gemiyi azıya aldığı günlerdi. Silahlarını hayatlarının en üstün gücü sayan faşistler tarafından öldürülmemiz an meselesiydi. Küçükyalı MHP’de benim için “vur emri” çıkmıştı. Eve arka bahçelerden dolaşarak giriyordum. Sonra biz geceleri derin uykulara daldığımızda sessizce uyanıp sokak kapısının önünde bir sandalyenin üzerinde sabahlara kadar bekliyormuş: Eve kapıyı kırıp bizi öldürmeye gelen faşistlere önce kendi canı ve bedeniyle karşı koyabilmek için. Gün ışımaya başladığında biz onu görmeyelim diye usulca yatağına girer biraz olsun uyumaya çalışırmış.

Çoğunlukla bizim için katlandıklarını göremezdik. Yaptıklarını hemen hiç önemsemezdik. Titrek bir mum ışığı gibi yaşardı. Biz büyük düşlere koşarken o küçük dünyasında bizim için eşsiz anları örerdi. Farkında değildik. Çok da konuşmazdık onunla. Bir şeyler anlatırdı sıkılırdık. İçten tek cümlemiz yeterdi artardı oysa. O cümleyi kuramadık. Vaktimiz kısıtlıydı devrim yapacaktık Ama bizim için her gece kapı önünde canını siper eden annemizden haberimiz yoktu! ...

Annemiz annelerimiz bizden umudu kesince teselliyi birbirinde arayan kalbi kırık insanlar... Her gün önümüzden defalarca gelip geçen ve bizlere sırılsıklam âşık olan; ama sevgilerine asla karşılık bulamayan o bedbaht insanlar...

Onların tren istasyonlarında otobüs duraklarında ağaç altlarındaki bankalarda birbirleriyle konuşurken dertleşirken birbirlerine kalplerini açarken görüyorum. Gözlerindeki derin acıları çamaşır yıkamaktan kurumuş elleri solgun eşarpları ve insafsız ağırlıktaki alışveriş torbalarının yardımıyla tanışıyorlar birbirleriyle. Hemen oracıkta çocuklarına duydukları o derin sevgiyi o naif öfkelerini parçalanmış hayallerini anlatıyorlar birbirlerine.

Ah o evlatlar o acımasız sevgililer neden hep böyledir onlar? Neden hep böylesine soğuktur kalpleri? İşte hepsi binip gitmişlerdir arzu ve ihtiras tramvaylarına. Arada bir bir lütuf gibi gelip yüzlerini gösterirler. Ama yanlarında asla kalplerini getirmezler. Düşünmeden ve özensizce konuşurlar onlarla vakit geçirir gibi. Sıkıcı bir görev gibi! ...

İşte çabucak geçti öfkeleri. Bir sessizlik girdi araya. O eski soru atıldı ortaya. Şimdi nerede ne yapıyorlar acaba? Sabah evden çıkarken ördükleri gül kurusu ya da uçuk mavi veya şarap rengi kazaklarını giymişler midir? İyi bir kahvaltı yapmışlar mıdır? O ışıklı omuzları gece açıkta kalıp üşümüş müdür? Eşleri onlara mutlaka iyi bakmıyordur. Çünkü sadece kendileri onları aşkla düşünüyordur. Çünkü aşkın olmadığı yerlerde geceleri omuzlar açıkta kalır. Aşkın olmadığı yerlerde mutfaklarda besleyici ve lezzetli yemekler pişmez. Aşk yoksa gözyaşı ve dokunaklı dizelerle örülmüş gül kurusu kazaklar giyilmez unutulur. Aşkın olmadığı yerlerde koşullu sevgiler vardır. Herkes birbirine sevgisini ölçerek biçerek verir. Oysa anneler çocuklarını yani aşıklarını hep yarın öleceklermiş gibi doyasıya ve imkânsız bir aşkla severler.

Oysa çocukları sevgililerinin kendilerine öyle ya da böyle veda edişlerini hiç unutmazlar ve hep yürek çarpıntısıyla anarlar da ama annelerinin onlar giderken evden çıkarken sırtlarına hafifçe utanarak belli belirsiz dokunmalarını hemen hiç hissetmezler hissetseler de üzerinde pek durmazlar. Omuzlarına o arkadan dokunuşun içinde çok büyük anlamlar vardır. O dokunuşta imkânsız bir aşk vardır oysa...

Anneleri görüyorum buradan. Birbirlerinin kırık kalplerini sarmak o umutsuz ve imkânsız aşklarının acısını dindirmek için tren istasyonlarında otobüs duraklarında ağaç altlarındaki banklarda bir araya geliyorlar. Gözlerindeki derin acıları çamaşır yıkamaktan kurumuş elleri solgun eşarpları ve insafsız ağırlıktaki alışveriş torbalarıyla... Titrek bir mum ışığında yaşayan annemiz annelerimiz. Biliyorum her şey için çok geç değil; ama yaptıklarımdan utanıyorum. Çok utanıyorum! ...




destansı isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
Eklenti Ekleyemezsiniz
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan UslanmaM Cevaplar Son Mesaj
Hayat oldu bize,e@hayat EXiR Karikatürler 0 05-25-2007 10:07 PM
Kutsal Metİnler IŞiĞinda İslam'in Sanat AnlayiŞi Ve Tasvİr YasaĞi HeLiN Dini Bilgiler 0 04-28-2007 09:37 PM
Allah Emrİn Tutalim aliakbulut İlahiler 0 04-26-2007 06:00 PM
Bİr Mumun Tİtrek Sesİyle ABYSS Dini Bilgiler 0 04-18-2007 01:36 PM
Kuran Işiğinda Dua SuyunGizemi Dua, Ayet, Hadis 0 02-08-2007 09:33 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:04 PM .
Üyelerimiz görüşlerini önceden onay olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir, UslanmaM yoneticileri itina ile icerik kontrolleri yapmaktadir, yine de UslanmaM' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız İLETİŞİME veya 0555 582 46 56 numaralı telefona bildirebilirsiniz, gereği yapılacaktır.
English Explanation: Our users can give their opinions without getting any approval in our site, all the responsibilities which can rise from these articles belong to these users, the managers of UslanmaM control the contents very carrefully, but if you find any item opposite to the rules CONTACT or dial +90555 582 46 56