GALİBE: (AR) Muzaffer

yenen. Güçlü kuvvetli

kudretli

hükmeden. Üstün baskın.
GAMZE: (AR) Süzgün bakış. Çene veya yanak çukurluğu.
GANİYE: (AR) Zengin kadın. Zengin kız. Çok hoş. Şarkıcı.
GANİME: (AR) Ganimet alan.
GANİMET: (AR) Savaş sonucu ele geçirilen mal

para

silah gibi :-):-):-):-)lar.
GARİBE: (AR) Yabancı

acaib. Kimsesiz

memleketinden uzak.
GAYE: (AR) Maksat

meram. Netice

son

hedef.
GAZALE: (AR) Dişi geyik.
GAZİRE: (AR) Yumuşak

mülayim. Tatlı

nazik

uysal.
GELİNCİK: (TR) Yazın kırlarda yetişen kırmızı ve büyük çiçekli bitki. Sansargillerden ince yapılı

sivri çeneli

küçük bir hayvan. Mezgitgillerden

yılan balığına benzer eti sevilen bir balık.
GEYSU: (FAR) Uzun saç

saç örgüsü

zülüf.
GİZEM: (TR) Sır.
GONCA: (FAR) Henüz açılmamış gül

tomurcuk.
GÖĞEM: (TR) Halk dilinde yeşile çalan mor.
GÖKBEN: (TR) Gökle ilgili

uzay sema.
GÖKÇAY: (TR)

(bkz. Gökçe) Kuzey Kafkasya da az tatlı su gölü.
GÖKÇE: (TR) Gökle ilgili göğe ait semavi. Mavi

mavimsi. Güzel hoş. Gösterişli.
GÖKÇEN: (TR) (bkz. Gökçe).
GÖKKUŞAĞI: (TR) Düşmekte olan yağmur damlacıklarında güneş ışınlarının kırılıp yansımasıyla gökyüzünde oluşan yedi renkli kemer biçimindeki görüntü alkı.
GÖKMEN: (TR) Mavi gözlü ve sarışın kimse.
GÖKNİL: (TR) Gökyüzüne ait olan

Gök + Nil olarak da düşünülebilir
GÖKSEL: (TR) Semavi

gökçül karşılığı olarak kullanılan sözcük.
GÖKSEVİM: (TR) Sevimli gök.
GÖKSU: (TR) Türklerin birçok akarsuya verdikleri isim. Adana'dan gelerek Akdeniz'e dökülen Seyhan nehrinin önemli kollarından.
GÖKŞEN: (TR) Gökle ilgili

aydınlık ışıklı gök.
GÖKŞİN: (TR) Gök gibi mavi gözlü / Sonsuz mavi derinlik.
GÖNENÇ: (TR) Refah hali

mutluluk.
GÖNÜL: (TR) İnsanın manevi varlığının ifadesi

inancı ve hislerinin kaynağı. İstek

arzu

heves

niyet. Duygu

his

aşk.
GÖRGÜ: (TR) Bir topluluğa ait uyulması gereken nezaket kaideleri muaşeret adabı. Deneme

tecrübe. Görmüş olma durumu

görgü şahidi.
GÖRKEM: (TR) İhtişam

gösteriş . Gösterişli

heybetli.
GÖRSEL: (TR) Görmekle ilgili.
GÖZDE: (TR) Göze girmiş olan sevilen beğenilen

benimsenen. Beğenilen kadın.
GÖZEN: (TR) Bir tür alageyik.
GÖZLEM: (TR) İzlenim

gözlemek.
GÜFTE: (FAR) Söyleniş

söylenmiş. Bir söz eserinin bestelenmiş bulunan manzum sözleri.
GÜHER: (FAR) Gevher

cevher

(bkz. Gevher).
GÜHERPARE: (FAR) Cevher parçası.
GÜL: (FAR) . Çiçek. Bilinen çiçek

gül çiçeği

gülağacı. Başına ve sonuna ek ve isimler getirilerek yeni isimlerin türetilmesinde kullanılan bir isimdir. (Nazlıgül

Ayşegül

Gülay

Gülcan vb).
GÜLAFET: (FAR) Nefes kesen güzellikle. Gül ve âfet kelimesinden oluşmuş birleşik isim.
GÜLBAHAR: (FAR) Bahar gülü. Ebru sanatında kullanılan koyu kırmızı renkte toprak.
GÜLBANU: (FAR) Gülhanım. Gül gibi güzel kadın. Gül hatun.
GÜLBEDEN: (FAR) Zarif

ince vücuda sahip.
GÜLBERK: (FAR) Gül yaprağı.
GÜLBEŞEKER: (FAR) Bir çeşit gül tatlısı.
GÜLBEYAZ: (FAR-TR) Beyaz gül.
GÜLBİN: (FAR) Gül kökü

gül biten yer.
GÜLBİZ: (FAR) Gül serpen

gül serpilmiş.
GÜLCİHAN: (TR) Dünyaya bedel gül.
GÜLÇE: (FAR) Gülcük

küçük gül.
GÜLÇİN: (FAR) Gül toplayan

gül devşiren.
GÜLDEHAN (FAR) Gül ağızlı

ağzı gül gibi olan.
GÜLDEREN: (FAR-TR) Gül toplayan

gül derleyen.
GÜLDESTE: (FAR) Güldemeti

çiçek destesi. Türk müziğinde bileşik bir makam.
GÜLENAY: (TR) Devamlı gülen

ayyüzlü kişi.
GÜLENDAM: (FAR) Gül endamlı

gül boylu

nazik

güzel endam.
GÜLENNUR: (TR) Gülmesiyle etrafı aydınlatan

ışık saçan kimse.
GÜLER: (TR) Gülen

sevinçli

handan.
GÜLFAM: (FAR) Gül renkli. Gül gibi kızıl olan.
GÜLGONCA: (FAR) Açılmamış gül.
GÜLGÜN: (FAR) Gül renkli

gül renginde

pembe.
GÜLHAN: (FAR) Gül evi

ateşhane.
GÜLHANIM: (TR) İyi huylu

nazik hanım. Gül yüzlü hanım.
GÜLHAYAT: (TR) Mutlu

huzurlu bir hayat. Gül gibi güzel hayat.
GÜLİBAR: (TR) - Gül fırtınası. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
GÜLİN: (TR) Güle ait olan

gülden gelen.
GÜLİSTAN: (FAR) Gül bahçesi

güllük. Azerbaycan'da Karabağ bölgesinde bir mevki.
GÜLİZAR: (FAR) Gül yanaklı. Al yanaklı. Türk musikisinde bileşik bir makam.
GÜLKIZ: (TR) Güle benzeyen kız.
GÜLLÜ: (TR) Gülü olan. Gül desenli (kumaş).
GÜLNAR: (FAR) Hisar

kule.
GÜLNAME: (FAR) Sevgiliye yazılan mektup

kaside.
GÜLNAR: (FAR) Nar çiçeği.
GÜLNAZ: (FAR) Gül yüzlü kadın. Gül gibi

nazlı narin.
GÜLNİHAL: (FAR) Gül fidanı. Gül ağacı.
GÜLNUR: (TR-AR) Etrafına ışık saçan

aydınlatan gül.
GÜLNÜŞ: (FAR) Güliçen. Gülle özdeşleşmiş

gül gibi.
GÜLPERİ: (FAR) Gizli gül. Gül gibi peri gibi güzel.
GÜLRANA: (FAR) Güzel gül

dışı sarı içi kırmızı renkte olan bir çeşit gül.
GÜLRİZ: (FAR) Gül saçan

gül serpen. Meşhur bir çeşit lale.
GÜLRUHSAR: (FAR) Gül yanaklı.
GÜLSEREN: (TR) Gül toplayan

gül dağıtan.
GÜLSEVİM: (TR) Sevimli

güzel

hoş görünüşlü gül.
GÜLSU: (TR) Gül renkli su

taze su.
GÜLSUNA: (TR) Gül gibi çekici kadın. Güzel sevgili.
GÜLSÜM: (TR) Yuvarlak dolgun

güzel yüzlü.
GÜLŞAH: (FA) Güllerin şahı.
GÜLŞEN: (FAR) Gülbahçesi

gülistan

gülizar
GÜLTANE / GÜLDANE: (TR) Yeni açmış gül

gonca.
GÜLTEN: (FAR) Gül tenli

gül vücutlu.
GÜLZAR: (FAR) Gülbahçesi

gül tarlası.
GÜNAY: (TR) Gündüz

gün aydınlığında ay.
GÜNEŞ: (TR) Çevresindeki sisteme ait gezegenlerin etrafında döndüğü

ışık ve ısı yayan büyük gök cismi

şems.
GÜNEY: (TR) Dört ana yönden biri.
GÜNSEL: (TR) Hızlı akan sel. Işık seli.
GÜRAY: (TR) Dolunay.
GÜZİDE: (FAR) Seçkin

seçilmiş

beğenilmiş.
GÜZİN: (FAR) Seçen

seçilmiş

seçkin

beğenilmiş.