Konu
:
Davul
Tekil Mesaj gösterimi
12-08-2006, 08:40 PM
#
1
(
permalink
)
MYTH
Mareşal
Davul
Davul
belki de insanların kullandığı çalgıların en eskisidir. En yaygın vurmalı çalgılardan biridir ve dünyadaki hemen bütün halkların kültürlerinde yeri vardır. Yazılı tarihten çok önce
Eski Mısırl
ıların
Asurlular
ın ve Uzakdoğuluların davulu kullandıkları bilinmektedir.
Amerika Yerlileri
dinsel törenlerinde dans ederken
tempo tutmak için davul çalarlardı. Afrika'nın Siyah halkı
hem dans ederken hem de şifreli vuruşlarla kabileden kabileye haber yollarken davulu kullanırdı. Afrika’da bu amaçla hâlâ davul kullanılmaktadır.
Davulun başka adları; köbürge
küvgür
tuğ
tavul
tabıl (babl)dır. Davul çalanlara davulçu
tabilzen
tabbal gibi adlar verilirdi. VIII. yüzyılda köbürge
daha sonraları tuğ ve XI yüzyılda küvrüğ adını almıştır.
Davulun yapısı ve çeşitleri
Öte yandan davul
en basit çalgılardan biridir ve iki temel parçadan oluşur. Bunlardan biri boru ya da silindiri andıran kasnaktır. Kasnak tahta ya da aaaal olabilir. İkincisi bu kasnak gövdenin bir ya da iki yüzüne gerilerek geçirilen ince dana derisi ya da benzeri esnek bir malzemedir. Gerilen bu malzemeye davul derisi denir. Davul
derisine elle ya da sopayla vurularak çalınır. Bu sopaya davul tokmağı da denir.
Eskiden davul basit biçimde yapılırdı ve genellikle ritim tutmak için çalınırdı. Ama belirli nota ya da tonlarda ses çıkarabilen davul çeşitleri de vardır. Modern orkestralarda kullanılan timbal ya da timpani bu türdendir. Bu çalgılar
akort edilerek yüksek ya da yumuşak tonlarda çalınabilir. Timballer
pirinç ya da bakırdan yapılma yarı küre biçiminde davullardır. Davul derisi olarak parşömen (kurutulmuş dana derisi) ya da plastik kullanılır. Çalgı
derisi kelebek vidalarla ya da pedallarla gerilip gevşetilerek akort edilir. Bir orkestrada değişik boyutlarda iki
üç ya da daha çok timbal kullanılabilir. Bongo da akort edilebilen bir davuldur
ama ses değişimleri daha az belirgindir. Bongolar
küçük kovaya benzer ve dans orkestralarında çalınır. Çoğunlukla çift kullanılır
dizler arasında tutularak elle ya da parmaklarla vurularak çalınır.
Bongonun Afrika kökenli olduğu sanılmaktadır. Afrika kökenli bir başka davul da
kongad
ır. Konga davulu büyük ve silindir biçiminde bir çalgıdır. Hem Amerika Yerlileri hem de Siyah Afrikalılar tarafından haberleşme davulu olarak kullanılan davullara
tamtam
adı verilir. Tamtamlar genellikle elle çalınır.
En büyük davul bas davuldur. Bas davulun çapı çok geniştir. İçi boş silindir biçiminde
tahtadan bir gövdesi vardır. Davul derisi gövdenin ya bir yüzüne ya da her iki yüzüne birden gerilir. Bas davullar perdesi belirsiz
derin
gümbürtülü bir ses çıkarır. Gök gürültüsü ya da top ateşi gibi bazı etkiler yaratmak için kullanılır. Askeri bandolarda kullanılan bas davul
çok ağır olduğu için özel bir taşıyıcının üzerine oturtulur.
Kirişli davul ve trampetler
boru biçiminde küçük davullardır. Hem orkestrada hem bandoda çalınır. İnce demir ya da kiriş tellerin tuttuğu davul derisi parşömendendir. Bunlar gerildiği zaman davul keskin ve tiz bir ses
gevşetildiği zaman tok ve daha pes ses çıkarır.
Orkestrada Davulcunun Rolü Orkestralarda davulcular büyük bir rol oynarlar. İkinci bir şef olarak orkestrada tempoyu ve ritmin düzenini sağlamakla görevlidirler. Bunun yanı sıra timpaniler ya da diğer perküsyon çalgıları çalınan melodileri dinamik veya gösterişli hale getirip süsleyebilirler. Vurmalı çalgıların da notaları vardır. Notalar genelde do anahtarı üzerinde yazılır ve timpani dışında tek notada vuruşlar belirtilebilir. Çünkü enstrümanlarda belirli notaları tutturmak çok zordur. Timpanide ise davulalrın boyutlarına göre notalar incelip kalınlaşabilir. Örneğin bir orkestrada 4 timpani varsa (23"
26"
29" ve 32" lik) 4 farklı notayla bir eserde belirtilebilir. Tabi bu eserleri çalmadan önce çalgının akort edilmesi gereklidir.
Terminoloji
Anadolu
’da yörelere göre değişkenlik gösteren davullar
kasnak
çaplarına göre küçük (60 cm)
orta (70 cm) ve büyük (80-90 cm) olarak üç boya ayrılabilirler. Davul
germe çemberine geçirilmiş deri (Karadeniz Rumcası derma) ve bunların bağlandığı kasnak (Karadeniz Rumcası soma) denilen ağaç bölüm olmak üzere iki ana kısımdan oluşup
germe çemberine geçirilmiş deriler
istenilen tonu elde edebilmek için gereken miktarda gerdirilir. Germe çemberine ıslak olarak ge-çirilen dana/koyun/keçi derisi davul kasnağına yerleştirildikten sonra
çeşitli formlarda zig zag olarak bağlanmış sicimler yardımıyla her iki (alt ve üst) germe çemberi bağlanılır ve deri kurutulduktan sonra istenilen gerginlik (ton) elde edilene kadar sıkılır.
Etimoloji
Davul kelimesinin kökeni tartışılmışsa da konu üzerinde fikir birliği oluşmamıştır.
Mahmut Ragıp Gazimihal
(1952)
Divanü Lügat-it Türk
’te (MS 1072-1074) geçen tovul/tovil “şahin av yapınca çalınan davul” kelimesinden hareketle orijinin
Türkçe
olduğunu ileri sürmüş (Gazimihal
1952: 163)
Curt Sachs (1919)
Hint Avrupa dillerinde
davul kelimesinin karşılığı olarak kullanılan kelimeleri
Arapça
tabl “davul” ile karşılaştırmış
1968 yılında
Sir Harold Bailey
kelimenin
Akatça
tabalu/tapalu kelimesine bağlamıştır.
Parth
yazılarında taβil/taβel (MS 3. yüz-yıl) ve taβάla/taβila (M.S 5. yüzyıl) savaş davulu anlamında kullanılmıştır. Aynı dönem
Ermenicesinde
tauił/tauoł kayıtlı olup
Partçadan ödünç alınmış olabilir FMI 66
Kaşgari’nin Divan’ında rastlanılan tovil/tovul formları da Part mirası olmalıdır
Karadeniz Rumcası
'na taulin (ταούλιν
Giresun
Tirebolu
)
tavuli (
İnebolu
)
taul (
Ordu
Santa
)
tavul (
Gümüşhane
)
tağul (Ordu
Gümüşhane) formlarında girmiştir.
Türklerde davul
Türklerin de en eski vurmalı çalgılarından biri davuldur. Davul
Türklerin eski dinleri olan
Şamanlık
'ta dinsel törenler sırasında çalınırdı. Şaman din adamları kötü ruhları davul çalarak kovarlardı. Türkler Müslüman olduktan sonra davul eski işlevini yitirdi.
Tuğ
ve
sancakla
birlikte devletin egemenlik simgesi oldu.
Türklerde davul Osmanlı döneminde hem
mehterhane
adı verilen
bandoda
hem de halk müziğinde kullanıldı. Askeri müzikte kullanılan davullar büyük çaplı ve tek yüzü deri kaplıydı. Yere koyularak tek ya da çift olarak çalınan bu davullara
kös
denirdi. Bunların biraz daha küçüğü atın iki yanına bağlanarak da çalınırdı.
Halk müziğinde
özellikle zurna eşliğinde kullanılan davulun büyüklüğü yöreden yöreye değişir. Anadolu davulunun ortalama çapı 50-55 cm
kasnak yüksekliği ise 30 cm kadardır. Bir kayışla sol omuza asılan davul
sağ elle tutulan tokmak ve sol eldeki çubukla çalınır. Yalnız tokmakla da çalınabilir. Tokmak güçlü zamanları
çubuk ise zayıf zamanları vurur.
Karadeniz bölgesinde
silindir formda
iki tarafı deri ile kaplı bas davullar zurna ve
kemençeye
eşlik çalgısı olarak kullanılmakta olup
meşin kayışla boyuna asıldıktan sonra
genellikle sağ elde tokmak (
Trabzon
)/kopano/balta (Ordu) kobal (Anadolu’da çomak
meççik
metçik
çomaka) ve çubuk/ vitsa (Trabzon Rumcası)/değnek (Anadoluda çırpı
zipzibi) ile vurularak çalınır.
Batı Trabzon’da kemençe davul eşliğinde çalınmasına rağmen
Doğu Trabzon ve
Rize
’de
kemençe
/
tulum
/
kaval
davuldan ayrı olarak kullanılan
solo çalgılardır. Bununla birlikte Doğu Trabzon’da da yer yer
Sürmene
’nin Aso köyü ve Mahno örneklerinde olduğu gibi
horonlarda kemençenin yanı sıra davul zurnanın varlığı da bilinmektedir.
Artvin
’in
Laz
olan sahil kesiminde
Kars civarı ve
Kafkasya
’da olduğu gibi “doli” adı verilen
tokmak
yerine elle vurularak çalınan küçük bir davul çeşidi kullanılmaktaydı.
MYTH
Açık Profil bilgileri
MYTH - Özel Mesaj gönder
MYTH - Daha fazla Mesajını bul