Konu
:
aslan kafesi
Tekil Mesaj gösterimi
11-06-2007, 08:59 AM
#
1
(
permalink
)
The SeCReT
HayaT BoŞ, ÇalkalA CoŞ ;)
aslan kafesi
Durgun geçen günlerden birinde Şerif
kapının önüne çıkmış güneşleniyormuş. Yapacak bir işi yokmuş. Uzun zamandan beri kasabada kimse suç işlemediği için yaşam sorunsuz sürüyormuş. Şerif tam maaşla emekli olduğunu düşünüp
koşulların rahat olmasından mutluymuş.
Birden sokağın köşesinden bir gürültü kopmuş. Fillerin sırtına binmiş gösteri kızları
ellerindeki tüyleri sallarken
bando ve mızıka müzik çalıyor
cambazlar ve akrobatlar taklalar atıyormuş. Kasabalı gürültünün nedenini öğrenmek için camlarını açmış
kapıların önünde birikmiş. Herkes merak içinde gelenlere bakıyor
gürültü kaynağının nedenini öğrenmeye çalışıyormuş. Megafonu ağzına götüren şişman adam
kasaba halkına seslenmiş:
- Harikalar Sirki kasabanıza geldi. Günleriniz hareketlenecek. Yaşamınızın bir gerekçesi olacak...
Kasabanın çocukları neşeyle sirkin peşine takılmış. Güle oynaya onları izlemişler. Sirk
kasaba bitiminde bir alana yerleşmiş. O gece herkes sirke gitmiş ve gösterileri izlemiş. Durgun geçen yaşamlarında bir yenilik ve değişiklik olması hepsinin hoşuna gitmiş.
Şerif
odasında günlük şekerlemesini yaparken kapı vurulmuş. Şerifin yanıt vermesini beklemeden kapı açılmış ve kısa boylu
takım elbiseli bir adam kafasını içeriye uzatmış. Gülümseyerek:
- Girebilir miyim?
Dediğinde Şerif daha gözlerini yeni açıyormuş. Gelen adamı süzerken merakla sormuş:
- Ne istiyorsun?
- Bir gözlemim var. Sizinle konuşmak isterim.
Şerif isteksizce:
- Anlat seni dinliyorum.
- Bu kasabada bir tutukevi var mı?
- Suçlu yok ki tutukevi olsun.
- Bunu tahmin etmiştim. Şimdi önerimi anlatayım. Biz bir tutukevi kurmak isteriz.
- Ne için?
- Tutuklular
tutsaklar için.
- ...
- İzin verir misiniz?
Şerif gülerek karşısındakine bakmış. Bu tuhaf adamın önerisi de kendisi gibiymiş. Hiç düşünmeden:
- Olmaz demiş.
Kısa boylu adam
boynunu büküp kapıdan çıkmış.
Nedense o akşam kasabanın ana caddesine bir bomba patlamış. Halk korkuyla sokaklara dökülmüş. Herkes bombanım niçin patladığını merak ederken
"Neden? Niçin?" gibi sorular sormuşlar. Şerif
hemen sirkin bulunduğu yere gitmiş. Sirkte o anda birkaç kişi gösterileri izliyormuş. Herkes görevinin başındaymış. Umduğunu bulamayan Şerif
kasabaya dönmüş. Herkesi sorgulamış ama
suçluyu bulamamış...
Bu olayı izleyen günlerde bir dükkanın vitrin camı kırılmış
bir evde yangın çıkmış. Şerif sonunda sirk yöneticisine gitmiş:
- Sizinle konuştuktan sonra kasabada bir çok olay oldu. Suçlu bulunamadı. Sizden şüphe edebilirim ama
kanıtlamam olanaksız. Sanırım istediğiniz tutukevini kurarsanız olaylar olmayacak. Bu nedenle tutukevini kurmanıza izin veriyorum.
Sirk yönetici
Şerife bakıp:
- Verilen hizmetin masrafları olacak. Karşılamanız gerekir?
- Nasıl?
- Halktan "Koruma Vergisi" alırsınız. Birazını bize verirsiniz. Kalanını siz kullanırsınız.
- Yardımcıların olur.
- Doğru topladığınız parayla yardımcılar tutarsınız.
- Arabam olmalı.
- Hızlı hareket etmeniz için araba gerekecek.
- Oldu. Vergiyi toplamaya başlarım. Ya halk vergi vermek istemezse?
- Suçlu olur.
- Tutuklarız...
Şerif
sirk yöneticisinin yanından ayrılırken gülümsüyormuş. Kendisini arabayla kasaba içinde gezinirken düşünmüş. Kurduğu düşün etkisiyle kimseyi görmeden
kimseye selam vermeden hızla yürümüş...
Sirk yöneticisi
boş olan aslan kafeslerinden
kullanmadığı çadır bezlerinden ve karavanlardan hemen bir tutukevi yaptırmış. Çevresi çitle çevrilen alanın girişine "Kasaba Tutukevi" levhası asmış. Aslan eğiticisini de tutukevinin başına getirmiş.
O günden sonra
olayların ardı arkası kesilmemiş. Nedense her olayda Şerif
bulunan ip uçlarını izleyerek suçluları yakalıyor ve tutukluyormuş.
Gel zaman
git zaman topladığı vergi gelirleriyle bütçesini büyüten Şerif
yardımcılarının sayısını çoğaltmış. Devriyeler oluşturmuş. Devriye araçları almış. Kendi aracını da yenilemiş. Masrafları çoğaldıkça vergileri çoğaltmış. Artık kasaba halkı; Dükkan açma vergisi
Mal taşıma vergisi
Korunma vergisi ve Ev kurma vergisi adıyla bir çok vergi ödüyormuş. Vergilere tepki gösterenler hemen tutuklanıyormuş.
Yeterince kalabalık olan tutukevinde yer kalmayınca
tutuklular aslan kafeslerine beşer onar yerleştirilmişler. Tutukevinde yaşam koşulları hiç iyi değilmiş. Aslan kafeslerinde sağlıksız ortamda bulunan tutukluların kendi aralarında itişip
kakıştıkları oluyormuş. Her olanak bulduğunda aslan eğiticisi
elinde kırbaçla kafeslerin yanına gelip tutukluları öldüresiye kırbaçlıyormuş. Tutuklular yara bere içindeymiş. Onu gördüklerinde ağızları köpürerek bağırıyorlar
kafesten kollarını uzatıp onu yakalamak ve öldürmek istiyormuşlar. Arada birileri gelip tutuklulardan birini götürüyor
birkaç gün sonra çürükler içinde getirip kafese bırakıyormuşlar. Bazen gidenlerin hiç dönmediği de oluyormuş. Diğer tutuklular onlara ne olduğunu sorduklarında "Tahliye oldular" deyip geçiştiriyormuşlar. Sonunda tutuklular
itişip kakışmadan durmaya
tek başına kalmamaya özen göstermişler. Tek kalanın sonu hiç de iyi olmuyormuş. Ama
aslan eğiticisi bir yolunu bulup onları çileden çıkarıyor
elinde kırbaçla ölesiye dövüyormuş.
Sirk yöneticisi gelirinin çoğalması karşısında tutukevini yenilemek için Şerif'ten yeni bir alan istemiş. Daha büyük tutukevi yaptıracak
daha çok tutuklu barındıracak ve daha çok kazanacakmış. Şeriften aldığı toprağın üzerine yapıyı kurarken
tutuklular korkmaya başlamışlar. Yeni tutukevinde küçük hücreler yapılıyormuş. Herkese küçük bir odacık... Yapıda insanca yaşam koşulları varmış ama
bodrum katta ses geçirmez duvarları olan salonlar da yapılıyormuş. Tutuklular
yeni tutukevine taşınınca
oradan sağ çıkmayacaklarını anlamışlar. "Nasıl olsa öleceğiz. Dayaktan öleceğimize kendi isteğimizle ölelim." Diyerek açlık grevine başlamışlar. Amaçları aslan eğiticisinin davranışını Şerif'e duyurmak ve acılara son vermekmiş. Şerif o güne değin tutukevine gelip buradakileri hiç dinlememiş
ya da tutukevini denetleme gereği bile görmemiş. O
yeni aldığı aracıyla kasaba sokaklarında gezinip kasaba halkına hava atmakla uğraşıyormuş.
O günden sonra tutuklular
ne verilen yemeği yemişler
ne de aslan eğiticisinin kır:-):-):-):-):-):-) tatmışlar. Tutukevindeki direniş önceleri kimselere duyurulmamış. Ama bir aydan uzun bir süre geçince tutukluların sağlıkları bozulmaya başlamış. Toplu ölümleri söz konusu olmuş. Şerif de tutukevi yöneticileri de zor durumda kalabilirmiş...
Şerif halkı toplamış.
- Tutukevinde direniş var. İnsanlar kendilerini öldürmek istiyorlar. Yeni tutukevinde insanca yaşam koşullarını neden istemediklerini anlamıyorum. Onlara direnişi durdurmaları için yardımcı olun.
Demiş ve halktan destek istemiş. Halk sessizce Şefir'i dinlemiş. Önemli bir yorum
ya da karşı çıkış olmamış. Nasıl olsun ki? Sirk yöneticisi bir yolunu bulur
cambazları kullanır onlara da bir suç yükler ve tutuklanmalarını sağlarmış. Suçlanmak önemli değilmiş. Asıl sorun aslan terbiyecisinin kır:-):-):-):-):-):-)n acısını hissetmekmiş. O acıyı bilmeyen yokmuş. Kafeslerin çevresine yaklaşanlar
içeriden gelen çığlıklarından koşulların ne zor olduğunu biliyormuşlar. O kırbacı yiyince
kendini savunmak isteyen
öfkelenip saldırmayan olamazmış.
Sonunda Şerif ve yardımcıları direnişi durdurmak için tutukevine gitmişler. Bombalar kullanmışlar
silahlar patlamış. Zavallı tutuklular
açlıktan yarı ölü
zorla kafesten çıkarılıp yeni tutukevine taşınmışlar. Eski sirkten bozma tutukevi kullanılmayacak duruma gelmiş. Kafesler parçalanmış. Duvarlar yıkılmış.
Şerif halkı yine toplamış.
- Direnişi baskınla kırdık. Az sayıda ölü var. Tutuklular yeni yerlerine taşındılar.
Diye yapılanları özetlemiş. Halk yine yorum yapmadan sessizce dağılmış... Bir çoğunun gözlerinden sicim gibi yaş akıyormuş...
Bir sonraki gün Şerif eski tutukevine çağrılmış. Kafeslerin hiçbir yerinde değilmiş. Sirk yöneticisi kafesleri kimin aldığını bilmediğini söylemiş. Kafesleri tüm aramalarına karşın bulamamışlar.
Bir sabah Şerif uyanıp evinden çıkmak için kapısını açmak istemiş. Ama kapı açılmamış. Dışarıda toplanan halk parmaklarıyla Şerif'in evini gösterip
göbeklerini hoplarak gülüyormuşlar. Gece kasabalılar
sakladıkları aslan kafeslerini getirip Şerif'in evini içine alacak biçimde yeniden kurmuşlar. Sabah
Şerif uyandığında kendini
aslan kafeslerinden oluşan bir hücrenin içinde bulmuş.
Yaşam böyledir. Bazen davranışlarınızla kendi çevrenize ördüğünüz kafesin içine kalır kendinizi tutuklarsınız.
The SeCReT
Açık Profil bilgileri
The SeCReT - Özel Mesaj gönder
The SeCReT´nin Web Sitesini ziyaret edin
The SeCReT - Daha fazla Mesajını bul