geçmez sanırdım
seni de alıp gitmiş zaman
acılarım kapanmış
unutulmuş yalanların...riyaların...
sevdalara düşmüşüm
haberim yok!
güya senden sonrasını yasaklamıştı dudaklarım..
nerde biriktirdiğin hüzünler?
nerde o dinmez dediğim kahrolası acı!
takvime bir bak..
bugün ayın kaçı?

yok..yok..
ben seni sevmiş olamam
şu resimdeki kız sen misin?
ya yanındaki?
bana benziyor biraz...
ne kadar güzel çıkmışsın fotoğrafta
arkasında bir de imzan var
-sonsuza dek- diyor?
nerde yeminlerin
hani nerde aşkının andı!
takvime bir bak..
bugün ayın kaçı?

senden sonra bir iki ay zordu...
ayrılığa inanmak
ruhunun tüm çirkinliğini kabullenmek
ve mantığımın yüreğime
seni terk edişini anlatması zaman aldı...
tum cesaretımle gecerken aşkın yollarından
senın zavallı yureğin sınıfta kaldı....
benim isteğim değildi terk etmek
seni: bırakılmışlığa mahkum eden yalanlarındı..
nerde -sensiz hayatın anlamı yok diyen-?
hani nerde usta yalancı!
takvime bir bak..
bugun ayın kaçı?

bilirsin..
zorlukların uzerine gidip
olmaz denilen... imkansız görülen bir aşkı
hayata geçiren bendim
ve sendin bu yuzden bana binlerce tesekkür eden!
şöyle demişsin bir mektubunda:
ben seni öldükten sonra bile seveceğim
son nefes hikaye...
hatırladın mı?
nerde o kalemi tutan el
nerde inanmadığını yazan sevdalı!
takvime bir bak..
bugun ayın kaçı?

bazı günler vardır hani?
ister istemez dökülürsün mısralara
---ifle yazarım seni
ne kinim var sana beslediğim..
ne de kırgınlığım inan!
dedim ya..
bıraktığın tüm çirkinlikleri sildi gitti zaman....