Anne ve babaya itaat etmek farzdır. Onlara isyan etmek ve kırmak ise haramdır. Bu konuda Allahu Tealâ Celle Celaluhu Kur'anı Kerim'de: "Rabbin kesin olarak şunları ferman buyurdu: Ondan başkasına ibadet etmeyin. Anaya ve babaya iyilik edin. Şayet onlardan biri yahut her ikisi senin yanında yaşlanırsa sakın onlara "üf" bile deme ve onları azarlama. İkisine de güzel ve yumuşak söz söyle. Onlara acıyarak üzerlerine tevazu kanatlarını indir ve de ki:
"Ey Rabbim! Onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse

sen de onlara rahmet buyur!"(1) buyurarak bize anne ve baba hakkının önemini bildirmektedir.
Bir adam Kâbe'yi tavaf esnasında yaşlı annesini sırtına alıp onu tavaf ettiriyordu. Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek sordu:
Ya Resulallah! Acaba anamın hakkını ödeyebildim mi?"
Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Selem:
Hayır! Seni karnında taşırken çektiği bir sancının

seni doğururken duyduğu tek bir acının karşılığını bile ödemiş değilsin"(2) diye cevap verdiler.
Anne ve babasına itaat eden kimseye şu müjdeler vardır:
"Bir kimse anne ve babasını kendisinden razı ederek sabahlarsa

onun için Cennetten iki kapı açılır. Akşamlarsa yine iki kapı açılır. Eğer yalnız annesini yahut yalnız babasını razı ederse o zaman bir kapı açılır. Kim de anne ve babasını kızdırarak sabaha kavuşursa onun cehennemden iki kapı açılır. Akşamlarsa (aynı şekilde) yine iki kapı açılır. Eğer yalnız birini öfkelendirmişse sadece bir kapı açılır. Ana babası haksız dahi olsalar

onların gönüllerini kırmamak karşılarında öf bile dememek lazımdır."(3)
Kim anne ve babasına itaat ederse

iyilik ve ikramda bulunursa

kendi evladı da ona itaat eder. Bu konuda bir hadiste şöyle buyurulmuştur:
"Siz babalarınıza iyilik ediniz ki

çocuklarınız da size iyilik etsinler!"(4)
ANNE BABAYA
ASİ OLANLAR CENNET KOKUSU ALAMAZ
Anne ve babasına asi olanlar

ne kadar iyiliklerde bulunurlarsa bulunsunlar

cennete girmeleri çok zor olur. Diğer taraftan onlara iyilikte bulunanlar ne kadar kötü amelde bulunurlarsa bulunsunlar

itikadı bir bozukluk içinde değilseler

eğer varsa cehennemdeki cezasını kolay geçer

cennete gider. Bu konuda bir hadiste şöyle buyurulmuştur:
Cennetin kokusu beş yüz yıllık yoldan rahatça alınır. Fakat anne ve babaya asi olanlar ve akraba ile bağı koparanlar bu kokudan mahrum olurlar. Hadisi şerifte buyuruluyor ki:
"Cennetin kokusu beş yüz yıllık mesafeden duyulur. Ancak onun kokusunu anne ve babaya asi gelen ile akraba bağını koparan alamaz!"(5)
Hazreti Musa Aleyhisselam bir gün Allahu Tealâ'ya münacat ederek şöyle niyazda bulundu:
–Ya Rabbi! Acaba benim cennette arkadaşım kimdir? Allah–u Tealâ Celle Celaluhu:
–Ey Musa! Falan beldeye git

orada bir kasap vardır. İşte senin cennette ki arkadaşın odur

diye cevap verdi.
Bunun üzerine Hazreti Musa Aleyhisselam o beldeye geldi ve tarif edilen kasabın dükkânını buldu. Orada oturup bir müddet kasabın hareketlerini seyretti.
Akşam olunca kasap heybesine bir parça et koyup

dükkânını kapayarak evinin yolunu tuttu. Hazreti Musa Aleyhisselam kasabın yanına yaklaşarak:
–Beni misafirliğe kabul eder misiniz? diye sordu.
Kasap da tebessüm ederek:
–Buyurun

diyerek Musa Aleyhisselam'i evine davet etti.
Eve varınca kasap getirdiği eti kendi eliyle pişirerek çorba yaptı. Sonra evin tavanına asılı olan büyük bir heybeyi aşağıya indirdi ve içinden gayet yaşlı bir kadını çıkardı. Kendi eliyle onu doyurdu

üzerindeki elbiselerini alıp yıkadı ve kuruttuktan sonra onu giydirdi. Sonra tekrar annesini heybeye koyup yerine astı. Tam o sırada kadının dudaklarının kıpırdadığını gördü. Musa Aleyhisselam:
–Bu kadın kimdir? diye sordu.
Kasap da:
–Annemdir

diyerek cevap verdi.
Musa Aleyhisselam:
–Sen onu heybeye koyarken dudakları kıpırdıyordu. Sanki bir şeyler söylüyordu. Acaba ne diyordu?
–O

devamlı olarak şu sözü söyler: "Ya Rabbi! Oğlumu cennete Musa'ya arkadaş yap" işte bu söylediği söz onun duasıdır.
Bunun üzerine Hazreti Musa Aleyhisselam:
–Sana müjdeler olsun! Ben Musa'yım. Sen de benim cennetteki arkadaşımsın

dedi.
Bir kimse annesinin ayağını öperse

cennetin eşiğini öpmüş gibidir. Bu konuda Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuşlardır:
"Kim annesinin ayağını öperse

tıpkı cennetin eşiğini öpmüş gibi olur"(6)
Ashab–ı Kiram'dan Alkame adında bir zat vardır. Bu zat bir gün çok ağır hasta oldu. Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hz. Ali

Hz. Ömer ve Hz. Bilal Radıyallahu Anhum hazretlerini onu görmeye gönderdiler. Onlar Alkâme'nin yanına vardıklarında bir de ne görsünler: Alkame'nin dili tutulmuş

bir türlü kelime–i şehadet getiremiyor.
Hemen gelerek durumu Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e anlattılar. Sahabeler

Alkame'nin durumunu gözden geçirdiklerinde onda bir kusur bulamadılar Daha sonra hanımı yüzünden annesiyle arasının iyi olmadığını öğrendiler. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Alkame'nin annesine haber gönderdi. Kadın Peygamber Efendimiz'in huzuruna gelince Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kadına:
–Oğlun ile dargın mısın?" diye sordu.
Kadın:
–Dargınım ya Resulullah)!" diye cevap verdi.
Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem:
–Oğlun çok zahmet çekiyor. Oğlundan razı olmasan bile ona hakkını helal et" dedi.
Kadın:
–Oğlum karısını bana tercih etti. Ben oğlumdan razı olamam

dedi.
Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem kadına ne tavsiye ettiyse kabul etmedi. Nihayet Peygamber Efendimiz şöyle buyurdular:
–Nefsim yed–i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki

sen ona öfkeli ve dargın bulunduğun sürece ne namazı ne de zekatı fayda vermez.
Daha sonra sahabelere Alkame'yi yakmak için ateş toplamalarını emretti. Bunun üzerine kadıncağız feryad edip;
–Bırakın oğlumu! Allah'ı şahit tutuyorum ki

ben oğlumu bağışladım

ondan razı oldum

ona hakkımı helal ettim

dedi.
Bunun üzerine Alkame'nin dili açıldı ve kolayca kelime–i şehadet getirerek vefat etti.
Bu hadiseden sonra Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:
"Ey Muhacirler ve Ensar topluluğu! Kim hanımını annesine tercih ederse

Allah'ın laneti üzerine olsun. Allah–u Teala o kimsenin ne farz ne de nafile ibadetini kabul etmez."(7)
ÖZETLE ANNE VE BABA
HAKKINDA DİKKAT ETMEMİZ GEREKEN
HUSUSLAR ŞUNLARDIR
* Allah–u Teala Celle Celaluhu isyanı ve günahı gerektiren hususlar dışında emrettikleri her konuda anneye ve babaya itaat etmek.
* Anne ve babaya nezaketle ve saygı dolu bir dille hitab etmek.
* İçeri girdikleri zaman hemen toparlanıp ayağa kalkmak.
* Sabah akşam uygun zamanlarda ellerini öpmek.
* Anne ve babanın kişiliklerini

şeref ve itibarını korumak.
* Kendi arzuladığımız şeylerden onlara da ikram edip sunmak.
* Anne ve babaya sık sık dua edip

bağışlanmalarını Allah–u Teala'dan dilemek.
* Bütün dünyevi iş ve amellerinde onların fikirlerine danışmak.
* Anne ve babanın yanında misafir bulunuyorsa kapıya yakın oturup onların verecekleri emirleri yerine getirmede acele etmek.
* Onları sevindirecek işlerde bulunmak ve memnun kalacakları işleri yapmak.
* Karşılarında yüksek sesle konuşmamak.
* Konuşurlarken onları dinleyip

sözlerini kesmemek.
* İzin vermedikleri takdirde evden çıkmamak.
* Uyudukları zaman onları rahatsız etmemeye dikkat etmek.
* Eşi ve çocuklarını onlara tercih etmemek ve her konuda onlara öncelik tanımak.
* Beğenilmeyecek bir iş yaptıkları takdirde onları kınamamak.
* Gülmeyi gerektiren önemli bir etken olmadıkça onların karşısında kahkaha ile gülmemek.
* Sofrada onlardan önce yemeğe başlamamak.
* Anne ve baba huzurunda ayakları uzatmamak

derli toplu oturmak.
* Onların önünden yürümemek

onlardan önce bir eve veya işyerine girmemek.
* Çağırdıkları zaman edeple "Buyur" deyip

hemen yanlarına gitmek.
* Anne ve baba hayatta iken de

vefat ettikten sonra da onların dostlarına saygılı olmak.
* Anne ve babasına kötülük eden kimselerle arkadaşlık yapmamak.
* Onlar için sık sık

özellikle vefatlarından sonra dua etmek. Çünkü Salih evladın ölen anne ve babasına yaptığı dualar kabul olur.
Onlara şu şekilde dua edilmesi güzel olur:
"Ey Rabbim! Anne babam beni küçükken nasıl terbiye ettiler

besleyip büyüttülerse

sen de onlara merhamet et

geniş rahmetine kavuştur!"
Dipnotlar:
1– İsra Suresi 23–24
2– Mecmaul Adab
3– Beyhaki

İhya
4– Taberani; Terğib ve Terhib

Birr:21
5– Taberani

İhya
6– Mecmaul Adab
7– Mecmaul Adab
Selam ve Dua ile...