1)-Dinimizce mutlaka bir açıklaması vardır.
2)-Sütü açık olarak pencere önüne bırakıp birkaç gün beklettiğinde eğer doğru bakteriler tarafından işgal edilirse

büyük olasılıkla süt siz hiçbir şey yapmadan yoğurda dönüşecektir.
başka bir cevap:
Osmanlı Devleti'nde ki askerler yoğurdu bir yanlışlık sonucu bulmuşlar. Sütü yanlarında saklarlarken ılık bir odada başka bir sütün kaymağı içine dökülmüş. Böylece yoğurt olmuş
başka birkaç cevap daha:
yoğurt otu da denilen bir tür kökboyasının çiçeğinin dal uçlarındaki enzimden faydalanılarak yoğurt yapılır.
Karınca yuvalarının yuva ağızlarındaki ince toprağı

ölü karıncayı veya karınca yumurtalarını süte katarakta yoğurt yapılabilir(Karıncayla ilgili tüm bu şeylerde formik asit bulunduğundan). Ayrıca yapılan test sonuçlarında yapı bakımından en iyi yoğurdun

karınca toprağıyla mayalanan yoğurt olduğu gözlemlenmiştir; görünüm olarak karınca toprağı ve karınca yumurtası olumlu sonuçlar verirken

lezzet olarak da en iyi yoğurdu

karınca toprağıyla yapılan mayalamadan etmişlerdir.
bu da yeni cevap
Bir Arap efsanesine göre

bir melek cennetten bir kap getirmiş ve bu kaptan ilk yoğurt veya leben bulunmakta imiş. 8. Yüzyılda Kaempfer Doğu'ya bir gezi yapmış ve anılarında Pers Kraliyet Sarayını tanıtmıştır. Burada “yoğurt ehoneh” adı verilen özel bir odacının bulunduğunu belirtmiştir(Tamime ve Robinson

1985)
Yoğurdun ilk yapılışı ile ilgili olarak Tamime ve Robinson (1985) şöyle bir görüş ileri sürmüştür. Yoğurt sıcak ülkelerde kendiliğinden oluşan pıhtı orijinlidir. Bu ürün ilk kez Orta Doğu da hayvancılıkla uğraşan

göçebe olarak yaşayan toplumlar tarafından yapılmıştır. Sıcak aylarda sağımdan sonra içindeki mikroorganizmaların etkisiyle kendiliğinden oluşan pıhtı

ekşimiş süt daha sonra yoğurt şekline dönüşmüştür.
Yoğurdun kendiliğinden oluşan pıhtı orijinli olma olasılığı oldukça kuvvetlidir. Zira yoğurt bakterileri sütün bulunduğu her yerde bulunabilmektedir ..
İlk yoğurdun Hz. İbrahim'e melekler tarafından öğretildiğine bundan sonra babadan oğula sır haline intikal ettiğine dair hikayelerde vardır. Eski türkçede yoğurt kelimesi bazen yoğurt bazen de yogrut şeklinde ancak 8. yüzyıldan sonraki metinlerde görülmektedir.
Yoğurt kelimesinin geçtiği uygurca kelimeler taklamakan çölünün kuzey doğusuna düşen bu günkü tufan karahoca (eski adı Hoçu) civarında bulunmuştur. Gezegenlere sunulması gereken kurbanlara yemek olarak gelince güneşe; süt ve lapa

aya; yoğurtlu yemek

saturne; yeşil

kırmızı fasulye

ruhu gezegenine; susam yemeği ve ballı yemek sunulmaktadır.
Kaşkarlı Mahmut tarafından 10 asırda yazılmış bulunan Divanı Lügatı Türk ve balas gumlu Yusuf hacip tarafından Kutagu bilig adlı eserlerinde yoğurt kelimesine bugünkü anlamda rastlanmaktadır. Yoğurdun Avrupada yayılışıyla ilgili ilk bilgiye Fransız tıp tarihinde rastlanmaktadır. 16. Asırda Fransa krallarından 1. Fransua ateşli ishal hastalığına yakalanmıştır. Kralın doktorlarının bütün gayretlerine rağmen iyi edememişler. Kralın annesi Kanuni Sultan Süleyman'dan bir doktor istemiş. İstanbul'dan Fransaya gemi ile gönderilen Türk doktor birlikte götürdüğü keçinin sütünü sağıp yoğurt yaparak krala ilaç olarak yedirmiş kral kısa bir tedaviden sonhra iyileşmiştir.
Avrupa bihassa Amarikada yoğurda bulgar sütü adı verilmektedir. Bunun sebebi M.Grikoraff adında bir Bulgar doktorun 19. asrın sonunda İsviçrenin Geneve şehrinde yaptığı araştırmada yoğurttaki laktobacillus bulgaricus mikrobunu keşfetmesidir. Yoğurdun Avrupada esaslı olarak yayılması Pasteur enstitüsünde çalışan nobel ödülü almış bulunan Rus bakteriyolog Metchnökoff’un ileri sürdüğü fikir sağlanmıştır. Metchnökoff yoğurdun bağırsaklardaki kokutucu bakterileri öldürdüğü ve faliyetlerine mani olduğu için hayatı uzattığını ileri sürmüş ve misal olarak Kafkasya

Balkanlar ve Türkiye'deki uzun ömürlü insanların hep yoğurtla beslendiği belirtilmiştir.
Avrupada bu suretle yayılan yoğurt Amerika'ya götürülmüştür. 1932 yılında Dr. J.M. Rosell kendi adı ile kurduğu enstitüde yoğurt kültürü yapmaya başlamıştır. Holywood sinema yıldızlarına beslenme uzmanı Dr. Gaylod Houser sağlık

gençlik ve güzelliğin muhafazası için yoğurt yenmesini tavsiye etmiş ve bu suretle yeni dünyada yoğut üretimi birden bire artmıştır.
Eski dünyadan Asya ve Afrika’da yoğurdun yayılışı Türklerin görüşleriyle birlikte olmuştur. Hindistan

İran

Mısır

Lapant

İzlanda

İskandinavya ve Moğalistan bu arada anılabilir. Çin'de yoğurt yendiğini Marco Polo yazmaktadır
3)-Kahve işte adı üstünde rengin adıda kahveden almış :

