Her yağmur yağdığında 
Kimsesiz düşlerimin kol kanat geren yalnızlığında
Bilinmez bir yolculuğa çıkar yüreğim
Ve sen !
Geleceksen
Yağmurlu bir günün akşamında
Ezberlediğim kaldırım taşlarının /sokak kedilerinin arkadaşlığında /
Yürürken yollarda
Ansızın çık karşıma
Sevincim ve şaşkınlığım düşen damlaların sesinde yüreğime karışsın
Tut elimi sıkıca
Gelişinle
çocuklar gibi şenlensede ruhum
Gözlerime sıralanan bulutları fark edemeyeceksin
Dilimin ucunda sıra sıra dizilmiş kelimeler
Dudaklarımda cümlelere dönüşemeyecek
Gökyüzünde yağmur olup yeryüzüne düşmeyi bekleyen
Sağanak misali / hüzne sarılmış tüm umutlarım
yinede gelişinle mutlanacağım
Anlasana ...
Bilirsin hüzündür yağmurun sesi
Bilirim
sende benim kadar tanır yaşarsın bu hissi
Kederden yana ne varsa içimin derin kuytularında sakladığım
Kimsesizliğimde en içli şarkıların boğazımda düğümlenip
Yastığıma başımı koyduğumda / hıçkırarak ağladığım
Yalnız gecelerimin öksüzlüğünü / ihanetle örülmüş sol yanımın /
Yaşanmamış çocukluğumun / ödenmemiş faturasını
Atıp kaldırımlara / başımı omzuna koyup /
Yağmurla birlikte yağacağım şehrimin sokaklarına
Benimle ağlasana …
Sonra
Islak bir öpücük konduracağım yanağına usulca
İyi
ki geldin diyeceğim / iyi
ki geldin /
Varlığını ve yağmuru sarıp ruhuma / içimdeki çocuğa
Maviler giydireceğim
Hüzünden eser taşımayan şarkıların melodisi yayılırken
Karışıp gecenin karanlığına
Gelişinle arınan yüreğimi / hayalinle süsleyeceğim
Ve şimdi sen !
İster loş sokak lambasının ışığında
İste evine vardığında / çekilip odana
Yaktığın sigaranın dağılan dumanında
Pencerene vuran damlaların yalnızlığında
Kalemi kağıdı alıp yanına
Bir şiir yaz
yağmura
Benimse …
Bir yağmur ve mutluluk borcum olsun sana