Zaman: 15.000 ile 9.300 yıl önce
Mekân: Kuzey ve Güney Amerika
Ortaya çıkacak olan tablonun

bize insanın yeryüzündeki serüveninin en heyecan verici

en esinlendirici ve şaşırtıcı bir olayını göstereceğine inanıyorum. TOM DILLEHAY 2000.
Okyanus denizi amirali Kristof Kolomb

1493'te İspanya sarayına bir grup Amerikan yerlisini getirdiği anda entelektüel tartışma da başlamış oldu. Bu garip insanlar kimlerdi? Anayurtlarına nasıl gitmişlerdi? Asya'dan Amerika'ya karadan mı yoksa denizden mi gitmişlerdi? Yoksa "bilinmeyen bir kaptan" Kolomb'dan çok önce Akdeniz'i ve arkasından Atlas Okyanusu'nu aşmış mıydı? Kızılderililer

kayıp kıta Atlantis'ten ya da İsrailoğluları'nın Kayıp On Kabilesi'nden hayatta kalanlar mıydı?
Beş yüzyıldır bilimadamları da

efsane yaratıcıları da insan geçmişi hakkındaki bütün tartışmaların bu en kalıcısı üzerinde hiç durmaksızın fikir yürütüyorlar.
1590 yılında Cizvit misyoneri Jose de Acosta

Amerika kıtasına ilk gelen Amerikalılar'ın Asya'dan "kısa deniz yoluyla" geldiklerini tahmin etmiştir ki

bu da Bering Boğazı'nın 1743'te Avrupalılar tarafından keşfinden iki yüzyıl önceydi.
Buzul Çağı'nda Atlas Okyanusu'ndan yapılan seyahatler ya da Avustralya'dan Güney Amerika'ya uzun kano seferleri gibi çılgınca iddialar dışında

artık pek az bilimadamı Amerika yerlilerinin Asya'dan geldikleri iddiasına karşı çıkmaktadır: Bilimsel tartışmalar artık ilk yerleşimin nasıl ve ne zaman yer aldığı konusunu ele almaktadırlar.
(Solda) Pennsylvania'da

Meadowcroft Rockshelter'deki kazılarda belki 15.000 yıl önce iskân edilmiş bir mağara. (Sağda) New Mexico'da Folsom'da bulunan soyu tükenmiş bir bizon kaburga kemiği ve bir taş Folsom ucu. 1920'lerde insan yapımı bu aletlerle soyu tükenmiş hayvan kemiklerinin bir arada bulunması

insanların Kuzey Amerika'ya Buzul Çağı'nın sonundan birkaç yüz yıl önce yerleştiklerini kanıtlamıştır.
FOLSOM

CLOVİS VE CLOVİS-ÖNCESİ
1920'lere kadar pek çok uzman

ilk Amerikalılar'ın son 4000 yıl içinde kıtaya geldiklerini tahmin ediyordu. Ancak New Mexico'daki Folsom'da soyu tükenmiş bir bizonun kemikleriyle ilişkili sivri taş uçların bulunması

insanların Yeni Dünya'da en az 10.000 yıldır yerleşik olarak bulunduklarını kesin bir biçimde ortaya koydu.
1949'da Willard Libby tarafından radyonkarbonla tarih belirleme yönteminin bulunmasıyla

Folsom ile hatta daha eski Clovis Paleo-Kızılderili kültürlerinin kronolojisini daha sağlam bir zemine oturtmak mümkün olmuştur.
Günümüzde onlarca radyokarbon tarih testi

Kuzey Amerika'nın Clovis işgalini 13.500 ile 13.350 yıl öncesine götürmüştür ki

bu da Taş Devri insanlarının Buzul Çağı'nın sonundan birkaç yüzyıl sonra Yeni Dünya'ya yerleşmiş oldukları demektir. Hatta bu tarih belki daha eskiye de götürülebilir. Ama buradaki en büyük soru

bunun daha ne kadar erkene götürülebileceğidir.
Amerika'ya yalnızca çağdaş insanın

yani Homo sapiens sapiens'in yerleştiği konusunda herkes fikirbirliği içindedir. Yüz yılı aşan sıkı bir çalışma Neanderthaller gibi eski insanların izlerinin olmadığını ortaya koymuştur. Ancak bu gerçeğin dışında pek az konuda anlaşma vardır. Bilim adamları farklı düşünen iki gruba ayrılmıştır.
Azınlık grup

insanların 40.000 yıl kadar önce Asya'dan Alaska'ya geçtiğine inanmakta ve bu tür eski yerleşim için Kuzeydoğu Brezilya'da gayet tartışmalı kazıları göstermektedirler. Bu kuşkulu yer -Boqueirao da Pedra Furada- dışında 40.000 yıllık yerleşim konusunda herhangi bir arkeolojik kanıt yoktur.
Araştırmacılardan çoğu

daha sonraki bir tarihi

13.500 yıl öncesini kabul ederler. Bunlara göre yerleşim geç Buzul Çağı'nda

deniz düzeyinin bugünkünden 90 metre aşağıda olduğu ve Sibirya ile Alaska'nın

şimdi batmış olan Beringia kıtasıyla birbirlerine hâlâ bağlı olduğu bir zamanda gerçekleşmiştir.
Amerika'da Clovis-öncesi yerleşimi belgeleyen pek az arkeolojik alan vardır. Bunlardan en iyi bilineni Şili'nin güneyinde Monte Verde'dedir. Burada bulunan bazı ahşap kulübeler ve basit taş aletler 14.000 ile 13.600 yıl öncesinden kalmadır ki

bu da Clovis'ten biraz daha eskidir.
Aralarında güney Virginia'da Cactus Hill'in de bulunduğu bazı daha az tanınmış alanlar kronolojiyi biraz daha geriye götürebilirse de

iyi belgelenmiş geçmiş

burada sona ermektedir. İlk yerleşimin çok daha önce gerçekleşmiş olmaması için bir neden yoktur

ancak bu yerleşimcilerin sayısı çok az olduğu için arkalarında bıraktıkları arkeolojik "imzalar" da artık bulunamayacak kadar belirsiz olacaktır.