Konu
:
Düş Pazari
Tekil Mesaj gösterimi
01-04-2008, 05:11 PM
#
1
(
permalink
)
blackcat
Mareşal
Düş Pazari
Ben diyeyim bu kentte
varsayalım başka yerde
bir pazar yeri varmış. Haftanın belli bir günü orada sergiler kurulur
çeşit çeşit
renk renk mallar müşteriye sunulurmuş. O gün orası öyle kalabalık olurmuş ki
hani iğne atsan yere düşmez derler ya
tıpkı öyleymiş işte. Biraz para biriktiren ev kadınları
üç aylığını denkleştiren emekliler
” Biz de azıcık gönül gezdirelim” diyenler doğru pazar yerine gidermiş. Bir sergiden ötekine.. bir koşturma
bir coşku..Herkes hevesli; birbirinden istekli harıl harıl alışveriş edermiş. Eh
az şey değil tabii
vitrinde gördüğü
reklamda sevdiği mala yakından bakmak
ona dokunmak
el sürmek.. “Bu pazar yerinde her şey çarşıdan daha ucuz
ne alsam kardır” deyip işlerine yarasın yaramasın
ne bulurlarsa torbalarına doldururlarmış.
Satıcılar da yanlarına nasıl müşteri çekeceklerini iyi bilirlermiş hani..
-Buraya gel!!..Buraya gel!!..İpek kumaşlara
satenlere gel!! Gel vatandaş gel!.. Çin ipeği de var
Şam dokuması da..Gül desenli
karanfil çiçekli kumaşlara gel !! Dikin giyin üstünüze Saba Melikesi Belkıs’a dönün..
Bir öteki sergisinin üstündeki irili ufaklı şemsiyeleri açıp kapatırken:
-Artık yağmur ansızın bastırır diye korkma arkadaş !..
Bu sırada ak sakallı desem değil
ihtiyar desem yaşı hiç belli değil
bir adam
elinde yaldızlı kağıtlara sarılı
fiyongu cafcaflı koskoca bir paketle çıkmış gelmiş pazar yerinin ortasına. Ne öteki satıcılar gibi alıcıya dil döküyormuş
ne malını övüyormuş. Öylece orta yerde
bayrak direği gibi dimdik duruyormuş. Yavaş yavaş başına kalabalık toplanmaya başlamış. Paketin içinde ne var diye merak etmişler Ama satıcı :
-Parayı satan içine bakar
diye yanıtlıyormuş.
Şaşıran olmuş
kızan olmuş. Birbirlerine “ Acaba ne var bu pakette. Adama bak yüzünden ne satıyor anlamadık. Ne sattığını bilmeden mi alacağız” diyorlarmış ama meraktan da ölüyorlarmış.
Satıcı ise hiç kimseyi umursamıyor “ Pakete dokunmak yok. Bedava içine bakmak yok. Parasını ödeyen paketi alır gider.”
-İçinde kimsenin bilmediği görmeyeceği güzel bir şey olmalı
diye bir kız çantasını açarken öteden bir adam “ Ben satın alıyorum!! diye bağırmış. Bakalım şansıma ne çıkacak içinden” Kız bir yandan adam bir yandan fiatı artırmaya başlamışlar. Onların tutkulu tartışmalarına başkaları da katılmış. Daha sonra da herkes kutuya talip olmuş
çılgınca kutuyu istiyor fiat artırıyorlarmış. Bu arada bir genç adam bir tomar parayı satıcının eline tutuşturup paketi çekip almış. Herkes de müthiş bir gerilim
önce düş kırıklığı sonra merak öne çıkmış .. “Aç paketi aç paketi” diye tempo tutmaya başlamışlar. Genç adam ise paketle oradan kaçmaya çalışıyormuş.
Ama satıcı paraları genç adama fırlatıp paketini geri almış. “Satmaktan vazgeçtim.. “ deyince bir uğultu yükselmiş. “Ne demek satmıyorum !” Saatlerdir pazarlık yapıyoruz şurda” “ Bütün paramı ben veriyorum
almadan şurdan şuraya gitmem”
Satıcı kimseyi dinlemiyormuş ama
yavaş yavaş paketi saran kurdeleyi açmaya başlamış. Başına toplananların soluğu kesilmiş sanki.. Kurdele çözülmüş
yaldızlı paket kağıdı katlanmış dürülmüş. Koca karton kutu ortaya çıkmış. Kalabalıktan çıt çıkmıyormuş. Adam kutunun kapağını açmış ve.. kutuyu ters çevirivermiş.
Kutudan bir şey düşmemiş yere. Sonra kutununun içini göstermiş halka. Kutu bomboşmuş.
Her kafadan bir ses çıkmaya başlamış. Düş kırıklığı
kızgınlık
öfke.. Hatta yakasına yapışmak isteyenler.. Satıcı silkinip kendini kurtarmış.
-Durun
diye bağırmış. Ben buraya düş satmaya geldim. Hem de sizlere sizin düşlerinizi.. Neden düşlerinizi burada
bu boş kutuda arıyorsunuz? Başınızı kaldırıp gökyüzüne bakın.. Yağmur sizin
güneş sizin. Bulutlar yıldızlar
kuşlar böcekler sizin.. Aynaya bakın.. geçmişiniz
bugününüz
yarınınız sizin.. Düşler kutulara sığmaz.. Parayla alınıp satılmaz.. Yaşamaya bakın.
Onun dediğini anlayan anlamış
anlamayan çekip gitmiş başka bir satıcıya..
blackcat
Açık Profil bilgileri
blackcat - Özel Mesaj gönder
blackcat - Daha fazla Mesajını bul