Otistik çocuklar mutlaka onların gereksinimlerine göre yapılandırılmış kapsamlı bir eğitim programıyla bireysel eğitim almalıdırlar.

Otizm teşhisi konulmamış fakat otistik özellikleri olduğu düşünülen bir çocuğun ailesi bilgilendirilmeli ve gerekli tetkiklerin yapılması tıbbi açıdan değerlendirilmesi ve düzenli kontrol altında takip edilebilmesi için bu alanda uzman bir doktora yönlendirilmelidir. Özellikle Çapa ve Cerrahpaşa gibi üniversite hastaneleri düşünülmelidir.

Bireysel eğitim yapılandırılmış eğitim ortamı ve çocuğun ve ailenin çeşitli alanlardaki gereksinimlerine uygun olarak hazırlanmış bireysel eğitim programı otistik çocuklar için birincil öneme sahiptir. Anaokulu veya anasınıfı eğitimi ve grup eğitimi yine bireysel eğitim progr***** bağlı olarak yürütülecek ek eğitim programlarıdır. Bireysel eğitim programında çocuğun dil ve iletişim öz-bakım büyük ve küçük kas gelişimi zihinsel gelişim ve sosyal gelişimtoplumsal uyum becerilerinin tümü değerlendirilir ve gelişim düzeyi saptandıktan sonra kısa ve uzun dönemli hedefleri konur. Anaokulu ve anasınıfı programlarında ise otistik çocuğun daha çok toplumsal uyum ve sosyal becerilerine dil ve iletişim becerilerine öz-bakım becerilerine ağırlık verilmesi gerekmektedir. Çocuğun bireysel eğitim programı hazırlandıktan sonra bireysel eğitim seanslarına başlanır.

Eğitim dikkat dağıtıcı faktörlerin olmadığı bir ortamda başlamalı; ancak zamanla diğer ortamlara transfer edilmelidir.

Bu yöntemler kullanılarak yapılan eğitimin başarısı pek çok faktöre bağlıdır: Eğitimin başlama yaşı kalitesi çocuğun zihinsel kapasitesi evde takibin devamı.

Çalışmaya başlamadan eğitime hangi çocuğun olumlu cevap vereceğini kestirmek çok zordur. Eğitime başlamadan önceki iletişim becerileri ve zihinsel beceriler sonucu çok etkiler. Eğitim başladıktan sonra öğrenme hızı bizim için fikir verici olabilir ve 6 ay sonra çocuğun ne hızda gelişeceği hakkında bir fikir sahibi olunabilir.

Konulan hedefler çeşitli yöntemlerle uygulanır. Yukarıda da bahsedildiği gibi otistik çocukların öğrendiklerini farklı ortamlara ve durumlara transfer etmekte yaşadıkları sorunlar yüzünden aile eğitim programının yanısıra bu becerilerin özellikle de sosyal uyum becerilerinin öğretimi ve desteklenmesi için anaokulu eğitim programlarının önemi büyüktür.

İletişim becerilerini Geliştirmek İçin Yapılan Çalışmalar:

1-Konuşma öncesi beceriler

a- Göz Kontağı: Göz kontağını uzun süre canlı tutmak için çocuğun mimikler ve yüz ifadeleri sayesinde konuşmaya konsantre olabilmesini ve konuşmanın gelişmesini kolaylaştırır. Çocuğun dikkatini belirli bir konuya çekmek için önce çocuğun faaliyetine katılıp onunla bir süre beraber oynadıktan sonra onu istediğimiz konuya yönlendirebiliriz.
b- Dikkat: Çocuğun konuşulanları anlayabilmesi için dikkatini toplayabilmesi gerekmektedir. Konuşma ancak çocuğun anlama kapasitesi çok arttıktan sonra başlayacaktır. İlgisini çekecek kısa süreli çalışmalarla göz kontağı kurularak aşamalı olarak dikkat süresi uzatılabilir.
c- Obje sürekliliği: Dikkatini yönelttiği nesne ile kısa süreli saklanma bulma oyunu oynanır. Çocuk o nesnenin sürekli varolduğu fikrini benimsemeye başlayacaktır. Bu çocuğun dil gelişimi açısından önemlidir. çünkü çocuk kelime ve sembollerin objeler için kullanıldığını anlamadan önce kafasında o objenin sürekli varolduğu ve değişmediği fikrine sahip olmalıdır.
d- Nefes kontrolü ve ağız hareketleri: Balon üfleme elde tutulan kağıt mendili üfleme mum söndürme ağız kenarındaki balı yalama mimikleri taklit etme sakız çiğneme dondurma yalama çiçek kolonya koklama pipetle içecek içme gii örnekler çoğaltılarak çalışılabilir.

e- Taklit etme: İletişim için gerekli katılımı ve ikili ilişkiyi kapsadığı için taklit etme öğrenilmesi gerekli bir beceridir. Taklit etmeyi öğretmek için önce çocuğu biz taklit etmeliyiz.
f- Sıra alma: Sıralı oyun oynama çalışması yaparken sıra değişimi için tamam sonra gibi sürekli aynı kelimeleri kullanırsak çocuğun anlamasına yardımcı oluruz. Burada önemli olan anlam kargaşası ve güvensizlik yaratmamak için söylenilene uymak uygun açıklamayı yapmak ve bekleme zamanını çocuğun performasına uygun olarak ayarlamaktır.
g- Dinleme egzersizleri: Çocuk dinlemeyi öğrenmeden konuşmaya geçmez. İşitsel deneyimi arttıkça seslere karşı alıcı dili de o ölçüde gelişir
h- Anlama becerileri: Anlama yeteneğini etkileyen faktörler çocuğun zihinsel kapasitesi dikkat düzeyi algısal gelişimi maruz kaldığı dil uyaranları duyusal bozuklukları fiziksel problemler motivasyon olarak sıralanabilir.

2- Kavram Gelişimini Hızlandıracak Beceriler

a- Obje tanıma: Öncelikle çocuğun tanıdığı objelerle çalışılması gerekmektedir. Konuşma basit anlaşılır ve nesneyi vurgulayıcı nitelikte olmalıdır.
b- Renk tanıma: Boncuklar mandallar balonlar toplar ve benzeri materyallerle günlük kullanılan eşyalarla çalışılabilir. Önemli olan çocuğun ilgisini çekmesidir.
c- Şekil tanıma: Önce daire olmak üzere kare üçgen dikdörtgen ile renk tanımada olduğu gibi çalışılır.
d- Zamir kullanma: Önce isimlerden başlanır; anne baba Ali vb. aile fotoğraflarından yararlanılabilir. Her bir üye tek tek resme sahip olmalıdır.
e- Var/yok kavramı: Var/yok kavramı ayrı ayrı çalışılmaya başlanmalıdır. Resimli kartlar günlük kullanılan eşyalar ile çalışılabilir. Tüm çalışmalarda basit sorular sorularak doğru cevapları tekrarlanılarak çocuk teşvik edilmelidir.
f- Evet/hayır kullanma: Öncelikle çocuğun bir objeyi isteyip istemediğini sormaktansa bir durumu isteyip istemediğini sormak ve buna uygun evet/hayır cevabını pekiştirmek daha kolay olacaktır. Cevap vermez veya yanlış cevap verirse ödül verilmemelidir.

Otistik çocuklar normal akranlarına göre farklı biçimlerde öğrenmektedirler. Başta anlatılan otistik çocukların öğrenme biçimlerinden ve özelliklerinden yola çıkarak bu çocuklar için daha yapılandırılmış eğitim ortamları gerekmektedir. Bu çocukların bazı becerileri öğrenmekte zorlanmaları doğru öğretim kanalını bulamamaktan ve eğitim ortamındaki çeşitli faktörlere bağlanabilir. Bunları elimine etmek için otistik çocuğun özelliklerini iyi bilmek gerekmektedir.

Otizmi tanımlayan organik kökenli problemler geri dönüşümsüz olduğundan eğitimsel ve tedavisel gayretlerimizdeki hedefimiz ‘normal olmayı’ sağlamak değil otizmi olan öğrenciyi sosyal yaşantımıza yerleştirmektir.aslında onlar için yapmaya çalıştığımız; yabancı ülaaae yolculuk ettiğimizde kendimizin isteyebileceği şeyler; o ülkenin dilini öğrenmekpara sisteminasıl taksi bulunabileceği gibi bunları yaparken kendi anadilimizde işaretler görünce yemek siparişi verirkenbilet alırken bize yardımcı olan rehberler olduğunda çok mutlu oluruz. Aynı bunun gibi otistik çocukların bulunduğu kurumların iki hedefi olmalıdır.

1-anlamalarını artırmak
2-çevreyi daha anlaşılır kılmak.

Bunu yaparken de bu çocukların temel güçlükleri eksiklikleri etrafında programlar yapmak gerekir bunun içinde otizm kültürünü iyi bilmek gerekir.

Düşünme sistemleri

Anlam kavramının eksikliği: Çevreye göre davranabilirlerbeceri öğrenebilirlerbazıları lisanlarını kullanabilir fakat faaliyetlerinin çoğunun ne anlama geldiğini bilemezler olaylar yada fikirler arasında ilişki kuramazlar dünyayı bir film şeridi yerine fotoğraf kareleri gibi yaşarlar.

Deteylara öncelik tanımada sınırlı yetenekle birlikte detaylara aşırı odaklanma:Çok ufak ayrıntıları özellikle görsel ayrıntıları fark etmede çok iyidirler ve ilgi duydukları ayrıntıların göreceli önemini değerlendirememektedirler.caddeyi geçerken ellerindeki ipin sallanmasına odaklanır yaklaşmakta olan otobüsü kaçırırlar.

Dikkat dağınıklığı:İstenilen noktalara dikkat göstermeleri genelde zordur çünkü onlar kendilerine göre daha önemli olan noktalara odaklanırlar ve değişkendir genelde neden görseldir masanın üstündeki kaleme odaklanır öğretmenin anlattıklarını kaçırırlar. Bazen de işitsel şeyler dikkatini dağıtabilir yetişkinin duymadığı yüzlerce metre ötedeki sesi duyabilir ve dikkati dağılabilir. Bazen de içten gelen bilişsel süreçlerle de dikkati dağılabilir şiir okuma sayı sayma hesap yapma vb.

Somut düşünme: Otizm kültüründe kelimeler tek şey demektir.ikinci bir anlamı yada mecaz ilişkisi yoktur.atasözlerini ve deyimleri anlamaları çok zordur. (Yüzünü asmak kanepe yemek vb.)

Fikirleri birleştirme de zorluk: Kavramları yada olayları tek tek anlamak birlikte anlamaktan yada özellikle de kavramlar birbirleri ile zıt göründüğünde ilişkili bilgilerle birleştirmekten daha kolaydır.iki tutarsız kavramın (iyi insanlar çevreyi koruriyi biri çiçek toplar)birbirine uyabileceğini anlayamazlar.

Düzenleme de ve bir sıra izleme de zorluk: Organizasyonla ilgili beceriler zordur çünkü aynı anda hem hali hazırdaki konuya hem de beklenen sonuca odaklanma kabiliyeti gereklidir.benzer beceriler gerektiren işleri yaparken bir sıra izleme de zorlanırlar ( sabah kalkınca yapılacakları ters yapabilirler.)

Genelleme de zorluk: Becerileri yada davranışları genel de bir durumda öğrenirler fakat bunları değişik durumlara uygulama da ve genelleme de zorlanırlar.(dişlerini mavi fırça ile fırçalamayı öğrendiyse yeşil fırçayla duraksayabilir.)

Sınıf İçinde Yapılandırılmış Eğitim

Sınıf içinde yapılandırılmış eğitim çocuk için dünyayı daha anlaşılır kılarak davranış problemlerini en aza indirir ve tekin bir öğretim sağlar. Ayrıca çocuğu bağımsızlaştırmayı hedef edinen bu yöntemde beklenen faydalar şöyle sıralanabilir:
P Güçlü olduğu görsel becerileri kullanarak çevresini anlamlandırabilmesini sağlar.
P Çevreyi düzenleyerek çocuğun sınıf içinde daha kolay yönelebilmesini sağlar
P Rutinler sayesinde çocuğu beklenmedik durumlarla karşılaşmaktan alıkoyar
P Neyin nerede başlayıp nerede biteceğini görsel olarak açıkladığı için çocuğa rahatlık sağlar
P Bağımsız beceri gelişimine odaklanıp ayrıca bu becerileri başka yerlerde nasıl kullanabileceğini de öğretir.
P Bu faydaları sağlamak için sınıfta uygulanan yöntemlere şöyle açıklanabilir: