Tekil Mesaj gösterimi
Alt 01-01-2008, 09:37 PM   #1 (permalink)
Mavi_şimşekleR
Yarbay
 
Mavi_şimşekleR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Arrow Say, Mevlana'dan öğrensin

Unesco 2007'yi Mevlana yılı olarak ilân etmişti. Yılın son faaliyeti 24 Aralık'ta DRUM tarafından düzenlenen gösteriydi. Gösteriden Zeynep Dereli sayesinde haberdar oldum; kendisine teşekkür ederim.
DRUM (Dialogue RespectUnderstanding through Music) müzik aracılığı ile diyalog ve müşterek bir anlayışa yönelmeyi amaçlıyor. "Ellerinizi barışın ritmi için birleştirin" çağrısı salonda yankılanırken Fazıl Say aklıma düştü. Piyano virtüözü Sabri Tuluğ Tırpan'ın Mevlana için bestelediği şiiri ünlü sanatçı Sertab Erener seslendirdi. Kültürün değişik toplumları birbirine bağlayan son köprü olduğu vurgulandı.
Ben sanatı düşmanlıklar değil sevgi üreten bir noktada görmek isterim. DRUM'un önderliğinde Mesnevi'yi müzikle buluşturan Sabri Tuluğ Tırpan da bunu yapıyor. Doğu ile Batı arasında kurulan kültürel köprü kendi içimizdeki köprüleri yıkmaya çalışan ve insanları "%70-%30" diye bölen Fazıl Say'ın zihniyetinden ne kadar uzakta.
Sahnede Mevlana'nın meşhur mesajı tekrarlanıyor. "Gel Her ne isen öylece gene gel..."
Ama bir Fazıl Say çıkıyor farklı olanı tıpkı Bekir Coşkun gibi "Göbeğini kaşıyan adam" diye küçümsüyor. Merak ettim acaba Say Lütfü Kırdar Kongre Sarayı'ndaki konsere gitti mi? Gitseydi öğreneceği çok şey vardı.
Dünya nimetleri yerine gönül zenginliğine kavuşmanın yolunu gösteren Mevlana'dan birkaç cümle: "Ey oğul bağı çöz özgür ol. Ne zamana kadar altına gümüşe bağlı kalacaksın? Denizi testiye döksen ne kadar alır? Bir günlük kısmet. İhtiras sahiplerinin göz testisi dolmaz."
Mevlana bu görüşleri ifade ettiği için evrenselliğe ulaşıp 800 yıl yaşayabiliyor. Fazıl Say kendisini sığ bir tartışmanın parçası haline getirip evrenselliğini yitirdiğinin farkına varmıyor mu acaba?

Mavi_şimşekleR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla