Tekil Mesaj gösterimi
Alt 04-01-2007, 03:15 AM   #243 (permalink)
EXiR
Administrator
 
EXiR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart


ELFÂZ-I KÜFÜR

Elfâz'ın tekili olan lâfız; söz sözcük ve ifade demektir. Küfür ve küfr ise "kefera" fiilinden mastar olup sözlükte; bir şeyi örtmek anlamına gelir. Kalbindeki imanını örten kimseye de bu yüzden "münkir" veya "kâfir" * denilmiştir. Bir terim olarak kişiyi küfre düşüren ve dinden çıkmasına sebep olan sözlere "elfaz-ı küfür" adı verilir.
Bir mümini küfre düşüren sözler üçe ayrılır. Bunları: istihza; dinin esaslarından birini alaya almak; istihfâf; inanılması gereken ve zarurat-ı diniyye denilen prensipleri küçümsemek hafife almak: bir islâmi hükmü açıkça inkâr etmek veya dince mukâddes olan şeylere küfretmek.
Allahu Teâlâ'nın zatî sıfatları fiilleri isimleri emirleri yasakları hakkında şaka yollu da olsa alay ederek konuşmak bunları küçümseyici sözler söylemek ve Allah'a sövmek kişiyi dinden çıkarır (el-Fetâva'l-Hindiyye II 258). Âyette şöyle buyurulur: "Allah ile O'nun âyetleriyle O'nun Rasûlü ile alay mı ediyorsunuz? Boş yere özür dilemeye kalkışmayın. Siz imandan sonra küfre düştünüz" (et-Tevbe 9/65 vd.)
Peygamberlik müessesesi ve peygamberlikte alay etmek onları küçük düşürücü sözler söylemek sövme sayılır. Bu yüzden diğer peygamberleri veya Hz. Peygamber'i küçük gören alay eden ve O'na ezâ veren dinden çıkar. Ayetlerde şöyle buyurulur: "Şüphe yok ki Allah'a ve Resulu 'ne eziyet verenlere Allah dünyada ve ahirette lânet etmiştir. Onlara çok küçük düşürücü bir azap da hazırlamıştır" (el-Ahzâb 33/57). "Münafıklardan öyleleri vardır ki peygamberi incitiyorlar ve 'O her söyleneni dinleyen bir kulaktır' diyorlar. De ki 'O sizin için bir hayır kulağıdır. Allah'a da inanır müminlere de. İman edenleriniz için bir rahmettir. Allah'ın Resulune eziyet verenlere ise acıklı bir azab vardır" (et-Tevbe 9/61).
Ebû Hanife ve tâbileri İmam Şafii İmam Ahmed b. Hanbel ve İmam Mâlik gibi İslâm hukukçularının büyük çoğunluğuna göre Hz. Peygamber'e söven kimse dinden çıkar ve öldürülmesi gerekir. Diğer peygamberlere söven de dinden çıkar ve öldürülür (İbn Teymiyye es-Sârimü'l-Meslûl Nşr. Muhammed Muhyiddin Abdülhamid Mısır 1960 s.512 565).
Mukaddes kitaplara ve Kur'an-ı Kerim'e sövmek veya bunların aslını inkâr edici sözler söylemek küfürdür. Kur'an'la bir sûresi veya ayetiyle alay etmek onu küçümsemek küfürdür (Aliyyu'l-Kârı Şerhu'l-Fıkh'ı-Ekber Mısır 1323 h. s.151 vd.; el-Heytemî ez-Zevâcir I 30). Kur'an'ın Allah kelâmı değil de beşer sözü olduğunu söylemek de küfürdür. Velid b. Muğîre (ö.1/622) Kur'an hakkında şöyle demişti: "Bu ancak sihirbazlardan öğrenilip nakledilen bir sihirdir. Şüphesiz bu bir insan sözüdür". Yüce Allah da Velid hakkında "Ben de O'nu muhakkak cehenneme sokacağım'' (Müddessir 74/24 vd.) buyurmuştur.
Meleklere sövmek alay etmek ayıplamak onları küçük görmek küfürdür. Cebrâil (a.s.)'in vahyi getirirken hata ettiğini Hz. Ali yerine yanlışlıkla Hz. Muhammed'e vahyi verdiğini söylemek de kişiyi dinden çıkartır (İbn Abidin Reddu'l-Muhtâr III 292; el-Fetâva 'l-Hindiyye II 266; Ahmet Saim Kılavuz İman-Küfür sınırı İstanbul 1982 s.132-133).
Ashâb-ı Kirâm'ı tekfir ederek onların mümin olmadığını söylemek küfürdür. Sahâbeyi küçümsemek alay etmek ve onlara buğzetmek ise bid'at ve sapıklıktır. Diğer mü'minleri tekfir edenin dinden çıkması ile ilgili hadislerin vâhid haber kabilinden olması konuyu kelâmcılar arasında tartışmalı hale getirmiş sahâbeyi tekfir edenin kâfir sayılması hükmü ise aşağıdaki delillere dayandırılmıştır.
Ayetlerde ashâb-ı kirâm övülmüştür: "Müminler ağaç altında sana bey 'at ettikleri zaman Allah onlardan razı olmuştur. Allah onların kalplerindekini bildi de onlara huzur ve itminan verdi. Onları pek yakın bir fetih ve zaferle mükâfatlandırdı " (el-Fetih 48/18). ''Muhâcirlerden ve ensârdan en ileri ve önce gelenlerle iyilikte onlara tâbi olanlardan Allah razı olmuştur; onlar da Allah 'tan hoşnut oldular Allah onlara altında ırmaklar akan cennetler hazırladı; Onlar orada ebedi kalırlar. İşte en büyük mutluluk da budur" (et-Tevbe 9/100).
Sahâbeyi öven pek çok hadis de vardır. "Ashâbıma sövmeyiniz. Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki sizden biriniz Uhud dağı kadar altın infak etse onların iki avuç veya bir avuç miktarındaki bağışına ulaşamaz '' (Müslim Fedâilu's-Sahâbe 54; Ebû Dâvûd Sünnet 11; Tirmizî Menâkıb 59; Ahmed b. Hanbel Müsned 111 II). "On kişi var ki cennettedir: Ebû Bekir Ömer Osman Ali Talha Zübeyr Abdurrahman Sa'd Said ve Ebû Ubeyde" (Tirmizî Menâkıb 26). "Ümmetimin en hayırlısı aralarında bulunduğum bu nesildir. Sonra onları takip edenler sonra onların ardından gelenlerdir" (Buhâri Fedâilu's-Sahâbe I Rikâk 7). Sahâbeyi tekfir eden bize Kur'ân-ı Kerîm'i tevâtüren nakleden bir nesli mahkum etmiş olmaktadır.
Âlimlere ve fakihlere sebepsiz yere sövmenin dinden çıkaracağına dair çeşitli fetvâlar verilmiş ise de kendileri ayet ve hadislerle övülen sahâbelere sövenin bile kâfir değil sapık ve bid'atçı sayıldığı düşünülürse bu kimselerin fısklarıyla başbaşa bırakılması daha uygun olur (Aliyyü'l-Kâri a.g.e. 156-159; el-Fetâva'l-Hindiyye II 270 vd.; el-Heytemi a.g.e. I 31; İbn Âbidin Reddu'l-Muhtar III 293 Mecmuatü'r-Resâil I 360).
Hanefilerin çoğunluğu bir kimsenin sahabeye sövmeyi onlarla alay etmeyi onları küçümsemeyi helâl görüp bu fiilleri isleyecek olursa kâfir helâl görmeden isleyecek olursa fâsık olacağını söylemiştir. Ancak bazı Hanefi fakihleri aynı sözler Hz. Ebû Bekir ve Ömer için söylenirse söyleyenin dinden çıkacağını söylemişlerdir. Hanefilerden bir grup âlim ise sahâbe büyüklerine sövenin siyaseten öldürülmesini câiz görür. İmam Mâlik Hz. Peygamber'e sövenin öldürülmesi ashâba sövenin ise te'dib amacıyla cezalandırılması gerektiği kanaatindedir. Ahmed b. Hanbel'e göre ise sahâbeden birine söven kimse şiddetli bir şekilde dövülür (Aliyyu'l-Kâri a.g.e. II 410-411; İbn Abidin Reddu'l-Muhtar III 293 Mecmuatü'r-Resâil I 359; İbn Teymiyye es-Sarimu'l-Meslul s.561).
Söyleyeni dinden çıkaran küfür sözlerinin bu sonucu meydana getirmesi için hür bir irade ve ihtiyarla söylenmesi gerekir. Tehdit zor ve baskı altında küfür sözlerini söyleyen kimse zorlama tam ise yani öldürme kesme bedene zarar verme ve şiddetli dövme tehdidi varsa küfür sözü söyleyebilir. Ayette şöyle buyurulur: "Kalbi imanla dolu olduğu halde küfre zorlanan müstesna olmak üzere kim iman ettikten sonra küfre sine açarsa Allah'tan onlara bir azap vardır" (Nahl 16/106). Bu âyet küfre zorlanan kimsenin dinden çıkmayacağını gösterir. Nitekim Mekke müşrikleri Yâsir ile hanımı Sümeyye'yi İslâm'dan dönmeleri için zorlamış işkence altında ikisini de öldürmüştür. Yâsir'in oğlu Ammâr'ı da bir kuyuya atarak işkence yapmışlar Ammar işkenceye dayanamayarak kalbi imanla dolu olduğu halde diliyle İslâm'dan döndüğünü söylemiş ve canını kurtarmıştır. Haber Hz. Peygamber'e ulaşınca kendisiyle görüşmüş ve yine işkenceye maruz kallısa aynı sözleri söylemesine ruhsat vermiştir. Yukarıdaki ayet-i kerîme bu olay üzerine inmiştir (İbnü'l-Esir Üsdü'l-Gâbe I V 130 vd.)
EXiR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla