Can kaybi olmadan sadece bir kurbanlik hayvan ile bir esegin oldugu yangindan sonra Kizilay

cadir ve battaniye yardimi yapar. Orman idaresi

koyluye kereste yardimi yapar. Ayrica hane basina 200-400 TL yardim yapar. Eski yerlesim yerine bu gunku yer insaat sahasi olarak kabul edilip harkes kendi evini yapar.
Demokrat Parti iktidarinin son yillarindaki karisIklar doneminde Bediuzzaman Said-i Nursi

basbakan Adnan Menderes’ e tavsiye ve nasihatlerde bulunmak uzere birkac defa Istanbul’ dan Ankara’ ya gelir. Bir keresinde otomobili ile Istanbul’ a donerken ilcemize ugradigi sirada ilcemiz esrafindan bazilari ve kendisini seven Murtaza Yildiz tarafindan karsilanir. Biraz hal-hatrir sorma ve hasbihalden sonra Bediuzzaman yoluna devam eder. (1959 Aralik ayi)
1960 dan sonra

daha once mahalle olan 11 yerlesim yeri

bagimsiz koy statusu kazanir. Bunlar; Gokbel

Ugurlu

Yesilkoy

Turnali

Belpinar

Beskonak

Catalan

Balcilar ve Esenler’dir. Bazi koy isimleri de

(Tekke) Verimli

(Gurcu) Beskonak

(Salin) Catalan

(Igbeler) Belpinar

(Alisenler) Esenler ve (Tasli Seyhler) Taslica olarak degistirilir. Uzunoz ve Kosten koyleri tek muhtarlikda birlestirilerek Balcilar olarak ismi verilir. Bu degisIklikle

Turkcelestirmek ve Lalelestirmek amaci gudulurken

124 bu titizlik

koylere hizmet goturulmesinde gosterilmemistir. Halk hala bu koyleri eski isimleri ile tanir . Hala“Salin

Igbeler ve “Gurcu” isimlerini kullanir. Yani pek benimsenmemis.
Son degisIklik ise 1997 de gerceklesir. Bu yil Pazar Akcaoren

1999 da ise Verimli kendi istekleri ile ayrilip

daha yakin olan Kazan Ilcesine baglanirlar.
Yabanbad tarihi bu bolumde bahsedilenlerden ibaret degil. Ancak bolgemizde sosyal yapi

egitim

din

ekonomi

ulastirma

spor

saglik

haberlesme ve siyasi gelismeler ileride

kendi bolumlerinde detayli olarak verilmistir. Fakat ilcemiz icin cok onemli bir gelisme olduguna inandigim Mustafa Kemal Ataturk’un 1934 yili 16-17 Temmuz tarihinde ilcemize yaptigi ziyareti ayri bir baslik altinda ve daha detayli olarak ele almayi dusunduk.
B-ATATURK’UN ILCEMIZI ZIYARETI:
Ataturk’un gezilerinde yanindan pek ayirmadigi yazar (Prof.Dr.) Afet Inan

bir toplantida arkadaslarindan Kizilcahamam’in guzelliklerini isitir ve merak ederek ilcemizi gormek ister. Fakat o tarihlerde yol hic de musait degildir ve konaklamak icin yeni acilan bir yatili okuldan (Simdiki Endustri Meslek Lisesinin oldugu yerdeki eski bina) baska bir tesis de yoktur. Buna ragmen otomobil ile Zir (Murted) Ovasi’ni asarak Kizilcahamam’a gelirler.
O gunlerde pek az ev olan

vadisinde manzara olmayan ama camlik ve akarsuyu pek guzel olan Kizilcahamam hoslarina gider ve ilcemiz hakkinda edindigi olumlu intibari donuste Ataturk’e ballandirarak anlatir. Ataturk de ilk firsatta ilcemizi ziyaret etmeye karar verir.125 Bu firsat 1934 Temmuz ayinda cikar. 2.Turk Dil Kurultayi’nin 18 Temmuz 1934 de Istanbul Dolmabahce Sarayi’nda yapilmasi kararlastirilmistir.126 Bunun icin Istanbul’a gidecek olan Ataturk’ un

karayolu ile gitmesi ve yol guzergahindaki Kizilcahamam’da konaklamasi planlanir.
Bunun uzerine zamanin Ankara Valisi Nevzat Tandogan tarafindan Soguksu’ ya cadirlar gonderilir. Kamp yerinde gece kalinabilecek sekilde hazirliklar yapilir.
Ziyaret heyetindekiler Prof. Afet Inan

Dahiliye Vekili (Icisleri Bakani) Sukru Kaya

yakin arkadaslari ve Antep Milletvekili Kilic Ali

Nuri Conker

Bilecik milletvekili Salih Bozok

Bolu milletvekili Ismail Hakki

Rize milletvekili Hasan Cavit ile ordu mufettisi Fahrettin Altay Pasa ve maiyeti oldugu halde 16 Temmuz 1934 sabahi sicak bir havada Ankara’dan hareket ederek

toz-duman icinde

otomobil ile Ataturk’u gormek icin yol kiyisina toplanmis halk arasinda Kazan’a ugrarlar. Kendilerini nahiye muduru

muhtar

kalabalik bir halk toplulugu ve okul ogrencileri karsilar. Kalabalik

kendisine yaklasmaya cesaret edemezken

guzel giyimli

esmer cehreli bir kadin Ataturk’e yaklasarak;“hazirlik yaptiklarini ve hic olmazsa bir tas ayranlarini icmelerini” ister. Ataturk; ”Kadinin kim oldugunu” sorar. Kendisine

koyun yeni muhtari Sati Kadin oldugunu soylerler. Sati Kadini acik sozlulugu

medeni cesareti ve pratik zeka acisindan dolayi takdir eden Ataturk: ”Iste tam mebus olacak kadin” diye gorusunu belirtir. Kazan’da kendilerini karsilayan Muhtar Sati Kadin’in ikram ettigi ayrani icerler. Ileride belde oldugunda ilk Belediye baskani olan Remzi Cirpan’in annesi olan Sati Kadin

bir sene sonra Turkiye’nin ilk kadin milletvekili olarak T. B. M. M.’ne girer.
Ataturk’un ziyreti birkac gun onceden duyuruldugu icin

koylerden de gelenlerin teskil ettigi buyuk bir kalabalik ile devlet memurlari 16 Temmuz sabahindan itibaren simdiki P.T.T.onundeki alana ve yolun iki yanina dizilerek beklemeye baslarlar. Ankara Caddesinin basindan

P.T.T. binasi onune kadar da ilcede bulunan halilar toplanip yola serilir. Emniyet tertibati da

daha onceden Ankara’dan gelen asker birlik ve polislerle saglanir.
O gun sicak havada

ilce girisinde birikenlerin heyecanli bekleyisleri surerken

once Muhafiz Birligi’nin motosIklet gurultusu duyulur. Arkasindan da Ataturk’un ustu acik spor arabasi gorunur. Kafile

karsilayanlarin onunde durur.Ataturk kendisini alkislayanlara selamla karsilik verir. Arabasinda kendisinden baska Afet Hanim ve yaveri vardir. Diger ileri gelenler de obur arabadadir.
Kendisine ilk yaklasan ve “Hosgeldiniz Pasam!” diyen

O zaman ki yatili okul muduru Muhittin Akdik idi. Daha sonra kaymakam

hakim ve diger ileri gelenler sirayla yanina gidip “Hosgeldiniz” derler. Ataturk

un kalabaliga hitaben yaptigi kisa konusmadan sonra

Okul mudurunun okulu isaret etmesi uzerine

arabalarla okula varilir. Okul gezilirken

bir ara Ataturk cebinden cikardigi not defterini inceler ve mudure hitaben: ”1927 yilinda ....... liraya malolan okul bu mu?” diye sorarak

binalarin saglam yapilip

iyi bakilmasina dair tavsiyelerde bulunur. Okul mudurunden de yapilan egitim calismalari hakkinda bilgi alir.
Daha sonra arabalarla Soguksu’ya dogru hareket edilir. Buyuk Kaplica’nin onune gelindigi sirada ziyaret amaciyla durulur. Bu arada yere sermek amaciyla ilcede ancak 4-5 tane hali bulunabilir. Ataturk burada yasli bir kadinla (Celal Demircin’in annesi) sohbet etmeye baslar. Kendisini daha yakindan gormek ve konusmayi dinleyebilmek amaciyla etrafini sIkica saran halki uzaklastirmak icin polislerin hareketini goren Afet Hanim’in: ”Pasam

polisler halki rahatsiz ediyorlar” sIkayeti uzerine Ataturk’un yaverine ve polislere hitaben:
-”Halki serbest birakin

dokunmayin” demesinden cesaret alan halk iyice yaklasir. Buradaki sohbetten sonra Ataturk

ilkel durumdaki kaplicaya girip suyunu kontrol eder. Banyo yapma isteginden “ suyun sihhatli olmadigi” gerekcesi ile doktoru tarafindan vazgecirilir. Ayni sekilde Kucuk Kaplica’nin suyunu da bizzat kontrol ederek

daha sonra kamp yeri olan Buyuk Soguksu’ya hareket edilir.
Kafile bunaltici bir havada Buyuk Soguksu’ya geldiginde karanlik basmistir. Burada ilce idarecileri tarafindan hazirlanan sofrada yemek yenilir. Temmuz sicaginda kufur kufur esen camlikdan cok hoslanmistir. mehtabin butun guzelligi ile camligi aydinlattigi bir ortamda gece yarisina kadar sohbet edilir ve akademik konusmalar yapilir. Etraf ve cadirlarin ici luks lambalari ile aydinlatilmistir. Fakat Buyuk Soguksu Gazinosu’nun oldugu yere kurulan kamp yerinde sivrisineklerin taciz etmesi sebebiyle disarida kalamayip cadirlara gecerler. Bu arada Ataturk mutlaka banyo yapmak isteginde bulundugundan

Vali Nevzat Tandogan’in emriyle Ankara’dan iki arazoz ve bir kuvet getirilir. Arazozlerin kaplicadan tasidigi su ile Ataturk banyo yapar. Sonra da istirahate cekilir.