Tekil Mesaj gösterimi
Alt 01-06-2008, 03:19 PM   #87 (permalink)
gececi_kabus
Guest
Standart



Gölgenin Kanatları

Belki de gece:
süzülüp gelen o gölgenin kanadı.
Mekan:
tek göz gecekondu odası
çığlığı sızı.
Belki de açık pencereden içeri sızan
hüzün değil de
haziranın esrik kırıntısı.

Yaşam:
uzak bir oyun
ki oynayanlar yaralı.
Aynı ezgiyi yakalamışlar eteğinden
ikisi de
(ana ve çocuk)
aynı sızının evlatları.

Eski bir çıkrıkta yün eğirir umut.

Pencerede sokak:
puslu gri.
Pencerede gerçek:
çatlak camın saydam kaderi.
Pencerede yansı:
umut.
Ki umut:
annenin yün eğiren elleri.

Odada hüzünlü naftalin kokusu.
Odada ışık:
altmışlık ampulün kılcal telleri.

—Sen hiç çocuk oldun mu anne?
—Tüm pisliklere karşı
yüreğinde olmalı çocukluk kişinin
oğul geçicidir gerisi.

Pencerede sineklik delik
kara yıldız dolu içerisi.

—İplikler bizim ekmeğimiz di mi anne?
—Ekmek usunda kişinin oğul
ve usuna kul bileğinde.
İkisinin çabası oluşturur ekmeği.

Duvarlarda çatallı yollar
işaret ederler eski bir çerçeveyi.
Çerçevede resim:
resimde adam:
sararmış bıyıklı başta kasket yaş elli.

—Babam cennette di mi anne?
—Taşı yüreğinde babanı oğul.
Evlat yüreğidir babaların cenneti.

Kadının gözlerinde çocuk.
Çocuğun gözlerinde ışık.
Çocuk kadının her şeyi.

—Biz niye yoksuluz anne?
—Koca bir gölgedir yoksulluk oğul.
Gerer kanadını üzerimize.
Ama sen ışık.
Büyüyünce dağıtacaksın tüm gölgeleri.

Belki de gece:
odaya serilen o gölgenin kanadı.

—Karnım çok acıktı anne.
—Hırsını katık et oğul
ye bitir ekmeğini.
  Alıntı ile Cevapla