Tekil Mesaj gösterimi
Alt 01-09-2007, 01:53 PM   #3 (permalink)
ABYSS
Administrator
 
ABYSS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

İSTİKLAL SAVAŞI YILLARINDA ŞEBİNKARAHİSAR
Yrd.Doç.Dr. Cavit AKIN




1914-1918 yılları arasında süren 1.Dünya Savaşı'ndan müttefikleri yenildiği
için Osmanlı Devleti de yenik sayılmıştı. 30 Ekim 1918 yılında Osmanlı Devleti
Mondros Mütarekesi'ni imzalamak zorunda kalmıştı. Os-manlı İmparatorluğu İtilaf
Devletleri'ne teslim olmuştu. İtilaf Devletler 1900 yılının başlarından itibaren
aralarında yaptıkları gizli anlaşmalar-laOsmanlı Devletini aralarında bölüşmüşlerdi.
Bu anlaşmaya uygun olarak Türkiye'yi işgale başlamışlardı.

Osmanlı İmparatorluğunun 30 Ekim 1918 yılında imzaladığı Mond-ros Mütarekenin
24. maddesine göre: "Vilayet-i Sitte'de karışıklık çıktığı takdirde bu
vilayetlerin herhangi bir kısmını işgal etme hakkını İtilaf Devletleri muhafaza
eder."diyordu. Söz konusu Vilayet-i Sitte Doğu Anado-lu'nun sancaklarıyla
birlikte Erzurum Van Bitlis Harput Diyarbakır ve Sivas Vilayetleri idi.
Mondros Mütarekesi'nin İngilizce olan metninde bu "Altı Vilayet"
Altı Ermeni Vilayeti olarak gösterilmişti. Erzurumlu bir öğ-retmen olan Cevdet
Durmuşoğlu İstanbul'da kurulan "Vilayet-i Şarkiye Mü-dafaa-i Hukuk-u Milliye
Cemiyeti'nin bir şubesini izin alarak Erzurum'da açmıştı.

Erzurum ve diğer vilayetler gibi Sivas Vilayetinde "Ermenistan'a verilme
durumu içinde bulunuyordu. Bu tehlike karşısında Sivas Vilayeti merkezi ve sancaklarında
da "Vilayet-i Şarkiyye-i Müdafaa-i Hukuk-u Mil-liye ye Cemiyeti'nin şubeleri
açılmıştı. O sırada Şebinkarahisar Sivas Vila-yeti'ne bağlı bir sancak idi.
Bu duruma göre aynı cemiyetin bir şubesini de Şebinkarahisar'da açıldığını görüyoruz.
Bu cemiyet Şebinkarahisar Belediye Başkanı Rıza Bey'in başkanlığında açıldı.


Giresun ve Şebinkarahisar'ın o günlerde durumuna genel olarak ba-karsak: 8 Mayıs
1919 günü Yunan bandıralı bir gemi ile gelen Yunan Kızıl-haç Heyeti Giresun'a
sıhhi malzeme adı altında silah cephane ve Pontus'un bez parçasını getirmişler
bu gün Giresun'da Ticaret Lisesi olarak kullanılan o zaman Taş Kışla diye anılan
binaya asmışlardı. Karadeniz ve yöresinde böylece Pontus Devleti kurma çalışmaları
başlamıştı.

2 Mayıs 1919 tarihinde Trabzon Rum Metropolidi Hrisantos Laini tarafından Paris
Sulh Konferansı'na sunulan Layiha da durum şu şekilde anlatılmaktadır:

Efendiler:

... Trabzon Sivas bir kısmı Karahisar ve Amasya sancakları Kas-tamonu vilayetinin
bir kısmı Sinop sancağını ihtiva eden Pontus mıntıkası 100.000'den fazla Rum
ile meskundur ki buna ayrıca Rusya'yı cenubi ve Kafkasya'ya hicret olan 250.000
Rum'u ilave eylemek icap eder. Bunlar oralara 1880'den beri Türk idaresinden
kurtulmak için hicret eylemişler ve yuvalarına avdet için vatanlarının hürriyetini
kemal-i endişe ile bekliyorlar ...

Paris Barış Konferansına sunulan belgeden de anlaşıldığına göre bölgemizde "Pontus
Rum Devleti" kurma çalışmaları başlamıştı. Marsil-ya'da toplanan kongrede
Rus Hariciye Komiseri Troçki'ye aşağıdaki telgraf gönderildi.

"Pont-Euxien ve havalisinden mürekkep olup Birleşik Amerika İsviçre
İngiltere Yunanistan Mısır ve diğer memleketlerde oturan ve Pontus işlerini
düzenlemeye salahiyetli temsilcilerin katılmasıyla Marsilya'da toplanan kongremiz
bu havalinin Ruslar tarafından boşaltıldıktan sonra tekrar Türk egemenliği
altına giremeyeceğinden dolayı Rus hududundan Sinop'a kadar bir Cumhuriyet tesisini
arzu ve bunun için de şiddetle müdahalenizi rica ve peşin olarak teşekkürlerimizi
takdim ederiz. İmza Pontus Kongresi adına Başkan Kostantidis."

Yurdumuzun yer yer işgali karşısında milli birlik ve beraberlik için Erzurum
Kongresi'ne gidildiğini ve her yörenin tek başına bulunduğu yöreyi korumağa
başladığını görüyoruz. Her bölgenin tek başına bulunduğu yöreyi koruyamayacağı
da ortada idi. Çeşitli bölgelerde meydana gelen gayretlerin de birleştirilerek
büyük bir güç meydana getirilmesi gerekiyordu.

Giresun ve çevresinde Osman Ağa ve mahiyeti Rumların faaliyetle-rine fırsat
vermeyeceği ortada idi.

Osman Ağa ve arkadaşlarının yaptığı çalışmalardan rahatsız olan Rum ve Ermeni
cemaatleri Osman Ağa ve maiyetini İstanbul Hükümeti'ne şikayet ettiler. Osman
Ağa ve maiyeti Ermeni tehcirinden dolayı Nemrut Mustafa Paşa Harp Divanı tarafından
tutuklanmasına karar verildi. İstanbul Hükümeti Giresun Kaymakamı Nizamettin
Bey'e bu hususta talimat verdi. Bu sırada Giresun Belediye Reisi Feridun-zade
Osman Ağa idi. Rumların Giresun ve havalisinde Pontus Devleti kurma hayallerine
karşı havalide si-lahlı bir kuvvetle dolaşıyordu. 1919 yılı Mayıs ayının ilk
günlerinde Trab-zon'dan Giresun'a Osman Ağa ve maiyetini yakalamak ve teslim
almak üzere bir hücum taburu gönderildi. Trabzon'dan Giresun'a gelen Hücum Taburu
Komutanı Osman Ağa'dan bir müddet için Giresun'dan ayrılmasını istedi. Osman
Ağa da maiyeti ile birlikte Karahisar'a gitmeğe karar verdi.

Osman Ağa bu gün Giresun Ticaret Lisesi olarak kullanılan binadan Pontus bayrağı
diye asılan bez parçasını indirerek Kayadibi Köyünde iki gün kaldıktan sonra
Şebinkarahisar'a doğru hareket etti. Bunun üzerine Os-man Ağayı yakalamak üzere
Giresun'a gelen Hücum Taburu da Giresun'dan ayrıldı.

Osman Ağa ve mahiyeti Şebinkarahisar'a geldiği zaman 30 Haziran 1919 gününün
öğleden sonra idi. Ahçı Kel Hasan Ağanın gazinosuna oturdu-lar. Karahisar mutasarrıfı
Rıfat Bey'e Osman Ağanın ve mahiyetinin geldiği haberi verildi.

Osman Ağa Şebinkarahisar mutasarrıfın yanına gitti. Jandarma Ko-mutanı Binbaşı
da onların yanına geldi.

Osman Ağa : "Ben bu vatan bu millet uğruna tek ayağımla bu yola çıktım.
Sizler de benim tevkifim için uğraşıyorsunuz. Ben de sizin yanınıza geldim.
Ya tevkifimi ya affedilmem için ilgili makamlara bildirilmesini isti-yorum.
Sizler hangisini istiyorsunuz? Tevkifimi ise buyurun affımı ise der-hal bekliyorum."

Osman Ağanın isteğinin kabul edilmesinin bölgede asayiş ve sukünunu iade-sini
sağlayacağını Ayrıca Osman Ağanın etrafına topladığı 1000 kişiden fazla kuvvetinin
de imhadan kurtarılabileceğini bildirdi. 1 Temmuz 1919.

Şebinkarahisar'dan İstanbul Hükümeti'ne Osman Ağa ve maiyetinin affedilmesi
için çok acele yazılan yazı ile birlikte durum Sivas valisi Derviş Paşaya da
bildirmişti. Sivas Valisi Reşit Bey'in dehaletiyle 7 Temmuz da Meclis-i Vükela
Osman Ağa ve 169 arkadaşını şahsi hukuk saklı kalmak koşuluyla affetti. Bu karar
Dahiliye ve Adliye Nezaretleri'ne tebliği edildi.

Osman Ağa Şebinkarahisar'da iken affedildiğine dair yazı geldi. 8 Temmuz 1919
günü Osman Ağa ve maiyeti afları ile ilgili yazıyı Şebinkara-hisar'ın Millet
Bahçesi'nde okudu. O günün hatırası olarak da hep birlikte bir de resim çektirdiler.


Bu resim ile Osman Ağanın söyledikleri:

"Tehcir ve nakil meselesinden dolayı erbabı müfsedetin Dersaadet divanı
harbi daimisine vuku bulan müracaatları neticesi hakkı acizanemde bile tahkikat
ihzar müzekkeresi sadır olmuş idi. Alü ve adaletin tamamii tatbikine intizarın
maarüfaka dağlara iltica ve ma ahiren şeref sadır olan irade-i seniyye-i Hazreti
Padişahı'nın Karahisar'ı şarki de tarafı acizaneme makamı mutasarrıf iden ita
ve kıraatını müteakip Liva-i mezkur Millet Bah-çesi'nde 8 Temmuz 1935 tarihinde
gurup halinde bir kısım maziyyetimle çektirilen fotoğraf bir hatıra-i kıymettar
olmak üzere kayıtlara girmiştir.

Bu zaruret sonucu TBMM 9 Aralık 1920'de 407 Sayılı Kararname ile 3. Kolordu
Lağvedilerek 5. ve 15. Tümenlerle Sivas'ta bulunan 6.Atlı Piyade Tümeninden
oluşan bir Merkez Ordusu kurulmuştur.

Merkez ordusunun kumandanları Nurettin Paşadır.

XIX. yüzyılda Giresun kasabası düzgün ve muntazam bir şose yolu ile Sivas vilayetinin
Karahisar-ı Şarki kasabasına bağlı idi. Bu nedenle Gire-sun iskelesi Samsun
ve Rize'nin yanı sıra Avrupa-Anadolu ticari ilişkilerinin bağlantı noktasıydı.
Karahisar-ı Şarkideki madenin nakliyat ve ihracatı da Giresun iskelesinden yapılmaktaydı.
Bu sayede Giresun kazası Trabzon vilayetine bağlı yerleşmeler arasında servet
ve mamuriyeti açısından en ö-nemli konuma gelmekteydi.


Kaynak: şebinkarahisar web sayfası
ABYSS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla