Konu
:
Hayata Daİr Hİkayeler,hayat Derslerİ...
Tekil Mesaj gösterimi
08-07-2007, 05:50 PM
#
34
(
permalink
)
cHoLeRa
Mareşal
takım elbise...
Yaşlı adam
bir konfeksiyon mağazasına ait vitrine uzun uzun baktıktan sonra
ilerideki yeşillikte oynayan çocukların en zayıfına dönerek: Küçüüük!... diye seslendi. Bana biraz yardımcı olur musun? Çocuk
hafta sonlarında yaptıkları misket oyununu ilk defa kazanmış olmasına rağmen arkadaşlarını bırakıp geldi. 7_8 yaşlarındaydı ve üzerindeki elbiseler
"tek kelimeyle" dökülüyordu. Yaşlı adam
çocuğun saçlarını okşadıktan sonra :Vitrindeki elbiseyi giymeni istemiştim
dedi. Bakalım üzerine uyacak mı? Çocuk
bu teklifi ilk önce şaka sandı. Ama adam son derece ciddiydi. Onunla birlikte mağazaya girerken
ilk önce rüyâda olup olmadığını
daha sonra da şimdiye kadar yeni bir elbise giyip giymediğini düşündü. Genellikle ailedeki büyük çocuğa alınan veya komşular tarafından verilen giyecekler
elbiselerin ona dar gelmesiyle birlikte ortanca kardeşe kalır
birkaç sene sonra da dizleri aşınmış veya delinmiş vaziyette kendisine yamanırdı. Ama "her zaman hasta" dedikleri babasının ne kadar zor para kazandığını bildiğinden
bu işe bir kere bile itiraz etmemişti. şimdi ise
ilk defa yeni bir elbisesi olacaktı. Üstelik de bayrama üç gün kala... Çocuk
yaşlı adamın gösterdiği elbiseleri giydiğinde
büyümüş olduğunu ilk defa farketti. Çizgili kadifeden yapılmış pantolon
bacaklarının ne kadar uzun olduğunu ortaya koyarken
yeni ceketi de omuzlarını iyice geniş göstermişti. Fakat hepsinin üzerine giydiği kaban bir başkaydı ve artık üşümeyecekti. Çocuk
biraz önce kazandığı misketleri onun cebine bıraktığında
iyice aaaiflendi. İrili ufaklı misketler
gayet derin olan ceplerin bir köşesinde kalmıştı. Demek ki her bir cep
en az elli misket alabilirdi. Yaşlı adam
çocuğu sağa sola döndürdükten sonra
elbiselerin paketlenmesini istedi. Ve iş tamamlandığında
aaagâhtara dönerek : Elbiseleri torunuma alıyorum
dedi. Kendisine sürpriz yapacağım için
onları bu çocuğun üzerinde denedim. İkisinin de boyu falan aynı da Çocuk
bir anda beyninden vurulmuşa döndü ve ne diyeceğini bilemedi. Ama artık büyüdüğüne göre
bir şey belli etmemeliydi. Aynaya son bir defa baktıktan sonra
üzerindekileri yavaşça çıkartarak bir kenara fırlattığı eskileri giydi. Adam
elbiselerin torununa uyacağından emindi. Yaptığı hizmet için çocuğa bir ciklet parası vermek istediğinde
onu yanında göremedi. Haylaz velet
belli ki bu işten sıkılmıştı.Çocuk
arkadaşlarının yanına döndüğünde
bir kenara çekilerek onları seyretmeye koıuldu. Ve bütün ısrarlara rağmen oyuna katılmadı.Arkadaşları : Niçin oynamıyorsun? diye sordular. En güzel misketleri sen kazanmıştın. Çocuk
inci gibi yaşlar süzülen gözlerini arkadaşlarından kaçırmaya çalışırken : Misketlerim
bu elbiselere yakışmayacak kadar güzeldi
dedi. Bu yüzden onları
bayramlık kabanımın cebine sakladım. Aslında her yaşta ama farklı şekillerde hep birileri tarafından kandırılıp sonra da bir kenara fırlatılmadık mı?? İşimizde aşkta
dostlukta
arkadaşlıkta
belki de ailemizde.. Kimin umurunda bir başkasının duyguları
hissettikleri veya kandırılması? Gözyaşları ya da kalp kırıklıkları? Bütün bir ömür boyu kalan izler ?? Ne yazıkki hiç kimsenin... keşke.... keşke... farklı olabilseydi herşey. Biraz daha insanca
biraz daha hassasca
dürüstçe ve biraz daha yüreklice
cHoLeRa
Açık Profil bilgileri
cHoLeRa - Özel Mesaj gönder
cHoLeRa - Daha fazla Mesajını bul