Hayali arkadaşlar, sağlıklı duygusal ve zihinsel gelişimin işaretleridir.
Çocuk tamamıyla kopma yaşamadığı sürece, anne ve babaların endişelenmesi için bir neden yoktur. Hayali arkadaşların gelişim sürecindeki hizmetinin önemi anlaşıldığında, bu kaygılarla başa çıkmanız daha kolay olacaktır.
Çocukların 3-4 yaşlarında hayali arkadaşlar geliştirmesine sık rastlanır. Bu durum, çocuklarda gelişen mahremiyet duygusu ve gizlilik ihtiyacının bir uzantısıdır. Ancak bu durumun görünmesi nasıl ki sağlıksızlık işareti değilse, bu belirtileri göstermemesi de bir çocuğun iç dünyasının gelişmediği anlamına gelmez.
Çoğunlukla fantezi dünyasına yapılan ilk yolculuk, aileyle paylaşılamayacak kadar hassastır. Çocukların kendilerine has dilleri ve arkadaşları onlar için değerlidir ve etraftaki yetişkinlerden bunlara saygı duyması beklenir. Bazen yaşça daha büyük kardeşler, hayali arkadaşlar konusuyla uğraşmayı severler. Bunu yaparken, onlarla dalga geçerler ve onların fanteziyi araştırmaktaki özgürlüklerini yok ederler.
Bazen de çocuk etraftaki büyükler tarafından fazlaca gerçeğe itilir.
Ailenin hayali arkadaşlara olumsuz tepki vermesinin pek çok nedeni olabilir. Bir çok aile bu durumda kendini dışlanmış hisseder. Çocuklar üzerindeki mutlak hakimiyetlerinden vazgeçmek bir ebeveyn için başarılması en zor görevlerden biridir.
Çocuk ne kadar kendine has dilini ve kendi arkadaşlarını korursa, anne babalar da o kadar dışarıda bırakılmış hissederler ve kaygılanırlar.
Küçük çocuklarda yaratıcılığın keşfedilmesi daha çok yeni olduğu için, ilk başlarda anne babayı endişelendirebilir. Çocuğun inşa ettiği fanteziyle gerçek arasındaki farkı bilip, bilmediğini merak ederler.
Hayal gücü, çocuklarda karmaşık düşüncelerin önemli işaretidir. Çocuk, çoğu zaman dünyasını yöneten somut düşüncelerden uzaklaşmaya çalışır. Üç yaş çocuklarında gerçek ve hayali birbirinden ayırabilme yetisinin daha gelişmemiş olduğu söylenebilir. Hayali bir dünya kurma, hayali insanlar oluşturma, çocuğun hızla gelişen kendi dünyasının limitlerini test etme yeteneğinin bir işaretidir. Onu kuşatan öfke, kıskançlık, imrenme, bencillik gibi olumsuz duyguları fark eder ve bunlardan rahatsızlık duymaya başlar.
Bunların hepsi artık başka birine bağlanabilir; hayali bir arkadaş. Ya da, kabahatlerinin üstünü kapatmak isterken ısrarla bunu yapanın hayali arkadaş olduğunu savunabilir.
Bunu çocuğun, herkesin doğruyu ve yanlışı birbirinden ayırma gibi beklentilerine ilk uyumu olarak görebiliriz.
Bu arayış daha başlangıçtır, kırılgandır. Çocuk bunu bağımsız olarak başarmayı ister. Sezgileri dünyayı kendi başlarına keşfetmelerine yardımcı olur.
GERÇEK VE HAYALİ BİRBİRİNE KARIŞTIRABİLİR
Duygusal olarak bakıldığında, hayali arkadaşlar önemli bir amaca hizmet edebilirler. Çocuklara, kim olmak istediğini farkına varmasında güvenli bir yol sunar. Çocuk, hayali arkadaşını kontrol edebilir, ona hükmedebilir. Hayali arkadaşlar aracılığıyla, onu ezen ya da zarar veren çocukları tanımlayabilir ve onlarla başedebilir.
Tabi ki her çocuk kendi yaşındaki arkadaşlarıyla, oynamayı ve sosyal olmayı öğrenmelidir. Ama aynı zamanda kendi başına kalacağı zamana da ihtiyacı vardır. Bir çocuğun gerçek arkadaşlarıyla olmak varken, hayali arkadaşından ayrılamaması, oyuna aktif katılımı reddetmesi, giderek artan yalnızlık talebi endişe verici olabilir.
Ama eğer çocuk arkadaşlarıyla oynamak için kendi kurduğu özel hayatından çıkabiliyorsa o zaman ortada endişelenecek bir durum yoktur. Kendini kötü durumlardan kurtarmak adına hayali arkadaşını ‘yalan’’ söylemek için kullanan çocuklar hakkında ne denebilir? Bu durum üç-beş yaşlarında çok sık görülen ortak bir endişedir. Anne babalar, keskin gerçeği çocuğun yüzüne vurmadan, başka sonuçlara varması gerektiğini gösterebilirler.
Anne-babalar bu hayali düşünceleri kabul ederek ama çocuğu gerçekliğe geri getirerek, ona gerçek dünyayla aralarındaki sınırları öğrenmelerinde yardımcı olmalıdırlar. Çocuğun duymak istediği mesaj;
‘Yaptığın şeyi sevmesem de, seni seviyorum’dur.
Bu aynı zamanda, çocuğun hayali dünyasını istediği gibi keşfetmesine olanak sağlar, öte yandan çocuk bilir ki anne babası onu gerçek dünyaya geri getirecektir.
EBEVEYNLERE DÜŞEN GÖREVLER
Bazı çocuklar ailelerinin, hayali arkadaşıyla kurduğu dünyadan uzak durmasını isterler. Bazen de çocuk masaya bir de hayali arkadaşı için tabak konmasını isteyebilir. Bu isteğe kesinlikle uyulmalıdır. Hayali arkadaşlar gelecekteki arkadaş ilişkileri için bir ön prova olabilir.
Eğer anne babalar, çocukların, hayali arkadaş oyununa çok kaptırmaları ve gerçek arkadaşlarından, gerçek dünyadan gittikçe kopmaları olmaları yüzünden bu durumun daha fazla uzamasını istemeyebilirler.
Bu konuda yardımcı olabilecek birkaç püf noktası;
1) Konuyu çocuğunuzla konuşun ve ona daha fazla oyun arkadaşına sahip olmasını istediğinizi söyleyin. Hayali arkadaşına değer verdiğinizi, saygı duyduğunuzu ama onun ‘gerçek’ arkadaşlara da sahip olduğunu görmek istediğinizi bilmesini sağlayın.
2) Çocuğunuzun dengi bir ya da daha fazla oyun arkadaşı ayarlayın. Zorlamayın ama birbirlerini tanımaları için fırsat verin. Ona, utangaçlığını anlamasında yardımcı olun ve neden hemen bir gruba giremediğinin nedenlerini açıklayın. Birçok tecrübesiz çocuk, sosyalleşmeyi öğrenmeye başladığında desteğe ihtiyaç duyabilir. Zorlamak, onları yetersiz hissettirir. Çocuğunuz iletişim kurmayı başardığında, bunu başarmanın ne kadar zor olduğunu anladığınızı ve onunla gurur duyduğunuzu bilmesini sağlayın.
3) Hayali arkadaşının arkasına saklandığında, üstüne gitmeyin. Onu ve hayali arkadaşını sevdiğinizi ama kendini diğer çocuklarla oynayabilecek kadar güvende hissedebilmesini istediğinizi söyleyin. Ona yardımcı olun